MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 DENİZLİ ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 DENİZLİ   MUĞLA   UŞAK 
 

 
YEKSEM BANNER
 

EMO Denizli Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 13

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ÜCRETLİ ÇALIŞAN VE İŞSİZ MÜHENDİSLERİN SORUNLARI


GÖRÜŞ / RAPOR

ÜCRETLİ ÇALIŞAN VE İŞSİZ MÜHENDİSLERİN SORUNLARI

Dünyada 1970 lerden sonra başlayan neoliberal dönemin etkileri ülkemizde 80 lerden sonra gerek neoliberal politikalar ile gerçekleştirilen devlet bütçelerinde, gerek yabancı sermayenin girişini destekleyen faaliyetlerle gerekse kapitalist dünyaya dahil olmaya dayalı politikalarla kendini göstermektedir. Bu politikaların izlerini takip edecek olursak özelleştirilmelere hız verildiğini, kamu harcamalarının azaltıldığını, devletin küçülmesinin hedeflendiğini, IMF ve Dünya Bankası politikalarına dayalı bir ekonomik politika izlendiğini söylememiz mümkündür.

Ülkemiz için ekonomik dönüşüm noktalarından önemli bir tarih 24 Ocak 1980 dir. Hepimizin 24 Ocak kararları diye bildiği bu kararlarda temel olarak devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınmış, tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılmış, dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş ve yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir. Bir diğer önemli dönüm noktası da 14 Nisan 2001 de açıklanan "Türkiye‘nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı" dır. Kemal Derviş Programı olarak da bilinen bu programlarla Kamulaştırma Yasasından Kamu İhale Yasasına, Telekom Yasasından Enerji Piyasası Yasasına kadar birçok alanda köklü değişiklikler hedeflenmiştir.

Devletin yavaş yavaş üretim sektörlerinden çekilmesinin ardından son yıllarda kamusal hizmet alanlarından da hızla çekildiği görülmektedir. Bu süreçle beraber bugün artık diyebiliriz ki üretim, sermaye tarafından şekillendirilmektedir. Mesleki faaliyet alanlarımız açısından bakarsak en temelinden telekomünikasyonun, enerji üretiminin, dağıtımın, maden işletmelerinin, ağır sanayi tesislerinin özel sektöre devredildiği ve hatta kanalizasyon, yol yapım çalışmaları, arıtma gibi belediye hizmetlerine dahil olan hizmetlerin taşeron firmalar tarafından yapıldığını görmekteyiz.

Tüm bu gelişmeler özel sektörde çalışan nitelikli iş gücünün hızla artmasını beraberinde getirmektedir ve özel sektörde ücretli çalışan meslektaşlarımızın payı da hızla artmaktadır. Sürekli gündemde olan ekonomik krizler göstermektedir ki mühendisler emekçi sınıfın bir parçasıdır ve emek kesimini etkileyen her durum mühendisleri de etkilemektedir. Dolayısıyla talepleri ve mücadeleleri ortaktır.

TMMOB ye kayıtlı üyelerin %80 i ücretli çalışan ve işsiz mühendislerden oluşmaktadır. Ülkemizde yaşanan ekonomik-politik değişimlerde ücretli çalışan üyelerimizi etkilemektedir. Düşük ücretler, esnek çalışma saatleri, fazla mesailer, işten atılma korkusu, güvencesizlik, sigortasız veya düşük sigortalı çalışma gibi çalışma hayatına dair konuları direk etkileyen en önemli faktörlerden biri de kapitalist sürecin dayattığı rekabete dayalı çalışma şartlarıdır. Sistem, çalışanlara esnek, hareket edebilir, yeni şartlara uyum sağlayabilir ve rekabete açık olma zorunluluğunu dayatmaktadır.

Son yıllarda üniversite sayısı ve dolayısıyla mezun sayısı hızla artmaktadır. Yüksek öğretim kurumlarının çeşitliliği, eğitim şartlarının farklılığı, üniversite sayısındaki artışın ödeneklerde düşmeye neden olması, akademik kadroların yetersizliği gibi konularda küreselleşmenin ve plansız artışın eğitim sistemine etkileri olarak değerlendirilebilir.

2009 yılına ait YÖK tarafından hazırlanan üniversite katalogları incelendiğinde ülkemizde 94 Devlet Üniversitesi, 33 Vakıf Üniversitesi bulunduğu görülmektedir. Bunların 96 sında Mühendislik eğitimi verilmekte ve şuan bu bölümlerin öğrenci sayısı 210601 i bulmaktadır. 2009 yılı kontenjanlarında elektrik, elektronik, elektrik/elektronik mühendisliği bölümünün 5756, bilgisayar mühendisliği bölümünün 5131, biomedikal mühendisliği bölümünün 327 kontenjanı olduğu belirtilmiştir. Yani EMO ya bağlı meslek disiplinlerinde 2009 yılında 11214 kişi öğrenime başlamıştır.

Mezun sayısındaki artış ve sermayenin talebi olan nitelikli iş gücünün arasındaki dengesizlik nedeniyle yeni mezunlar işsizlik tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu durumda kalan meslektaşlarımız ya işsizliği kabul etmek ya da mesleği dışında başka bir işi yapmak durumunda kalmaktadırlar.

Hepimizin bildiği gibi Bakanlar Kurulu, bu öğretim yılını hedef alarak teknik eğitim fakültelerinin yerine teknoloji fakülteleri açılmasına karar vermiştir. YÖK tarafından yapılan açıklamalarda ArGe ve tasarım işlerini mühendislik mezunlarının; imalat, test, değerlendirme, projelendirme gibi işlerin ise teknoloji fakülteleri mezunlarının çalışma alanı olduğunu belirtilmiştir. Bu tariflenen alan şu anki mühendislik çalışma alanının büyük kısmına denk gelmektedir. Aynı zamanda mühendislik fakültesinden mezun olmayan farklı meslek mensuplarının da meslektaşlarımızın çalışma alanına ciddi etkileri bulunmaktadır.

Yasalar bakımından konuya değerlendirecek olursak başlıcası 4857 sayılı İş Kanunu olmak üzere, 657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunu, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Sendikalar Kanunu, Kamu Emekçileri Sendikaları Kanunu, İşsizlik Sigortası Kanunu, Özelleştirme Kanunları gibi pek çok kanun çalışma hayatımızı etkilemektedir. Özelleştirme politikaları kamuda çalışan üye sayımızın azalması neden olmaktadır ve dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurluğu Kanunu kapsamında çalışma alanı oldukça daralmıştır. Bu kanunda kamuda çalışan sözleşmeli ve geçici personellerde tanımlanmıştır. Bu kanunla tanımlanmayan çalışma alanlarında ise iş sözleşmeleri hükümleri uygulanır. Üye yapımızın büyük çoğunluğu belirli veya belirsiz süreli yapılan bu iş sözleşmeleri hükümlerine göre çalışmaktadırlar ve İş Kanunu hükümlerine tabidirler, dolayısıyla işçi statüsündedirler.

İş sözleşmesine bağlı olarak çalışmakta da olsalar birçok iş yerinde mühendisler iş veren vekili konumundadır. Sendikalar Kanununda işveren vekilinin işletmenin bütününü sevk ve idareye yetkili olan kişi olarak tanımlanması ve dolayısıyla algı bakımından işveren sayılması nedeniyle sendikal haklardan mahrum kalmaktadırlar. Bunun en bariz örneği Telekom da ve dağıtım şirketlerinde çalışan üyelerimizin pozisyonlarıdır. İş sözleşmesine bağlı oldukları halde sendikalı olamamaktadırlar.

Üyelerimiz işten atılma korkusu ve güvencesiz çalışmanın yanı sıra özlük hakları, yıllık izinler, tazminatlar, görev tanımlarının belirsizliği, sigortasız ya da düşük sigortalı çalışma, taşeronlaşma ve özellikle kamuda çalışan üyelerimiz için siyasi uygulamalar nedeniyle sürgün edilme gibi sorunlarla karşı karşıyadır. 

Mühendis, Mimar ve Şehir Plancılarının karşı karşıya kaldığı tüm bu sorunlar TMMOB örgütlülüğü içinde tartışılmakta ve çözüm yolları bulunmaya çalışılmaktadır. Bu anlamda TMMOB tarafından 14-15 Kasım 2009 tarihinde "Ücretli ve İşsiz Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Kurultayı" gerçekleşmiştir. Kurultay sürecinde Çalışma Yaşamını Belirleyen Yasalar, Çalışma Yaşamı, Özlük Hakları ve İş Güvencesi, Kapitalizmin Dünyadaki Ekonomik Krizi ve Özlük Haklarına Etkileri, İşsizliğin Ve Güvencesizliğin Etkileri, Özelleştirmenin Etkileri konularına değinilmiştir.   

Şubemiz açısından durumu değerlendirecek olursak öncelikle üye sayımıza ve bunun içindeki ücretli çalışan üye sayısına bakmamızda yarar vardır. Şubemizde 30 Kasım 2010 itibariyle 856 kayıtlı üye bulunmaktadır. Bunların 218 i Serbest Müşavir Mühendislik hizmeti vermekte, 124 ü kamuda ve 316 sı özel sektörde çalışmaktadır. Geriye kalan 198 üyeden 38 inin hiçbir iletişim adresi bulunmamaktadır. Bunun dışında kalan 160 üye işsiz/emekli/durumu belirsiz üyelerdir.

Şube birimleri bazında çıkarılan tablo aşağıdadır.

DURUM

DENİZLİ

UŞAK

MUĞLA

BODRUM

FETHİYE

MARMARİS

MİLAS

ORTACA

KAMU

72

18

21

2

-

3

6

2

ÖZEL

211

25

30

21

10

12

3

4

SMM

74

21

25

45

17

14

8

14

ULAŞILMAYAN

25

-

7

6

-

-

-

-

İŞSİZ/EMEKLİ/BELİRSİZ

76

20

16

20

10

4

8

6

TOPLAM

458

84

99

94

37

33

25

26

Kamuda ve özel sektörde çalışan üyelerimizin sayılarına baktığımızda Şube bazında en az 440 üyenin ücretli çalışan olduğunu söylemek mümkündür. Bu sayıya işsiz/emekli/belirsiz sayısını da eklersek oransal olarak %70 e denk gelmektedir.

Kitlesel olarak en çok üyemizin çalıştığı iş yeri Telekom olarak görülmektedir. Şube bazında Telekom çalışanı 50 üye bulunmaktadır. Bunu takip eden diğer yoğunluklu iş yeri AYDEM dir, burada da 33 üyemiz çalışmaktadır.

Çalışma alanı olarak bakarsak da yapı denetim sektöründe çalışan üye sayımızın 44 e ulaştığı görülmektedir. 2011 yılı itibariyle tüm illerde yapı denetim uygulamasına başlanmasıyla Muğla da 11, Uşak da 5 firma faaliyet gösterecektir. Bunlarda dahil edildiğinde önümüzdeki süreçte yapı denetimde çalışacak olan üye sayımızın 80 üyeye yaklaşacağı görülmektedir.

Ücretli çalışan ve işsiz üyelerin sorunları Şubemiz yerelinde de ülke genelindeki durumdan farklı değildir. Genel olarak bu sorunları sıralayacak olursak;

•-          Aynı kurumda aynı işi yapan üyelerimizin farklı ücretler alması,

•-          Özelleştirilen kurumlarda özelleştirme sonrası işe alımlarda düşük ücret politikaları uygulanması

•-          Sendikalı olamamaları,

•-          Düşük sigortalı gösterilmeleri,

•-          Özellikle yapı denetim sektöründe çalışan üyelerimizin çoğunluğunun düşük ücretler karşılığında imza olarak değerlendirilmeleri,

•-          İş tanımları dışında farklı işleri yapmaları,

•-          Özellikle fabrika ortamında çalışan üyelerimizin mesai kavramının olmaması,

Çözüm Önerileri:

•-          Ücretli ve işsiz mühendislere ait tüm bu sorunlar için çıkış yolu olarak örgütlü mücadele ve sınıf dayanışması hedeflenmelidir.

•-          Yoğunluklu üyelerimizin çalıştığı işyerlerinde (en az 5 üye)  işyeri temsilcilikleri kurulmalıdır.

•-          Şubemizde kurulan Ücretli ve İşsiz Mühendisler Komisyonu tarafından ücretli ve işsiz mühendislerin sorunlarına yönelik çalışmalar yapılası hedeflenmelidir.

•-          Çalışma yaşamını belirleyen yasal düzenlemelere yönelik bilgilendirme toplantıları yapılmalıdır.

•-          Ücretli ve işsiz mühendislere yönelik İKK lar bazında çalışmalar yapılmalı ve bölge çalıştaylar düzenlenmelidir.  

•-          Ücretli çalışan üyelerin SSK pirimler takip edilmelidir.

•-          İş yaşamından kaynaklı sorunları çözmek için hukuk servisi aktif olarak çalıştırılmalıdır.

•-          Ücretli ve işsiz üyelerimizin karşılaştıkları sorunların çözüm yolu yine onların ortak mücadelelerinden geçmektedir. Bu yüzden Ücretli çalışan ve işsiz üyelerin EMO içinde etkinliklerini artırmaya ve çalışmalara katkı koymalarını sağlamaya yönelik çalışmalar planlanmalıdır.



PAMUKKALE TV- HABERLER

19.02.2013
 


Çok Okunanlar


MİSEM KAPSAMINDA `YG TESİSLERİNDE İŞLETME SORUMLULUĞU EĞİTİMİ` EMO DENİZLİ ŞUBE`DE YAPILDI

BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ DÜZENLENDİ.

BİLİRKİŞİLİK TEMEL EĞİTİMİ DÜZENLENDİ.

TEMEL İŞ GÜVENLİĞİ EĞİTİMİ DÜZENLENECEK

Okunma Sayısı: 3060


Tüm Görüşler - Raporlar

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2017 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri