|
EMO heyeti, beş işçinin Karasu-2 HES Göleti`nde boğularak ölümü ile ilgili araştırma raporunu yayınladı. Rapor, olayın nedenlerinin kaynağında işçilerin değil taşeronlaştırmanın bulunduğunu belirterek, gölette tehlikenin hâlâ devam ettiğine dikkat çekiyor
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) heyeti, enerji nakil hatlarına bakım için Erzurum Aşkale‘deki Karasu-2 HES Göleti‘ne giden 5 işçinin boğularak hayatını kaybetmesi olayı ile ilgili araştırma raporunu yayınladı. EMO heyetinin 18-19 Nisan tarihlerinde Karasu-2 HES Göleti‘nde yaptığı incelemelerin ardından kaleme aldığı raporda bilirkişi raporunda gerçek sorunların göz ardı edildiği ve işçilerin kusurlu gösterilmeye çalışıldığını belirtti. Yaşanan felaketin basit bir "iş kazası" olarak geçiştirilemeyeceğini ifade eden rapor, ortada ciddi yapısal sorunlar ve ihmaller zinciri bulunduğuna ve göletteki tehdidin halen sürdüğüne dikkat çekti. KADROLAŞMAYA DİKKAT EMO heyetinin raporunda can güvenliği alınmadan işçileri çalışmaya iten koşulların kâr hırsı ve elektrik üretiminin özelleştirilmesinden kaynaklandığına dikkat çekildi. Raporda bu konuda şu ifadelere yer verildi: » "Elektrik üretim alanındaki özelleştirmeler sonucunda Karasu-HES‘in, kâr hırsıyla gerekli önlemler alınmadan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nca kabulü yapılmıştır. Üretim ve dağıtımın parçalanması nedeniyle; üretim tesisi için nakil hattı sulu zemin içine kurulurken ve sulu zemine uygun direk kurulumu yapılırken; suya gömüleceği bilinen dağıtım hatları için gerekli önlemler alınmamıştır. Karasu-2 HES için etüd yapılmasından projelendirilmesine ve geçici kabulünün yapılarak işletmeye alınmasına kadar geçen süreçte, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği yok sayılmıştır. Serbest piyasanın acımasız kuralları ile HES‘in bir an önce üretime geçmesi sağlanmış, insanlar için can güvenliği bile göz ardı edilerek iş kazasına zemin hazırlanmıştır." Raporda ayrıca, en üst düzeyde güvenliği gerektiren söz konusu işlerde ehil olmayan personelin çalıştırmasının taşeronlaştırma uygulamalarından kaynaklandığına dikkat çekildi: » "Dağıtım hizmeti alanında yaşanan taşeronlaşma uygulaması nedeniyle yetkisiz ve ehil olmayan kişilerle bir çalışma yürütülmüştür. Yapılacak olan bakım ve onarım işi, çok tehlikeli işler sınıfına girmekte olup, "İşçi Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği‘ gereği A sınıfı iş güvenliği uzmanı bulundurulması gerekirdi. Ne kamu şirketi olan Araş Dağıtım, ne taşeron şirket Temel Enerji, ne de özel elektrik üreticisi şirket İdeal Enerji "İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği‘ sarflarını sağlamıştır." ASIL NEDEN BİLİNDİK Özelleştirme ve taşeronlaştırmadan kaynaklı olarak elektrik şebekesinin parçalandığına dikkat çeken rapor, ayrıca kamu çalışanlarının da mesai dışında çalışmaya zorlandığını ifade edildi: » "Mesai saati dışında kamu çalışanının bakım yapmaya gitmesini sağlayan baskılar olduğu anlaşılmaktadır. Elektrik sisteminin parçalanması ve Özelleştirme uygulaması nedeniyle işin sorumluluğunda karmaşa yaşanmış olup, iş sahiplenilmeyip uzaktan kumandalarla çalışanların inisiyatifine bırakılmıştır. Olayın birkaç gün öncesinde 31 Mart 2012 tarihinde Çat İlçesi‘ni besleyen enerji nakil hattının gölet içinde kalan bir direği yıkılarak kazanın habercisi olmuş, ancak kaza gününe kadar bir planlama yapılmamış, hatta kaza sonrası enerji nakil hatlarının farklı yerlerden beslenmesi şeklinde alınan önlemler kaza öncesinde hiç düşünülmemiştir." "Acil Önlem Alınmalı"
Göletteki tehlikenin hâlâ devam ettiğinin altını çizen rapor, yeni kazaların önlenmesi için elektrik iletim hatlarının güzergâhının acilen değiştirilmesi gerektiğini ifade etti: "Karasu-2 HES‘in elektrik sistemi ile bağlantısını sağlamak üzere İdeal Enerji Üretimi San. ve Tic. A.Ş. tarafından tesis ettirilen enerji nakil hattının 2 direği halen gölet alanı içindedir. Süreç içinde bu iki direk özelinde de; direklerin yatması, iletken kopması, izolatör patlaması gibi arızalara müdahale edilmesi söz konusu olacaktır. Dahası bu gibi arızalar, elektrik kaçağı oluşması nedeniyle de can kayıplarına yol açabilecektir. Bu direklerde de benzer kazaların yaşanması muhtemeldir ve gereken önlemler alınarak güzergâhının değiştirilmesi can ve mal güvenliği açısından zorunludur." (Birgün; 15.05.2012)
|