MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

VI. ELEKTRİK TESİSAT ULUSAL KONGRE VE SERGİSİ



 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi`nce, 16-19 Ekim 2019 tarihleri arasında `VI. Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi` düzenlendi. “Geleceğin Elektrik Tesisleri ve Dijitalleşme” temalı kongre kapsamında 4 büyük sempozyum ve özel etkinlikler gerçekleştirildi.
 

 

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi`nin "VI. Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi", 16-19 Ekim 2019 tarihlerinde Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi`nde gerçekleştirildi. EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu açılış konuşmasında, etkinlik ile ilgili bilgi verirken, teknolojik gelişmelerin gelecekte üretim modellerini ve yaşamı nasıl şekillendireceğinin irdeleneceğini kaydetti. Kongreyle eşzamanlı gerçekleştirilen sergiye 61 ulusal ve uluslararası ölçekli kurumun yeni teknolojileriyle katılım sağladığını belirten Uğurlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"EMO olarak hem toplum yararı hem de üyelerimizin mesleki hak ve sorunluluklarını korumak amacıyla ülkemizin Ar-Ge ve bilgi yoğun ekonomik politikalarıyla yönetilmesi için mücadele ediyoruz. Meslektaşlarımızın geliştirdiği teknolojiler, ürünler ve hizmetlerle güvenli bir çalışma hayatına ulaşmaya dönük çabalarımızı düzenlediğimiz bilimsel etkinliklerle sürdürüyoruz. Ne yazık ki uzun yıllardır sürdürülen neo-liberal ekonomi politikalarının gereği olarak, ülkemiz hemen hemen her alanda yüksek teknoloji ürünleri için açık pazar durumundadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, teknoloji geliştiremeyen, yerli enerji kaynaklarını kullanamayan enerji, madencilik, telekomünikasyon başta olmak üzere temel altyapı alanlarını toplum yararına düzenleyememiş ülkelerin yakın gelecekte düşeceği durumu yansıtmaktadır. Kamusal bir ana planı olmayan kısa vadeli ekonomik dalgalanmalardan ve şoklardan sarsılan bu ekonomik yapının dönüştürülmesi, ayakları yere basan, gerçekçi bir sanayileşme, teknoloji ve AR-GE politikasının geliştirilmesi için hep birlikte çaba sarf etmeliyiz."

Enerji ve teknolojide dışa bağımlılığın yoksullaşma yarattığına dikkat çeken Uğurlu, artan enerji maliyetlerinin hem sanayi üretiminde dünya ile rekabet sorunu oluşturduğunu, hem de hane halkı için tam anlamıyla "karanlığa" yol açtığını vurguladı. Uğurlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Endüstri 4.0 kavramları etrafında tartıştığımız gelişmeler, ekonomik gelişimin yönünü belirleyici niteliktedir. Dünya genelinde yaşanan bu dönüşümün gerisinde kalmamak için ne yazık ki bilimsel ve teknik gelişmelerin paylaşılması tek başına yeterli değildir. Biz mühendisler, bu alanlara ilişkin stratejik planlamalara ihtiyaç olduğunu siyasi iktidarlara ısrarla hatırlatmalıyız. ‘Ucuzlaştırılmış emek` yoğun, rant temelli, betonlaşmaya dayalı bu ekonomik modelden, bilgi yoğun bir ekonomik modele geçilmesi için hep birlikte mücadele etmeliyiz.

Teorik bilgilerin yanı sıra deneyimlerin de aktarılması için bir platform işlevini gören etkinliğimizin, ülkemizin mühendislik birikimini artırması ve bu birikiminin kamu yararına katma değere dönüşmesine aracı olmasını diliyoruz. Yoksulluğun panzehirinin teknoloji üretmek oluğunu vurgulayarak, uzun soluklu hazırlık çalışmalarını yürüten, 4 gün boyunca bildirileriyle bizleri bilgilendirecek tüm katılımcılara meslektaşlarımız adına teşekkür ederiz."

"Şehirleşme ve Dijitalleşme Eğilimi Büyüyor"

Aydınlatma Türk Milli Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sermin Onaygil, dijitalleşme ve şehirleşmenin küresel çapta büyüdüğüne dikkat çekerek, "Nüfusun büyük ölçüde şehirlerde yaşadığı bir döneme girdik. Önümüzdeki 30 yıl içinde şehirlerin iki kat büyüyeceğine ilişkin öngörüler var" dedi.

Gelecek 5 yılda 50 milyar nesnenin birbirine ve ağa bağlanmasının beklendiğini anlatan Onaygil, "Bu durum büyük imkanların yanında büyük sorunları da barındırıyor. Dijitalleşmenin enerji tüketimini de artırması bekleniyor. Şehirleşme ve dijitalleşme eğilimlerini doğru yönetmek çok önemli. Elektrik mühendislerinin farklı disiplinlerle bir arada çalışma zorunluğu gün geçtikçe artıyor" diye konuştu.

Bilim ve Demokrasi Vurgusu

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek ise kongre kapsamında 4 gün boyunca güç ve enerji sistemlerinden, aydınlatmaya, binalarda elektrik tesisatından, yapı elektronik sistemlerine ve Endüstri 4.0`a kadar uzanan geniş bir yelpazede konuların değerlendirileceğini belirterek, oturumlarda, teknolojinin gelişimi, dijitalleşme ve mühendisliğin geleceğinin değerlendireceğini kaydetti. Son aylarda EMO`nun meslektaşların özlük haklarının korunması ve kamu yararının gözetilmesi amacıyla düzenlediği etkinliklerin yoğunlaştığına işaret eden İpek, şu bilgileri verdi:

"Ekim ayının başında İzmir`de Rüzgar Sempozyumu, Ankara`da Sinyal ve Görüntü İşleme Konferansı yapıldı. Geçen Pazar EMO`nun sekretaryasını yürüttüğü Nükleer Karşıtı Platform`un Mersin`de etkinliği vardı. 2-3 Kasım`da Denizli`de SMM ve mesleki Denetim Çalıştayları yapılacak. Önümüzdeki günlerde 14-16 Kasım`da İstanbul`da Elektrik Elektronik Mühendisliği Kongresi; 28-30 Kasım`da Bursa`da 11. Uluslararası Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Konferansı; 5-7 Aralık`ta Diyarbakır`da TMMOB Enerji Sempozyumu ve 12-14 Aralık`ta Antalya`da 10. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Sempozyumu`nu gerçekleştireceğiz."

"Unutulmamalıdır ki bilimsel akıl ve güçlü bir demokrasi kültürü, bilim ve teknoloji üretimi için mutlak zorunluluktur" diyen İpek, akademik özgürlüğe vurgu yaparak, barış akademisyenlerinin davalarındaki beraat kararlarına dikkat çekti. Akkuyu Nükleer Santral projesinin tüm çağrılara rağmen sürdüldüğünü ifade eden İpek, şunları söyledi:

"Yangından mal kaçırırcasına yürütülen bu projede, bilim ve akıl göz ardı edilmektedir. Bu proje, Türkiye halkının ve toplumumuzun çıkarlarına aykırıdır. Bu proje, enerji politikalarının bir sonucu olarak yapılan bir proje değildir. Politik bir tercihtir. Hiçbir toplumsal yararı olmayan ancak bir kaza durumunda büyük yıkımlara neden olacak bu projeden vazgeçilmelidir."

EMO`nun Karadeniz`de gerçekleştirdiği teknik geziye değinen İpek, "Karadeniz`de HES`lerin çevreye, doğaya, insana zarar verdiğine şahit olduk. Hasankeyf, Munzur, Fatsa, Artvin`de de aynı sorunlar var. Toplumun ve yaşayan halkın onayı alınmadan yapılan bu projeler derhal durdurulmalıdır" dedi.

"Ekonomik Krizin Etkileri"

Genç EMO üyeleri arasındaki işsizlik sorununun büyüdüğüne dikkat çeken İpek, "Ekonomik Kriz Mühendisleri Nasıl Etkiliyor?" başlıklı anket çalışması yürütüldüğü hatırlatarak şöyle devam etti:

"Anket çalışmamızda, EMO`ya kayıt olan son 5 bin üyenin durumuna özel olarak eğilerek, mesleki alanlarımızdaki fakültelerden yeni mezun olup aramıza katılan arkadaşlarımızın yaşadıkları sorunlara ışık tutmak için de çaba harcayacağız. Kuşkusuz böylesi bir envanter çıkarmak büyük önem taşıyor. Çalışmanın krizin sadece EMO üyesi mühendislere değil, TMMOB bünyesindeki tüm mühendis ve şehir plancılarına etkisi hususunda da ipuçları sunacağına inanıyoruz."

Ekonomik ve siyasal krizin derinleştiğini ifade eden İpek, şunları söyledi:

"Ülkemiz uzun bir dönemden beri derin bir ekonomik ve siyasal kriz içerisindedir. Mevcut iktidar 17 yılın sonunda ülkemizi çıkmaz bir sokağa getirmiştir. 31 Aralık ve 23 Haziran seçimleri sonrasında mevcut tükenmişliğini savaş politikalarıyla sürdürmek istemektedir. ABD ve Rusya emperyalizminin Ortadoğu`daki çıkar çatışmasının bir parçasına dönüşmemelidir. Bir anda kenara ve arkaya çekilen bu güçler Ortadoğu`da halkları birbirine kırdırmak istemektedir. Türkiye, Cumhuriyetin kuruluş yıllarının temel felsefesi olan ‘yurtta sulh, dünyada sulh` ilkesini şiar edinmelidir. Savaşçı değil barışı esas alan politikalar izlemelidir. Tükenmiş bir siyasal iktidar kendi bekası için Türkiye`nin geleceğini tehlikeye atmaktan vazgeçmelidir."

"Enerjide Dijitalleşme Yeni Olanaklar Sunuyor"

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, "enerjide dijitalleşme" konusuna vurgu yaparak, "Dijital teknolojilerin ve akıllı cihazların hayatlarımızda kapladığı yer arttıkça, bu teknoloji ve cihazlara daha verimli enerji sağlayabilmenin önemi de artıyor" dedi. 2019 yılı Nobel Kimya Ödülü`nün taşınabilir cihazların çalışma süresini uzatan çalışmaya katkıda bulunan bilim insanlarına verilmesinin önemine değinen Koramaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Öte yandan enerjinin dijitalleşmesi konusunda bugün geldiğimiz nokta, akıllı cihazlara enerji sağlamanın ötesine geçmiş durumda. Bugün tartışılan konu, enerji üretiminin ve dağıtımının akıllı hale getirilmesi. Fiziki enerji kaynaklarının iletişim teknolojileri ile bütünleştirilmesi ile yaratılacak akıllı enerji sistemlerinin ve akıllı şebekelerin, enerji alanındaki teknolojik verimliliği arttırması yönünde önemli adımlar atılıyor. Bu kongrede yürütülecek tartışmaların sektördeki bilimsel ve teknik gelişmelerin paylaşılması ve toplumsallaşması konusunda ön açıcı olacaktır."

TMMOB`un mesleki birikimlerinin toplum yararına kullanılmasına zemin hazırlanması gayreti içinde olduğunu ifade eden Koramaz, enerjinin yaşamsal önemine vurgu yaparak, "Bizler TMMOB olarak yıllardır enerjinin tüm yurttaşlarımız için ihtiyacı kadar, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve sürdürülebilir biçimde sağlanabileceği enerji politikasının oluşturulması için çaba harcıyoruz" diye konuştu. Artan enerji ihtiyacının gelişen teknolojinin ve dijitalleşmenin sağladığı yeni fırsatlarla, üretimimde verimlilik ve kullanımda tasarruf sağlanarak, karşılanabileceğini ifade eden Koramaz, "kamusal fayda" ilkesine dikkat çekti. Küresel kapitalizmin insan emeğinin yanında doğal kaynakları da sömürdüğünü kaydeden Koramaz, şunları söyledi:

"Kıtlık, enerji krizi, çevre felaketleri, göç ve savaş gibi küresel çaplı felaketlerin önüne geçmenin yegâne yolu, rant hırsının yerine kamusal çıkarı, kontrolsüz bir tüketim anlayışı yerine sürdürülebilir politikaları öne çıkarmaktır. Enerji politikalarını da bu anlayış çerçevesinde düşünmemiz gerekiyor. TMMOB, enerjiyi kamusal bir hak olarak görmektedir. Tüm yurttaşlarımızın bu haktan eşit biçimde yararlanabilmesi için enerjinin erişilebilir ve nitelikli bir kamusal hizmet olarak sunulması gerekmektedir."

TMMOB`un Enerji İlkeleri

Cumhuriyet tarihi boyunca enerji alanında yaşanan gelişmelere ve 1980`lerden sonra neoliberal politikalar doğrultusunda alanda yapılan özelleştirmelere değinen Koramaz, "Geçmişte Türkiye Elektrik Kurumu`nun tekel statüsüne karşı çıkanlar, bugün birkaç holdingin sektörde tekelleşmesini görmezden geliyor. Enerji sektörünün özel şirketler elinde tekelleşmesi, enerji üretim ve dağıtımın tümüyle kâr-zarar hesabına indirgenmesi, ülkenin ortak geleceğini riske atmaktadır" dedi. Koramaz konuşmasını TMMOB Enerji Çalışma Grubu`nun ilkelerini okuyarak tamamladı.



TV A YAYINI

04.11.2019
 


Çok Okunanlar


VI. ELEKTRİK TESİSAT ULUSAL KONGRE VE SERGİSİ BAŞLIYOR

EEMKON 2019 BAŞLIYOR

VI. ELEKTRİK TESİSAT ULUSAL KONGRE VE SERGİSİ

HASAN BALIKÇI’YI SAYGIYLA ANIYORUZ

NKP BİLEŞENLERİ NÜKLEER TEHLİKEYE KARŞI MERSİN’DE BULUŞTU

13 EKİM 2019 NÜKLEER TEHLİKEYE KARŞI MERSİN BULUŞMASI SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANDI

EMO 46. DÖNEM 5. KOORDİNASYON KURULU TOPLANTISI

TV A YAYINI

45 YILLIK BİR ÖYKÜ: AKKUYU (YALÇIN BAYER-HÜRRİYET)

NÜKLEER KARŞITLARI MERSİN’DE BULUŞTU (YESİLGAZETE.ORG)

Okunma Sayısı: 161


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2019 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri