MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

KALABALIK AİLEYE ELEKTRİK LÜKS OLUYOR (GÜNLÜK EVRENSEL, 19.01.2026)


YAZILI BASINDA ODAMIZ  - 19.01.2026


 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun mesken aboneleri için yüksek tüketim limitini 5 bin kWh`den 4 bine düşürmesi, milyonlarca haneyi bu aydan itibaren daha pahalı tarifeye taşıyacak. EMO, `İklim ve hane koşulları yok sayılıyor` diyerek, tek tip uygulamanın dar gelirli aileleri cezalandırdığını ve sosyal devlet ilkesini ihlal ettiğini vurguluyor. Karar, kalabalık ve düşük gelirli aileleri vuracak.
 

Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Mahir Ulutaş, serbest piyasada ucuz elektrik vaadinin tutmadığını belirterek, şirketlerin "Adeta birer risk transfer merkezi gibi çalıştığını" söylüyor. Son kaynak tedarik tarifesi ile yurttaşın ulusal tarifeye dönüş yolunun kapatıldığını ifade eden ulutaş, "Bir abonenin hangi şirketin daha ucuz olduğunu anlaması için neredeyse borsa uzmanı olması gerekir" diyor.

TÜKODER Başkanı Aziz Kocal, kalabalık ailelerin "yüksek tüketici" olarak etiketlendiğini ve uygulamanın tüketicinin aleyhine olduğunu belirtiyor. Kocal, "Enerji maliyetlerinin hanelere devredilmesi, kamusal hizmetten vazgeçilmesi anlamına gelir. Sosyal devlet, temel ihtiyaçları piyasaya terk etmez" diyerek, elektrik hizmetinin kamusal bir hak olarak ele alınmasını istiyor.

Kalabalık aileye elektrik lüks oluyor

‘Uygulama tüketicinin aleyhine, şirketlerin lehinedir"

EPDK‘ye göre düzenleme doğrudan 2.5 milyon aboneyi etkileyecek; mevcut tüketim verileriyle birlikte değerlendirildiğinde ise yaklaşık 8.3 milyon mesken abonesi yüksek fiyatlı tarifeden faturalandırılacak. EMO "İklim ve hane koşulları yok sayılıyor" derken, TÜKODER, "Enerji kamusal bir hizmettir, piyasaya terk edilemez" uyarısında bulundu. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) mesken aboneleri için yüksek tüketim limitini 5 bin kilovatsaatten 4 bine düşüren kararı, 1 Ocak 2026‘dan itibaren milyonlarca haneyi daha pahalı elektrik tarifesine taşıyacak. Meslek örgütleri ve tüketici temsilcileri, "tek tip" uygulamanın dar gelirli aileleri cezalandırdığını ve sosyal devlet ilkesini ihlal ettiğini vurguluyor.

Elektik Mühendisleri Odası Başkanı Mahir Ulutaş, düzenlemenin herhangi bir toplumsal tartışma yürütülmeden, doğrudan kurul kararları ve tebliğ değişiklikleriyle hayata geçirildiğine dikkat çekti. Ulutaş, sürecin bilinçli olarak kapalı yürütüldüğünü vurgulayarak şunları söyledi: "Sürecin gizli kapaklı sürdürülmesinin temel nedeni, düzenlemenin kamu yararına olmamasıdır.

Düzenleme, piyasa aktörlerinin kârlılığını merkeze alıyor." Ulutaş, 5 bin kWh‘den 4 bin kWh‘ye düşürülen sınırın ilerleyen yıllarda daha da aşağı çekileceğine dair güçlü işaretler olduğunu belirterek, "Önümüzdeki yıl bu sınırın 3 bin kWh‘ye düşürüleceği ifade ediliyor. 2027‘de bir kez daha düşürülmesi şaşırtıcı olmayacaktır" dedi. ‘Tek tip elektrik tuzak‘ Ulutaş, dört kişilik bir ailenin asgari yaşam standartları (ısıtma ve soğutma hariç) için aylık ortalama 230 kWh elektrik tükettiğini, hane nüfusunun artması ya da evde geçirilen sürenin uzaması durumunda 4 bin kWh‘lik sınırın kolaylıkla aşıldığını ifade etti. Ulutaş, eğer bu aileye bir çocuk, bir yaşlı eklenirse veya evde biraz daha fazla vakit geçirilirse, 333 kWh (yıllık 4 bin kWh) sınırının anında aşıldığını dile getirdi: "Erzurum‘da kışın ısınmak için elektrikli ısmtıcı kullanmak zorunda kalan bir vatandaşımız ile Antalya‘da yazın soğutma için klima kullanan bir emeklimiz, bu "tek tip" limit yüzünden aynı cezalandırmaya tabi tutulmaktadır. "Yüksek tüketimi hedefliyoruz" söylemi de yanıltıcıdır. Aynı evde yaşayan kişi sayısının fazla olması, o haneyi otomatik olarak "zengin" veya "lüks tüketici" yapmaz."

‘Serbest piyasa vaadiyle ucuz elektrik dendi, fatura kabardı‘

Serbest piyasa iddiasıyla yurttaşa ucuz elektrik vadedildiğini ancak bunun tersinin yaşandığını vurgulayan Ulutaş, "Ulusal tarifenin altında fiyat vererek rekabet yaratacağı söylenen bu şirketler, tam tersine pahalılığın ve fahiş fiyatların merkezi haline geldi. Bu şirketler adeta birer ‘risk transfer merkezi‘ gibi çalışıyor. Ulusal tarifede fiyatlar sabitken, bu modelde tüm piyasa riskleri, döviz bazlı maliyetler ve borsa dalgalanmaları doğrudan abonenin faturasına yansıtılıyor" dedi.

‘Tedarik şirketlerine verilen can suyu işe yaramadı‘

Ulutaş, zamanla enerji tedarik şirketlerinden gelen faturaların daha pahalı olduğunun anlaşılmasıyla özellikle konut abonelerinin yeniden ulusal tarifeye, yani görevli tedarik şirketlerine döndüğünü belirterek, ‘son kaynak tedarik tarifesi‘ne ilişkin şu uyanyı yaptı: "Aslında son kaynak tedarik tarifesi ile Aziz Kocal Elektrik dağıtımı ve perakende satışının özel şirketlerin insafına bırakıldığını belirten Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Kocal,"Türkiye‘de elektrik alanında yaşanan gelişmeler, özelleştirmenin doğal ve kaçınılmaz sonucu olan bir sürecin işletildiğini açıkça göstermektedir. Bu yapıda tüketicinin temel ihtiyacı değil, şirketlerin kârlılığı esas alınmaktadır"dedi. Yıllık tüketim sınırının 5 bin kVVh‘den 4 bin kVVh‘ye düşürülmesinin hayati bir karar olduğuna dikkat çeken Kocal, bu sürecin toplumsal tartışma yürütülmeden hayata geçirildiğini söyledi. Meslek odaları ve tüketici örgütlerinin sürece dahil edilmediğini belirten Kocal, "Özelleştirmenin yarattığı yapısal sorunlar görmezden gelinmiştir. Bu yaklaşım, kamu yararı yerine özel sektörün çıkarlarını önceleyen bir anlayışın ürünüdür" dedi. Söz konusu sınırın hanelerin gerçek ihtiyaçlarını değil şirketlerin gelir artışını esas aldığını vurgulayan Koçal,"Dolayısıyla uygulama tüketicinin aleyhine, şirketlerin lehinedir" dedi.

‘Kalabalık aileler ‘yüksek tüketici‘ olarak etiketleniyor‘

Aynı evde yaşayan kişi sayısının fazla olmasının tüketimi kaçınılmaz biçimde artırdığını söyleyen Kocal, artışın lüks değil zorunlu ve insani bir tüketim olduğunu ifade etti. Koçal,"Kalabalık aileler‘yüksek tüketici‘olarak etiketlenmekte, özelleştirilmiş sistemin finansman yükü bu hanelere yüklenmektedir" dedi. Alım gücünün düşmesi ve yüksek kiralar nedeniyle birçok ailenin tek konutta yaşamak zorunda kaldığını belirten Koçal,"Bu uygulama, bu aileleri de cezalandırma yoluna gitmektedir" ifadelerini kullandı. Elektrikli ısınmanın zorunlu olduğu bölgeler, düşük gelirli haneler ve dezavantajlı gruplar için tek tip tüketim sınırı belirlenmesinin eşitsizliği derinleştireceğini söyleyen Kocal, "Bu, piyasa devleti uygulamasıdır. Özelleştirme mantığında insan hayatı bir‘maliyet kalemi‘ olarak görülmektedir" dedi.

‘Tüketici risk altına sürükleniyor‘

Destek dışına çıkarılan tüketicilerin özel tedarikçilerle sözleşme yapmak zorunda bırakıldığını belirten Kocal, bu sözleşmelerde cezai şartlar, uzun vadeli bağlayıcı hükümler ve tek taraflı fiyat artışı maddelerinin yer alabildiğini söyledi. Kocal,"Tüketicilerin bu sözleşmeleri çok dikkatli incelemesi hayati önem taşımaktadır. Ancak asıl sorun, tüketicinin bu risklere mecbur bırakılmasıdır" dedi. Fiilen rekabetin işlemediğini, sübvansiyonların piyasayı bozduğunu dile getiren Kocal, "Tüketici için gerçek bir seçim özgürlüğü yoktur. Risk ve sorumluluk tüketiciye devredilmiş, kazanç özel şirketlere bırakılmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

‘Enerji yoksulluğu artacak‘

Bu düzenleme ile enerji yoksulluğunun artacağını, kesinti riskinin yaygınlaşacağını ve özellikle kış aylarında hanelerin ciddi mağduriyet yaşayacağını söyleyen Kocal, kamu tarafından tüketiciye yönelik açık, bağlayıcı ve kalıcı bir güvence mekanizmasının bulunmadığını vurguladı. Sosyal devlet ilkesiyle bu tablonun bağdaşmadığını belirten Kocal, sözlerini şöyle tamamladı: "Enerji maliyetlerinin hanelere devredilmesi, kamusal hizmetten vazgeçilmesi anlamına gelir. Sosyal devlet, temel ihtiyaçları piyasaya terk etmez. Bu uygulama derhal kaldırılmalıdır. Enerji hizmetlerinde özelleştirme politikalarından vazgeçilmelidir. Elektrik yeniden kamusal bir hizmet olarak ele alınmalıdır. Enerji herkes için ulaşılabilir, adil ve sürdürülebilir olmalıdır. Çünkü elektrik bir ayrıcalık değil, insanca yaşamın ön koşuludur" yurttaşın bu kaçış noktası kapatılmaktadır. Serbest tüketici limitini aştığı halde tedarikçi seçmeyen, daha doğrusu seçemeyen yurttaşlar, düşürülen limitlerle ‘son kaynak tedarik tarifesi‘ne mahkum edilmektedir." Ulutaş, son kaynak tedarik tarifesi üzerinden bu şirketlerin yeniden canlandırılmak istendiğini ifade etti.

‘Dikkatli olun‘

Tedarikçi değiştirmek isteyen yurttaşlara yönelik uyarılarda bulunan Ulutaş, "Bu noktada yurttaşlara, sözleşme aşamasında son derece dikkatli olmaları dışında ne yazık ki bir tavsiyemiz olamıyor" dedi. Ulutaş, son kaynak tedarik tarifesi ile yurttaşın ulusal tarifeye dönüş yolunun da kapatıldığını ifade etti. Ulutaş, piyasada gerçek bir rekabet ortamının bulunmadığını, fiyatların tekelleşmiş bir yapı tarafından belirlendiğini vurgulayarak, "Bir abonenin hangi şirketin daha ucuz olduğunu anlaması için neredeyse borsa uzmanı olması gerekir" dedi.

‘Elektrik piyasa metası değildir‘

Son kaynak tedarik tarifesinde yalnızca fiyat artışlarının tüketiciye yansıtıldığını, olası maliyet düşüşlerinin bilinçli olarak engellendiğini ifade eden Ulutaş, yapılan tebliğ değişiklikleriyle bunun hukuki zemine kavuşturulduğunu söyledi: "Elektrik meta değildir, belirsiz maliyetlerle halka satılamaz. Düzenleme, kamunun sübvansiyon yükünü azaltmak için değil, özel sektörün işletme riskini hanelerin üzerine yıkmak için yapılmaktadır." 



ODA BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ TV100`DE GÜN ORTASI PROGRAMININ KONUĞU OLDU (04.12.2025)

04.12.2025
 


Çok Okunanlar


EMO ÜYELERİ İÇİN SAĞLIK SİGORTASI İNDİRİMİ

YURDUMUN MUTLU GÜNLERİ, MUTLAK GELEN GÜNDEDİR!

EEMKON 2026 İSTANBUL`DA BAŞLADI

EMO TV:YAPAY ZEKA ÇAĞINDA ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE TOPLUMSAL GELECEK

TMMOB YEREL YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ SEMPOZYUMU 9-10 OCAK 2026’DA ANKARA’DA GERÇEKLEŞTİRİLECEK

TÜRKİYE ELEKTRİK ENERJİSİ İSTATİSTİKLERİ KASIM 2025 YAYIMLANDI

ATEX PATLAYICI ORTAMLARDA ELEKTRİKSEL GÜVENLİK PANELİ DÜZENLENDİ

ÜNİVERSİTE ZİYARETLERİ DEVAM EDİYOR

EMO TV: İKLİM DEĞİŞİMİ TARTIŞMASININ EKONOMİ POLİTİĞİ

ELEKTRİKTE ŞİRKET KÂRLARINA YÜZDE 642 ZAM YAPTILAR (SÖZCÜ, 11.01.2026)

Okunma Sayısı: 1


Tüm Yazılı Basında Odamız

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.