MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

BAŞKA HASANKEYF YOK, ILISU BARAJI’NDAN VAZGEÇİN


GÜNDEM

 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan Ilısu Barajı Projesi’nin derhal durdurulmasını isteyen bir mesaj yayımlayarak, binlerce yıl boyunca eşsiz uygarlıklara ev sahipliği yapan Hasankeyf üzerindeki tehdidin artık son bulması gerektiğini bildirdi.
 

Dicle Nehri üzerinde inşa edilen ve Hasankeyf`in sular altında kalmasına neden olacak Ilısu Barajı`nda yakın zamanda su tutulmaya başlanacağına dair basında haberler yer almıştır. Baraj nedeniyle sadece Hasankeyf değil, bölgede henüz bilimsel kazıları dahi yapılmamış birçok arkeolojik alan, yerleşim yeri ve tarım arazileri sular altında kalacak, yöre halkının yaşamı geri dönüşü olanaksız biçimde zarar görecektir.

Enerji üretimi için alternatif yöntemler varken, üstelik Türkiye`nin elektrikteki kurulu gücü ihtiyacı fazlasıyla karşılarken, daha fazla elektrik üretmek için böyle bir yıkım projesine izin verilmesi kabul edilemez. Ilısu Barajı Projesi derhal durdurulmalı, binlerce yıl boyunca eşsiz uygarlıklara ev sahipliği yapan Hasankeyf üzerindeki tehdit artık son bulmalıdır.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Diyarbakır Şubesi`nin paydaşlarından olduğu Hasankeyf`i Yaşatma Girişimi ve Mezopotamya Ekoloji Hareketi, 7-8 Haziran 2019 tarihlerinde 3. Hasankeyf Küresel Eylem Günü kapsamında miting ve basın açıklaması yapmıştır. Açıklamada şu görüşler dile getirilmiştir:

"Hasankeyf için geç değildir! Bu dünyada inşaatı biten ve faaliyete geçmeyen baraj, nükleer santral ve başka projeler var. Oralarda son ana kadar mücadele edilmiş ve kazanımlar elde edilmiştir. Bizim de bu mücadeleyi başarıya ulaştırmamız için herkesi ve her kurumu yanımızda durmaya davet ediyoruz."

Elektrik Mühendisleri Odası, 6 Mayıs 2018 tarihinde yaptığı basın açıklamasında da "İnsanlığın ortak mirası olan Hasankeyf küresel kapitalizm ve neoliberal enerji politikalarına kurban edilmemelidir" diyerek yetkilileri uyarmıştı. Halen güncelliğini koruyan basın açıklamamızın tamamı aşağıda değerlendirmenize sunulur:

 

"ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI

 

TARİHİ VE DOĞAYI YOK EDECEK PROJELERE HAYIR!

 

Mardin ve Şırnak il sınırlarında Dicle Nehri üzerinde kurulan 1200 MW`lık Ilısu Barajı ve HES inşaatı büyük ölçüde tamamlanmış ve Haziran ayında barajda su tutulmaya başlanacağına dair haberler basında yer almıştır. Barajın faaliyete geçmesiyle 12 bin yıldan bu yana medeniyetlere beşiklik yapmış olan tarihi Hasankeyf ve Dicle Vadisi`nin önemli bir bölümü sular altında kalacaktır.

Hazırlıkları 1954 yılına dek uzanan Ilısu Barajı`nın projesi 1975 yılında hazırlanmış ve tüm protesto ve karşı kampanyalara rağmen 2000`li yıllarda yapımına başlanmıştır. Baraj nedeniyle sadece Hasankeyf değil bölgede henüz bilimsel kazıları dahi yapılmamış çok sayıda arkeolojik alan, yerleşim yeri ve tarım arazileri de sular altında kalacaktır. Her ne kadar bazı anıt eserler taşınmış olsa da tarihi eserlerin bulundukları yerde korunması ve sergilenmesi gerekliliği ile birkaç eserle yeni bir Hasankeyf inşa edilemeyeceği gerçeği, tarihi dokunun bozulmasının önüne geçildiği iddialarını yalanlamaktadır. Ayrıca baraj yapımından dolayı yöre halkı da yerinden edilerek TOKİ tarafından yaptırılan yeni konutlara taşınacaktır.

Ülkemizin 2017 yılsonu itibarıyla 85 bin 200 MW olan kurulu gücü içinde hidrolik enerji, 19 bin 776 MW baraj ve 7 bin 489 MW`ı akarsu olmak üzere toplam 27 bin 265 MW ile yüzde 32 paya sahiptir. Geçen yıl elektrik tüketimi 289 milyar 975 milyon kilovat saat olurken, en yüksek puant talebi 26 Temmuz 2017 itibarıyla 47 bin 659 MW olarak gerçekleşmiştir. Yani 2017 yılsonu itibarıyla elektrikte yüzde 78 oranında fazla kurulu gücümüz vardır. Normalde "yedek elektrik kaynağı" da denilen bu gücün yüzde 20-25 civarında olması yeterlidir. Devreye alınacak Ilısu Barajı`nın Türkiye`nin enerji kurulu gücüne katkısı yaklaşık yüzde 1.4 oranında olacaktır. Kurulu gücümüz ihtiyacı fazlasıyla karşılarken, daha fazla elektrik üretmek için binlerce yıllık tarihi ve çevreyi katledecek bir santralın devreye sokulmak istenmesi tamamen akıldışıdır. Ayrıca enerji üretimi için alternatif yöntemler geliştirilebilir ancak Hasankeyf`in alternatifi yoktur.

Binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarının bizlere bıraktığı mirası koruyarak gelecek kuşaklara aktarmamız gerekirken, tam tersine bu değerleri taşıyarak bozmaya, suya gömerek yok etmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu tür uygulamalar, Anayasa`nın "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır" hükmünü içeren 63. Maddesi ile Türkiye`nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere de aykırıdır.

Aynı şekilde Diyarbakır`ın Sur ilçesinde 28 Aralık 2015`te ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve ardından başlatılan yıkımla, bölgenin eşsiz kültürel mirası, doğası ve sosyal yaşam alanları yok edilmektedir. Güvenlik gerekçesiyle tarihi dokuya zarar verecek "rant" odaklı politikalar yürütülmesi, evlerin yıkılması, geniş yollar yapılması anlaşılır bir şey değildir. Güvenlik için öncelikle adalet ve eşitlik sağlanmalıdır. İmar hakkı, barınma hakkı en temel haktır. Dolayısıyla bu hakkın devlet tarafından yok edilmesi, insanların bu duruma düşürülmesi kabul edilemez.

Hasankeyf ve Sur`un korunması ve yıkımların önüne geçilmesi için mücadele eden sivil toplum kuruluşlarının, "28 Nisan Sur ve Hasankeyf Küresel Eylem Günü" kapsamında Türkiye ve yurtdışında düzenledikleri eylemler ve yaptıkları uyarılar, geri dönüşü olanaksız sonuçlar doğmadan henüz vakit varken dikkate alınmalı ve gereği yapılmalıdır. İnsanlığın ortak mirası olan Hasankeyf, küresel kapitalizm ve neoliberal enerji politikalarına kurban edilmemelidir. Elektrik Mühendisleri Odası olarak, Hasankeyf antik kentinin sular altında bırakılmaması ve Sur`da yıkımdan derhal vazgeçilmesi için yetkilileri uyarıyor, bu alanda verilen mücadeleyi desteklediğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.

 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

YÖNETİM KURULU

6 MAYIS 2018" 



EMO VE HABER-SEN`İN TRT İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI ULUSAL KANAL HABER BÜLTENİ`NDE YER ALDI

28.05.2019
 


Çok Okunanlar


“KENDİNE AİT BİR ODA”

`19 MAYIS 1919’DAN 6 MAYIS 1972’YE` PANELİ – DR. SEVİM BELLİ’NİN KONUŞMASI

“KENDİNE AİT BİR ODA”

EMO VE HABER-SEN`İN TRT İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI KANAL B`DE YAYINLANDI

TRT İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASINA ÇAĞRI

EMO VE HABER-SEN`İN TRT İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI KANAL B`DE YAYINLANDI

HAVUZLAR İÇİN ACİL ÖNLEM ÇAĞRISI

EMO VE HABER-SEN`İN TRT İLE İLGİLİ AÇIKLAMASI ULUSAL KANAL HABER BÜLTENİ`NDE YER ALDI

BURSA EMO GENǒTEN ZİYARET

TMMOB 12. ENERJİ SEMPOZYUMU DÜZENLEME KURULU TOPLANTISI

Okunma Sayısı: 143


Tüm Gündem

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2019 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri