MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 ADANA ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 ADANA   HATAY   OSMANİYE 
 

 
MİSEM ONLİNE BAŞVURU

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ENERJİ FİYATLARINDA ARTIŞ BASKISI



 
TMMOB 11. Enerji Sempozyumu’na konuk olan İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez, cari açık ve enerji fiyatlarını değerlendirdi. 2018 yılında enerji fiyatlarına zam beklendiğini belirten Sönmez, kamu maliyesinin ciddi açık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu bildirdi.
 

 EMO Adana Şubesi`nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen TMMOB 11. Enerji Sempozyumu`nun son günü gerçekleştirilen "Enerji ve Ekonomi" başlıklı özel oturumu 1983-1993 yılları arasında TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı olan Teoman Alptürk yönetti. "Türkiye`de Ekonomik Darboğaz ve Enerji" konulu sunum yapan İktisatçı-Yazar Mustafa Sönmez, hem üretici, hem de tüketiciyi yakından ilgilendiren enerjinin, ekonomi ile karşılıklı etkileşim içinde bulunduğunu kaydetti. Sönmez,  şöyle konuştu:

"Mal ve hizmet üretiminin niteliği kuşkusuz toplumdan topluma, tercihlere göre değişen bir şey. Kapitalist tolumun mal ve hizmet üretiminin belirleyici özelliği, kar ve sermaye birikimi esaslı olmasıdır. Kapitalist büyüme beraberinde enerjiye olan ihtiyacı da artırıyor. Bu değişmez değil, değiştirilebilir; toplumlar bu mal ve hizmet üretimini böyle yapmak zorunda değiller. Kar ve sermaye birikimine göre yapan kapitalist anlayıştan ayrılarak bazı malları hiç üretmeyebilir, bazılarını daha fazla üretebilirler. O zaman enerjinin üretim şekilleri, kullanılan kaynaklar bütün bunlar da değişebilir. Dolayısıyla biz mutlak bir enerji üretimi, değişmez bir enerji üretimden değil tercih edilen paradigmaya göre seçilen büyümev e enerjiden konuşuyoruz."

Sönmez, dünyada hakim olan kapitalist düzenin sıkıntısız ilerlemediğini, sık sık krizler yaşandığını, krizlerle karşılaşılınca da çeşitli önlemler alındığını, "büyük balığın küçük balığı yutması, tasfiye" gibi süreçlerin işlediğini kaydetti. Bazı durumlarda kapitalizmi ayakta tutmak üzere devletlerin ve IMF gibi devletler üzeri kurumların müdahale etmeye çalıştığını anlatan Sönmez,"Ama tam manasıyla istikrarlı bir büyüme söz konusu olmuyor. Bunun son örneği 2008-2009 büyük krizi oldu" dedi. OECD`nin son yayınladığı raporda merkez ülkelerde büyüme öngördüğünü, kriz sonrası toparlanma ihtimalinin de daha önce gerileyen enerji fiyatlarının yeniden yükselişini beraberinde getirdiğini anlatan Sönmez, "Çünkü ekonomiler toparlanınca kapasite kullanımı artmaya başlayınca, enerji ve hammaddeye olan talep artıyor, bu da fiyat artışını beraberinde getiriyor. Bunun ne kadar kalıcı, istikrarlı bir büyüme dönemi olacağını bilmiyoruz. Sistem her an her yerden patlak verebilir, tam toparlandı yola konuldu denirken yeni baştan su koyabilir" görüşünü dile getirdi.

Türkiye kapitalizminin özellikle 2001 krizi sonrasında dünya ekonomisi ile biraz daha bütünleşme, onun bir parçası olma yolunda son 10-15 yıldır ciddi mesafe kaydettiğini anlatan Sönmez, şöyle konuştu:

"Bunun AKP dönemine gelmesi sadece bir sonuçtur. Bu, AKP döneminin marifeti değildir, tamamen dünya ekonomisinden Türkiye`ye dış para akışıyla ilgilidir. 2000 öncesinde son derece kısıtlı olan yabancı para akışı sonraki yıllarda artmış, 2009 krizinde düşmüş, sonra yeniden artmaya başlamıştır. Son 3 yılda ise ciddi bir azalış vardır. Dışarıdan para gelince döviz bollaşıyor, Dolar ve Euro ucuzluyor. Dövizin ucuzladığı yıllar ekonomide büyüme dediğimiz olgunun devamını getiriyor. AKP`nin ilk yıllarında düzenli büyüme olmuş, 2008-2009 krizinde düşüş var, sonra dış kaynak girişi ve kurun ucuzlaması ile bir büyüme var fakat yavaş yavaş o da azalmaya başlıyor. Dış kaynağa bağımlılık sürecine adım adım gidildi. Dışarıdan gelen kaynak ile gerçekleştirilen büyüme ağırlıklı iç pazar odaklıdır, iç tüketim ön plandadır. Zaten izlenen döviz kuru da ihracatı değil iç talebi cazip kılmıştır. Bu kaynaklar ağırlıkla inşaat, konut yatırımına yönlendirilmiş, özellikle rantı yüksek olan İstanbul mekan olarak seçilmiş ve büyüme, inşaat odaklı konut, hatta marka-lüks konut odaklı İstanbul yatırımları şeklinde gerçekleşmiştir. Bu, bir dizi kaynak dağılım çarpıklığına da yol açmıştır. Sanayiye gidecek kaynaklar yüksek kar nedeniyle inşaata kaymaya başlamıştır, sanayinin aleyhine. Bölgesel olarak zaten var olan eşitsizlikler yeni bir çarpılmaya uğramıştır. Anadolu`da yapılması muhtemel sanayi yatırımları oralarda gerçekleşmemiş, o birikimin sahipleri İstanbul ve çevresinde iş tutmaya, bu konut furyasından pay almaya yönelmişlerdir. İstanbul ve çevresi yatırımlardan ve büyümeden daha fazla nasiplenirken, diğer bölgeler geride kalmışlardır."

Bu sürece bağlı olarak enerji talebinin de arttığını ancak bunun yerli kaynaklar ve yerli üretimle değil ithalatla tedarik edildiğini belirten Sönmez, bunun sonucunda fiyatların yüksek seyrettiği dönemlerde yıllık ithalat bedelinin 50 milyar dolara ulaştığını, 2015 ve 2016`da gerileyen fiyatlarla 32 milyar dolara düşen ithalat faturasının bu yıl tekrar 35 milyar dolara çıkmasının beklendiğini kaydetti. Bu bedelin cari açığa çok büyük bir yük oluşturduğunu vurgulayan Sönmez, "Yıllık yüzde 5`e yaklaşan bir cari açık var. Cari açığı yüzde 5`i bulan başka bir ülke yok. Kolombiya, Meksika vs. bile daha düşük cari açık veriyor. Hindistan`ın cari açığı milli gelirinin yüzde 1.2`si. Adamlar büyüyor ama ihracat yaparak büyüyor, cari açık vererek değil. Türkiye ekonomisinin başındaki en büyük belalardan biri bu cari açık problemi ve bu problemde enerji ithalatı önemli bir yer tutuyor" diye konuştu

Enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye`ye yansımalarına değinen Sönmez, 2018 yılında elektrik ve doğalgaz fiyatlarına zam yapılmasının beklendiğini kaydetti. Sönmez, son açıklanan yüzde 11.2`lik büyüme rakamının, geçen yıl aynı dönemde yaşanan yüzde 8.2`lik küçülmenin etkisiyle ortaya çıktığını belirtti. "Bunun başka örnekleri de vardır. Burada anormal bir şey yok. Ama bu istismar ediliyor, bir propaganda konusu yapılıyor" diyen Sönmez, geçen yıldan itibaren olağanüstü bir kamu maliyesi teşvik sistemi uygulandığına dikkat çekti. Sönmez, şöyle konuştu:

"Hiç görmediğimiz ölçüde vergi indirimi yapıldı tüketimi kamçılasın diye. Bankalara ‘Kredi musluklarını açın ben kefil oluyorum` denildi. Bankaların da canına minnet, devlet kefaleti var, olağanüstü bir kredi genişlemesine gidildi. Bu krediler geri dönecek mi bilmiyoruz. Geçen yılın kriz belirtisi üzerine vergi indirimleri uygulandı, tahakkuk eden vergiler, birikmiş cezalar toplanmıyor, SGK ciddi oranda açık eriyor. Bazı kamu bankaları da amacı dışında birtakım aklı evvel projelere finansör yapıldığı için ciddi batık kredileri olacak. Dolayısıyla bu büyüme büyük ölçüde kamu maliyesi böyle kullanıldığı için ortaya çıkıyor. Tekrarı mümkün müdür, kolay değildir. Kamu maliyesini böyle seferber edemezsiniz. Kamu maliyesi ciddi açık tehlikesiyle yüz yüzedir."

Bu döviz kuru ile büyümeyi devam ettirmenin kolay olmadığının altını çizen Sönmez, konuşmasını şöyle tamamladı: 

"1.5 yıldır bu ülkede olağanüstü hal iklimi sürdürülüyor. Ülke KHK`lerle yönetiliyor. Meclis`teki temsilcilerin hiçbir şeyden haberi yok. Sayıştay çalıştırılmıyor. Meclis`in haberi olmadan borçlanma limiti artırılıyor. Yargı bir tarafta tamamen kontrol altında, yasama işlevsizleştirilmiş, böyle bir çerçeve içinde bu ekonomik paradigma yürütülmeye çalışılıyor. Bunu sürdüremezsiniz, öncelikle dışarıya karşı sürdüremezsiniz. Doğrudan yatırım yapılmıyor bu iklime sermaye çekmeniz kolay değil. Bu kadar hukuksuz bir yapılanma ile devam edemezsiniz. Türkiye, hukuku işletme, yargı yasama ve yürütmenin birbirine karşı farklılıklarını tesis etme durumundadır."

 



EMO ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET MAK, ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE KAYIP-KAÇAK KONUSUNDA DEĞERLENDİRMELERİ

13.11.2014
 


Çok Okunanlar


ÖZELLEŞTİRMENİN YARATTIĞI TAHRİBAT: TÜRK TELEKOM.

TRAFO MERKEZLERİ TASARIMI (36KV`A KADAR) EĞİTİMİ

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ KUTLU OLSUN

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN.

YAZ SAATİNİN KALICILAŞTIRILMASI İLE İLGİLİ ADANA YEREL GAZETELERİNDE YAYINLANAN HABERİMİZ

Okunma Sayısı: 26


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri