MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

CUMHURBAŞKANI’NDAN ‘YABANCI MÜHENDİS YASASI’NA VETO


 
TBMM Genel Kurulu'nda 25 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5665 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. ve 8. maddeleri Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildi. Kanun’a ilişkin TMMOB çok sayıda eylem ve girişimlerde bulunmuş, kamuoyu tepkisi rağmen seçim kararı alınmasının ardından hükümetin son dakika girişimleri ile Kanun, TBMM Genel Kurulu’ndan geçirilmişti. Yasa ile yabancıların mühendis, mimar ya da şehir plancısı oldukları kanıtlanmadan Türkiye'de mesleklerini yapma, imza atma ve proje sorumluluğu taşıma olanağı sağlanmasını eleştiren Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in veto gerekçelerinin ayrıntılarına yazımızın devamından ulaşabilirsiniz.
 

T.C.
CUMHURBAŞKANLIĞI

SAYI : B.01.0.KKB.01-18/A-8-2007-437 07 / 06 / 2007

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İLGİ: 25.05.2007 günlü, A.01.0.GNS.0.10.00.02-21413/53701 sayılı yazınız.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu‘nca 23.05.2007 gününde kabul edilen 5665 sayılı "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" incelenmiştir.

1- Yasa‘nın 7. maddesiyle değişik, 27.02.2003 günlü, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Yasa‘nın 12. maddesinde,

"Türkiye dışında ikamet eden yabancılar, çalışma izni başvurularını bulundukları ülkelerdeki Türkiye Cumhuriyeti temsilciliklerine yaparlar. Temsilcilikler bu başvuruları doğrudan Bakanlığa iletirler. Bakanlık ilgili mercilerin görüşlerini alarak 5 inci maddeye göre başvuruları değerlendirir; durumu uygun görülen yabancılara çalışma izni verir. Çalışma izni, çalışma vizesi ve ikamet izninin alınması halinde geçerlilik kazanır. Çalışma izin belgesini alan yabancıların, bu belgeyi aldıkları tarihten itibaren en geç doksan gün içinde ülkeye giriş vizesi talebinde bulunmaları, ülkeye giriş yaptıkları tarihten itibaren en geç otuz gün içinde İçişleri Bakanlığına ikamet tezkeresi almak için başvurmaları zorunludur.

Türkiye‘de geçerli ikamet izni olan yabancılar veya bunların işverenleri Bakanlığa başvurularını yurt içinden de yapabilirler.

Meslekî hizmetler kapsamında görev yapacak yabancılara, akademik ve meslekî yeterlilik ile ilgili işlemleri tamamlanıncaya kadar, ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla ve bir yılı geçmemek üzere ön izin verilebilir.

Usûlüne uygun olarak yapılan başvurular, belgelerin tam ve eksiksiz olması kaydıyla Bakanlık tarafından en geç kırkbeş gün içinde sonuçlandırılır.",

düzenlemesine yer verilmiştir.

Düzenlemede, mesleki hizmetler kapsamında görev yapacak yabancılara, akademik ve mesleki yeterlilik ile ilgili işlemleri bitirilinceye kadar, ilgili kurallar saklı kalmak koşuluyla ve bir yılı geçmemek üzere ön izin verilebileceği belirtilmektedir.

4817 sayılı Yasa‘nın,

- 4. maddesinde, Türkiye‘nin taraf olduğu ikili ya da çok yanlı sözleşmelerde tersi öngörülmedikçe, yabancıların, Türkiye‘de bağımlı ya da bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları koşulu getirilmiş,

- 13. maddesinin birinci fıkrasında, yabancılara, bu Yasa‘yla getirilen koşullara bağlı olarak çalışabilecekleri meslek, sanat ya da işlerle ilgili çalışma izinlerinin, ilgili kurum ve kuruluşların, mesleki yeterlilik dahil görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nca verileceği belirtilmiştir.

Yapılan düzenlemede, 4817 sayılı Yasa‘nın 13. maddesine bir ayrıklık getirilerek, mesleklerini Türkiye‘de yürütecek yabancı uyrukluların, yeterli akademik eğitime ve mesleki yeterliliğe sahip olduklarının belirlenmesine kadar, 1 yıl süre ile sınırlı da olsa, ön izinle Türkiye‘de çalışmalarına olanak tanınmaktadır.

Kimi meslek sahibi yabancı uyrukluların, mesleklerini Türkiye‘de yürütmeleri yasalarla engellenmiştir. Doktorlar ve avukatlar bu kümeyi oluşturmaktadır.

Türkiye‘de mesleklerini uygulamalarında yasal engel bulunmayanlardan en geniş kümeyi mühendis, mimar ve şehir plancıları oluşturmaktadır. Bu nedenle, 5665 sayılı Yasa‘nın mühendis, mimar ve şehir plancıları kümesi örnek alınarak incelenmesinde yarar görülmüştür.

17.06.1938 günlü, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Yasa‘nın 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mühendis ya da mimar unvan ve yetkisiyle çalışmak isteyenlerde aranacak belgeler arasında, programlarının,

-Yüksek mühendis ya da yüksek mimar okulu programlarına denk olduğu kabul edilen yabancı bir yüksek mühendis ya da yüksek mimar okulundan,

-Türk Teknik Okulu mühendislik programlarına denk olduğu kabul edilen yabancı bir mühendis ya da mimar okulundan,

diploma almış olanlara, yöntemine uygun biçimde verilecek ruhsatnameler de sayılmıştır.

3458 sayılı Yasa‘nın 7. maddesinde de, 1. maddede belirtilen diploma ve ruhsatlardan birine sahip olmayanların Türkiye‘de mühendis ya da mimar unvanı ile çalışamayacakları ve imza atamayacakları öngörülmüştür.

Mühendis, mimar ve şehir plancısı gibi unvanlar, akademik eğitim-öğretimle kazanılan unvanlardır. Bu nedenle, akademik yeterliliğin, Devlet‘in bu alanda görevlendirdiği ve yetkilendirdiği bir akademik kurulca saptanması gerekmektedir.

Nitekim, günümüzde, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından alınan ön lisans, lisans ve lisans üstü diplomaların denkliğinin belirlenmesi görev ve yetkisi, 04.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Yasası‘nın 7. maddesinin (p) bendi uyarınca Yükseköğretim Kurulu‘na verilmiştir.

Öte yandan, 27.01.1954 günlü, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Yasası‘nın,

- 33. maddesinde, mühendis ve mimarlara, "mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve meslekî tedrisat yapabilmeleri" için, uzmanlıklarına uygun bir odaya kayıt yaptırma ve üyelik niteliğini koruma zorunluluğu getirilmiş,

- 34. maddesinde, yabancı yüklenici ya da yabancı kuruluşların, Türkiye‘de Devlet daireleri ile resmi ve özel kuruluş ve kişilere karşı kendiliğinden ya da yerli kuruluşlarla birlikte yüklendikleri mühendislik ya da mimarlıkla ilgili işlerde, "yalnız bu işe münhasır kalmak kaydıyla", Bayındırlık ve İskân Bakanlığı‘nın ve Odalar Birliği‘nin görüşleri alınarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nca verilen çalışma izni ile yabancı uzman çalıştırabilecekleri belirtilmiş,

- 35. maddesinde, 34. madde kapsamına girmeyen işlerde yabancı mühendis, yüksek mühendis, mimar ve yüksek mimarların da, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Odalar Birliği‘nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nca verilen çalışma izni ile çalıştırılmasına olanak tanınmış,

- 36. maddesinde, 34 ve 35. maddeler gereğince gelen yabancı meslek mensuplarının Türkiye‘de bir aydan çok kalmaları durumunda uzmanlıklarına en yakın odaya geçici üye kaydolmaları gerektiği vurgulanmış,

- 38. maddesinde ise, 33 ve 34. maddelerde yazılı yükümlülüklerini yerine getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarların Türkiye‘de mesleki etkinlikten alıkonulacağı kurala bağlanmıştır.

3458 ve 6235 sayılı yasalarda, yurt dışında lisans eğitimi almış olanların Türkiye‘de mesleki etkinlikte bulunabilmeleri "denklik belgesi" alma ve ilgili oda ile ilişkilendirme koşuluna bağlanmıştır. Bu yasalar uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olanlar ya da olmayanlar ayırımı yapılmadan, yabancı ülkelerde lisans eğitimi alanların Türkiye‘de mühendis, mimar ya da şehir plancısı olarak çalışabilmesi için, önce diploma denkliğini ve unvanını kanıtlaması gerekmektedir.

3458 ve 6235 sayılı yasaların sözü edilen kuralları ile incelenen Yasa‘nın 7. maddesinde yapılan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde,

- Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olup, mühendislik ya da mimarlık eğitimini yurt dışında yapanların, lisans diplomalarının denkliğinin Yükseköğretim Kurulu‘nca tanınmaması durumunda ya da denkliğin kabul edilmesi ile birlikte uzmanlıklarıyla ilgili odaya kayıt olmadıkları ve üyelik niteliğini korumadıkları sürece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mesleklerini yürütemeyecekleri,

- Türkiye Cumhuriyeti Devleti‘ne yurttaşlık bağı ile bağlı olmayanların ise, Yükseköğretim Kurulu‘nca lisans diplomalarının denkliğinin tanınması aranmadan ya da diploma denkliği tanınmakla birlikte uzmanlıklarıyla ilgili odaya kayıtlı olup olmadıkları ve üyelik niteliğini koruyup korumadıkları araştırılmadan, başka bir deyişle akademik ve mesleki yeterlilikleri ile ilgili işlemler tamamlanmadan, en çok 1 yıl süreyle de olsa, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mesleklerini yapabilecekleri,

sonucuna ulaşılmaktadır.

Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı, kısıtlı kaynakların doğru kullanılmasını gerektiren evrensel nitelikte ve yükseköğretimle kazanılan mesleklerdir. Doğası gereği kamu hizmeti niteliği taşıyan ve kamu güvenliği ile yakından ilgili olan bu meslekler, ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da kimi standartlara, ölçütlere ve denetime bağlanmıştır.

Denetim, özellikle akademik ve mesleki yeterliliğin saptanması yönünden önem taşımaktadır. Bu denetim, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de meslek odaları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.

Nitekim, Anayasamızın 135. maddesinde de, meslek kuruluşlarının kamu kurumu niteliğinde yapılandırılmaları öngörülmüş ve bu kuruluşlara kamusal görevler ve yetkiler verilmiştir.

İncelenen Yasa ile yapılan düzenlemede, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı olmayan meslek mensuplarına, diploma denkliği ve unvanı tanınmadan, başka bir deyişle mühendis, mimar ya da şehir plancısı oldukları kanıtlanmadan, geçici süreli de olsa Türkiye‘de mesleklerini yapma, imza atma ve proje sorumluluğu taşıma olanağı sağlanmaktadır.

Anayasa‘nın,

- 49. maddesinde çalışma hakkı ve ödevi kişinin sosyal ve ekonomik hak ve ödevleri arasında gösterilmiş; Devlet, çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma yaşamını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlü tutulmuş,

- 16. maddesinde de, temel hak ve özgürlüklerin, yabancılar için, uluslararası hukuka uygun olarak yasayla sınırlanabileceği kurala bağlanmıştır.

Yurttaşlarının çalışma yaşamını geliştirmek, çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye uygun ekonomik ortam yaratmakla yükümlü olan Devlet‘in, yabancı kişilerin çalıştırılmasını, uluslararası hukuka uygun olarak ve nesnel koşullarla sınırlamak yetkisine sahip olması ve bu bağlamda yabancıların çalıştırılmasının izne bağlı kılınması, kaynağını Anayasa‘da bulan zorunlu önlemlerdir.

İncelenen Yasa‘yla yapılan düzenlemede ise, bunun tersine, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye sınırları içinde çalıştırılmasında, Türk uyruklu olanlara göre ayrıcalıklı kurallar getirilmektedir. Bu durumu, yukarıda yer verilen anayasal kurallarla ve kamu yararı ve kamu düzeniyle bağdaştırmak güçtür.

Ayrıca, yine incelenen Yasa ile getirilen düzenleme uyarınca, yurt dışında meslek eğitimi almış Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına, akademik ve mesleki yeterliliği tanınmadan mesleklerini yurt içinde yapabilme izni verilmezken, aynı durumda olan yabancı uyruklu kişilerin bu haktan yararlandırılmaları bir ayrımcılığa da neden olmaktadır.

Anayasa‘nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti‘nin bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş; 10. maddesinde de, herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri nedenlerle ayırım gözetilmeksizin yasa önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye, zümreye ya da sınıfa ayrıcalık tanınamayacağı vurgulanmıştır.

Yurt dışında bulunan yükseköğretim kurumlarının meslek kazandıran bölümlerini bitiren Türk yurttaşlarının Türkiye‘de mesleklerini yapabilmeleri kimi koşullara bağlanmışken, aynı eğitimi almış yabancı uyruklulara, bu koşulları taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın Türkiye‘de mesleklerini yapma hakkı tanınmasını Anayasa‘nın eşitlik ilkesiyle bağdaştırmak olanaklı değildir.

Öte yandan, Anayasa‘nın 176. maddesi uyarınca Anayasa metnine dahil bulunan Başlangıç bölümünün beşinci paragrafında, hiçbir etkinliğin Türk ulusal çıkarlarına aykırı olamayacağı belirtilmiştir. İncelenen Yasa‘nın 7. maddesindeki düzenlemeyi ulusal çıkarlarla bağdaştırmaya da olanak yoktur.

İncelenen Yasa‘nın 7. maddesindeki düzenleme Avrupa Birliği uygulamalarıyla da örtüşmemektedir. Dünya ve Avrupa Birliği sistemleri incelendiğinde, özellikle mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleklerinin uygulaması için, akademik ve mesleki yeterlilik, meslek odasına üyelik, dil ve sınav koşulları gibi çeşitli mesleki ölçütler getirildiği görülmektedir.

Ülkemizde, sözkonusu mesleklerin uygulamasına yönelik denetim koşulları oldukça yetersiz iken, yasalarla öngörülen akademik ve mesleki yeterlik arama koşulunun kaldırılmasının ulusal ve mesleki çıkarlara uygun olmadığı açıktır.

Getirilen düzenlemede karşılıklılık koşuluna yer verilmemesi ise, üzerinde önemle durulması gereken bir eksikliktir.

Anayasa‘nın 6. maddesinde, egemenliğin kayıtsız koşulsuz Türk Ulusu‘nun olduğu belirtilmiş; 5. maddesinde de, Türk Ulusu‘nun bağımsızlığını korumak Devlet‘in temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti‘nin temel öğeleri olan ulusal egemenlik ve bağımsızlık ilkeleri, uluslararası ilişkilerde karşılıklı işlem koşulunu zorunlu kılmaktadır.

Öte yandan, yapılan düzenleme ile, 1 yıldan daha kısa süreli projelerde çalıştırılacak yabancı uyruklu meslek mensuplarının durumu, denklik ya da yeterlik incelenmesi sonuçlanmadan görevleri sona ereceğinden, denetim dışında kalacaktır. Bu yönüyle düzenleme, kötüye kullanıma açıktır ve Türk yurttaşı meslek mensupları aleyhine haksız rekabet ortamı yaratacak niteliktedir.

Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı pek çok meslek mensubu çalışma olanağı bulamazken, yabancıların Türkiye‘de çalışmasını özendirecek kural getirilmesi, ülke ekonomisi, istihdam politikası ve işsizlik sorunu yönünden üzerinde özenle durulması gereken bir başka önemli konudur.

Bu nedenlerle, yapılan düzenleme kamu yararına da uygun düşmemektedir. Düzenlemeyi bu yönden, yurttaşların gönenç, huzur ve mutluluğunu sağlamakla görevlendirilen Devlet anlayışıyla bağdaştırmak da güçtür.

2- Yasa‘nın 8. maddesiyle 4817 sayılı Yasa‘nın 13. maddesine eklenen fıkrada,

"Meslekî hizmetler kapsamı dışında istihdam edilecek yabancı uyruklu personel için ilgili mercilerden meslekî yeterlilik konusunda görüş alınmaz. Bu kişiler, akademik ve meslekî yeterlilik ile lisans talep ve yeterlilik uygulamasına tâbi değildir.",

düzenlemesine yer verilmiştir.

4817 sayılı Yasa‘nın 13. maddesinin birinci fıkrasında, yabancı uyruklulara, bu Yasa‘yla getirilen koşullarla çalışabilecekleri meslek, sanat ya da işlerle ilgili çalışma izninin, ilgili mercilerin mesleki yeterlilik dahil görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘nca verilmesi öngörülmüştür.

İncelenen Yasa‘nın 8. maddesiyle yapılan düzenlemede ise, meslekleri dışında çalıştırılacak yabancı uyruklular akademik ve mesleki yeterlilik uygulamasından ayrık tutulmaktadır.

Yukarıda (1) sayılı bölümde açıklanan gerekçelerle ve yabancı uyrukluların meslekleri dışında çalıştırılmasının özendirilmesi ve bunun işsizlik sorununa olumsuz etkisi gözönünde bulundurulduğunda, yapılan düzenlemenin anayasal kurallara ve kamu yararına uygun düşmediği sonucuna varılmaktadır.

Yayımlanması yukarıda açıklanan gerekçelerle uygun görülmeyen 5665 sayılı "Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun", 7 ve 8. maddelerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi‘nce bir kez daha görüşülmesi için, Anayasa‘nın değişik 89 ve 104. maddeleri uyarınca ilişikte geri gönderilmiştir.

Ahmet Necdet SEZER
CUMHURBAŞKANI

Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen 5665 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun‘un tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

 

Bağlantılar

www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k5665.html
 


OLGUN SAKARYA KANAL B’YE KONUK OLDU

06.07.2017
 


Çok Okunanlar


ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 2017 TERCİH REHBERİ

EMO’DA NÖBET DEĞİŞİMİ

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ 461. SAYI YAYIMLANDI

TELEKOM’DA ÇALIŞAN KIYIMI

EMO’DAN ENERJİ İŞLERİ’NE ZİYARET

PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’NE YÜRÜTMEYİ DURDURMA

EMO’DAN TMMOB’A ZİYARET

AKKUYU’DA SAHTE İMZALI ÇED RAPORU DAVASINDA TMMOB’NİN “EHLİYETİ” KABUL EDİLDİ

DANIŞTAY’DAN ELEKTRİK HAKKINDA ÖNEMLİ KARAR (BİRGÜN)

RÜZGAR İHALESİ VE GERÇEKLER (ÖZGÜR GÜRBÜZ-BİRGÜN)

Okunma Sayısı: 1709


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2017 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri