MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ELEKTRIK KULLANIMI "LÜKS TÜKETIM" HALINE GETIRILMIŞKEN ENERJIDEKI KAYIP KAÇAKLARIN SORUMLULUĞU SADECE VATANDAŞLARA YÜKLENEMEZ


BASIN AÇIKLAMASI

 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 'nın yıllardır anlatmaya çalıştığı gibi, elektrik fiyatlarının ülkemizde ne denli yüksek olduğu nedenleriyle birlikte artık kamuoyuna da yansımıştır. Son 20 yıllık yanlış enerji politikaları ve ülkemizin kaynaklarının peşkeş çekilmesi sonucu elektrik kullanımı lüks tüketim haline gelmiştir.
 


Fiyatların yüksekliğindeki bir etken de enerjideki kayıp ve kaçaklardır. Enerji Bakanlığı son bir yıldır kayıp ve kaçakları azaltmak için pekçok önlemi yürürlüğe koyduğunu açıklamaktadır; ancak medyaya yansıyan bu önlemler gerçeklerin bir kısmını gizlemektedir. Kayıp ve kaçaklardan sadece vatandaşlar sorumlu tutulmakta, TEDAŞ görevlileriyle vatandaşlar arasındaki kovalamaca görüntüleri medyaya yansımakta, kaçaklar cezalandırılacak derken faturasını yatıran dürüst vatandaş bedeli ödemektedir.
EMO olarak uzun yıllardan beri enerjideki kayıp ve kaçakların giderilmesi gerektiğini belirtmekteyiz. Ancak asıl sorumluların gizlenerek tek tek insanların suçlanmasına da karşıyız.



  • Elektrik fiyatlarının aşırı artışı sonucu kaçak elektrik kullanım artmıştır ancak vatandaşların kullandığı elektriğin fiyatı ucuzlamamakta, onlar da yasadışı yollara sapmayı meşru görmektedirler. Özellikle Doğu ve Güneydoğu illerimizde yaşayan vatandaşlarımız suçlu gibi gösterilmektedir. Bu bölgeler kişi başına düşen milli gelir açısından da en yoksul illerimizdir. Yoksulluktan kaynaklanan sorunların sözü bile edilmemekte, vatandaşlarımız kamuoyuna "hırsız" olarak yansıtılmaktadır.

  • Kaçaklar sadece hanelerden kaynaklanıyormuş gibi gösterilmekte, ticarethane ve sanayideki kaçaklar gizlenmektedir.
  • EPDK'nın açıklamalarına göre bölgelere göre tarife kullanılmaya başlanacak, kaçak kullanımın olduğu bölgeler daha fazla fiyat ödeyecektir. Oysa bu uygulamanın bedeli de yine faturasını yatıran dürüst tüketiciye ödetilecektir.

  • Elektrikte kayıp kaçağın önüne geçmek için vatandaşlar ihbarcılığa yönlendirilmektedir ancak İstanbul başta olmak üzere Batı'daki iller çok daha yüklü faturalarla karşılaşacaklardır. Sürekli sorumlu olarak gösterilen Doğu illerinin Türkiye'deki toplam tüketimden aldığı pay çok düşük iken, İstanbul, İzmir, Bursa, Ankara, Kocaeli gibi metropollerde tüketimin yüzde 47'si gerçekleşmektedir. Buralarda kaçak kullanım düşük gibi görülmektedir, oysa tüketilen elektrik ile karşılığı alınamayan elektrik oranlandığında rakamlar ortaya çıkmaktadır. İstanbul'daki kayıp kaçak oranı gayrı resmi verilere göre yüzde 40'tır. Tüketimde konutların payı yüzde 23, sanayinin ise yüzde 40'tır. Diyarbakır'da ise konutların payı yüzde 12, sanayinin payı yüzde 8'dir.
    TEAŞ'ın Yİ ve YİD projeleriyle özel santrallara verdiği imtiyazların sonucunda artan elektrik fiyatları yüzünden zor durumda kalan halkımız, EPDK'nın açıkladığı "bölgesel tarifeyle" bir darbe daha yiyecektir.

  • Dağıtım şebekeleri bakımsız durumdadır. Tüm uyarılarımıza karşın yıllardır iyileştirmeye gidilmemiş, ülkenin elektrik altyapısı kendi haline bırakılmıştır. Kamusal denetim doğru dürüst yapılmamıştır.

  • Elektrik altyapısındaki sorunlar, iletim ve dağıtımdan kaynaklanan kayıplar sözkonusu edilmemekte, ancak kayıp-kaçakta çok önemli payı bulunan ve gerçek enerji kaybı olan "kayıp" bacağı ise göz ardı edilmektedir. Dağıtım şebekesine verilen enerji ile satılan enerji arasındaki fark "kayıp-kaçak" olarak isimlendirilmektedir. Gerçekte kayıp ve kaçak birbirinden tamamen farklı kavramlardır, ayrı ayrı tesbit edilemediklerinden bir arada anılmaktadırlar. "Kayıp", esas olarak hat ve trafo kayıplarıdır. Hat kayıpları bunun en önemli kısmını oluşturur. Kısaca kayıp enerji, toprağı ve havayı ısıtan faydalanılmayan enerjidir. Öte yandan "kaçak", bedeli tüketicisi tarafından ödenmeden kullanılan enerjidir; başka bir ifade ile yararlanılan, ancak bedeli diğer aboneler tarafından ödenen enerjidir. Elbette kaçağın yüzde yüz oranında önlenmesi için her türlü tedbir alınmalıdır. Ancak, göz ardı edilen "kayıp", ekonomimiz açısından çok önemlidir ve acilen makul değerlere indirilmelidir.

  • Kayıp-kaçak payı, mesken ve ticarethanelerde tüketilen enerjinin tüketimdeki payı arttıkça çoğalmakta, bunun yanı sıra sanayinin tüketimdeki payı arttıkça azalmaktadır. Belirtilen özellik, sanayinin büyük bir çoğunlukla orta gerilim (OG) şebekesinden beslenmesinden, mesken ve ticarethanelerin ise alçak gerilim (AG) abonesi olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu, AG şebekesinin kayıpları ve AG abonelerinde kaçak imkanı ve ihtimali çok daha fazla olduğundan beklenen bir sonuçtur.

    Kayıp kaçakları önlemenin yolu bölgesel tarife uygulamak, vatandaşları ihbarcılığa özendirmek, yoksulluğun nedenlerini ortadan kaldırmadan tek tek insanları ya da bir bölge halkını hırsız olarak suçlamak değildir. Aşağıda verdiğimiz ekte önerilerimiz sıralanmaktadır.

    ELEKTRIK MÜHENDİSLERİ ODASI YÖNETIM KURULU
    25 Eylül 2002



    Kayıp-Kaçaklarla İlgili Bilgiler ve Önlemler
    Ülkemizde 2000 yılında dağıtım şebekemizdeki kayıp-kaçak elektrik enerjisi miktarı 20 573 500 MWh olmuştur, bu değer elektrik dağıtım şebekemize verdiğimiz enerjinin %17.3'üdür, tükettiğimiz enerjinin ise %20.9'udur. Bu değer gelişmiş ülkelerde %6'lar derecesindedir. 2000 yılında ülkemizde de bu değer sağlanmış olsa idi, yaklaşık 13 500 000 MWh'lik enerji israf edilmeyecek idi. Belirtilen enerji, toplam 2 200 MW gücündeki santralın yıllık üretimine eşittir ve enerjinin satış fiyatı üzerinden karşılığı 1100 000 000 $'dır.
    İllerimiz, kayıp-kaçak oranı, tüketimin sektörel dağılımı, (mesken + ticarethane + resmi daire) de tüketilen enerjinin sanayide tüketilene oranı, kişi başına tüketilen elektrik enerjisi tüketimi, bakımından 3 ana grupta toplanmaktadır.
    Bunlar;
    Kayıp-kaçak Oranları Batı Ülkeleri Seviyesinde Olanlar
    Bilecik, Zonguldak, Kocaeli, Yalova, Kırklareli, Tekirdağ, Bursa ve Hatay illerimizden oluşan bu grupta kayıp-kaçak oranı % 7.9'dur.
    Kayıp-kaçak Oranları Türkiye Ortalamasının Çok Üstünde Olanlar
    Bu grubun ortak özelliği kayıp-kaçağın Türkiye ortalamasının çok üstünde olması (%59,6) ve elektrik enerjisi tüketiminde sanayinin payının küçük olmasıdır, ( 17,6 ). Ancak diğer kriterler bakımından üç alt grup görülmektedir;
    Diyarbakır, Hakkari, Muş, Van, Iğdır, Ardahan, Bitlis, Bingöl ve Ağrı illerinden oluşan bu alt grupta (mesken + ticarethane + resmi daire) / sanayide tüketilen enerji oranı yüksektir, (5.2 ).
    Batman, Kars, Siirt ve Mardin'oluşan bu alt grupta (mesken + ticarethane + resmi daire) / sanayide tüketilen enerji oranı ortadır, (1.1).
    Tarımsal sulama tüketim payı yüksek ( % 33 ) olan Ş.Urfa ayrı bir alt grup oluşturmaktadır.
    Türkiye'yi Yansıtan Grup
    Yukarıda belitilenlerin dışındaki illerimizin ağırlıklı ortalaması Türkiye'yi yansıtmaktadır. Bu grupta ortalama değerler Türkiye ortalamasına çok yakındır.
    Ancak toplam tüketimimizdeki payı %18 olan Istanbul'dan elde edilen verilerden aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir;
    Tüm sektörlerde kaçağa rastlanmaktadır. Ancak, tesbit edilen kaçak enerji miktarının % 49'u ticarethanelerde, % 47,5'i meskenlerdedir, % 2' si ise sanayidedir. Kaçak, büyük çoğunlukla, sayaç ve ölçü devresinde yapılan hileler ve enerjinin sayaçtan geçirilmemesi suretiyle yapılmaktadır. Kaçağın %65'i abone olmuş tüketiciler tarafından gerçekleştirilmiştir. Tespit edilen kaçak enerji Istanbul'un yılılk tüketiminin %1'i mertebesindedir, bu oran yıllar içinde önemli bir değişiklik göstermemektedir. Kaçak oranında Anadolu ve Avrupa yakası arasında önemli bir fark yoktur,.

    Kaçağa İlişkin Öneriler
    Kofradan sayaç dolabı çıkışına kadar, var ise buatlar ve sayaç dolabı dahil, tüm tesisat mühürlenmelidir.
    Taklit edilmesi zor olan mühürler kullanılmalıdır.
    Sayaçlar mühürlü sayaç dolaplarının içinde olmalıdır.
    Sayaç öncesindeki kolon koruyucuları, var ise, kaldırılmalıdır, kolon koruyucuları sadece sayaç sonrasına konulmalıdır.
    Kofralarda ve sayaç dolaplarındaki koruyucular, mandalları dışarıda olan kompakt şalterler ve / veya anahtarlı otomatik sigortalar olmalıdır.
    Tüketimindeki ani düşüşü süreklilik kazanan aboneler incelenmelidir.
    Hatalı ölçtüğünden şüphe edilen sayaçlar kalibre edilmeli, gerekirse değiştirilmelidir.
    Abonelik işlemleri kolaylaştırılarak tüm tüketicilerin abone olması ve kayıt altına alınması yönünde çabalar gösterilmelidir,
    Tüm trafo postalarına çekilen toplam enerjiyi ölçecek sayaçlar konulmalı ve aboneler beslendikleri trafo postası ve besleme hattı bazında gruplandırılarak, tahakkuk eden toplam enerjiyle, çekilen enerji mukayese edilmelidir. Ortalama kaybın üzerinde fark olan trafolarda sözkonusu işlem besleme hattı bazında tekrarlanarak kaçak enerji kullanan abonelerin tespitine gidilmelidir.
    Kanun ve yönetmeliklere, kaçak enerji kullananlara geriye dönük ve ağır enerji tahakkuku ve ekonomik cezalar getiren maddeler konulmalıdır. Ancak burada, kötü niyetli komşusunun veya görevlinin, yaramaz bir çocuğun, arızalanan sayaç ve ölçü trafosunun ve benzerlerinin mağdurlarının yaratılmaması için, bilerek gerçekten kaçak işlemini gerçekleştirmiş abonelerin cezalandırılmasını sağlayacak ince çizgiye özen gösterilmelidir.
    Bu önerilerimizden iç tesisata yönelik olan önlemler, yeni tesislerde uygulanmalı, eski tesislerde ise zaman içinde gerçekleştirilmelidir. Mühürleme işlemi hemen uygulanmalıdır.

    Kaybı Azaltacak Önlemler
    Bir şebekede, abonelerdeki gerilim nominal değerden düşük ise o şebekedeki kayıp kabul edilebilir değerin üstündedir. Ülkemizdeki dağıtım trafoları büyük bir çoğunlukla %5 üst kademede çalıştırılmasına rağmen, gerilim, puant saatlerde 200-210 V aralığına düşmektedir, yani AG de bağıl gerilim düşümü puant saatlerde %15-20 değerine (normal değerin 3-4 katına) çıkmakta , yüklü saatlerde ise %10 -12,5 ( normalin 2 - 2,5 katı) civarındadır. Bunun sonucu olarak, kayıp güç, puant saatlerde kabul edilebilir değerin (9-16) katına kadar yükselmekte, yüklü saatlerde ise kabul edilebilir değerin (4-6) katı mertebesindedir. Bu ülkemizdeki kayıp-kaçak oranının gelişmiş ülkelerin takriben 4 katı olmasının açıklamasıdır.
    Kaybı azaltmak esas olarak, puant yükün bastırılması ve yükün güne mümkün mertebe dengeli dağılmasını sağlamakla, şebekenin güç faktörünü yükseltmekle ve hat dirençlerinin küçültülmesi yani şebekenin iyileştirilmesiyle mümkün olur.
    Kaybı azaltacak ve yatırım gerektirmeyecek önlem önerileri;
    Yükün güne dengeli dağılmasını sağlamak için mesai başlangıç saatleri çeşitli sektörlerde farklı saatlerde olmak üzere saat 05.30 ile 10.00 arasına yayılmalıdır. Bu önlem trafik problemine de büyük oranda çözüm getirecektir.
    Puant tarife tüketicilere tüm yönleri ile doğru bir şekilde tanıtılmalı ve duyurulmalıdır; özellikle tüketicilerin ekonomik yarar sağlayacakları tüketim şartları ve zaman dilimleri vurgulanmalıdır.
    Türkiye'de imal edilecek ve ithal edilecek tüm flüoresan ve deşarj lamba armatürlerinin, buzdolaplarının, çamaşır makinalarının, klima cihazlarının, su pompalarının, hidroforların, brülörlerin ve asansör motorlarının güç faktörleri en az 0.95 olacak şekilde kendi içlerinde kompanze edilmeleri koşulu getirilmelidir.
    Trafo postalarının trafo gücünün %3 mertebesindeki sabit grup ile kompanze edilmesi çok az bir harcama ile gerçekleştirilebilecek bir önlemdir.
    Aşırı yüklü trafo ve hatlardan yüksüz trafo ve hatlara yük aktarmak, gereken hallerde postalar arasında trafo değişikliği yapılması, az bir harcamayla, ancak iyi bir mühendislik çalışması ile gerçekleştirilebilecek önlemdir.
    Ancak ana çözüm dağıtım şebekesinin iyileştirilmesidir; hemen çok iyi bir etüd, projelendirme ve planlama çalışmasından sonra çok kısa zamanda yeni OG ve AG besleme hatları ve trafo postaları tesis edilmeli ve ömrünü doldurmuş tesisler yenilenmelidir.
    Ayrıca yeni yapılacak tesislerde kaybın az olması için Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğindeki gerilim düşümü değerleri azaltılmalıdır.

    Dağıtım Şebekesini İyileştirme Yatırımının Kaynağı
    İyileştirme yatırımının kaynağı israf edilen enerjinin bedelidir ( 2000 yılında 1 100 000 000 $). İyi bir planlama ve bir yıl içinde gerçekleştirilecek uygulamayla, bir yıl sonra yapılan yatırım geri alınacaktır. Tüm yatırım, Türkiye'de üretilen ürünler ve bilgi birikimimizle yapılacağından, dışarıya bir kaynak aktarılmayacaktır. Unutulmamalıdır ki israf edilen enerjiyi üretmek için 2000 yılında 500 000 000 $ lık yakıt ithal edilmiş ve bu yatırım yapılmadığı taktirde bir kaç yıl içinde yapılmak zorunda kalınılacak olan toplam 2200 MW kapasiteli, ilave,termik santralların sadece mühendislik hizmetleri ve bir yıllık taksit-faizi için 500 000 000 $ mertebesinde kaynak ihtiyacı duyulacak ve bu kaynak tamamen dışarıya aktarılacaktır.

    Sokak Aydınlatması
    Türkiye'de sokak aydınlatmasına tüketilen enerjinin % 4.6'sı harcanmaktadır. Bu değer Batı ülkelerinde %3 civarındadır. Söz konusu fazlalık yanlış lamba seçimi, özellikle sokakların ve 2. derecedeki caddelerin gereğinden fazla aydınlatılmasından kaynaklanmaktadır; gerçekte buna seçilen lamba tipinin küçük güçlerinin bulunmaması sebep olmaktadır. Kaybın, % 3 lere çekilebilmesi için;
    Yeni yapılacak tesislerde, sokaklarda , yaya trafiği düşük caddelerde ve sadece taşıt trafiği olan yollarda alçak basınçlı sodyum buharlı lambalar kullanılmalıdır; mevcut tesislerde de tedricen bu tür lambaya geçilmelidir.
    Yüksek basınçlı sodyum buharlı lambalar, sadece yüksek yoğunluklu yaya trafiği bulunan caddelerde kullanılmalıdır ve bu lambalar ateşleyici ile çalışan tip olmalıdır.
    Lamba güçleri, sokaklarda 0.5 cd/m2, caddelerde 1 cd/m2, alış-veriş caddelerinde ve otoyollarda ise 2cd/m2 lik parıltı sağlayacak değerlerde olmalıdır.
    Düşük kayıplı balastlar kullanılmalıdır.
    Maksimum faydanın elde edilmesi için armatür temizliğine ve bakımına özen gösterilmelidir.
    Ülkemizde, sokak aydınlatmasındaki fazlalıkla birlikte, kayıp-kaçak, tüketilen enerjinin % 22.5 ' ine ulaşmaktadır, bu bir ağır kan kaybıdır. Kanamanın durması için kaçağın tamamen önlenmesi ve, göz ardı edilmesine karşılık çok büyük değerlerde olan, "kayıp" bacağının azaltılması için başta yatırım olmak üzere tüm önlemlerin hemen alınması gereklidir.



ŞAKİR AYDOĞAN VE TAHSİN YILMAZ ANILDI

24.01.2019
 


Çok Okunanlar


ŞAKİR AYDOĞAN VE TAHSİN YILMAZ ANILDI

EMO YÖNETİM KURULU SAYMANI ŞAKİR AYDOĞAN SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

ŞAKİR AYDOĞAN VE TAHSİN YILMAZ ANILIYOR

KOMİSYON TOPLANTILARI

ALIŞKANLIKLAR DEĞİŞMELİ (CUMHURİYET)

TMMOB 45. DÖNEM II. DANIŞMA KURULU TOPLANTISI YAPILDI

BİYOMEDİKAL MÜHENDİSLERİ TOPLANTISI

TMMOB İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ SORUNLARI ÇALIŞTAYI YEREL FORUMLARI BAŞLIYOR

Okunma Sayısı: 4107


Tüm Basın Açıklamaları

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2019 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri