MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 24. OLAĞAN GENEL KURULU DÜZENLENDİ



 
EMO Ankara Şubesi 24. Dönem Olağan Genel Kurulu 20 Ocak 2018 Cumartesi günü Belediye İş Sendikası Toplantı Salonu’nda geniş katılım ile gerçekleştirildi. 23. Dönem Yönetim Kurulu’nun çalışmaları EMO Ankara Şubesi üyeleri tarafından aklandı.
 

24.Olağan Genel Kurul Divan seçimi ile başladı. Divan Başkanlığı`na Haşim Aydıncak, Başkan Yardımcılığına Ertan Saygınar, Yazmanlıklara Şebnem Burcu Erol, Dilek Akmeşe seçildi.

Saygı duruşunun ardından 23. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kaymakçıoğlu söz aldı. Kaymakçıoğlu şunları söyledi; "Sayın Divan ve Değerli Meslektaşlarım,

Bildiğiniz üzere Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Ankara Şubesi 1977 yılında kuruldu. 40. yılımızı çeşitli etkinliklerle kutladık. Daha nice kırk yıllara diyerek sözlerime başlıyorum.

Bugün şubemizin üye sayısı 13.326 kişiye ulaşmıştır. Nasıl doğanın kıştan bahara dirilişte ilk aşaması 40 günle başlıyorsa yine ikinci ve üçüncü aşamalar kırklarla devam ediyor ve diriliş kendi özünde sürgün vermek olduğunu biliyorsak, Odamızın aydınlık yüzünü temsil eden bizler, cumhuriyet değerlerini benimsemiş, emperyalizme karşı her daim mücadele eden, sosyal politikaları ön planda tutan yapımızla, demokrat, ilerici ve devrimci bir duruşla sürgün vere vere ve birleşerek geliyoruz.Bizler diyoruz ki, karanlık günleri yırtıp atacak, bilim aydınlığı ile sarıp sarmalamış, güzel günlerin habercisi olacağız.

Her ne kadar zor koşullarda bir dönemi bitiriyorsak da hiçbir güç bizleri yolumuzdan alıkoyamayacak. Yürüyüşümüz devam edecek. Hasan Hüseyin`in dediği gibi acıları da bal eyledik. «pir sultan ölür dirilir» bak şu bebelerin güzelliğine / kaşı destan / gözü destan / elleri kan içinde / kör olasın demiyorum / kör olma da / gör beni / …ekmeği bol eyledik / acıyı bal eyledik / sıratı yol eyledik / geldik bugüne…

Bugüne geldik de kısa kısa yaşananları değerlendirme yaparak ilerleyelim.

Siyasi iktidar seçimi kaybediyor. Ülke bir anda kan gölüne dönüşüveriyor. Muhalif bilinenler içeri alınmakta. Büyük katliamlar sonunda ve yenilenen seçimle sonuçlar değişivermekte. Referandum yapılışını artık tartışmıyoruz bile.

Gelinen bu noktada ülkenin tüm muhalif kesimlerini hedef tahtasına koyan siyasal iktidar; yaklaşımı özgürlük, demokrasi, emek mücadelesinde insanca yaşam talebi olan herkesi sindirmeye çalışmaktadır.

Kısaca geleceği hakkında kuşku ve korku içinde yaşayan bir toplum haline geldik.

Demokrasimiz sürekli yara alıyor. Siyasal iktidar, darbe girişiminin üzerinden geçen 17 ayda toplam 30 KHK çıkardı. KHK`ler ile kamu kurum ve kuruluş çalışanlarına, akademisyenlere, gazetecilere, şirketlere ve derneklere herhangi bir yargı kararı olmadan idari tedbirler uyguladı. OHAL ilanından bu yana çıkarılan KHK`nin 15 tanesi, binlerce insanı etkileyen ihraç KHK`si olarak yürürlüğe girdi. Diğer 15 KHK ise mevcut mevzuat üzerinde ayrıntılı düzenlemeler yaptı. Bu organizasyon kapsamında yeni kanun maddelerinin yanı sıra OHAL`in kendi içindeki maddeleri de içeren toplam 369 yasada 1125 maddede düzenleme yapıldı.696 sayılı KHK`nin vahim bir düzenleme yapıldı. Resmi olmayan kişilerin darbe kalkışması ve terör suçu kapsamında işlediği suçlarda ceza almayabilecekler. Herhangi bir konuda demokratik hakkınızı kullanmayı düşündüğünüz gün evinizden ayrılmadan vedalaşın. Artık yaşamınız her an tehlikededir. 

Yine bu kararname ile Varlık Fonu`nun yeniden düzenlenmesinden, Vakıflar Bankasının Hazineye devrine kadar birçok alanda çalışanlar aleyhine düzenleme yapılmıştır. Varlık Fonuna devri sağlanan PTT ile bazı kamu kurum ve kuruluşların personel alımına ilişkin personel alımında KPSS şartı ortadan kaldırılmıştır. Varlık Fonu amacının dışında kullanılmaktadır.

Değerli arkadaşlar

Öncelikle 22 Dönem Yönetim Kurulundan aldığımız bayrağı bir adım daha yükselterek 24. Dönem Yönetim Kuruluna devretmek üzere karşınızdayız. Çalışma raporunu arkadaşım ayrıntılı sunacak sizlere. Yalnız birkaç cümle söylemeden geçemeyeceğim; iki yıllık dönemimizde 90 yönetim kurulu toplantısı ile 625 karar aldık ve uyguladık.

Bir yandan ücretli meslektaşlarımızın hakları için mücadelemizi sürdürdük diğer yandan da dönem boyunca bir dizi etkinlik düzenledik. Sektörümüzün sorunlarının yanında, gündemi de takip ederek çeşitli çalıştay, panel, söyleşi, forum benzeri etkinlikleri gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımızda üniversitelerimizden tam destek aldık. Üyelerimiz sorunlarını işyerlerinde ziyaret ederek dinledik ve yerinde çözümleme yoluna gittik.

 

Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezimiz (MİSEM) kapsamında 2016 yılında 63, 2017 yılında 67 eğitim gerçekleştirdik. Mühendislik Geliştirme Eğitimleri (MÜGE) kapsamında 62 eğitim gerçekleştirdik. Yine 35 MÜGE kursu verdik. 2016 yılında Bitirme Projeleri sergisi düzenledik.

 

Mayıs 2017‘de "Biyomedikal Mühendisliği ve Türkiye‘deki Durumu Çalıştayı" düzenledik. Ekim 2017‘de Sinyal ve Görüntü İşleme Günleri düzenledik. Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği koroları ile konserler verildi. Periyodik film gösterimleri düzenledik. Fuar gezileri düzenledik.  Teknik ve sosyal geziler yanında, sektörümüz ve mesleki sorunlar üzerine 10 basın açıklaması ile 10 panel düzenledik. 5 e-kitap yanında ayrıca 9 da bülten çıkardık. Ayrıca görsel ve yazılı basında yer aldık.

Değerli Üyeler

 

Mühendisliğin sorunlarını tartışışken; üniversitelerle, kamu kurumlarıyla, sektör temsilcileriyle birlikte irdeleyerek kararlar almaya çalıştık.

 

İşsizlik oranında yeni mezun mühendislerin oranı hızla artmaktadır. Yalnızca deneyim kazanmak adına düşük ücretli, kötü koşullu işleri kabul etmeye mecbur kalan yeni mezun mühendislerin konumu vahim durumdadır. İlk yapılması gereken önlem, üniversitelerimizde eğitim seviyesi yükseltmek, üniversiteler ihtiyaç kadar öğrenci alması ve mezun etmesi gerekmektedir.  

 

Genç meslektaşlarımız; güvensiz şantiyelerde, proje bazlı istihdam edilmeleri ya da bir mal veya hizmetin şirket dışı bir kaynaktan tedarik edilmesi olarak tanımlanan yapısıyla taşeron şirketlerde düşük gelirle çalışmak zorunda kalabilmektedirler.

 

Bu noktada esnek üretim ve güvencesizleşme süreci de meslektaşlarımızı tehdit etmektedir. Aynı zamanda mühendislerin büyük bir çoğunluğu yasal çalışma süresi üzerinde çalıştırılmaktadır.

 

Bilindiği üzere Özel İstidam Büroları (ÖİB) aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması buna kiralık işçilik de deniliyor, yasal olarak yürürlüğe girdi.  Çalışanların tüm kazanımlarını elinden alan ve onları belli bürolar üzerinden şirketlere pazarlamayı planlayan bu yapı modern kölelikten başka bir şey değil.  

 

Ülkemizde "Özel İstihdam Büroları" adı altında geçse de bu bürolar, Avrupa`nın bazı yerlerinde "Geçici İşçi Büroları", Almanya`da "Kiralık İşçi Büroları" olarak adlandırılmaktadır. Özel istihdam büroları güvencesiz çalışmanın en üst düzeye çıktığı noktalarından biridir. Özel İstihdam Büroları`nın yurtdışı örneklerine bakıldığında, mühendislik hizmetlerinin bu büroların faaliyet alanında önemli bir yer tuttuğu görülmektedir.Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın SSK primleri ve emeklilik sorunlarını dahi çözememişken, mühendisleri de içine çeken bu çalışma biçimine karşı ciddi bir şekilde duruş sergilememiz gerekmektedir.

Mühendisliğin birçok alanının proje üzerinden çalışmaya uygun olması, sınırlı süreli sözleşmelerle eleman kiralama uygulamasını kolaylaştırmaktadır. Bu uygulama ile işveren; sigorta, kıdem tazminatı, yıllık izinler, yol ve yemek hizmeti gibi emeğe ilişkin tüm maliyetlerden kurtulmaktadır. Ücretli çalışanların kiralık çalışması hak kaybına uğramaktadır.

Tüm bunların yanında, TMMOB ile SGK arasında imzalanan protokolün SGK tarafından tek taraflı olarak iptal edilmesini kabul etmiyoruz. Bu konuyu sürekli canlı tutmalıyız. Üyelerimizin mesleki ve özlük haklarını korumaya devam etmeliyiz.

Değerli Üyeler

Şubemiz ile Başkent Doğalgaz Dağıtım A.Ş. (BAŞKENTGAZ) arasında doğalgazın daha güvenli kullanımı konusunda 16 Şubat 2015 tarihinde imzalanan protokol gereği doğalgaz tesisatlarının topraklaması hizmetlerimiz Şubemiz SMM üyeleri tarafından yapılmaktadır.

 

Şubemiz bu hizmet sırasında protokolün düzenlenmesinden hizmetin sona erdiği aşamaya kadar düzenleyicilik ve denetleyicilik görevini yerine getirmektedir. Bir Meslek Odası olarak gerek test ölçüm hizmetlerinin gerekse de diğer tüm hizmet üretim işlerinin bu şekilde; yani üyelerimiz tarafından yapılmasının doğru olduğunu düşünüyoruz. Odamızın üyeleri ile rakip olacak şekilde bizzat hizmet üretimi işleri yapmak yerine düzenleyen, denetleyen konumunda kalması gerektiğini, emeğini, enerjisini ve birikimlerini bu yönde harcaması gerektiğini düşünüyoruz.EMO Merkezi konumundan aldığı güçle şubemizin test ölçüm birimini el koymuş bir yılın sonunda da zarar ettirilmiştir. Görev alanlarımıza müdahale edilmiş çalıştırılmamaya uğraşılmıştır. Üstüne üstlük gelirlerimize el konulmuştur. Odamız 4 milyon borçlandırılmıştır. Odamız yönetilemez konuma getirilmiştir.

 

Biliyorsunuz. Yaklaşık 2000 yıl önce Atinalı 502 yargıç, Sokrates`i ölümle cezalandırdı. Kurulan yargı, o günkü yasalara uygundu, ama demokratik etiğe aykırıydı. Tıpkı Nâzım`ın davası gibi. Dünya bu tür hükümlülükleri hiç unutmamış ve bağışlamamıştır.

Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ile neredeyse bütün geleneksel kamu hizmeti alanlarının piyasalaştırılarak belirlenmiş çevrelere devredilmesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Bulunduğumuz sektörümüz özelleşme ve ticarileşmeden dolayı kamu yararı yükümlülüğünü yerine getirilememekte olup tüketicilere ucuz ve kaliteli enerji verilememektedir. Yeni bir modele ihtiyaç vardır. Bu aşamadan sonra halktan yana kamu hizmetine ve kamu yararı doğrultusunda sektörümüz yenilenmelidir.

Kamusal denetim bir yerlerden icazet alınarak yapılamaz. Ayrıca iktidarın odalar üzerinde vesayet kurmasına izin vermeyeceğimizin bilinmesini istiyoruz.

Değerli Üyeler

Cumhuriyet kültürünün bize verdiği, aydınlanma, bağımsız düşünme,  bilimi esas alma, aklı kullanma,  özgür yaşam kültürümüze sahip çıkarak geliştirmeliyiz.  Mühendis olma aynı zamanda pozitif düşünmeyi gerektirir. Çağdaşlaşma sanatla, edebiyatla yani müzikle, şiirle, resimle beslenerek ve teknik düşünmeyle gelişeceğini biliyoruz. Bizler bilimin ve aklın yolunda toplum yararına hizmet verebilmeyi amaçlayan bir meslek kuruluşuyuz. Özgürlük ve bağımsızlık karakterini benimsemiş cumhuriyet değerlerimizi içselleştirmiş gençlerimiz ve kadınlarımız olduğu sürece ülkemizde dinsel faşizme izin vermeyecektir.

Yalnız değiliz. Asla vazgeçmeyeceğiz. Mesleğimizin itibarını korumak ve geliştirmek için çalışacağız. Özgürce sözümüzü söyleyebileceğimiz ve umudumuzu haykırabileceğimiz yaşam alanları istiyoruz. Şiir tadında şarkılar söylenecek güzel günlere inanmak ve başarmak gerekiyor.

Tabi ki tüm çalışmalarımızı tek başımıza yapmadık. 23 dönemi bitirirken komisyonlarda görev alan üyelerimize, bize her konuda yardımcı olan arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi iletirken 24. dönemde görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Sevgi ve saygılarımlar selamlıyorum."

Fatih Kaymakçıoğlu`nun açılış konuşmasının ardında EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Önder söz aldı. Önder konuşmasını şunları söyledi; "Değerli meslektaşlarım, değerli konuklar, değerli basın emekçileri,

Hepinizi EMO Yönetim Kurulu adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

EMO`nun demokratik işleyiş yapısının en temelini oluşturan genel kurul sürecinde, bugün ANKARA Şubemizin genel kurulunu gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Öncelikle bu dönem EMO Ankara Şube Yönetim Kurulu sorumluluğunu üstlenen, komisyonlarda görev alan arkadaşlarıma ve şube çalışanlarına yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ederim. Yeni seçilecek arkadaşlara da başarılar dilerim.

Değerli arkadaşlar, sevgili meslektaşlar;

EMO`nun ve Ankara Şubemizin bu dönem yürüttüğü çalışmalara geçmeden önce ülkemizin içinde bulunduğu duruma ilişkin kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum.

 

Son 15 yıldır iktidarda olan AKP eliyle eğitimden sağlığa, ekonomiden dış politikaya tüm alanlarda demokrasiden uzak, baskıcı ve gerici zihniyet hakim kılınmış, medyadan üniversitelere, yargıdan demokratik kitle örgütlerine varıncaya kadar tüm kurumların sesi soluğu kesilmiştir.

Özelleştirme şampiyonu olmakla övünen bu iktidarlar döneminde Cumhuriyet`in kazanımı kurumlar birer birer sermayeye bırakılmıştır. Bu dönem EMO`nun mesleki alanlarında büyük tahribatlara yol açmıştır. Elektrik alanında tüm ülkenin karanlıkta kalması, arz güvenliğinin sağlanamaması, pahalı elektrik olarak sonuçlanan "yandaş sermaye kapitalizmine" dönüşen uygulamalar, iletişim alanında tüm Türkiye`nin iletişim altyapısını oluşturan Türk Telekom`un bugün hisselerinin rehin kaldığı, alıcı dahi bulunamadığı bir mali ve yönetimsel kaosa sürüklenmiştir. Elbette toplumla birlikte etkilendiğimiz bu gelişmelerden biz mühendislere ayrıca bir fatura da kesilmektedir: Mühendislik mesleğinin ucuzlatılması,  işsizlik ve teknolojik olarak dışa bağımlılığın doğrudan yansıması olarak mesleki alanlarımızda gerileme…

Bugün yaşanan bu süreçlerden daha vahimi, geleceğe olan umutların da tüketilmesine yönelik telafisi yıllar alacak geri adımlardır. Ülkemizin geleceğini kuracak nesilleri yetiştirme görevi, bugün bilimden uzak, akıldışı bir gericiliğe teslim edilmiş durumdadır. Yap-boz haline getirilen eğitim sistemi içerisinde çocuklarımız harcanmakta, her yıl bir önceki yılı aratan bir gecelik, bir kişinin ağzından çıkan kararlara mahkum edilmekteyiz. Laikliği yok eden dinselleştirme uygulamaları eğitim alanında neredeyse tüm okulların imam hatipleştirilmesine varırken, toplumsal yaşamın da bir dine hatta bu dinin bir mezhebine göre belirlenmesine yönelik adımlar atılmıştır. Bu dincileştirici adımlar, toplumsal yaşamda insan haklarını, kadın-erkek eşitliğini, hatta çocukların, özellikle kız çocuklarının en temel haklarını yok edici bir çehreye bürünmüştür.

Laik devlet yapısına yönelik müdahalelerin vardığı noktayı, 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi`nde yaşayarak gördük. "Allah`ın lütfu" olarak nitelendirdikleri bu darbe girişiminin ardından ne yazık ki iktidarın uygulamaları süreçten ders çıkarmak yerine Türkiye`yi daha derin bir batağa doğru yola çıkarmak olmuştur. Anayasal hak ve özgürlükler askıya alınarak OHAL ilan edilmiştir. FETÖ ile mücadele adı altında muhalif tüm kesimlere ağır saldırılar gerçekleştirilirken, yüzbinlerce kamu çalışanı sorgusuz sualsiz görevlerinden ihraç edilmiş, birçok dernek, kurum, sendika ve basın-yayın organı da kapatılmıştır.

 

Türkiye 18 aydır OHAL koşulları altında KHK`larla yönetilmektedir. Tek adam düzeni getiren anayasa değişikliği referandumu bile OHAL koşullarında yapılmış, usulsüzlüklerin örtbas edildiği dolayısıyla meşruiyeti bulunmayan referandum ile ülkenin rejimine yönelik müdahale yapılarak, "Türk tipi başkanlık" denilen bir yönetime geçilmiştir.

AKP iktidarı, "demokrat muhafazakar" görüntüsünden çoktan çıkmış, siyasi projesinin en önemli ayağı olan rejim değişikliği yolunda devam etmiş, TBMM`nin yetkileri gasp edilerek Meclis tarafından yapılması gereken pek çok düzenleme KHK`ler ile hayata geçirilmiştir. Üstelik bu KHK`ler, OHAL`in gerekçesiyle hiçbir ilgisi olmayan düzenlemeleri kapsamaktadır.

Son olarak terörle mücadele adı altında kişilere suç işleme özgürlüğü veren 696 sayılı KHK 24 Aralık 2017`de Resmi Gazete`de yayımlanmıştır. Bu, hukuk devletini tamamen ortadan kaldırarak toplumu ilkel bir anarşi durumuna sürükleyebilecek kaygı verici bir adımdır. Üstelik kolluk kuvvetlerinden bağımsız iktidara yakın milis gücü oluşturulduğu iddiaları bu kaygıları giderek artırmaktadır.

2010 yılında yapılan Anayasa Referandumu`nda, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolunun açılmasıyla özgürlüklerin genişletileceği ilan edilmişti.

Oysa şimdi bireysel başvurular yoluyla özgürlük elde etmek bir yana, OHAL KHK`lerini bile denetlemekten kaçınan bir Anayasa Mahkememiz var. Bu nedenle siyasal iktidar, Anayasa`yı defalarca ihlal eden, insan hakları ve özgürlüklerini rafa kaldıran, hukuk güvencesini yok sayan KHK düzenlemelerini sürekli hale getirdi. Anayasa Mahkemesi`nin bireysel başvurularda almış olduğu bir kısım kararların ise yerel mahkemelerce tanınmadığı hukuk ihlalleriyle karşı karşıyayız. Yargı mensuplarının, hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesi için gerekli adımları bir an önce atmaları gerekmektedir. Aksi halde, adalete olan güvenin sarsıldığı ülkemizde, hukuk güvenliği ve kamu  düzeni adına da hiçbir şey kalmayacaktır. 

Bu koşullar altında kurumların, insanların seslerini çıkarabilecekleri bir ortam ya da platformda kalmamıştır. Bu nedenle ilk adım olarak ülkemizin OHAL belasından ve sorumsuz siyaset yönetiminden kurtarılması içinTMMOB, DİSK, KESK ve TTB`nin başlattığı ortak kampanya ve  sonrasında ana muhalefet partisinin aynı yöndeki çabaları ne yazık ki yeterli etkiyi yaratamamış ve OHAL dün itibariyle 3 ay daha uzatılmıştır.

Bunca olumsuzluğa rağmen umutsuzluğa kapılmamalı, bu gidişattan kurtulmanın yollarını aramalıyız. Bugüne kadar bu ülkenin aydınlık yüzü, bilimsel aklın temsilcileri olarak demokratik, laik, sosyal hukuk devleti mücadelesinin yanında yer almış TMMOB örgütlülüğü, her türlü hedef göstermelere, baskıya ve tehditlere rağmen boyun eğmemiştir. Bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz, her şeye rağmen mücadelemiz devam ediyor, devam edecektir.

Değerli Meslektaşlarım,

Odamız 45. Dönem içerisinde ülkemizde yaşanan tüm bu olumsuzluklara karşı mesleğimiz ve meslektaşlarımız için, mühendislik hizmetlerinin kamu yararına kullanılması için faaliyetlerini sürdürmeye çalışmıştır. Ekonomik sıkıntılarımıza karşın 45. Dönem kapsamında planlanan bilimsel etkinlerimizi gerçekleştirdik. Bu etkinliklerde EMO`nun ve meslektaşlarımızın seslerini, bilimsel bilgiyi kamuoyu ile paylaşmaya çalıştık.

Geçtiğimiz dönemde EMO üyelerinin istihdam durumu ve işsizliğin boyutları ile mesleki alanımızın geleceğine ilişkin bir perspektif ortaya koymak amacıyla EMO-Mühendislerin Durumu ve Mesleki Alan Araştırması`nı gerçekleştirdik. Türk Telekom`un özelleştirilmesinin ardından getirildiği içler acısı durumu, bugün basın kurumlarının yazmaya cesaret edemediği tüm noktalarıyla gözler önüne seren bir rapor hazırladık.Yine bu dönem Bilgi ve İletişim Teknolojileri Yoksulluğu başlıklı raporumuz ile ülkemizin bilgi ve iletişim teknolojilerinde nasıl geriye itildiğini ayrıntılarıyla ortaya koyduk.

Mesleki alanlarımıza yönelik hukuki mücadelelerimizi de sürdürdük. SMM üyelerimizin mühendislik hizmetlerini mesleki denetime sunmaları ve en az ücret tarifesinin altında bu hizmetleri vermemelerine yönelik uygulamamız ile ilgili açılan davalarda EMO`nun uygulamalarının hukuka uygunluğu yargı kararlarıyla da saptandı. İş ekipmanlarının periyodik kontrolünde mühendislerle teknisyenleri eşitleyen, aynı eğitim ve sınava tabi tutulmasını öngören tebliğe karşı dava açtık. Asansörlerin periyodik kontrolüyle ilgili çalışma usul ve esasları belirleyecek komisyonda TMMOB`yi yok sayan yönetmelik açtığımız dava sonucu yargı kararıyla iptal edildi. Elektronik mühendisi meslektaşlarımızın, 1 kV altı tesisler için proje hazırlama, şantiye şefliği üstlenme ile asansör yetkili servislerinde görev alma konularında kısıtlama getiren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği`ne karşı da dava açtık.

EMO`nun 45. Olağan Genel Kurulu`nda alınan karar gereğince sürdürdüğü A Tipi Muayene Kuruluşu olmasına yönelik akreditasyon çalışmalarını  tamamladık. Türkiye Akreditasyon Kurumu`ndan EMO İktisadi İşletmesi`nin akredite olduğuna ilişkin belge, 9 Kasım 2017 itibarıyla alınmıştır. Böylece elektrik iç tesisat, topraklama, paratoner, toprak özgül direnci ile elektrik ve hidrolik tahrikli asansör muayene alanlarında akreditasyon sağlanmıştır.

Ayrıca asansörlerin periyodik kontrollerinde Odamız üyesi elektronik ve elektronik haberleşme mühendislerinin görev yapmasının engellenmeye çalışılması üzerine, Bilim ve Sanayi Bakanlığı ile görüşülerek meslektaşlarımızın mağduriyeti giderilmiştir

Değerli Meslektaşlarım,

Sözlerime burada son verirken , Elektrik Mühendisleri Odasının, bugüne kadar sürdürdüğü emekten, halktan, bilimden, demokrasi ve çağdaşlıktan yana tavrını,giderek gelişen örgütlülük yapısı ile bundan sonra da sürdüreceğini ülkemiz, mesleğimiz ve meslektaşlarımız yararına mücadele edeceğini bir kez daha belirtmek isterim. Bu düşüncelerle Ankara Şubemiz Genel Kurulu`nun yeni çalışma dönemi ve mücadele süreçlerimize güç katmasını diler, hepinizi saygıyla selamlarım."

Hüseyin Önder`in konuşmasının ardından TMMOB`nin EMO temsilcisi Cengiz Göltaş konuştu. Göltaş`ın konuşmasının ardından  EMO Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak, EMO Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Ender Kelleci konuştu. Genel Kurul komisyonlarının oluşturulmasının ardından Yönetim Kurulu Çalışma Raporu EMO Ankara Şubesi 23.Dönem Yazman Üyesi Alaattin Ali Yolcu tarafından, mali rapor 23.Dönem Sayman Üyesi Gökhan Hüzmeli tarafından okundu.

 

Genel Kurul üyelerin Çalışma Raporu ve Mali Rapor üzerine söz alıp görüş bildirmeleriyle devam etti. Üyelerin konuşmalarının ardından 23.Dönem Yönetim Kurulu`nun aklanması yönünde oy kullanıldı ve 23.Dönem Yönetim Kurulu aklandı. EMO Genel Kuruluna önerilmek üzere EMO Ankara Şubesi tahmini bütçesinin oluşturularak karara bağlanmasının ardından Şube Yönetim Kurulu, Şube Denetçileri ve Oda Genel Kurulu Delege Asıl ve Yedek Adayları belirlendi.

Genel Kurul Komisyon raporlarının görüşülerek karara bağlanmasının ardından dilek ve temenniler bölümüne geçildi. Üyelerin dilek ve temenni içeren konuşmalarının ardından EMO Ankara Şubesi 23.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Kaymakçıoğlu teşekkür konuşması yaptı.



MESLEKTE 25. VE 30. YILINI DOLDURAN ÜYELERİMİZE BELGELERİ VERİLDİ

11.01.2018
 


Çok Okunanlar


EMO ANKARA ŞUBESİ SEÇİMLERİNİ ÖN SEÇİMLE BELİRLENEN DEMOKRAT MÜHENDİSLER LİSTESİ KAZANDI

BİLGİSAYAR DESTEKLİ İÇ TESİSAT PROJE HAZIRLAMA EĞİTİMİ DÜZENLENECEK

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ 24. OLAĞAN GENEL KURULU DÜZENLENDİ

EMO ANKARA ŞUBESİ 24.DÖNEM YÖNETİM KURULU SEÇİMLERİ YAPILDI

EMO ANKARA ŞUBESİ HABER BÜLTENİ 2017/5 SAYISI ÇIKTI

MÜHENDİSLİK GELİŞTİRME EĞİTİMLERİ 2018 BAHAR DÖNEMİ BAŞLIYOR

BİLGİSAYAR DESTEKLİ İÇ TESİSAT PROJE HAZIRLAMA EĞİTİMİ DÜZENLENİYOR

2018 YILI EN AZ ÜCRETLERİ RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

KEŞİF, METRAJ, HAKEDİŞ SEMİNERİ DÜZENLENECEK

EMO ANKARA ŞUBESİ 24.DÖNEM 1. DANIŞMA KURULU TOPLANTISI DÜZENLENDİ

Okunma Sayısı: 316


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri