 |
Ukrayna-Rusya doğalgaz krizi nedeniyle Türkiye'ye Batı Hattından gelen gaz kesildi. Şimdilik sorun yok ama İran'dan gelen doğalgaz da kesilirse Türkiye için buz gibi günler kapıya dayanabilir
Türkiye, hemen her yıl olduğu gibi Ukrayna-Rusya doğalgaz krizinin ortasında kaldı ve Ukrayna üzerinden Batı Hattı yoluyla gelen ortalama günlük 34 milyon metreküplük gaz dün itibariyle tamamen kesildi. Türkiye ile aynı anda Balkan ülkelerine Ukrayna üzerinden giden doğalgaz da kesildi. Önceki yıl bu dönemde Türkiye‘nin günlük 140- 150 milyon metreküpe ulaşan tüketimi, bu yıl ekonomik durgunluğun etkisiyle 130 milyon metreküp seviyesine geriledi. Bu azalış, krizin yönetiminde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile BOTAŞ‘a kolaylık sağladı. Ancak Türkiye‘nin arz kriziyle mücadele için öngördüğü yolların 1 hafta sonra tükenebileceği, kriz çözüme ulaşmazsa kesintilerin yaşanabileceği öğrenildi. Bunun önüne geçilmesi için spot piyasadan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) alımı başladı ancak bu dönemde İran‘dan gelen gazın kesilmesi durumunda Türkiye‘yi zor günler bekliyor olacak. Sistemin yüzde 30‘u devre dışı Ukrayna‘nın Rusya‘ya olan borcunu ödememesi, doğalgaz satış fiyatında anlaşılamaması ve Ukrayna‘nın transit geçiş ücretlerindeki artırım talebinin kabul görmemesi nedenleriyle doğalgaz krizi ortaya çıktı. Öncelikle Ukrayna üzerinden Avrupa ülkelerine verilmesi gereken günlük doğalgaz akışında azalma yaşanırken, 6 Ocak itibariyle Türkiye ile Balkan ülkelerinin doğalgazında kesinti meydana geldi. Böylece Türkiye‘nin doğalgaz arz sisteminin yüzde 30‘u devreden çıkmış oldu. Rusya, buna karşılık Mavi Akım boru hattından Türkiye‘ye verdiği günlük 40 milyon metreküplük doğalgazda 8 milyon metreküplük artırıma gitti. Bu hattan en fazla 48 milyon metreküplük doğalgaz sevkiyatı yapılabildiği için Türkiye eksilen doğalgazı telafi etmek amacıyla yeni arayışlara girdi. İran üzerinden gelen gazın miktarı artırılmak istenirken, Silivri doğalgaz deposu ile özel sektörün elindeki Egegaz LNG terminali ve depolama tesisi de devreye sokularak günlük 33 milyon metreküp doğalgaz tüketimine katkı yapma yoluna gidildi. Termik santraller ve hidroliklerdeki elektrik üretimi artırıldı, doğalgaz santrallerinde ise ikinci yakıta geçiş yapıldı. Ancak bütün bu yöntemlerin arz güvenliğine ancak 1 haftalık katkı sağlayacağı belirtildi. İran gazı keserse sorun büyür Türkiye‘nin İran‘dan günlük 28 milyon metreküp doğalgaz alması gerekirken, günlük sevkiyat 15 milyon metreküp seviyesinde gerçekleşiyor. Yani İran taahhüdünün altında doğalgaz veriyor. İran her yıl ocak ayında kış koşullarının ağırlaşması ve iç tüketiminin artması nedeniyle Türkiye‘ye giden gazda büyük oranda kesintilere giderken, yeniden aynı durumun ortaya çıkmasından endişe edildiği kaydedildi. Türkiye ile İran arasındaki doğalgaz boaı hattının kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların ise henüz devam ettiği ve ek bir kapasite kullanımının mümkün olmadığı ifade edildi. Ukrayna üzerinden artık sadece BOTAŞ değil, Shell ve Bosphorus Gas şirketleri de doğalgaz ithal ediyor. Kontrat devri çerçevesinde doğalgaz ithalatına başlayan bu iki şirketin alımları da kesildi. Bu nedenle şirketlerin müşterilerini BOTAŞ‘ın devraldığı öğrenildi. BOTAŞ dün yaptığı duyuruyla Şebeke İşleyiş Düzenlemeleri‘nin (ŞİD) 14‘üncü maddesine göre ‘Zor Gün‘ şartlarının oluştuğunu belirterek, varsa başka giriş noktalarından sevkiyatın gerçekleştirilmesi veya ana çıkış noktalarındaki müşterilere kesinti-kısıntı uygulamasına başlanarak, arz-talep dengesinin sağlanması gerektiğini belirtti. BOTAŞ duyurusunda, doğalgaz kullanıcılarının alternatif yakıt tedariklerini sağlamaları için acilen uyarılması gerektiğini de ifade etti. İKİNCİ YAKITA GEÇİŞ ELEKTRİK MALİYETİNİ YÜZDE 25-30 ARTIRACAK Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Önder Karaduman, kendilerine ikinci yakıta geçmeleri yönünde talimat verildiğini belirterek, doğalgazdan elektrik üretenlerin çoğunluğunun ikinci yakıt olarak naftayı ve bir bölümünün ise fuel-oil kullandığını belirtti. Nafta ve fuel-oil‘in doğalgazdan daha pahalı bir yakıt olduğunu kaydeden Karaduman, bu nedenle elektrik üretim maliyetinin yüzde 25-30 artacağını belirtti. Karaduman, bu sorunun her yıl yaşandığını ve bir an önce depolamaya yönelik çalışmaların tamamlanması gerektiğini belirterek, özel sektöre doğalgaz ithalat serbestliği tanınmasının ise arz güvenliğine olumlu katkısı olacağını kaydetti. Arz krizi yaşanması durumunda öncelikle BOTAŞ‘ın kesintili müşteri sınıfındaki sanayicilerin gazında kesintiye gidilmesi gerektiğini kaydeden Karaduman, buna rağmen böyle durumlarda kesintisiz müşteri sınıfında da sorun yaşanabildiğine dikkat çekti. Doğalgazdan elektrik üretimi yerine nafta ve fuel-oil kullanılması maliyetleri artıracağı için gelecek dönemde elektrik fiyatları üzerinde de bir baskı oluşturacak. Doğalgazdan daha maliyetli olan LNG alımının artırılması da doğalgaz ithalat faturasında olumsuz etki yapacak. Bu durumun, gelecek aylarda yapılması beklenen doğalgaz indirimini de olumsuz etkileyebileceği yorumu yapıldı. (Referans; 07.01.2009)
|
 |
|