MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 DENİZLİ ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 DENİZLİ   MUĞLA   UŞAK 
 

 
YEKSEM BANNER
 

EMO Denizli Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 13

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN 4.,5.,6. VE 7. MADDELERİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERLE İLGİLİ DÖRT ODA ORTAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTI



 
TMMOB’a bağlı Elektrik Mühendisleri Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Makina Mühendisleri Odası ile Mimarlar Odası Denizli Şubeleri düzenledikleri ortak bir basın toplantısı ile 3 Nisan 2012 ve 14 Nisan 2012 tarihlerinde yayınlanan yönetmeliklerle mühendislik mimarlık alanına müdahale edilerek Meslek Odalarının yetkileri azaltılmak istendiğini bundan en büyük zararı Denizli halkının göreceğini söylediler. Basın açıklamasının tam metnine yazımızın devamında ulaşabilirsiniz.
 

 

3 Nisan 2012 tarih, 28253 sayılı Resmi Gazete ile 14 Nisan 2012 tarih ve 28264 sayılı Resmi Gazetede "Bürokrasinin Azaltılması ve İşlemlerin Basitleştirilmesine Yönelik Başbakanlık, Bakanlıklar, Bazı Bağlı ve İlgili Kuruluşlar ve Üniversitelere Ait 84 Adet Yönetmelik" başlığıyla yayımlanan yönetmelik değişiklikleri kapsamında; "Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile yönetmeliğin 16., 57., 58. ve 64 ncü maddelerinde; "Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile yönetmeliğin 4., 5., 6. ve 7 nci maddelerinde değişiklik yapılmıştır.

Adı geçen yönetmelik değişiklikleri  bir dizi olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir.

Her iki yönetmelikte de yapılan değişiklikler sonucunda sicil durum belgelerinin Meslek Odaları tarafından düzenlenmesi kuralı kaldırılmıştır.

 Bu yönetmelikler ile proje müellifi ve fenni mesul olan SMM` lerin meslek odalarına üyeliklerini ve üyeliğindeki kısıtlılık durumunu her proje için kendilerinin beyan etmelerine ilişkin bir model getirilmiştir. Üyenin beyanı meslek odalarındaki kayıtlardan daha sonra kontrol edilebilecektir. Yine yönetmelik değişiklikleri ile proje müelliflerinin proje ve hesaplarının kontrolü, yetkinlikleri değerlendirilmeden belgelendirilen yapı denetçisi üyelerimize, ruhsat süresinin takibi ve ilişkilerin yönetimi de yapı denetim kuruluşlarına verilmektedir. Ancak bu düzenlemeler proje müelliflerinin yapı imalat süreçlerindeki etkinliğini azaltacaktır.  Proje müellifleri arasında haksız rekabete neden olacak, proje müelliflerini yapı denetim kuruluşlarına bağımlı hale getirecek ve proje kalitesinin düşmesine neden olacaktır. Ayrıca yapı imalat sürecinde birbirinden bağımsız olması gereken tasarım, uygulama ve denetim fonksiyonlarının tek elde toplanması sonucunu doğuracaktır.

Öncelikle buradan üyelerimize seslenmek istiyoruz:

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, sicil durum belgesi uygulamasına yönelik yapılan yönetmelik değişiklikleri, TMMOB ve bağlı Odaları hukukçuları tarafından değerlendirilmekte olup, tespit edilen hukuka aykırılıklar idari yargı önüne taşınacaktır. Ancak, Odamız ve serbest çalışan üyelerimiz arasındaki temel hukuk ve ilişki, TMMOB ve Odalarımız tarafından yürürlüğe konulan mevzuatla belirlenmekte olup, iç hukukumuz çerçevesinde gerçekleştirilen tüm denetim ve uygulamaların yerine getirilmesine eksiksiz devam edilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişikliklere bağlı olmaksızın; mesleki uygulamalarda kamu yararını, meslek, meslektaş haklarını ve etiğini korumak, müelliflik haklarını gözetmek, haksız rekabeti önlemek, gibi amaçlarla, bugüne değin sürdürülen mesleki denetim uygulamaları, bundan sonrada üyelerimizin desteği ile sürdürülecektir.

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI

Konunun yapı denetim ile ilgili boyutuna geldiğimizde ise ; Ülkemizdeki bu alandaki gelişmelere kısaca baktığımızda; 1999 Marmara Depreminden sonra, yapılaşma sürecindeki denetim yetersizliğini ortadan kaldırmak iddiasıyla 03 şubat 2000 tarihinde 595 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.

Dönemin Ana Muhalefet Partisi olan  Fazilet Partisi, söz konusu KHK‘yi Anayasa Mahkemesi`ne götürmüş ve Anayasa Mahkemesi temel haklardan olan mülkiyet hakkının KHK ile düzenlenemeyeceği gerekçesi ile kararnameyi 2001 yılında iptal etmiştir.

Bu gelişmeler üzerine Hükümet Yapı Denetimi Hakkında Kanun‘u TBMM‘ne sunarak yasalaşmasını sağlamıştır. Yürürlüğe girdiğinden bu güne kadar Yapı denetimi ile ilgli kanuna iki kez müdahale edilmiş , son ve en ciddi müdahale 8 Ağustos 2011 tarihinde  648 sayılı KHK ile yapılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 2001 yılında verdiği karar dikkate alındığında, siyasal iktidarın yapı denetimiyle ilgili konuları KHK ile düzenlemiş olmasının Anayasa Mahkemesi kararına açıkça aykırı olduğu görülmektedir. Yapı denetim yasası 2011 yılının başına kadar 19 ilde uygulanmış olup, Bakanlar Kurulu Kararıyla 2011 yılının başından itibaren tüm ülke sathına yayılmıştır. Bu kanun, kapsama giren her türlü yapıyı, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabi kılmaktadır.

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI

Mesleki açıdan ise, her ne kadar yapı denetim kuruluşlarının ortakları mühendis ve mimar olmakla birlikte istihdam ettikleri mühendis ve mimarlar ile aralarındaki ilişki, sağlıklı bir zemine oturtulmamıştır. Yasa yapı denetim kuruluşunun alacağı ücreti belirlemiş iken, asıl sorumluluğu üstlenen yapı denetçisi mimar ve mühendislerin ücretleri piyasa koşullarına terk edilmiştir. Mühendis ve mimarların hak, yetki ve sorumluklarında bir paralellik söz konusu değildir. Sorumluluk büyük olmasına karşın, hak ve yetki tanınmadığından sistemin tüm olumsuzlukları yapı denetçisi mühendis ve mimarların omuzlarına yüklenmiş bir de iş güvenliğine ilişkin sorumluluk verilmiştir. Mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin mesleki yeterlilik, eğitim ve belgelendirme, denetleme gibi konuları yasal boyutta ele alınmamış, bu konularda Odalar asli yetkiye sahip olmasına karşın, Bakanlık, Odaların asli yetkisini sınırları belirsiz takdir yetkisine almıştır. Görülen kamu hizmeti olmasına karşın, yapı denetçilerinin iş güvencesi ve ücreti yapı denetim kuruluşuna yani işverenin müteahhitle ilişkisine bırakılmıştır. 648 sayılı KHK ile de yapı denetim kuruluşlarının alacağı ücretin %1,5`a indirilmesi bu alanda çalışan mühendis ve mimarların ücretinin daha da alt sınırlara çekileceğinden kuşku olmasa gerek. Verilen hizmet ile alınan ücret arasındaki bu orantısızlık, imzacılığı daha da yaygınlaştıracağından verilen hizmette sağlıklı bir denetimin hedeflenmediği görülmektedir.

Tüm bu sorunlar karşısında, mesleki bağımsızlıktan yoksun, Odası ile bağları koparılmış yapı denetçisi mühendis ve mimarlardan kamu hizmetini kamu yararına sunması beklenmemelidir. Bu gerçeği, 19 il ile sınırlı uygulamanın sonuçlarından anlamak zor olmasa gerek. 17 Mart 2011 tarihine kadar sistemde yer alan 172 Yapı Denetim Kuruluşu ceza almış,139`nun belgesi iptal edilmiş 27`si ise tasfiye olmuştur. Sistem içinde çalışan denetçi mühendis ve mimarlardan 372`sinin ceza aldığı resmi kayıtlarla belgelidir. 19 ildeki uygulamanın rakamsal sonuçları bu ise ülke genelindeki uygulamanın mühendis ve mimarlar açısından bir felaket olacağı açıktır.

 

DEĞERLİ BASIN MENSUPLARI

 Bugün geldiğimiz noktada, birinci derece deprem bölgesi olan  Denizli`de ve ülkemizde büyük felaketler yaşamadan, sorunun acilen çözülmesi gerekmektedir.  Bizlerin bu konuda ortak önerilerini ise şu şekilde sıralayabiliriz:

-Afet-deprem/yapı-tasarım/denetim/mühendislik-mimarlık alanındaki hukuksal sorunlarbütünsellik ve kamusal sorumluluk bağlamında ele alınmalıdır.

-Sürekli deprem tehdidi yaşayan ülkemizde; afet hukukunun ihtisaslaşması gerekmektedir.

-TUS ve Yapı Denetim süreçlerinde uzmanlık ayrımı (mimar-mühendis) ilkesi doğru yorumlanmalı ve "sorumluluk hukuku" açısından doğru tanımlanmalıdır.

-Yerel yönetimlerin ve yerinden hizmet kuruluşu olan Odaların yetkisine (mesleki içi eğitim, belgelendirme ve denetleme) müdahale edilmemelidir.

-Müteahhitlik tanımı ve yeterlilikleri mutlaka belirlenmelidir.

-Mesleki Hizmet (Risk) ve Yapı Sigortası sistemi, gerekli altyapı çalışmaları yapılarak hayata geçirilmelidir.  Tüm bu düzenlemeler gerçekleşmeden  yapılan her müdahale sistemi içinden çıkılmaz hale getirmektedir.

 

Bu nedenle, iktidara düşen görev, sistemi bir bütün olarak ele almak ve yapı sürecinin en önemli unsurlarını bünyesinde barındıran TMMOB ve diğer paydaşlarla sistemi sağlıklı zemine oturtacak yasal çalışmaların önünü açmasıdır.

 

 

 



BÜLENT PALA İLE TÜRKİYE`NİN ENERJİ GÜNDEMİ

21.03.2022
 


Çok Okunanlar


Okunma Sayısı: 961


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.