MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

IX. ASANSÖR SEMPOZYUMU VE SERGİSİ BAŞLADI



 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi ile Makina Mühendisleri Odası (MMO) İzmir Şubesi’nin birlikte düzenlendiği IX. Asansör Sempozyumu ve Sergisi, 18 Ekim 2018 tarihinde başladı. “Tasarım ve Teknoloji” ana temasıyla yapılan sempozyum, 20 Ekim 2018 tarihine kadar Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde devam edecek. Açılış konuşmalarında, asansör sektöründe mühendis emeğinin büyütülmesi gerektiğine vurgu yapılırken, çok yüksek düzeydeki dışa bağımlılık sorununa karşı Ar-Ge ve teknoloji geliştirme çalışmalarının önemine işaret edildi.
 

  

"Tasarım ve Teknoloji" ana temasıyla düzenlenen "Asansör Sempozyumu ve Sergisi 2018" Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi`nde 18 Ekim 2018 tarihinde MMO İzmir Şubesi Ritim Topluluğu`nun gösterisi ve açılış konuşmalarıyla başladı.

İlk konuşmayı yapan MMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşartekin, asansör alanındaki teknolojik gelişmelere dikkat çekerek, asansörlerin yaşamı daha konforlu hale getirdiğine değindi. Sempozyumda 10 oturumda 30 bildiri sunulacağını kaydeden Yaşartekin, "Bu etkinlik ile ülkemizde sayısı 800 bini aşan asansörlere ilişkin, ilgili sektörde üretim ve üretim sonrası süreçlerde yaşanan sorunlar ve bunların çözüm önerileri ortaya konulacaktır" dedi.

EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Seçkin Uğurlu, konuşmasında ekonomik krize dikkat çekerek, son yıllarda Şubenin hemen hemen her etkinlikte üretim ekonomisine ve teknoloji geliştirmeye vurgu yaptığını anımsattı. Uğurlu şunları söyledi:

"Dünya genelinde bilimsel ve teknolojik gelişmelerde olağanüstü bir ivme yaşanırken, ülkemizde yerinde sayma, hatta bir gerileme dönemi yaşanıyor. Beyin göçünün de hızlandığı bu dönemde, yetişmiş insan gücümüze rağmen, ithal teknoloji ve ekipmanlara mahkum kaldığımız bir süreci yaşıyoruz. Uzun yıllardır izlenen noe-liberal ekonomi politikaları, meslektaşlarımızı teknoloji geliştirebilecekleri çalışma alanlarından uzaklaştırmıştır. Meslektaşlarımız, bir kısmı ülkemizde eğitim almış yurtdışındaki meslektaşlarımızın geliştirdiği ürünlerin kullanıcısı, montajcısı durumuna düşmüştür."

Sempozyumun ana temasının "teknoloji ve tasarım" olduğuna dikkat çeken Uğurlu, potansiyelin yüksek olmasına rağmen asansör alanında Ar-Ge çalışmalarında geri kalındığına işaret etti. Uğurlu, sektöre ilişkin şu bilgileri paylaştı:  

 "Özellikle hidrolik asansörlerde kullanılan hidrolik güç ünitelerinde dışa bağımlılık çok yüksek seviyelerdedir. İhracat rakamları da yerli ürünlerimiz ülke içinde olduğu gibi yurtdışında da ancak ucuz olduğu için tercih edildiğini göstermektedir. Gelişmiş ülkelere yönelik ihracatın gelişmesi için Ar-Ge çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bakanlığın verilerine göre; sektörün 132 milyon dolarlık ihracatına karşılık 289 milyon dolarlık ithalat yapılmaktadır. Asansörlere ülke olarak, montaj, belgelendirme hizmetleri, periyodik kontrol hizmetleri, aksam üretimi ve bakım hizmetleri de dahil olmak üzere ayırdığımız yıllık kaynak 500 milyon dolar seviyelerindedir. Net dış ticaret açığımızın 157 milyon dolar olduğu düşünülürse, dikey yapılaşmanın artmasıyla birlikte, açığın dolar bazında büyümeye devam edeceği ortadadır."

"Mühendis Odaklı Sektör"

Sektörde ancak "mühendis" emeğinin büyütülmesiyle, güvenli, teknolojik ve standartlara uygun üretim yapılabileceğini ifade eden Uğurlu, "Dünya pazarını elinde tutan çok uluslu şirketler ile rekabet etmek için, mühendis odaklı bir sektör yaratmak, teknolojik gelişimleri takip edip, Ar-Ge çalışmalarına önem vermek zorundayız" diye konuştu. Asansörlerin tasarımı, imalatı, işletme-bakım, kabul ve periyodik kontrol dahil olmak üzere elektrik mühendisliği hizmetine gereksinim olduğunu vurgulayan Uğurlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Bu süreçlerin tamamına elektrik mühendislerinin katılımı teknik zorunluluğun yanında, idari ve hukuki zorunluluk haline de getirilmelidir. Kullanım hatalarından ve harici müdahalelerden meydana gelebilecek tehlikelerin önlenmesi için asansörlerin yılda en az bir kere elektrik mühendisleri tarafından denetlenmesi gerekir. Bu kapsamda A tipi muayene kuruluşlarının asansör yıllık kontrollerinde elektrik mühendislerinin de katılması mutlaka sağlanmalıdır."

Asansör periyodik kontrolleri konusunda ülke genelinde ilk girişimlerin İzmir‘de başladığını hatırlatan Uğurlu, son yıllarda teleferik, telesiyej ve teleski tesislerinin de arttığını, EMO`nun bu tesislere İşletme Teknik Ruhsatı düzenlenmesi konusunda MMO ile birlikte Bakanlık tarafından yetkilendirildiğini, bu alanda hayati önemde olan denetimlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Asansör alanında kamusal denetimin önemine işaret eden Uğurlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Özellikle kırsal bölgelerde, küçük ilçelerde denetimsiz kalan asansörlerin de periyodik kontrol süreçlerine dahil olması ve bu alanda MMO`nun tek başına temsil etmek zorunda kaldığı kamusal denetim anlayışının güçlendirilmesi için Odamızın kurduğu A tipi muayene kuruluşu, EMO 46. Olağan Genel Kurul`da alınan bir kararla iptal edildi. 2 yıl önceki bu sempozyumun açılışında müjdesini verdiğimiz A tipi muayene kuruluşunu yeniden hayata geçirerek, bu kamusal denetim alanının kâr amaçlı şirketlere bütünüyle teslim edilmesine engel olma kararlığımızı sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Bugün asansörlerin periyodik kontrolü kâr kaygısıyla ağırlıklı olarak elektrik mühendisleri olmadan, tek disiplinle, eksik olarak yürütülmektedir. Kamunun can güvenliğin sağlanması, yalnız asansörlerin değil yürüyen merdivenleri, teleferik, telesiyejlerin de bütünüyle güvenli hale getirilmesi için meslektaşlarımızın üzerine düşen görevleri yerine getireceklerine olan inancımızı vurgulamak isterim. Piyasa kontrolü yerine mühendis öz yönetiminin, kamusal denetimleri üstleneceği bir dönem başlatmak, umuduyla meslektaşlarımızı her platformda göreve davet ediyoruz."  

"Yılda 50 Bin Asansör Kuruluyor"

MMO Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener ise konuşmasına, asansörlere ilişkin hizmetlerin yeterliliği Odalarca belgelendirilmiş mühendislerce yürütülmesinin önemine dikkat çekerek başladı. MMO`nun ülke genelinde Asansör Avan Proje hazırlama konusunda 10 bin 856, Asansör Uygulama konusunda ise 6 bin 325 üyesini belgelendirdiğini belirten Yener, asansör firmalarına yönelik son muayene, tasarım ve montaj kuralları, iş güvenliği, risk değerlendirmesi ve kalite yönetim sistemi eğitimleri de yaptıklarını kaydetti.

Yılda en az 50 bin asansörün kurulumunun yapıldığını aktaran Yener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tahminen 800 binin üzerinde asansörün işletme süreçlerinde gerçekleştirilen bakım ve onarımda kullanılan malzeme, cihaz ve ekipmanlarla birlikte sektör, yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ekonomik hacme sahip bulunmaktadır. Sektördeki yetkili firma sayısı yaklaşık 3 bin civarındadır. Sektörde istihdam edilen Makina Mühendisi sayısı ise birkaç bini aşmıştır. Diğer taraftan sektörde ithalat rakamları artmaktadır. Yürüyen merdivenlerin ise yüzde 85`ine yakını ithaldir. Dışa bağımlılığın daha da azaltılması için finansman, kalifiye işgücü ve Ar-Ge desteklerinin artırılması, sektörde sahip olunan bilgi ve birikimin ortak bir çaba ile uygulamaya ve katma değere dönüştürülerek yerli üretimin ve ürün kullanımının teşvik edilmesi gerekmektedir." 

MMO`nun bünyesindeki A tipi muayene kuruluşunda 278 mühendis ile hizmet verdiğini belirten Yener, "Odamızın yaptığı kontrollerde; 2012 yılında asansörlerin yüzde 79`u, 2013 yılında yüzde 63,30`u, 2014 yılında yüzde 52`si, 2015 yılında yüzde 41`i; 2016 yılında yüzde 40,2`si, 2017 yılında yüzde 22,5`i, 2018 yılı ilk sekiz ayı itibarıyla da yüzde 28`inin kullanımı sakıncalı bulunmuştur" bilgisini verdi.

"Satın Alma Gücü Erimeye Devam Ediyor" 

Konuşmasına kaçak elektriğe karşı verilen mücadelenin sembol ismi Hasan Balıkçı`yı ölüm yıldönümünde anarak başlayan EMO Yönetim Kurulu Başkanı Gazi İpek, şöyle devam etti:

"Derin bir ekonomik, siyasal ve toplumsal kriz yaşanmaktadır. Ortak öngörü krizin daha da derinleşeceğini göstermektedir. Ekonomi daralmakta, yatırımlar azalmakta ve enflasyon yüzde 50-60 seviyelerine ulaştı. Hükümetin gösterişli törenlerle açıkladığı enflasyonla mücadele programı, hayat pahalılığı altında ezilen yurttaşların yükünü hafifletecek, satın alma gücündeki erimeyi telafi edecek bir içerik taşımamaktadır."

AKP hükümetinin 16 yıldır tek başına uyguladığı neo-liberal politikalarla kamu kaynaklarını tasfiye ettiğine dikkat çekerek, "İktidar, bir yandan 100 yıllık Cumhuriyet düşmanlığı, bir yandan yerini sağlamlaştırmak ve gücünü pekiştirmek için uluslararası ve ulusal sermayeye verdikleri tavizlerle dışa bağımlılık artmış ve ülkemizi çıkmaz bir sokağa itmiştir" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" adı altında yeni bir siyasal rejime geçildiğini vurgulayan İpek, "Bu süreçte büyük bir ekonomik çöküş, otoriterleşen bir siyasal iktidar ile karşı karşıyayız. Ve en önemlisi de toplum derin bir kamplaşmaya itilmiştir. Bu kamplaşma ülkemizin içinde bulunduğu bu kriz ortamında en önemli sorun olmaya devam etmektedir" dedi. Türk Telekom‘un batağa sürüklendiğini, elektrik dağıtım firmalarının ise iflasın eşiğinde olduğunu belirten İpek, şöyle devam etti:

"Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sektörün borçlarının yeniden yapılandırılması için bankacılık sektörü ile görüşmeler yürütmektedir. Bankacılık sektörüne, maliyet bazlı fiyat politikası izleneceği, döviz kuru farklılıklarının ve enflasyondan gelen maliyetlerin fiyatlara yansıtılacağı yönünde güvence verilmektedir. Bu garantilerin, sektörü kurtarıp kurtarmayacağı bilinemez ama bilinen bir şey var ki Hazine ve Maliye Bakanının aksi söylemine ve yerel seçim gündeminin sıkıştırmasına rağmen önümüzdeki günlerde yurttaşların sırtına binecek yeni zam haberleriyle uyanmaya devam edeceğiz."

Özelleştirme ve piyasalaştırma uygulamalarının tarihçesine ilişkin bilgiler veren İpek, katılımcıları elektrik ve doğalgaz zamlarına ilişkin de bilgilendirdi. EMO 46. Dönem Yönetim Kurulu`nun görevini yerine getirirken, demokrasiden, emekten ve halktan yana bir tavır alacağını vurgulayan İpek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Mesleğimizin ve meslektaşlarımızın sorunlarını ülkemizin sorunlarından ayrı tutmadan; toplumdaki her türlü ayrımcılığa, ırkçılığa ve eşitsizliğe karşı temel insan haklarından, barıştan ve uzlaşıdan yana olacağız. Türkiye`nin en temel sorunlarından olan Kürt sorununa ilişkin olarak demokratik çözüm ve barıştan yana duracağız. Kadına ve çocuklara yönelik şiddet, kadın cinayetleri, taciz, tecavüz, istismara karşı toplumsal, hukuki ve demokratik her türlü mücadele alanında var olacağız. Kadın üyelerimizin mesleklerini icra ederken karşılaştıkları cinsiyet ayrımcılığına karşı gerekli önlemleri geliştirip yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kamu kaynaklarının, kentlerimizin ve yaşam alanlarımızın, doğanın, tarihin ve toplumsal değerlerimizin sermayenin çıkarları yönünde yağmalanmasının karşısında olacağız."

Son dönemde gündeme getirilen emek ve meslek örgütlerine yönelik düzenleme girişimlerini toplumsal muhalefeti tasfiye etme girişimi olarak değerlendiren İpek, "Ancak bilinmelidir ki ülkemize, Anayasal demokratik kazanımlarımıza, emeğimize, mesleklerimize, meslek alanlarımıza ve meslek örgütlerimize sahip çıkmaya devam edecek, baskılar karşısında boyun eğmeyecek, hukukun üstünlüğü ve geleceğimiz için mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu.

EMO`nun Hukuki Girişimleri

Asansör alanında kamusal denetimin zorunlu olması gerektiğine işaret eden İpek, EMO`nun bu alandaki mücadelesini şu ifadelerle anlattı:

"Mühendislik alanlarındaki denetimsizlik hem hizmet üretimini gerçekleştirenlerin hem de üretilen hizmetten yararlanan insanların can ve mal güvenliklerinin tehlikeye atılması anlamına gelmektedir. Ancak bu süreç de mühendisleri dışlayan şirketleşmelere açılmıştır. Hem meslek alanımızı daraltan ve vatandaşın elektrik mühendisliği hizmeti almamış asansörleri kullanma zorunluluğu ile karşı karşıya bırakılması kabul edilebilir değildir. EMO`nun buna karşı yürüttüğü hukuki süreç sonucunda asansör alanının elektrik ve elektronik mühendislerinin de iş alanı olduğu kabul edilmek zorunda kalınmıştır. Bu kez de 2015 yılında çıkarılan yönetmelik yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde mühendisleri dışlayan bir içerikle hazırlanmıştır. EMO`nun açtığı dava sonucunda bu yönetmelik esası bir yana yetki yönünden bile hukuka uygun olmadığı için yargı tarafından iptal edilmiştir.

4 Mayıs 2018 tarihli 30411 sayılı Asansör Periyodik Kontrol yönetmeliği aynı hukuka aykırılıkları içermekte olup asansör kontrollerinde elektrik mühendislerinin zorunlu tutulmamış olması mevzuata aykırılık oluşturmaktadır. Mevcut yargı kararlarına aykırı düzenlemeler yeniden gündeme gelmiş olup odamız ısrarlı bir şekilde sürecin hukuki takibini yapmaya devam etmektedir.  Yine 1 Ekim 2017`de yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği`nde de asansör uygulama projelerinin elektrik mühendisi veya elektrik-elektronik mühendisi ve makina mühendisince birlikte hazırlanması öngörülürken, elektronik mühendisleri bu sürecin dışında bırakılmıştır. EMO, yıllardır bu alanda hizmet veren elektronik mühendisi meslektaşlarımızın projelerde sorun yaşamasına neden olan söz konusu yönetmelik maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açmıştır."

"Sınav Zorunluluğu Kaldırılmalı"

Asansör uygulama projesi hazırlamak üzere eğitim alan üyelere yönelik sınav zorunluğunun kaldırılmasını isteyen İpek, yargı kararlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Danıştay İdari Dava daireleri Kurulu`nun 29.01.2018 tarih 2015/3505, 2018/122 e. Sayılı kararında mühendisler açısından meslek örgütleri tarafından meslek için eğitim verilmesinin gerekli ve zorunlu olduğu değerlendirmesi ile birlikte, var olan mevzuatta mesleki faaliyet yürütme ve sürdürmenin koşulları arasında sınav veya sınav benzeri ölçme değerlendirmelerin yer almadığına dair değerlendirmede bulunmuştur. Yargının da genel olarak eğilimi sınav ve sınavda başarının meslek içi eğitim sürecinin tamamlanmasının zorunlu koşulu sayılamayacağıdır." 

EMO`nun 46. Olağan Genel Kurulu`nda A tipi muayene kuruluş ve personel belgelendirme kuruluşunun iptal edildiğini hatırlatan İpek, konuşması şöyle tamamladı:

"Meslek odaları toplumun hak ve çıkarlarının korunması noktasında büyük görevler üstlenen ve bu görevlerini yerine getirirken kamu yararı için hiçbir ticari kaygı taşımadan hareket etmesi gereken kurumlardır. Dolayısıyla özelleştirme ve serbestleştirme politikalarının bir getirisi olan özel denetim sistemine karşı tüm gücüyle mücadele etmesi gerekirken, tersine bu sistemin parçası olmaları ve kendi üyesinin rakibiymişçesine iş ve işlemlerde bulunmalarını doğru bulmuyoruz. Elektrik Mühendisleri Odası, asansör de içinde olmak üzere tüm mesleki alanlarımızda üyelerimizin özlük haklarının geliştirilmesi ve kamusal yararlar doğrultusunda çalışmalarına devam edecektir. Odalarımız elbirliğiyle Asansör periyodik denetimlerinde, elektrik ve mekanik denetimlerinin makina ve elektrik mühendislerinin birlikte yapması konusunda hukuki mücadeleyi birlikte yürütmeliyiz."

"Kriz Yaratan Politikalarla Kriz Aşılamaz"

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz da, ekonomik krizin tüm hayatı olumsuz etkilediğini, yüksek enflasyon, artan işsizlik, iflas eden şirketler, durma noktasına gelen yatırımlar nedeniyle ekonominin durma noktasına sürüklendiğini kaydetti. Yeni Ekonomi Programın emekçiler ve geniş halk kesimleri için daha fazla yoksullaşma ve hak kaybı vaat ettiğini anlatan Koramaz, şunları söyledi:

"Emek karşıtı bu program ücretlerin enflasyonun daha altında artmasını öngörmektedir; işgücü piyasasının esnekleştirilerek güvenceli istihdamın ortadan kaldırılmasını hedeflemektedir; sosyal güvenlik şemsiyesinin daha da daraltarak bireyleri özel sosyal güvenlik ve emeklilik programlarına yönlendirmektedir; kıdem tazminatını fona dönüştürerek işçilerin kazanılmış haklarını gasp etmek istemektedir. Tüm bu hedeflere bir bütün olarak bakıldığında aslında bu programın IMF`nin dayattığı bir kriz programı olduğu görülmektedir. Neoliberal politikaların yarattığı krizi neoliberal çözümlerle aşmak mümkün değildir."

Krizden çıkış yolunun meslektaşlarımızın hizmet ürettiği üretim alanlarından geçtiğini, en azından ihtiyacını kendi üretemeyen bir ülkenin kalkınamayacağını vurgulayan Koramaz, "Mesleğe ve odalarımıza sahip çıkmak aynı zamanda ülkenin geleceğine de sahip çıkmaktır. Üreten, kalkınan bir ülke için sanayici, mühendis, mimar, doktor kısaca tüm üreten kesimlerin işbirlikleri geliştirmesi, sorunlara toplum yararına çözümler bulunması için birlikte çaba sarf etmesi gereklidir" diye konuştu.

Asansör tasarımı, projelendirilmesi, montajı, periyodik kontrolünün elektrik ve makine mühendisliği disiplinlerinin çalışma alanına girdiğine işaret eden Koramaz, periyodik kontrollerin kamusal anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Kamusal denetim kamusal kurumların işidir. Örneğin Türkiye`de şirket anlayışı için kâr odaklı olarak araç muayene işlerini üstlenen TÜV, aslında Almanya`daki teknik odaların oluşturduğu bir yapılanmadır. Almanya`da meslek odası, Türkiye ise şirkettirler. Yıllar önce kamu denetimini yurtdışından almak zorunda kalmamak için ülkemizde de akreditasyon kurumu oluşturulması için TMMOB`un yoğun çabaları oldu. Bugünkü TÜRKAK bu çabaların ürünüdür ve TMMOB`un desteğiyle kurulmuştur."

Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesinin kesilmesiyle açılış oturumu tamamlandı.



TRT- TRT HABER

07.11.2018
 


Çok Okunanlar


IX. ASANSÖR SEMPOZYUMU VE SERGİSİ BAŞLADI

EMO YÖNETİM KURULU ÜYESİ KÜBÜLAY ÖZBEK’İN DEĞERLENDİRMELERİ TRT HABER’DE DUYURULDU

HASAN BALIKÇI’NIN MÜCADELESİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR

EMO KOMİSYON TOPLANTILARI

`IX. ASANSÖR SEMPOZYUMU VE SERGİSİ` BAŞLIYOR

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ÇÖZÜMLER VE ÖNLEMLER

HASAN BALIKÇI’NIN MÜCADELESİ YOLUMUZU AYDINLATIYOR

CUMHURİYET BAYRAMI’NI KUTLUYORUZ

MÜHENDİSLİK-MİMARLIK HAFTASI BAŞLADI

TRT- TRT HABER

Okunma Sayısı: 144


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri