MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 ADANA ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 ADANA   HATAY   OSMANİYE 
 

 
MİSEM ONLİNE BAŞVURU

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

YENİLENEBİLİR ENERJİ VE ENERJİ KOOPERATİFLERİ



 
TMMOB 11. Enerji Sempozyumu kapsamında 15 Aralık 2017 tarihinde TMMOB Denetleme Kurulu Üyesi Asım Rasan’ın yönettiği “Enerji Kooperatifleri” oturumu yapıldı. EMO İktisadi İşletme Müdürü Olgun Sakarya, elektrik piyasası mevzuatı üzerinden enerji kooperatiflerinin yaşadığı zorlukları anlattı. Gazeteci-Yazar Özgür Gürbüz de dünyanın iklim krizi içinde bulunduğunu, bu krizin yenilenebilir enerji ile aşılabileceğini, bunun için çatılara konulacak 1 panelin bile çok önemli olduğunu belirterek, “Türkiye’nin enerji kaderini değiştirebiliriz” dedi.
 

 EMO İktisadi İşletme Müdür Olgun Sakarya, Kasım ayı sonu itibarıyla rakamlara bakıldığında, rüzgar santralları ile akarsular üzerindeki hidroelektrik santralların neredeyse eşit düzeyde elektrik ürettiklerinin görüldüğünü belirten Sakarya, "Yani dereleri rezil ettik ama aslında rüzgarla bunu çok rahat götürebilirmişiz" dedi. Ancak rüzgar enerjisinde de projelerin yaşam alanları, tarım arazileri ve kültürel varlıklara zarar verilmemesi şartıyla hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Sakarya, diğer bir yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş santralları kurulu gücü ile ilgili de bilgi verdi.

Elektrik Piyasası Kanunu`nda üretim faaliyetlerinin lisanslı ve lisanssız olmak üzere 2 şekilde yürütülmesinin öngörüldüğünü, kooperatiflerin de lisanssız üretim yapılan alanda yer aldığını kaydeden Sakarya, "Kooperatifler aslında dayanışma örgütleri, ortaklarının ihtiyacını gidermek, ürettikleri mal ve hizmetlerden ortaklarına belirli bir gelir, ekonomik katkı sunmayı amaçlıyorlar" diye konuştu.

Tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarının tüketim noktasına en yakın üretim tesislerinden karşılanmasının önemli olduğunu belirten Sakarya, üretim tesisleri ile tüketim tesislerinin aynı dağıtım bölgesi içinde olmasının zorunlu olduğuna işaret etti. TEİAŞ`ın yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin kapasite tahsisleri ile ilgili bilgi veren Sakarya, şunları söyledi:

"TEİAŞ 6 bin 745 MW`lık tahsis etmiş, bunun 6 bin 470 MW`ı güneş santralları için 195 MW`ı rüzgar santralları için. Yani güneş ile rüzgarı topladığınızda neredeyse TEİAŞ`ın çıkardığı tahsise yakın bir rakam başvuru sahiplerine dağıtılmış. 2016 Mart ayına kadar 8 bin 463 MW`a kadar bir tahsis, kamuoyuna yayınlayarak başvurular alınmıştı ve bu başvurulardan 7 bin 737 MW kadar kısmı bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu imzalanmak üzere başvuru sahiplerine tahsis edilmişti. Fakat 2016 Mart ayında bir anda bu tahsisleri düşürmüşler. Siyasi iradenin politik yaklaşımları burada kendini gösteriyor. Neden düşürdüler? Burada başvuru sahiplerinin de hataları var. Çünkü bugüne kadar geldiğimizde 6 bin 600`lık bir MW tahsis var, fakat 2 bin 263 MW`lık proje hayata geçmiş. Ama sonuç itibarıyla 8 bin 463 MW`tan 6 bin 745`e kadar düşürmüşler. 1717,5 MW`lık düşüş söz konusu. Yani bunu biraz daha tercüme etmeye çalışırsak 1700 adet 1 MW`lık güneş veya rüzgar santralının önü kesilmiş. Bunları enerji kooperatifleri üzerinden enerji üretmek üzere sisteme dahil edebilirlerdi veya bu hakkı yatırım yapacak bir başkasına verebilirlerdi."

Mesken tüketicilerinin çatılarına kurdukları sistemden fazla üretim yaptıklarında, fatura zorunluluğu nedeniyle bunu satamadığını anlatan Sakarya, siyasi ve bürokratik engellere dikkat çekti. Tarifelerin de düşük tutulduğunu belirten Sakarya, "Ürettiğinizin ihtiyaç fazlasını dışarıya verdiğinizde, dağıtım sistemi bedelinden size ekstra bir fatura çıkacak. Bu da enerji üretim kooperatiflerinin birleşerek, bağlantı sözleşme gücü üzerinden üretim tesisi yapmalarını ekonomik anlamda zorlayan sıkıntılı bir husus" diye konuştu. EPDK`nın da lisanssız üretimde, örneğin kurulu gücü 1 MW`ın üzerine çıkılması halinde, o ayki elektriğin ücretsiz alınmasına karar verdiğini anımsatan Sakarya, "Bunlar hep yatırımların önünü kesen örnekler" dedi.

Türk Ticaret Kanunu`na göre tüzel kişiliğe sahip kooperatiflerin de lisanslı üretim faaliyeti gösterebilmesine yönelik düzenlemeler yapılması gerektiğini anlatan Sakarya, önerilerini şöyle sıraladı:

"Yüksek gerilim seviyesinden dağıtım sistemine bağlanacak yenilenebilir enerji kooperatifleri için bağlantı anlaşmasındaki sözleşme gücü kısıtını belli oranda aşan kapasite tahsisi tanınmalı. Alçak gerilim şebekesine bağlanacak özellikle 10 kW kadar tüketiciler için uygulamaya yönelik kolaylaştırıcı usul ve esasların biran önce çıkartılması lazım. İhtiyaç fazlası enerjinin sisteme aktarılmasında tahsil edilecek dağıtım bedelinin yatırımı teşvik edici seviyede belirlenmesi lazım. Yenilenebilir enerji kooperatiflerinin yaygınlaştırılması konusunda özellikle yerel yönetimleri harekete geçirecek mevzuat düzenlemeleri yapılmalı. Bağlantı izni alınması aşamasında ortaya çıkan bürokratik engellerin de kaldırılması gerekir."

"Enerjinin Kaderini Değiştirebiliriz"

Özgür Gürbüz, sağlıklı bir enerji politikasının özelliklerini sıralarken, talebi yöneten bir politikaya ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Gürbüz, "Kontrolü elimize almamız lazım. Şu anda elektrik üretimi tamamen şirketlere kaymış durumda. Bunu değiştirmemiz lazım. Onlara bıraktığınızda her şeye onlar karar veriyor" diye konuştu.

Enerji verimliliğini esas alan iklim dostu uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Gürbüz, şunları söyledi:

"Bir iklim krizinin içindeyiz şu an. Bu krizden çıkmanın tek yolu yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak, daha az enerji harcamak... Ulaşım araçlarını, binaları, kentlerimizi her şeyi değiştirmemiz lazım iklim krizinden çıkmamız için. Enerjide dışa bağımlılık yüzde 75`i geçti. Türkiye`nin dışa bağımlığının yarısını petrol oluşturuyor ama hükümet konuyu sürekli santrallara getiriyor, köprüleri, araç yoğunluğunu konuşmak istemiyorlar. Kentleşme politikaları yanlış."

Enerjinin ne için ve ne kadar kullanılacağını politikaların belirlediğini anlatan Gürbüz, Türkiye`nin en sıcak yerlerine apartmanlar dikildiğini, güney yönlerine dev pencereler yerleştirildiğini ve yalıtım yapılmadığını; yazın klima kullanımı nedeniyle elektrik tüketiminde rekor kırıldığında da bunun olumlu bir şeymiş gibi sunulduğunu kaydetti. Oysa kalkınma ve gelişmenin enerjinin verimli kullanımı ile mümkün olduğunu belirten Gürbüz, "Tüketen bizsek, üreten de biz olacağız. Enerji verimliliği ve tasarrufu önceliğimiz olmalı. Yüzde 100 yenilenebilir enerji mümkün" diye konuştu.

Enerji sistemlerinin halkın ihtiyaçlarını karşılamayı esas alması ve herkesin uygun koşullarda enerjiye erişiminin sağlanması gerektiğini vurgulayan Gürbüz, konuşmasını şöyle tamamladı:

 

"Yenilenebilir enerji iklim değişikliğine çözüm oluyor. Büyük santrallar bir şirketin elinde olursa her türlü tehdidi yapabilir. Ama enerjide bağımsız olursanız iş çok değişiyor. Türkiye`de 20 tane enerji kooperatifi kuruldu, içinde belediyeler de var çok önemli. Tüm bu yapılabilirliğin önünde mevzuat engeli duruyor. Bu mevzuatın hem çıkması gereken bir bölüm var, hem de problemler var. Maliye Bakanlığı ‘Elektrik satacaksanız vergi ödemeniz gerekir` diyor. Buna bir formül bulunabilir. Bir kooperatifin yaptığı yatırım belki 15 yılda geri dönecek, ama satabilirseniz bu geri dönüş 6-7 sene de olabilir. O zaman herkesin fikri değişiyor. Küçük büyük diye bakmadan, çatınıza koyduğunuz 1 panel bile önemli. Damlaya damlaya göl olur, buradan Türkiye`nin enerji kaderini değiştirebiliriz diye düşünüyorum."

 



EMO ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET MAK, ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE KAYIP-KAÇAK KONUSUNDA DEĞERLENDİRMELERİ

13.11.2014
 


Çok Okunanlar


Okunma Sayısı: 24


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri