MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

KKTC’DE ULUSLARARASI ENERJİ SEMPOZYUMU YAPILDI



 
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenen Uluslararası Enerji Sempozyumu’na katılarak açılışında konuştu. Doğu Akdeniz Havzası’ndaki yeni keşiflerle Kıbrıs’ın hem enerji kaynakları açısından hem de ulaşım koridoru olarak öneminin arttığına dikkat çeken Yeşil, KKTC ve Türkiye’nin çıkarlarını koruyabileceği adımların atılmasına ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. TMMOB ve EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Nedim Bülent Damar da sempozyumun Doğu Akdeniz’de Elektrik Bağlantısı başlıklı oturumuna katılarak bildiri sundu.
 

Kıbrıs Türk Elektrik Mühendisleri Odası`nca (KTEMO) düzenlenen Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Uluslararası Enerji Sempozyumu, 20-21 Mayıs 2017 tarihlerinde yapıldı. Sempozyumun açılışında konuşan EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil, sempozyuma davet edilmekten duyulan memnuniyeti ifade etti. Kıbrıs`ın tarihsel ve jeopolitik olarak var olan öneminin "enerji" alanında hızlanan gelişmelerle daha da arttığına dikkat çeken Yeşil, "Ortadoğu`da halen sürmekte olan enerji paylaşım savaşları ve emperyalist müdahaleler, bölge halklarını yok sayan anlayışla bir sömürü düzenini dayatmaktadır. Ne yazık ki bu paylaşım savaşı doğrudan Kıbrıs`ı da kapsamaktadır" dedi.

Bölgedeki paylaşım savaşında başta ABD ve Rusya olmak üzere AB ve Çin ile bölge ülkeleri olan İsrail, Mısır, Suriye, İran ve hatta Azerbaycan`ın akla geldiğini söyleyen Yeşil, şunları söyledi:

"Hem enerji kaynaklarının olduğu bir bölge olması hem de Akdeniz`in bu ülkeler için enerjinin dış pazarlara açılabileceği bir koridor olması bu ilginin temel nedenidir. Bu sorun Kıbrıs`ın içinde yer aldığı Doğu Akdeniz Havzası`ndaki keşiflerle daha da büyümüştür. Her ülke kendi çıkarlarını ön planda tutan konum almaya, ilişkilerini buna göre dizayn etmeye çalışmaktadır. Yani enerji sorunu denildiğinde yalnızca teknik bir alandan ya da temel bir insan hakkından söz etmiyoruz. Ne yazık ki teknik ve insani yaklaşımları yok sayan dış politik ilişkiler ve kararlar enerji alanını şekillendirmektedir."

KKTC`nin içinde bulunduğu ve sürüklenmek istediği noktanın Türkiye açısından; aynı şekilde Türkiye`nin uluslararası ilişkilerdeki yeri ve bulunduğu konumun da KKTC açısından büyük önem taşıdığını anımsatan Yeşil, "KKTC ve Türkiye`nin birlikte çıkarlarını koruyabileceği adımların atılmasına ihtiyaç bulunmaktadır" vurgusunu yaptı. Hüseyin Yeşil, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye`nin içinde bulunduğu siyasi-ekonomik yapı, günü birlik kişisel çıkarlar içinde savrulmalar yaşamaktadır. ‘Türkiye`nin bölgede büyük güç` olacağı iddiasıyla yola çıkan iktidar, ülkemizi komşularla sıfır sorundan herkesle sorunlu bir noktaya taşımıştır. Önce İsrail, ardından Rusya, sonra Avrupa ve bugün de ABD sorunlu ilişkilerin ana parçaları haline gelmiştir. Türkiye`de izlenen enerji politikalarının yarattığı sorunlar KKTC`ye de uzanmaktadır.

Enerji piyasası özelleştirme ve serbestleştirme süreciyle şirketlerin kar hırslarının kapıştığı bir arenaya döndürülmüştür. Bu yapı kamu yararını ve dış politikada ülke çıkarlarını korumaktan uzak bir anlayışa yol açmıştır. Bırakın kamu yararını ülkenin ticari ve uluslararası çıkarlarının dahi yandaşlık esasıyla yok sayıldığı bir düzen kurulmuştur. Ülkemizin enerji alanındaki büyük kurumlarının güçleri, etki ve yetkileri kırılmıştır.

Ülkemizin enerjideki doğalgaz bağımlılığı ve doğalgazdaki Rusya bağımlılığı sorunu herkes tarafından bilinmektedir. Nisan 2017 itibarıyla doğalgazın elektrik üretimindeki payı yüzde 34.3 olmuştur. Bu oran geçmiş yıllara göre düşmüş görünmektedir. Ancak ne yazık ki doğalgazın yerini bu kez de yine dışa bağımlı bir kaynak olan ithal kömür almaktadır. İthal kömürün Nisan 2017 itibarıyla elektrik üretimindeki payı yüzde 16.6 olmuştur.

Yerli ve yenilenebilir kaynakların önemi vurgulanmasına karşın buna yönelik adımlar atmak yerine Rusya`ya olan bağımlılığı daha da artıracak şekilde ülkemizin Kıbrıs`a açılan kapısı olan Mersin`de nükleer santral kurdurulmak istenmektedir."

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Yeşil, Doğu Akdeniz Havzası`nda yapılan doğalgaz keşiflerinin dikkate alarak, Türkiye`nin doğalgaz planlamasında çeşitlendirmenin yollarını araması gerektiğini kaydetti. "Kıbrıs Rum kesiminin Afrodit sahasındaki keşfi önemli olmakla birlikte buranın dış politikada koz olarak kullanılmasına izin verilmemelidir" diyen Yeşil, KKTC ve Türkiye`nin çıkarlarının korunmasına yönelik olarak şu görüşleri dile getirdi:

"Bu alanın BM tarafından tescil edilmiş ilkeler doğrultusunda adaletli bir paylaşımının yanında KKTC`nin de eşit arama, saha geliştirme, üretme ve pazarlama hakları bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Yine bir not olarak belirtmek gerekirse şu anda Afrodit sahası rezervlerinin uluslararası ölçekte pazarlanacak düzeyde bir gaz miktarı da içermediği bilinmektedir. Kıbrıs`ın bölgedeki enerji kaynaklarını ve münhasır yetkilerini korumak gerekirken; hakkı olan bu kaynakları KKTC`nin ve Türkiye`nin birlikte değerlendirmesi gerekirken tam tersi bir istikametle Türkiye`nin enerjide Rusya`ya olan bağımlılığı nükleer santral yoluyla daha da artırılmak istenmektedir."

Türkiye`nin enerji alanında uygulanan politikaların yarattığı sorunlardan KKTC`nin de etkilendiğini anlatan Yeşil, "Ülkenin büyük enerji kurumları özelleştirme ve serbestleştirme sürecinden büyük yara almıştır. Özel sektörü geliştireceğiz inadı, var olan büyük kamu kurumlarının da zayıflatılmasına yol açmıştır. Bu politikalar Türkiye`nin; KKTC`nin bulunduğu jeopolitik konumu savunma ve gereken adımları atmasında da zafiyet yaratmaktadır" dedi.  

Kıbrıs`la Enterkonnekte Bağlantı

"KKTC`nin içinde bulunduğu bölgedeki enerji kaynaklarının araştırılması ve çıkarılması noktasında Türkiye`nin destekçi ve ortak olduğu bir yapı oluşturulmasına, bunun için de güçlü enerji kurumlarına ihtiyacı bulunmaktadır" saptamasını yapan Yeşil, KKTC`de uzun yıllardır beklenen deniz altından elektrik bağlantısı sağlanması konusunda da şunları söyledi:

"Son olarak geçen yıl Ekim ayında bir genel çerçeve içeren anlaşma imzalandığı açıklanmıştır. Hatta 2017`ye kadar denizaltından kablonun tesis edilmesine ilişkin beklenti ortaya konulmuştur. O günden bugüne herhangi bir gelişmeye ilişkin açıklama yapılmamıştır. 

Çok uzun yıllardır deniz altından kablo döşenmesi ve Türkiye`nin enterkonnekte sistemine bağlanması konuşulmasına rağmen neden bir türlü adım atılamamıştır diye baktığımızda Türkiye`nin zayıflatılmış elektrik sektörü ve politikasıyla bu ilerlemenin sağlanamadığı ortaya çıkmaktadır. KKTC`nin elektriğinin üretimi ve KKTC`ye ulaştırılmasının bir şirket aracılığıyla gerçekleştirilmek istenmesi KKTC`nin bir tekelin eline bırakılması anlamına gelecektir. Geçmişte Kıbrıs ve Türkiye`nin yaşadığı enerji krizi hala hafızalardır. Kaldı ki bu özelleştirme ve piyasalaştırma sürecinden sonra da ülkemiz büyük enerji krizleriyle karşı karşıya kalmıştır. Biri 13 ili kapsayan 6 saatlik bir kesinti, diğeri dünyanın en büyük sistem çökmelerinden biri olan ve tüm Türkiye`nin karanlıkta kaldığı büyük krizdir. Üzülerek ifade etmek isterim ki tekelci bir yapıyla KKTC`nin elektrik sorununun çözülmeye kalkılması çözüm değil, yeni ve büyük sorunlar yaratacaktır.

Bir de Türkiye`nin elektrik sorununu çözmüş gibi özelleştirme ve piyasalaştırma süreci KKTC`ye taşınmak istenmektedir. Ülkemizde her zaman söylediğimiz gibi burada da ifade etmek isterim ki enerji sorunu kamu yararını ön planda tutan siyasal ve ekonomik kararla çözülebilir. Elbette kamu kuruluşlarının içinde de sorunlar olabilir. Bu sorunların giderilmesi, kamu yararını esas alacak yapılanmaların sağlanması gerekmektedir. Bunun yolu kesinlikle özelleştirme, parçalama, tekel olan şirketlere teslimiyet değildir.  

Son olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının önemine değinmek istiyorum. Kıbrıs bu açıdan ayrıca bir önem taşıyor.  Ortalama günlük 9 saat güneşlenme süresi var. Yani güneş enerjisi bakımından İspanya`nın güney bölgelerinden sonra Avrupa`nın en çok potansiyele sahip yeri durumunda. Kıbrıs`a enterkonnekte bağlantının sağlanması güneş enerjisinden yararlanabilmek açısından da gerekli. Dünyadaki gelişmelere bakıldığında yenilenebilir enerji kaynakları teknolojik olarak da sürekli ilerleme kaydeden, maliyetlerin de azalmaya başladığı bir alan."

Günümüzde enerjinin; hava, su, ekmek gibi günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası ve tüm sektörlerin ana girdisi olduğunu anımsatan Hüseyin Yeşil, EMO`nun enerjiyi temel bir insan hakkı olarak gördüğünü; insanların ucuz, kaliteli ve sürekli bir şekilde enerjiye erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı. "Bu çerçevede tüm dünyada adaletli ve bölge halklarının haklarını koruyan, barış temelinde politikaların geliştirilmesini istiyoruz" diyen Yeşil, sempozyumun da bu amaca hizmet edeceğine inandığını belirterek sözlerini tamamladı.

Sempozyumunun ikinci gününde düzenlenen Doğu Akdeniz‘de Elektrik Bağlantısı konulu oturumda TMMOB ve EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Nedim Bülent Damar da sunum yaptı.

Akşam gerçekleştirilen sempozyum Gala Yemeğinde plaket töreni gerçekleştirildi. Plaket töreninin ardından EMO Samsun Şube Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özdağ, "Perşembe Yaylası" konulu fotoğrafını KTMMOB Genel Başkanı Ahmet Hüdaoğlu‘na, "Yılkı Atları" konulu fotoğrafını da KTEMO Başkanı Mert Girgin‘e EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil ile birlikte hediye etti. 



OLGUN SAKARYA KANAL B’YE KONUK OLDU

06.07.2017
 


Çok Okunanlar


TÜRK TELEKOM`DA BORÇ KRİZİ ÇALIŞAN KRİZİNE DÖNDÜ!

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 2017 TERCİH REHBERİ

EMO’DA NÖBET DEĞİŞİMİ

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 461. SAYI YAYIMLANDI

TELEKOM’DA ÇALIŞAN KIYIMI

EMO’DAN ENERJİ İŞLERİ’NE ZİYARET

TÜRK TELEKOM`DA BORÇ KRİZİ ÇALIŞAN KRİZİNE DÖNDÜ!

PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’NE YÜRÜTMEYİ DURDURMA

EMO’DAN TMMOB’A ZİYARET

AKKUYU’DA SAHTE İMZALI ÇED RAPORU DAVASINDA TMMOB’NİN “EHLİYETİ” KABUL EDİLDİ

Okunma Sayısı: 191


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2017 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri