MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

VI. ENERJİ VERİMLİLİĞİ GÜNLERİ


GÜNDEM

 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi’nin düzenlediği VI. Enerji Verimliliği Günleri, Yaşar Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda yapıldı. İki gün süren etkinliğin açılış konuşmalarında, enerjide yaşanan fahiş maliyet artışlarının ekonomik krizi büyüttüğüne dikkat çekilerek, verimlilik uygulamalarının zorunluluk haline geldiği vurgulandı.
 

 

Açılış töreninde ilk olarak konuşan Etkinlik Yürütme Kurulu Başkanı Hacer Öztura, ilki 2011 yılında gerçekleştirilen etkinliğin her iki yılda bir Enerji Verimliliği Haftası`nda düzenlendiğini hatırlatarak, EMO`nun verimliliği ülke gündeminde tutmaya çalıştığını ifade etti. Etkinlik programı ile ilgili bilgi veren Öztura, etkinlikte durum değerlendirmesi yapılırken, bütüncül enerji politikaları içinde verimliliğin önemine dikkat çekileceğini ifade etti. Öztura, şöyle konuştu:   

"Enerjinin verimli kullanıldığı, ucuza üretilebildiği, sanayide enerji yoğunluğunun düştüğü bir gelecek şüphesiz bugünden daha iyi olacaktır. Etkinliğimizin, enerji kaynaklarının kontrolü uğruna küresel çatışmaların ve savaşların yaşandığı bir geçmişi geride bırakma ve insanlığın barış içinde sömürülmeden yaşadığı, genç kuşakların bilimin ışığında büyüdüğü bir gelecek yaratılmasında dönüm noktası olmasını diliyoruz."       

EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Tamer, EMO`nun ülke kalkınmasına bilimsel ve teknik etkinliklerle katkı sağlamaya devam ettiğini belirterek, şunları söyledi:

"Odamız, ülkemizin sağlıklı olarak sanayileşmesi ve kalkınması adına çabalarını önümüzdeki dönemde yoğunlaştırma kararlığındadır. Birincil enerji kaynakları bakımından ülkemiz büyük ölçüde dışa bağımlıdır; petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil kaynakları sınırlı olan ülkemiz, yenilenebilir enerji kaynakları ve verimlilik önlemleri bakımından da teknolojik bağımlılık sorunu yaşamamaktadır. Enerji maliyetlerindeki önlenemez artış, geçtiğimiz yıl sanayimiz üzerindeki temel yüke dönüşmüştür. Dünyada genelinde baş gösteren tedarik sorunlarını gelişmiş tabir edilen ülkeler, büyük ölçüde gelişen teknolojiyi kullanarak yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelerek çözme eğilimi göstermektedir. Ancak sınırlı finansal kaynaklarını Ar-Ge, ürün ve teknoloji geliştirme yerine geçici büyüme sağlanabilecek alanlara yönelten ülkemiz, bu krizinden daha çok etkilenmektedir."

Özelleştirme ve piyasalaştırma uygulamalarının yarattığı tahribata dikkat çekerek konuşmasını sürdüren Tamer, "Yurttaşların elektrik ve doğalgaz faturalarını ödemekte zorlandığı bu dönemde işletmeler için mal ve hizmet fiyatlarını artırabilme olanağı da giderek azalmaktadır. ‘Hiper enflasyon` olarak tabir edilebilecek düzeydeki ani fiyat artışlarına da neden olan bu kırılmanın odağında yer alan enerjide, verimliliğin sağlanması bir zorunluğa dönüşmüştür" diye konuştu. 

Enerji Yoğunluğu Yüksek

Maliyetlerin aşırı artması nedeniyle enerji verimliğine yönelik bir alarm durumu oluştuğuna dikkat çeken Tamer, şunları söyledi:

"Bu aşamadan sonra üretimde ve diğer ekonomik faaliyetlerde enerji yoğunluğunu hızlı düşürmenin yollarını aramalıyız. ‘Enerji yoğunluğu` bakımından ülkemiz geri kalmış ülkeler seviyesindedir. ‘Gelişmiş` olarak nitelendirilen ülkelere kıyasla, daha fazla enerji tüketerek daha düşük katma değerli ürün üretiyoruz. Sanayide makinelerin verimli olanlarla değiştirilmesi gibi temel önlemlerin yanı sıra, işlerliği olan bir teşvik ve yaptırım mekanizması oluşturarak katma değeri düşük ürünler elde edilen enerji ve çevre canavarı sanayi tesisleri için sınırlandırmaya gidilmelidir. Tonlarca demirin bir mikro işlemci etmediği bir çağda, ülkemizin bilgi yoğun bir üretim modeline geçmesi, hem enerji ihtiyacını düşürecek, hem de yüksek teknoloji ithalatının yarattığı sorunları çözecektir."

"Önceliğimiz Halkımıza Ucuz Enerji Sağlanmasıdır"

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş konuşmasına başlarken, konunun tüm taraflarının bir araya getirilmesi nedeniyle etkinliğin Yürütme Kurulu ve EMO İzmir Şubesi`ni kutladı. Etkinliğin hayat pahalılığının artığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çeken Ulutaş, şöyle konuştu:

 "Yaşadığımız ekonomik kriz ve yüksek enflasyonda, enerjideki fiyat artışlarının büyük etkisi vardır. Özgür Tamer`in verimliliğin önemine vurgu yapan konuşmasında, enerji maliyetlerinin özellikle üretimi ve sanayi vurduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl katlanılmaz boyuta ulaşan bu çarpık durum, aslında uzun yıllardır sürdürülen piyasalaştırma ve özelleştirme programının doğal sonucudur Enerjinin ekonomik sektörlerin ana girdisi olduğu bilinciyle tüm ülkemiz için; yine enerjinin günlük hayatın vazgeçilmez parçası olarak temel bir insan hakkı olduğundan hareketle tüm halkımız için ve bu alanda faaliyet yürüten tüm meslektaşlarımız için en akılcı ve bilimsel yöntemlerle planlanması, yönetilmesi ve denetlenmesi gerekmektedir. İşte bu nedenle EMO olarak enerji üretimi, iletim ve dağıtımını bir bütün olarak görüyor, temel bir altyapı hizmeti ve insan hakkı olan bu alanın merkezi bir plan ve kamusal bir anlayışla yeniden yapılandırılmasının acil bir zorunluluk olduğunu ısrarla ifade ediyoruz; enerji kaynaklarının ülkemizin gerçek ihtiyaçlarından yola çıkarak verimli şekilde kullanılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz. Önceliğimiz halkımıza ucuz, kesintisiz ve kaliteli enerjinin sağlanmasıdır."

Enerji yönetiminin yalnızca arz tarafı ile ilgilendiğini ve şirketlere lisans vermekle sınırlı bir yaklaşımın sergilendiğine vurgu yapan Ulutaş, "Oysa talep tarafını yani tüketimi düzenlemeden sağlıklı bir enerji yönetiminden söz edilemez. Sanayide birim üretim başına düşen enerji kullanımını yani ‘enerji yoğunluğunu` düşürmek, hem enerji ithalatından kaynaklı cari açığın küçültülmesi hem de üretimin daha ucuza mal edilmesi için hayati önemdedir. Enerji yoğunluğu ancak yüksek katma değerli, çevre dostu, yerli üretim teknolojilerine dönük bir Ar-Ge ve sanayileşme politikasıyla düşürülebilir. Bugün kullanılan üretim modeli, yüksek enerji maliyetlerinin işçilik giderlerinin düşürülmesiyle dengelenmesine dayalı olarak sürdürülmeye çalışılmaktadır" ifadeleri kullandı.

"Ciddiyetsiz Yaklaşımlarla Yol Alamayız" 

Enerji verimliliğinin binaların dış cephesinde yalıtım yapmakla sınırlandırılan bir gayri ciddi bir yaklaşımla ele alındığını ifade eden Ulutaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

"Oysa ne yazık ki, ülkemizde bu konunun siyasi karar vericiler tarafından yeterince ciddiyetle ele alınmadığını görüyoruz. Hatırlarsınız bir süre önce, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı`nın Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı tarafından geliştirilerek, kamuoyuna açıklanan birtakım tedbirler haklı olarak toplumun tüm kesimlerinin tepkisini çekti. Bakanlığın hazırladığı ‘Evde, İşte, Yolda Enerji Verimliliği` kitapçığında yer alan önerilerin bir kısmı gerçek anlamda verimlilik çözümü iken, bir kısmı ise ciddiyetten uzak ‘tasarruf` kapsamında bile değerlendirilemeyecek ifadelerden oluşmaktadır. ‘Duş alırken banyoda kum saati bulundurmalı, duş süresi 4 dakikayı geçmemeli` gibi absürt önerilerin yanı sıra ‘ütü bitmeden birkaç dakika önce prizden çekilerek kalan ısıdan faydalanılmalı`, ‘pişirme sırasında tencere kapağı kapalı tutulmalı`, ‘mümkünse masaüstü yerine diz üstü bilgisayar kullanılmalı`, ‘TV, radyo vb. araçların ses düzeyi duyulabilecek seviyede olmalı, ses düzeyi düşük tutulmalı` gibi uygulanamaz veya uygulanması durumunda minimal etki edecek ifadeler sıralanmıştı. Yapay zeka, dijitalleşme, akıllı ev sistemleri, blok zinciri tabanlı yaşam konsepti gibi son yılların popüler kavramlarına da yer verilen kitapçıkta, banyoda kum saati bulundurulması da öneriler arasında. Mümkünse asansör, araç, saç ve çamaşır kurutma makinelerini kullanmayın gibi önerilerine de yer verilen kitapçıkta, ne yazık ki enerji verimliliğini gerçek anlamda sağlayacak çözümlere ise yer verilmemişti."

Ulutaş, ülkemizin her şeyden önce enerji üretimi, iletimi ve dağıtımında verimliliği sağlaması; enerji üretiminde santralların iç kayıplarından başlanarak, dağıtım ve iletimde yaşanan kayıp ve kaçak sorunlarına çözüm üretilmesi gerektiğini kaydetti. Aynı şekilde enerji tüketimi yüksek, katma değeri düşük üretim alanlarının tasfiyesi de dahil olmak üzere bütünlüklü dönüşüm öngören bir sanayileşme politikası geliştirilmeden gerçek anlamda ‘verimlilikten` söz edilemeyeceğini vurgulayan Ulutaş, "Gemi sökümü, demir çelik, çimento üretimi gibi Avrupa`da tasfiye edilmiş sanayi kollarının teşvik edildiği bir ülkede yurttaşlara ‘4 dakikada hızlı duş` çağrısıyla ‘verimlilik` sağlanacağını düşünmek mümkün değildir" dedi.

"Toplumsal Maliyet Kontrol Altına Alınmalı"

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı`nın verimlilik temelli ciddi bir dönüşüm öngörmesi durumunda, kaynak israfına neden olan özelleştirme ve piyasalaştırma sürecini tersine döndürmek için hazırlık yapması gerektiğine işaret eden Ulutaş, konuşmasını şöyle tamamladı: 

"Kamunun yatırım için kaynağı yok, özel sektör verimliliği de artırır söylemleriyle başlatılan piyasalaştırma uygulamalarının toplumsal maliyeti karşılanamaz bir seviyeye ulaşmıştır. Yatırım için alım garantileriyle kamu kaynaklarının seferber edilmesi yetmemiş, santralların işletilmesi döneminde de şirketlerin sübvanse edilmesi gerekmiştir. Başta özelleştirilenler olmak üzere enerji üretim tesisleri kamulaştırılarak, toplumsal maliyet kademeli bir biçimde kontrol altına alınmalıdır. Faturaların düşmesi için kamunun düşük üretim maliyetli yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmasının önündeki engeller ortadan kaldırılarak, elektrik alanında üretimden, dağıtıma kadar tüm süreçleri yönetecek dikey entegre bir kamu tekeli yeniden kurulmalıdır. Geçiş sürecinde ise kamu kaynaklarının sonu belirsiz bir biçimde özel sektöre kaynak transfer edilmesi yerine kamulaştırma işlemlerini yürütecek Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır."

Açılış konuşmalarının ardından etkinlik sunumlarına geçildi.



KRT TV- DERİN YOKSULLUK

30.01.2023
 


Çok Okunanlar


İZMİR’DE “VI. ENERJİ VERİMLİLİĞİ GÜNLERİ” BAŞLIYOR

ESKİŞEHİR’DE “3. ENERJİ GÜNLERİ” ETKİNLİĞİ

ŞİRKETLERİ ‘DESTEKLEME BEDELİ’; YOLSUZLUK VE ŞAİBE

“ELEKTRİK FATURALARI VE YOKSULLUK” PANELİ

KRT TV- DERİN YOKSULLUK

LPG PİYASASI EĞİTİM VE SORUMLU MÜDÜRLERİNE YÖNELİK UYGULAMA ESASLARI BELİRLENDİ

ŞİRKETLERİ ‘DESTEKLEME BEDELİ`; YOLSUZLUK VE ŞAİBE (TURK-İNTERNET.COM)

UZMANLAR MUTABAKAT METNİ’Nİ DEĞERLENDİ: SERMAYEYİ DEĞİL, DOĞAYI KÜSTÜRDÜ (BİRGÜN)

EMO`DAN DESTEKLEME BEDELİ ELEŞTİRİSİ (BAŞKENT GAZETESİ)

SÖYLEŞİ: “ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİSİNE HAYIR”

Okunma Sayısı: 128


Tüm Gündem

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2023 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ :


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.