MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

ÇARŞAMBA’DA HUKUK SÜRECİ, SANTRALIN HIZINA YETİŞEMEDİ…


HABER


 
Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı’na yönelik “ÇED gerekli değildir” işleminin iptali için 2019 yılında dava açıldı, yerel mahkemenin 2’si işlemin iptali, 1’i davanın reddi olmak üzere verdiği 3 karar da Danıştay’dan döndü. Bu sırada santralın inşaatı tamamlanarak faaliyete geçirildi, hukuk süreci ise hala devam ediyor. Elektrik Mühendisleri Odası`nın konuyla ilgili Basın Bülteni`ne yazımızın devamından ulaşabilirsiniz.
 

 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN BÜLTENİ

 

ÇARŞAMBA`DA HUKUK SÜRECİ, SANTRALIN HIZINA YETİŞEMEDİ…

  

Samsun Çarşamba Biyokütle Enerji Santralı (Çarşamba BES) Projesi için Samsun Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü`nce 19 Temmuz 2019 tarihinde Çevresel Etki Değerlendirmesi`ne (ÇED) gerek olmadığına karar verilmişti. Bölge halkı tarafından Samsun Valiliği aleyhine söz konusu kararın iptali için açılan davaya Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) da davacılar yanında müdahil olmuştu.

Dava dilekçesinde söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu, sürecin kamuoyunun bilgisi dışında yürütüldüğü belirtilirken, biyokütle enerji santrallarının kömür ile çalışan termik santrallardan daha fazla azot oksit, uçucu organik bileşenler, partikül madde ve karbonmonoksit yaydığına dikkat çekilmişti. Ayrıca, santralın üretime geçmesiyle günde 1500 ton su kullanılacağı, ovada tarım yapılamayacağı, hava kirliliğinin artacağı, halk sağlığının bozulacağı ve su kaynaklarının kirleneceği vurgulanmıştı.

Samsun 3. İdare Mahkemesi ilk olarak 18 Mart 2020 tarihinde işlemin iptaline karar verdi, ancak Danıştay 6. Dairesi 1 Temmuz 2020`de bu kararı bozdu. Mahkeme, söz konusu projenin çevre üzerindeki olası olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 18 Aralık 2020 tarihinde bilirkişi incelemeli keşif yaptırdı.

EMO`nun dava dosyasına sunduğu dilekçede ise elektrik üretiminde en yüksek tepe ihtiyaç gücünün yüzde 90`ı kadar yedek güç olduğu ve bölgede benzeri üretim yöntemiyle çalışan 14 tesis bulunduğuna dikkat çekilerek, tarımsal sulamada kullanılan su rezervlerinin her geçen yıl daha da derinlere ineceği ve dolayısıyla tarımsal elektrik tüketiminin aşırı artacağı belirtilmişti.

İkinci İptal ve İkinci Bozma Kararları

Farklı uzmanlık alanlarından 7 kişinin yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 9 Şubat 2021 tarihli bilirkişi raporu ve 29 Temmuz 2021 tarihli ek bilirkişi raporunu birlikte değerlendiren Samsun 3. İdare Mahkemesi, 21 Eylül 2021 tarihinde Samsun Valiliği`nin "ÇED gerekli değildir" işlemini ikinci kez iptal etti.

Mahkeme kararında, santral faaliyetlerinin çevredeki insan, hayvan ve doğal bitki örtüsü, su kaynakları ile yerleşim yerleri üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulduğunda proje tanıtım dosyasının, usul ve teknik yönlerden yeterli olmadığı, ihtiyaç duyulacak suyun temini için açılacak sondaj kuyusu ya da kuyularının çevrede yaşayan köy/mahalle halkının içme, kullanma ve tarım arazileri için gerekli su kaynakları üzerinde oluşturacağı olumsuz etkilerin ne tür önlemler alınmak suretiyle giderileceğinin ortaya konulmadığı kaydedildi.

Ancak davalılar tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucu Danıştay 6. Dairesi, "Bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı" görüşüyle, 16 Aralık 2021 tarihinde mahkeme kararını tekrar bozdu. Danıştay, projenin, çevresel açıdan oluşturabileceği muhtemel zararlar ile bu zararların alınacak önlemlerle giderilebilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda, aralarında Çevre, Ziraat, Kimya ve Meteoroloji mühendisleri, Hidrojeolog ve Flora-Fauna uzmanı olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verdi.

Tekrar Keşif ve Üçüncü Bozma Kararı

Bölgede 25 Temmuz 2022 tarihinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda ise önceki keşiflerin aksine "santralın inşaat aşamasında kalıcı bir çevresel etkisinin bulunduğuna yönelik herhangi bir izlenimin elde edilmediği" iddia edildi. Hukuki ve bilimsel dayanaklardan yoksun söz konusu raporda, "projenin faaliyeti esnasında oluşacak külün bertarafı ve kullanımına yönelik planlamanın yapıldığı, su kullanımına yönelik olarak gerekli drenaj kanallarının inşa edildiği, atık yağların toplanması ve bertarafıyla ilgili gerekli önlemlerin alındığı, baca gazı emisyon ve azot dioksit emisyonu değerlerinin yasal sınırların altında olduğu, tesisin faaliyette bulunması sırasında ortaya çıkacak atıkların ilgili mevzuat hükümlerine göre bertaraf edildiği, bu nedenle tarım arazileri, çevre ve hava üzerinde olumsuz etkilerin minimum düzeyde olmasının beklendiği" ileri sürüldü.

Söz konusu raporun ardından Samsun 3. İdare Mahkemesi, 8 Kasım 2022 tarihinde davayı reddetti. Mahkeme kararına karşı temyiz başvurusu yaptığımız Danıştay 6. Dairesi ise 16 Şubat 2023 tarihinde bu kararı da bozdu. Danıştay`ın bozma kararında özetle şu unsurlara dikkat çekildi:

-          Projenin köy yerleşik alanında yer alması ve projeye çok yakın mesafede yerleşim yerlerinin bulunması hususu öncelikli olarak değerlendirilmek suretiyle, "işletme" ve "işletme sonrası"  aşamada, projenin halk sağlığına etkilerinin değerlendirilmesi, … ilgili mevzuatta öngörülen sınır değerlerde kalması durumunda dahi çok yakın mesafede yerleşen kişilerin sağlığı üzerinde olumsuz etkilerin oluşup oluşmayacağı, olumsuz etkiler oluşacak ise, bu etkilerin kısa, orta ve uzun vadeli sonuçları konusunda değerlendirme yapabilecek "Çevre Sağlığı" konusunda uzman "Halk Sağlığı Uzmanı"nın bilirkişi heyetinde bulunmadığı,

-          Yaz aylarındaki toz probleminin önlenmesine yönelik tedbirlere dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki proje tanıtım dosyasında yer verilip verilmediğine yönelik bir tespit ve değerlendirmenin yapılmadığı,

-          Hammaddelerin depolandığı depo sahasında oluştuğu iddia edilen haşerat ve kemirgen sorununun bilimsel esaslara göre ileride yaşanmasının "olası" olup olmadığı, şayet "olası" olduğu değerlendiriliyor ise, bu kapsamda gerekli bilgilere proje tanıtım dosyasında yer verilip verilmediği ve alınması gereken tedbirlerin yeterliliği konusunda bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı,

-          Bilirkişi raporunda, yeraltı su kaynaklarına ve hava kalitesine etkilerin, tarımsal ve zirai faaliyet üzerindeki yansımaları bağlamında herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği,

"Kelimesi Kelimesine Aynen Aktarma…"

-          Bilirkişi raporunun ziraat mühendisliği disiplini açısından değerlendirmeler içeren (içermesi gereken) bölümünün, başka bir disiplinde (flora) bildirilen görüşlerin "kelimesi kelimesine aynen aktarılması" suretiyle hazırlandığı ve projenin zirai faaliyetlerine etkileri bağlamında (atıklar konusu haricinde) herhangi bir değerlendirmeye de yer verilmediği,

-          Projenin "floristik" ve "faunistik" etkileri ile "katı atıklar" ve "hava kirliliği" bağlamında çevresel etkilerine yönelik bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin, yalnızca hazırlık-inşaat ve işletme aşamaları ile sınırlı olarak yapılmasının yerinde olmadığı, anılan disiplinler açısından projenin işletme sonrası aşaması bakımından da değerlendirme yapılması gerektiği,

-          İşletme sonrası aşamaya yönelik değerlendirme yapmaktan imtina edilmesinin hukuken olanaklı olmadığı,

-          Aralarında Çevre Mühendisi, Ziraat Mühendisi, Kimya Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Hidrojeoloji alanında uzman Jeoloji Mühendisi (Hidrojeolog), Flora-Fauna uzmanı ve Çevre Sağlığı" konusunda uzman "Halk Sağlığı Uzmanı" olmak üzere, gerekirse başka dallardan da öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi.

Danıştay`ın kararının ardından dava yerel mahkemede yeniden görüşülmeye başlanacak. Mahkeme tarafından bir kez daha keşif yaptırılacak.

Santral Çalışmaya Devam Ediyor

Çarşamba BES`e karşı 2019 yılında başlatılan hukuki süreç halen devam ederken, santralın inşaatı tamamlanarak 2020 yılında faaliyete geçirildi. Hukuka aykırılığının yanı sıra doğal doku ve canlı yaşamı için büyük tehlikeler oluşturan Çarşamba BES, bölge halkının itirazları da dikkate alınarak en kısa zamanda kapatılmalıdır.

 

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

48. DÖNEM YÖNETİM KURULU

20 Nisan 2023

 

 



TELE 1- SABAH PUSULASI

28.03.2024
 


Çok Okunanlar


LAİKLİK DÜŞMANI, GERİCİ MÜFREDATA KARŞI ALANLARDAYIZ

TMMOB 48. DÖNEM OLAĞAN GENEL KURULU BAŞLADI

TEZ-KOOP-İŞ SENDİKASI’NDAN EMO’YA ZİYARET

CHP HATAY MİLLETVEKİLİ MULLAOĞLU ZİYARET EDİLDİ…

TMMOB`DE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ BELİRLENDİ (CUMHURİYET)

TMMOB 48. OLAĞAN GENEL KURULU TOPLANIYOR!

19 MAYIS ATATÜRK`Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI`NI KUTLUYORUZ

Okunma Sayısı: 101


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2024 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.