MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

CUMHURBAŞKANLIĞI PROGRAMINDA ENERJİ (BİRGÜN GAZETESİ, 07.11.2025)


YAZILI BASINDA ODAMIZ  - 07.11.2025


 
Saray çözmüyor sorunlar yaratıyor. Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, sorunlarımızı çözmekten uzak olmasının yanı sıra nükleer enerji gibi devasa bir sorun yaratıyor.
 

Mahir Ulutaş

2026 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı‘nda enerjiye bakış, uzun süredir eleştirilen politikaları sürdürmesinin yanı sıra Akkuyu Nükleer Santralı için verilen yüksek alım garantileri, doğalgaz bağımlılığı ve belediye bütçelerini zorlayacak yeni kesintilerle dikkati çekiyor 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Bakanlıkların bütçeleri geçtiğimiz günlerde açıklandı. Enerji, söz programda öncelikli sektörler arasında sayılıyor. Genel olarak 1980 sonrası iktidarların uygulamakta olduğu yanlış ve yetersiz enerji politikalarının devamını hedefleyen programda yine de önümüzdeki döneme dair birkaç önemli başlık not edilmeyi hak ediyor. Programda ve doğal devamı olarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesinde enerji alanında yapılan yatırımların büyük kısmının arz güvenliğin artırılması ve net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması kapsamında gerçekleştirildiği belirtilirken, bu yatırımlar yenilenebilir enerji, düşük emisyonlu yakıt üretimi, nükleer enerji, enerji verimliliği ile şebeke ve depolama yatırımları olarak sayılmakta. Programda bulunan en temel elektrik kapasite ve üretim hedeflerini baz alarak programı (ve bütçeyi) maddeler halinde değerlendirelim.

HEDEFLERİNDE NÜKLEER SANTRAL VAR

i) 2026 yılında doğalgaz hariç fosil yakıtlarda yeni bir kapasite öngörülmemekte, basma da yansıdığı üzere Akkuyu Nükleer Santralı‘nın kısmi olarak üretime başlamasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Enerji Bakanlığı bütçesinde yer alan tamamlayıcı bir tabloya göre 2025 yılı sonu itibarıyla yüzde 79 oranında tamamlanmış olacak Akkuyu NGS, 2026 yılı içinde yüzde 85 tamamlanma oranı ile 42 GWh cüzi miktarda üretim yapabilir hale gelecek. Bilindiği üzere Akkuyu NGS, Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Akkuyu Sahasında Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletimine Dair Anlaşma" çerçevesinde inşa edilmektedir. Bu model, "Yap-Sahip Ol-İşlet" (Build-Own-Operate) modeli olarak bilinir. Yani santral tamamen Rusya Devlet Şirketi Rosatom‘un iştirald olan Akkuyu Nükleer A.Ş. tarafından kurulmakta, işletilmekte ve belirli bir süre boyunca elde ettiği gelirin bir kısmı devlet alım garantisi kapsamında güvence altına alınmaktadır. Türkiye‘nin Rusya‘nın Akkuyu‘daki santraline verdiği alım garantisi, birinci ve ikinci ünitesinin üretiminin yüzde 70‘i için kWh başına 12,35 dolar senttir. Üçüncü ve dördüncü ünitelerde yapılacak üretim için ise yüzde 30‘luk alım garantisi verilmiştir. Akkuyu nedeniyle 2026 yılında Rusya‘ya verilen bu alım garantisinin maliyeti doğrudan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bütçesine yansımasa da yurttaşların bütçesine fatura artışı olarak yansıyacaktır. 1 kWh başına 12,35 sent yani 5 lira 19 kuruş olarak Rusya‘ya ödenecek olan bu rakam, kuşkusuz başta dar gelirli yurttaşlar olmak üzere tüm ülkeyi etkileyecek ve yeni bir yoksullaştırma dalgası yaratacaktır.

ii) Programda kısmi oranda doğalgazda kapasite ve üretim artışı öngörülmekle birlikte, ülkemizin birincil enerji kaynakları bakımından ithal kaynak bağımlılığının yüzde 69 seviyesinde olduğu tespitine yer verilerek "Ekonomiye kazandırılmasına devam edilen linyit, petrol, doğal gaz rezervleri ve artan yenilenebilir enerji kapasitesi ile birlikte ülkemizin birincil enerjide dışa bağımlılığının kademeli olarak azaltılması hedeflenmektedir" denilmektedir. Doğalgaz üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdürüldüğü belirtilirken doğalgaz depolamasına ilişkin şöyle deniliyor: "Arz güvenliğinin geliştirilmesi ve mevsimsel talep dalgalanmaları, doğal gaz depolama kapasitesinin artırılmasını ve kaynak çeşitliliğini zorunlu kılmıştır. AB ülkelerinin doğal gaz depolama kapasitelerinin yıllık tüketimi karşılama oranı yaklaşık ortalama yüzde 25-30 düzeyindeyken, ülkemizde bu oran yaklaşık yüzde 11 seviyesindedir. Hâlihazırda işletmede olan 4,6 milyar m3 depolama ve 75 milyon m3/ gün geri üretim kapasiteli Kuzey Marmara Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisi ile 1,2 milyar m3 depolama ve 80 milyon m3/gün geri üretim kapasiteli Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Tesisiyle ülkemizin yer altı doğal gaz depolama kapasitesi 5,8 milyar m3‘e ulaşmıştır. Tuz Gölü Doğal Gaz Yer Altı Depolama Projesi kapsamında genişletme çalışmalarına devam edilmektedir. Ayrıca kaynak çeşitliliğinin artırılması amacıyla son yıllarda çeşitli ülkelerle farklı süre ve miktara sahip sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) anlaşmaları yapılmıştır." Doğalgazın önemine dikkat çekilirken acil durumlarda kullanılmak üzere yapılan doğalgaz depolama tesislerinin yetersizliği de bütçeye yansımıştır. Boru hatlarıyla Rusya‘dan, LNG tankerleriyle ABD‘den Enerji sektörü programa, resmi rakamların kendiliğinden çürüttüğü büyük vaatlerle girdi. Madenler başıboş bırakılırken yenilenebilir enerji yatırımları büyük sermayeye emanet ediliyor alınabilen ve küresel bir kriz anında tedariği en önce kesilecek olan gaz için yeterli depolama tesisi bulunmamasına rağmen yeterli ölçüde önlem alınmayacağı da görülmektedir. Bütçede yer verilen "Tedbir 513.2" ile yalnızca 0,8 milyar m3Tük depolama kapasitesinin devreye alınmasının hedeflendiği görülmektedir. Doğalgaz ticareti için bir merkez ülkeye dönüşme hedefi sık sık dile getirilmesine rağmen, tedarikçi adaylığına soyunduğumuz AB ülkeleri kadar bile depolama tesisi olmaması kabul edilebilir değildir. Kaldı İd tüm vaatlere rağmen devede kulak sayılabilecek ölçüde küçük yeni depolama kapasitesinin hedeflenmesi, kendi arz güvenliğimiz açısından bile risklidir.

ENERJİDE ‘YEŞİL‘ BOYALI RANTİYE Mİ?

iii) Görüldüğü üzere elektrik üretiminde ana artışın güneş başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanacağı hedeflenmektedir. Programda bugüne kadar Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) modeli kapsamında 3 bin 170 MW‘ı güneş enerjisine dayalı ve 2 bin 850 MW‘ı rüzgâr enerjisine dayalı olmak üzere toplam 6.020 MW kurulu güce sahip tesis için kapasite tahsisi yapıldığı ifade edilerek, 850 MW kurulu güce sahip güneş enerjisine dayalı ve toplam 1150 MW kurulu güce sahip rüzgâr enerjisine dayalı yarışmaların yapılacağı ilan edildiği hatırlatılmaktadır. Esasen YEKA ihaleleri, yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretiminin artırılmasını sağlamakla birlikte yalnızca büyük şirketlere olanak yaratan bir yatırım modelinin oluşmasına yol açmıştır. Enerji tekelleri yaratmayı hedefleyen bu yöntem yüzünden yenilenebilir enerjinin "dağıtık" yatırım olanağından yeterince yararlanılmamıştır. YEKA ihaleleri ile büyük yatırımcı teşvik edilirken, küçük yatırımcının kendi ihtiyacı için gerçekleştireceği küçük yatırıma ise olabildiğince engel yaratılmıştır. Büyük yatırımcı için "acele kamulaştırma" da dâhil olmak üzere kamunun tüm olanakları jet hızıyla seferber edilirken, kendi çatısına güneş paneli kurmak isteyen yurttaşlar ise bir dizi teknik ve idari sorunla karşılaşmaktadır.

BELEDİYE BÜTÇELERİNE YENİ MALİ YÜKLER

iv) Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına, enerji verimliliğinin artırılması, bu konuda toplum bilincinin geliştirilmesi, Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı‘nın uygulama, koordinasyon ve izleme faaliyetlerinin yürütülmesi, enerjinin rasyonel kullanımı için eğitim, etüt ve danışmanlık hizmetleri verilmesi gibi çalışmaların yapılması amacıyla 36 milyar 97 milyon 800 bin lira ödenek teklifi verildiği görülmektedir. Bu ödenekten en yüksek pay, 20,6 milyar lirayla "Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi" kalemine ayrılmıştır. Bu şekilde ifade edilse de, bu kalem aslında "Genel Aydınlatma" için kullanılacak kaynağın miktarını göstermektedir. Bu tutar, bir yandan sokak aydınlatmalarının LED dönüşümleri için kullanılacak olmakla birlikte, esas olarak sokak aydınlatmalarının Bakanlık bütçesinden karşılanmasını ifade etmektedir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı‘nm 2025 yılı bütçesinde "genel aydınlatma ödemesi" için öngörülen tutar yaklaşık 31 milyar 967 milyon 906 bin TL olarak belirtildiği düşünülürse, doğal olarak bu yıl artması gereken ödeneğin, üçte bir oranında düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durum, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu‘nda kabul edilen tasarının yasalaştırılarak belediyelerin sokak aydınlatması için ödedikleri payın artırılacağına işaret etmektedir. TBMM‘ye sunulan torba yasa teklifi, Elektrik Piyasası Kanunu‘nun genel aydınlatmaya ilişkin hükümlerinde önemli değişiklikler öngörmekte, belediyeler ve il özel idarelerinden alınan pay oranları yükseltilmektedir. Yeni teklifle birlikte belediyeler ve il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirlerinden yapılacak kesinti oranları da artacaktır. Büyükşehir belediyeleri için yüzde 20‘den 30‘a, diğer belediyeler ve mücavir alanlar için yüzde ıo‘dan 15‘e, il özel idareleri için yüzde 20‘den 30‘a yükseltilmesi öngörülmekte. Cumhurbaşkanına oranları iki katına kadar artırma yetkisi de aynı değişiklik kapsamında sağlanmaktadır. Halihazırda bu oranların iki kat yüksek olarak uygulandığı, büyükşehir belediyeleri için yüzde 20 olan oran yüzde 40 olarak uygulandığı düşünülürse muhtemelen önümüzdeki yıllarda yüzde 30 olacak bu oran yüzde 60 olarak uygulanacaktır. Böylelikle genel aydınlatma için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan ödemenin miktarı düşerken belediye bütçelerinden yapılacak kesinti oranları büyüyecek, belediye bütçeleri kısılacaktır.

BAŞIBOŞ BIRAKILMIŞ MADENCİLİK SEKTÖRÜ

v) ETKB bütçesinin son bölümünde verilen tablo ise uluslararası emperyalist bağımlılık zincirinin en kritik halkalarından birisi olan doğal kaynaklar ve madencilik alanının ne kadar başıboş bırakıldığının ispatı görünümündedir. Bütçede bu kritik sektöre dair tek atıf bu tablodur ve temelde işlerin var olduğu haliyle aynen devam edeceğini göstermektedir. Özetle, dünyanın ve bölgemizin hız kazanmakta olan yeniden şekillenişi sürecinde siyasi ve iktisadi bağımsızlığımızın en kritik alanlarından olan enerji ve doğal kaynaklar alanında söz konusu program, devam etmekte olan sorunlarımızı çözmekten ve yaklaşmakta olan altüst oluş dönemine ülkemizi hazırlamaktan uzak olmakla kalmamakta nükleer enerji gibi devasa yeni bir sorun alanı yaratmaktadır.



ODA BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ TV100`DE GÜN ORTASI PROGRAMININ KONUĞU OLDU (04.12.2025)

04.12.2025
 


Çok Okunanlar


EMO ÜYELERİ İÇİN SAĞLIK SİGORTASI İNDİRİMİ

YURDUMUN MUTLU GÜNLERİ, MUTLAK GELEN GÜNDEDİR!

EMO KADIN BÜLTENİ`NİN 10. SAYISI YAYIMLANDI

EEMKON 2026 İSTANBUL`DA BAŞLADI

EMO TV:YAZILIM, YAPAY ZEKA, HAKLAR VE ETİK

EMO TV:YAPAY ZEKA ÇAĞINDA ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE TOPLUMSAL GELECEK

TMMOB YEREL YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ SEMPOZYUMU 9-10 OCAK 2026’DA ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLECEK

ELEKTRİKTE ŞİRKET KÂRLARINA YÜZDE 642 ZAM YAPTILAR (SÖZCÜ, 11.01.2026)

MAHİR ULUTAŞ YAZDI: STRATEJİK BAĞIMLILIĞIMIZ (BİRGÜN GAZETESİ, 09.01.2026)

MAHİR ULUTAŞ YAZDI: ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİ KAMULAŞTIRILMALIDIR (GÜNLÜK EVRENSEL, 10.01.2026)

Okunma Sayısı: 14


Tüm Yazılı Basında Odamız

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.