MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 ADANA ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 ADANA   HATAY   OSMANİYE 
 

 
MİSEM ONLİNE BAŞVURU

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ADANA ŞUBESİ BASIN AÇIKLAMASI



 
Nükleer Silahlara ve Santrallara Hayır
 

 6 Ağustos 1945‘te yerel saatle 08:15‘de Amerika Birleşik Devletleri "Enola Gay" adlı bir B-29 bombardıman uçağından bıraktığı "little boy" (küçük çocuk) isimli atom bombası patladığında; "Saniyenin onbinde biri kadar kısa bir sürede gerçekleşen patlamanın ilk etkisi gözleri kör eden bir ışık. Ardından gelen 300.000 °C‘lik ısı etkisi ise yaklaşık 3 km çapındaki her şeyin yanması.  Daha sonra ise patlamanın etkisiyle başlayan ve saatte 1800 km ile esen alev rüzgarı ve çevredeki her sesin susması. Gerçek kalıcı etkiyi ise patlamadan bir kaç dakika sonra başlayan bir yağmur gerçekleştiriyor. Yağmur ile tüm radyoaktif serpinti bölgeye iniyor."

İlk anda 140 bin kişi hayatını yitirdi. Radyasyon hastalıkları sebebiyle ölenlerle birlikte bu sayı 230 bini geçti. 9 Ağustos 1945‘te dünyanın ikinci ve öncekine göre 1.5 kat daha yıkıcı atom bombası Fat Man‘i (Şişko Adam) Nagazaki‘ye atarak ilk anda 140.000‘den fazla insanı katletmişti.

50 milyon insanın ölümü ve 35 milyon insanın sakat kalması ile sonuçlanan 2. Dünya Savaşı ayıbı içinde, Hiroşima ve Nagasaki ayrı bir trajedi olarak yer almaktadır.

Bugün dünya üzerinde 30 bin adet nükleer silah bulunmakta; bunların 11 bini ABD‘ye, 14 bini Rusya‘ya ait. Diğer nükleer silah sahibi ülkelerse Çin (400), Fransa (350), İngiltere (200) ve Hindistan (35), Pakistan (50). Ayrıca İsrail‘de de 200 adet nükleer bomba bulunuyor.

WikiLeaks belgelerinde yer alan Almanya‘daki ABD Büyükelçisi tarafından Washington‘a gönderilen 12 Kasım 2009 tarihli gizli raporda, ABD Dışişleri Bakanlığı Bakan Yardımcısı Philip Gordon‘un, Alman muhatabına Türkiye‘deki İncirlik Üssü‘nde ABD‘nin nükleer silahlarının mevcut olduğuna değiniliyor. İncirlik‘te 90 adet B61 tipi taktik nükleer bombanın sığınaklarda muhafaza edildiği, daha önce yayınlanan ABD Hava Kuvvetleri Komutanlığı kaynaklı bilgileri içeren belgelerde de açıklanmıştı. Yani ülkemizde de nükleer bomba var, hatta bir başka ülkenin kontrolünde; komşu  halklar  için tehdit malzemesi olarak kullanılıyor.

ABD nükleer silahlar için yılda yaklaşık 35 milyar dolar harcıyor. Yetersiz beslenen insan sayısının 1 milyar, temiz suya ulaşamayan insan sayısının 1.3 milyar olduğu dünyada, yılda 800 milyar dolar silahlanmaya harcanıyor. Afrika‘da ise insanlar açlıktan ölüyor. Yani insanlığın refahı, eğitimi ve sağlığı için kullanılacak olan bu kaynak, hükümetlerin eliyle, silah lobilerine aktarılıyor, insanlığın üzerine de bomba olarak düşüyor.

Günümüzde üretilen nükleer silahlar Hiroşima‘nın 13 katını yaratabilecek güce sahip. Bugünkü nüfus yoğunluğu da göz önüne alındığında bu silahların kullanımı milyonlarca insanın ölümüne neden olabilir.

Nükleer silahların yanında nükleer maddeler çeşitli silahların yapımında da kullanılıyor. Vietnam‘da ABD tarafından Saruc gazı, Napalm bombaları ve kimyasal silahlar kullanıldı. Kitle imha silahları bulundurduğu gerekçesiyle Irak‘a saldıran ABD; Körfez Savaşı‘nda, Afganistan ile Irak‘ta kimyasal silahlar ve seyreltilmiş uranyum kullandı. İşgal sonucunda Afganistan‘da 10 bin; Irak‘ta ise 100 binden fazla sivil öldü.

Küresel güvenlik ve bölgesel istikrarı tehlikeye sokan bu tür adımlara karşı hükümeti uyarıyor, daha fazla nükleer silahların sokulmamasını, var olanların da derhal çıkarılmasını istiyoruz.

Nükleer gücün zararları sadece bombalarla sınırlı değildir; madalyonun diğer yüzünde ise nükleer santralların yarattığı tehlikeler bulunmaktadır. Çernobil‘de bugün hala santral kazasının etkileri sürmektedir. Karadeniz Bölgesi‘nde yaşanan kanser vakalarının kayıtlarının tutulmaması bu konuya karşı hükümetlerin kayıtsız tutumlarını sergiliyor.

Japonya‘da yaşanan son Fukuşima Nükleer Santral Kazası, riskin eski teknoloji ve insan hatası iddialarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde pazar bulmakta zorlanan nükleer lobi, kırk yıldır açılan tüm ihalelerde başarısız olmuşsa da bugün Türkiye‘yi hedef seçmiştir.

Rusya, Akkuyu‘da nükleer santral kurulmasına yönelik şirket kurma çalışmalarını tamamlamış; 5 Rus şirketinin ortak olduğu Akkuyu Nükleer Güç Santralı Elektrik Üretim Anonim Şirketi‘nin kuruluşunu 14 Aralık 2010 tarihi itibarıyla resmi olarak gerçekleştirmiştir. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu‘nun 1983 yılından beri yürürlükte olan Nükleer Tesislere Lisans Verilmesine İlişkin Tüzüğü‘ne göre kurulacak santral için 3 lisans alınması gerekmektedir. Bunlardan birincisi yer lisansıdır. Akkuyu‘da kurulacak olan santral, 42 yıl önce 1976 yılında verilmiş olan yer lisansına dayanmaktadır. Bu lisans kapsamında değerlendirilecek olan konuların başında, "bölgenin topografik, jeolojik, jeoteknik, hidrolojik, sismolojik ve meteorolojik özelliklerine ilişkin bilgi ve incelemelerin, seçilen yerin deprem, sel baskını, fırtına gibi doğal olaylar ve bu olayların ikincil etkileri yönünden değerlendirilmesine ilişkin bilgiler" yer almaktadır. 

 ABD tarafından Hiroşima‘ya yapılan nükleer saldırının yıldönümünde pahalı ve riskli bir enerjiye ihtiyacımız olmadığını bir kez daha kamuoyu ile paylaşıyoruz. AKP Hükümeti‘nin bu lobilere değil halkın sesine kulak vermesini ve ülkemizi herhangi bir nükleer maceradan uzak tutmasını istiyoruz. Yetkilileri yenilenebilir enerji kaynaklarını değerlendirmeye, ülkemizi nükleer batağından uzak tutmaya davet ediyoruz. Ne dünyada ne ülkemizde nükleer santral istemiyoruz.

Hiroşima ve Nagasaki kurbanlarını andığımız bugün, orada yüz binlerce insanın ölümüne ve canlı hayatın sona ermesine neden olan savaş ve nükleer gücün artık hayatımızda yeri olmadığını bir kez daha dile getiriyor, savaş ve nükleerden arınmış bir dünya istiyoruz. 

EMO Adana Şubesi 
17. Dönem Yönetim Kurulu
6 Ağustos 2018



EMO ADANA ŞUBE YÖNETİM KURULU BAŞKANI MEHMET MAK, ELEKTRİK KESİNTİLERİ VE KAYIP-KAÇAK KONUSUNDA DEĞERLENDİRMELERİ

13.11.2014
 


Çok Okunanlar


KAPASİTİF VE REAKTİF SİSTEMLERE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI SEMİNERİ

ADANA ELEKTRİK TEKNİSYENLERİ ESNAF VE SANATKARLAR ODASI`NDAN ŞUBEMİZ YÖNETİM KURULUNA ZİYARET

SEMİNER DUYURUSU: KAPASİTİF VE REAKTİF SİSTEMLERE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI

TMMOB ADANA İKK KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU YÜRÜTME KURULU TOPLANTISI ŞUBEMİZDE YAPILDI.

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI`MIZ KUTLU OLSUN.

Okunma Sayısı: 37


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri