MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

TOPLUMSAL MÜCADELEDE MESLEK ODALARI SÖYLEŞİSİ DÜZENLENDİ



 
EMO Ankara Şubesi Lokali’nde her ayın son Perşembe günü düzenlenen “Lokal Söyleşileri” etkinliği kapsamında 27 Aralık 2018 Perşembe günü “Toplumsal Mücadelede Meslek Odaları” söyleşisi düzenlendi. 26 Aralık 1954 yılında kurulan EMO’nun kuruluş yıldönümüne denk gelen söyleşiye TMMOB eski Başkanlarından Kaya Güvenç ve EMO 36.,37.Dönem Başkanlığını yapan Ali Yiğit konuşmacı olarak katıldı.
 

 Etkinliğin açılışını EMO Ankara Şubesi Yönetim Kurulu başkanı Ömürhan Soysal yaptı. Soysal, "Meslek odamızın kuruluş tarihinde, meslek odamızı ve onun üst birliğini tartışalım dedik, o yüzden iki değerli konuşmacımız var. Bize TMMOB ve EMO`nun 1954`ten bu yana toplumsal mücadele içindeki yerini anlatacaklar. Kendilerine tekrar teşekkür ediyorum" dedi.

 

Söyleşide ilk söz alan Kaya Güvenç, esas itibariyle EMO`nun kuruluş dönemini anlatacağını belirterek, "TMMOB tarihinde 1970 dönemini anlatacağım çünkü 70`ler bir kırılma dönemi, sanki aynı örgüt değilmiş gibi farklılıklar geldi. Bu farklılığın oluşmasında oda olarak çok kritik rol oynayan üç ya da dört oda var, İMO, EMO ve Mimarlar Odası sonra eklenen KMO.

Her meslek örgütünün kendine göre hakları vardır. Mesleğin meşruiyetini sağlamak üye haklarını korumak bütün bunlar her örgütün yaptığı şeydir. 1970`lerde TMMOB da hemen hemen aynı durumda mühendis mimar sayısı az, Türkiye`nin kapitalistleştiği, bir dönem, egemen sınıfların mühendis mimara ihtiyacı var. Dolayısıyla bir takım ayrıcalıklar tanınıyor, çıkarılan kararnamelerle farklı statüler veriliyor, çalışanların büyük çoğunluğu kamuda olmasına rağmen statüleri farklıdır. Yeni işe başlayanlar vali ücretleriyle falan eş değerde maaş alır, bu yönetimlerin de doğal olarak devletle ve iktidarla çok yakın ilişki içinde hakların ilerletilmesini sağlıyor. Dolayısıyla oda yöneticileri de olayı hep böyle görmüş ve sanmış ki hep böyle devam edecek. Hatta bir dönemin yazışmalarında  bir mitingle ilgili oda başkanı diyor ki bu nedir? Biz zaten mesleğimiz gereği kamu hizmeti yapıyoruz, bizim yaptığımız iş kamu yararı demektir. Böylesine bir anlayış var. Tarih bunun böyle olmadığını gösterdi 10 yıl sonra olay değişti. Türkiye`de kalkınma olarak nitelenen olayın temeli emperyalizme bağımlılıktır. Siz buna bağlıysanız bilimi teknolojiyi geliştiremezsiniz. Özel okullar mühendis, mimar yüksek okulları açılacak, nicelik itibariyle mühendis ve mimarı tatmin edecek noktaya gelemiyorsunuz. Diğer yandan özel sektör yatırım yapıyor, dolayısıyla iş gücüne ihtiyacı var, o da nedir mühendis, mimar.  Özel sektörde çalışan mühendis, mimar sayısı artıyor, kamudaki ayrıcalıklar kaldırılıyor ve bu kriz ortamı, Türkiye ve Dünya koşullarıyla bir araya gelince meslektaşlarımızda bir farkındalık yarattı, emekçi olduğunun farkına varma ve sorunları bu düzlemde ele alma gibi. Artık hakların elde edilmesi ve geliştirilmesi için iktisadi ve siyasi mücadele verilmesi gerçekliği ortaya çıkar ve birliğimiz ve bağlı odalar da bu durumdan etkilenir." dedi. Konuşmasında eski EMO dergilerinden de örnekler veren Güvenç, 1970`lerdeki yöneticilerin dünyaya sosyalizm çerçevesinden baktıklarını ve "Bilimin ve tekniğin halkın yararına kullanılması" şiarının bu dönemlerde oluştuğunu söyledi. TMMOB ana anlayışının da bu dönemde şekillendiğini belirtti.

Güvenç`in ardından söz alan EMO eski başkanlarından Ali Yiğit "TMMOB`nin ortaya çıkışı 1950`de Demokrat Parti`nin iktidara gelmesiyle birlikte, ABD politikalarının uygulandığı yıllar olarak düşünürsek toplumun yukardan aşağıya örgütlenmeye çalışıldığı yıllardır. TMMOB bu açıdan önemli bir örgüttür ve 1960 yıllarının ortalarına kadar yöneticilerinin hepsi kamuda önemli bürokratlardır. 1961 de Türkiye`de ihtilalin devamı niteliğinde özgürlükçü anayasa ile karşılaşıldığı bir süreç yaşandı ve bu Türkiye`deki dönüşüm sürecinin de başlangıcı oldu. Aydınlanma dönemi başladı. Toplumun her kesiminde ciddi bir devrimci kalkışmanın başladığı süreçtir. Bu süreç sonunda TMMOB 18. Genel kurulunda bir dönüşüme imza atıyor. Artık eski yönetimler sona eriyor. Bu yönetimle birlikte TMMOB artık toplumun bütün kesimlerinin sözcüsü konumunda olan bir örgüt oluyor. Bu örgütle birlikte teknik elemanların grevli toplu sözleşmeli sendikal hakkı gündeme geliyor ve belli örgütlenmeler oluyor. Bu dönemin devamı niteliğinde ilk büyük eylemi gerçekleşiyor 19 eylül 1979 Türkiye genelinde iş bırakılıyor, Türkiye`de hayat duruyor. Toplumdaki bu değişiklik, kapitalizmin yaşadığı kriz  ile birlikte 12 Eylül 1980 darbesi gerçekleşti, Türkiye`de her şey stop edildi. Tüm toplumsal muhalefet kesimleri bir şekilde cezalandırıldı. TMMOB yöneticileri de bunun dışında kalmadı. Türkiye`de 4-5 yıllık suskunluk döneminin ardından 1980`lerin ortalarında 1980`lerde üniversiteye giren kuşağın yönetimlere geldiği bir dönem yaşandı. 1980-1985 yılları arasında para yok, baskı altında odaları açık tutmayı başardıkları için kutlamak gerekiyor. Ben öğrenciyken ve yöneticiyken bu lokalde zaman zaman üye sayısından fazla sivil oluyordu. 1980 ile birlikte Türkiye`de yeniden liberalizm ve kamuculuğun tartışıldığı dönemde bu kuşak ciddi bir fikri mücadele gerçekleştirdi. Bu salt özelleştirme karşıtlığının ötesinde mesleki sayının da artması ile işsizlik ve istihdam sorunları da ortaya çıktı. Daha önce kamunun yatırımcı tarafı ağır bastığından kamu okul gibiydi, kamu bu işleri bırakınca öğretici tarafı ortadan kalktı. Tıpkı 1970`lerdeki tartışmalar gibi kamuda sendikalaşma tartışmaları başladı bunun üzerine 1990`ların başında eğitim alanında başlayıp enerji alanında devam eden hızlı bir sendikalaşma süreci yaşandı. O süreçte de yine EMO onların yine fikri danışma merkeziydi. EMO tarihi aslında toplumla iç içe gelmiş, toplumsal sorunlara bir şekilde hep müdahil olmaya başlamıştır. 1990-2000 döneminde TMMOB Türkiye`deki politik işlere daha fazla taraf olmaya başladı. Ama hızlı bir şekilde mesleki faaliyetlerle de aktif bir biçimde ilgilendi. 2002-2005`e kadar sürdükten sonra TMMOB topluluğunda bir statükoculuk egemen hale geldi. Bu bulundukları kurumu koruma güdüsünün egemen olduğu bir figür ortaya çıktı. Şunu anlatmaya çalışıyorum, o zaman ekip olabilme ve birlikte mücadele edebilme duygusu daha fazlaydı." diye konuştu.

TMMOB`un  son on yıllık dönemdeki çalışmalarından da bahseden Yiğit, "2000`lerden sonra TMMOB çok önemli işler de yaptı mesela Türkiye`de Demokrasi Kurultayı, 2002 krizinde bir emek programı çıkardı, 1990 ile 2004 arasına damgasını vuracak olaylara baktığımızda bir Özelleştirme karşıtı platform, EMO da çıkan ve sekretaryasının EMO tarafından yürütüldüğü platform, oldukça başarılı ve kapsamlı işler çıkardı. 1997`de Kamu Girişimciliği Sempozyumu düzenlendi 3 gün, 50 oturum, uluslar arası katılımcıların olduğu güzel bir sempozyumdu ve buradan çıkan ürünler yayınlandı. Nükleer karşıtı platform sekretaryasının EMO tarafından yürütülmesi ve yürütülen mücadele. O dönemlerde tüm TV kanalları, basın, radyolar bir konu tartışılacaksa mutlaka bizim odalardan bir konuk çağırırlardı. Bugün herhalde TV`lere üste para versek yer bulamıyoruz, Türkiye bir tarafıyla hızlı bir şekilde tek adamlık yolunda ilerlerken, toplumun her kesimine de tekrar gözdağı veriliyor. Elbette örgütler bir biçimde kendi dinamikleri üzerinden bir değişimi başlatabilir. 1990`ların üçüncü yarısı ve 2003`e kadar yetkin mühendislik tartışmaları yapıldı. Aslında çok bilinmiyordu, bununla ilgili işin aslının ne olduğu tartışmaları biraz uzun sürdü, yine 2006`dan sonra aktif bir mücadele başladı yetkin mühendisliğe karşı. Bu tartışmalar da TMMOB tarihi açısından oldukça önemlidir. EMO 2018`e kadar bunları hep tartıştı, akreditasyon, sertifikasyon vb. Bugün Türkiye`deki fazla mühendis mimarın olduğu bir ortamda, istihdam sıkıntısının olduğu bir ortamda, egemenler mesleki yeterlilik kurumu vs. gibi işlerle bir takım düzenlemeler yapmaya çalıştı. Bu tartışmalar önümüzdeki dönemlere damga vuracaktır ancak hem dünya ekonomisindeki daralma hem Türkiye ekonomisinin ortamı egemenler ucuz işgücü yöntemini bulmaya çalışacaktır. Ancak tarihi teslim olanlar değil direnenler yazar bu tür şeylere karşı mücadele etmek için kararlılığımızı sürdüreceğimize inanıyorum. TMMOB`un bu mücadeleci tarafının halen ağır bastığını mücadele edeceğini düşünüyorum." dedi.

Söyleşi soru ve cevaplarla devam etti. Sor ve cevapların ardından EMO‘nun 64. yaşı nedeniyle yaş günü pastası kesildi.



ELEKTRONİKTE ARIZA BULMA TEKNİKLERİ KONULU WEBİNAR DÜZENLENDİ

26.06.2019
 


Çok Okunanlar


WEBİNAR: ELEKTRONİKTE ARIZA BULMA TEKNİKLERİ

ORTA GERİLİM PANO TİPLERİ, TİP TESTLER, STANDARTLAR KONULU WEBİNAR DÜZENLENDİ

KEŞİF, METRAJ, HAKEDİŞ VE KESİN HESAP KONULU WEBİNAR DÜZENLENDİ

GENÇ MÜHENDİSLER PİKNİKTE BULUŞTU

TS 8737 YAPI RUHSATI STANDARDININ YÜRÜTMESİ DURDURULDU

YG TESİSLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİ KONULU WEBİNAR DÜZENLENDİ

EMO ANKARA ŞUBESİNDEN ODTÜ SAVUNULMALIDIR DİRENİŞİNE DESTEK ZİYARETİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ BİTİRME PROJELERİ SERGİSİ VE ÖDÜL TÖRENİNE KATILDIK

YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMLERİ PARATONERLER KONULU WEBİNAR DÜZENLENDİ

SMM ÜYELERİMİZLE TEST ÖLÇÜM ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ TOPLANTISI DÜZENLENDİ

Okunma Sayısı: 112


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2019 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri