 |
Enerjideki özelleştirmelerin pahalılık yaratmasının yanında alanı çok başlı ve yönetilemez kıldığı yönünde toplumsal muhalefetin görüşü hilafına çarpık bir sistem yaratıldı. Şimdi sistemin sınır koşullarında test edilmesinin neredeyse zorunda kalınacağı dönemlere geldik
ABD-ISRAILIN IRAN SALDIRISI VESİLESİYLE Enerji sistemlerinin dayanıklılığı üzerine ABD ve İsrail‘in İran‘a dönük geleceği belli olan saldırısı, İran‘ın hemen herkesi şaşırtan cevabıyla birlikte pek çok boyutuyla tartışılmaya devam ediyor. Gelinen noktada İran‘ın 500 yıllık devlet geleneğini ve çok boyutlu yapısını anlayamayan ve Hamaney‘in ölümü ve ardından bir halk ayaklanması ile rejimin çökeceği beklentisi ile başlayan süreç, İran‘ın bölgedeki ABD üslerini ve özellikle Katar‘daki kritik radar sistemini hedef alması sonucunda yeni bir boyuta taşınmış görünüyor.
Cenevre‘de İran ile müzakere devam ederken ve belli bir anlaşma sonucunda teknik heyetlerin görüşmesi aşamasına geçilmek üzereyken böyle bir saldırıya başlaması ve dahası her türlü uluslararası hukuk normu bir yana kendi iç yasal süreçlerini bypass ederek "İsrail vurdu, biz de İran nasıl olsa bize de cevap verecek diye operasyona girdik" gibi içler acısı bir gerekçeye sığınmış olması, önümüzdeki yıllarda ABD‘nin gerileyen hegemonyası için sembolik bir aşama olarak görülecek.
ABD‘nin hegemonik gücünün korunması için çıplak bir güç aygıtı dışında elde başka bir enstrüman kalmadığının anlaşılması; geçtiğimiz iki yıl içerisinde hızlanan bir takvimle Ortadoğu‘nun İsrail hegemonyasında yeni bir düzene kavuşması ve İran‘da rejim değişikliği ile asıl büyük tehdit olan Çin‘in enerji tedarikine büyük bir darbe vurulması hedefiyle başlayan bu büyük altüst oluşun temel yapısal nedenini oluşturmaktadır.
Uygarlığımızın temelde bir petrokimya uygarlığı olduğu düşünülürse, petrol fiyatlarında yaşanmaya başlayan artış sadece ulaşımı değil; tarım ürünleri başta olmak üzere plastik sanayi, polietilen, deterjan, tıbbi aparatlar, yapıştırıcılar, asfalt vb. başta olmak üzere doğrudan fiyat artışlarını tetikleyecektir
İran‘ın herkesi şaşırtan direnci, ABD‘nin askeri gücünün de sınırlarını göstermesi açısından da dikkate değer sonuçlar doğuracaktır. İran‘ın yıllara yayılan bir plan sonucu olduğu anlaşılan ve Çin‘in stratejik desteği olduğu görülen çok boyutlu cevabı, askeri ve siyasal hedeflerin yanında enerji tedariki ve fiyatlandırması başta olmak üzere dünya ekonomik sistemi üzerinde de ciddi sonuçlar doğuracak cürette olmuştur. Hürmüz Boğazı‘nın kapanmasıyla Brent petrolün 80 dolar seviyesini görmüştür. Dünya petrol tüketiminin yaklaşık 5‘te 1‘i ve deniz yoluyla taşman her 3 varilden 1‘i bu stratejik boğazdan geçmektedir. Dahası mevcut fiyat artışları fiili bir arz daralmasından ziyade, krizin ne kadar süreceğine dair yaşanan panik ve belirsizlikten kaynaklanmaktadır. Diğer yandan İran petrolünün %80‘inden fazlasını alan Çin‘in, daha önceden depolama yaptığı için kısa vadede arz problemi yaşamayacağı görülmektedir. Uygarlığımızın temelde bir petro-kimya uygarlığı olduğu düşünülürse, petrol fiyatlarında yaşanmaya başlayan artış sadece ulaşımı değil; tarım ürünleri başta olmak üzere plastik sanayi, polietilen, deterjan, tıbbi aparatlar, yapıştırıcılar, asfalt vb. başta olmak üzere doğrudan fiyat artışlarını tetikleyecektir. Ayrıca özellikle Katar‘da üretilen alüminyum, üre ve metanol gibi global tedarik zinciri için kritik önemdeki yarı mamullerin üretimlerinin durması küresel ölçekte genel bir enflasyon baskısı yaratmasının yanında geniş çaplı üretim duruşları yaratma riskini tetikleyecektir.
Bütün bu gelişmeler ve riskler bir yönüyle de enerji sistemlerinin dayanıklılığını - kesintilere hazırlıklı olma, operasyonları sürdürürken şoklara dayanma ve hizmeti hızla geri yükleme kapasitesi - rasyonel bir tartışmanın üst sıralarına taşımayı zorunlu kılmaktadır. Enerji güvenliği, hem altyapı yatırımları ve çeşitli tedarik kaynakları yoluyla uzun vadeli yeterliliği hem de standart planlama koşullarının ötesindeki olaylar sonucunda kesintiler meydana geldiğinde hızla yanıt verebilen, etkilenen bileşenleri izole edebilen ve tedarik hizmetlerini hızla geri yükleyebilen uyarlanabilir sistemler tasarlamak gibi kısa vadeli dayanıklılık önlemlerini kapsamaktadır.
Genel bir ilke olarak sistem dayanıklılığı önlemlerini planlama aşamasında entegre etmek, sistemleri daha sonra yeniden donatmaktan veya arızalardan kurtulmaktan daha uygun maliyetlidir ve kritik hizmetlerin işlevsel kalmasını ve kesintiler meydana gelmesi durumunda günlük yaşamın devam edebilmesini sağlayarak daha geniş toplumsal değer sunar.
Uluslararası Enerji Ajansı‘mn (IEA) devam eden Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında raporlamış olduğu "Enerji Sistemi Dayanıklılığı İçin 10 Ders" metni hem ABD/İsrail‘in İran saldırısı sonrası olası gelişmeler açısından dikkate değer bir içgörü sunmaktadır, hem de 6 Şubat depremi sonrasında Elektrik Mühendisleri Odası‘nın raporlarına yansıyan önerilerle de uyuşmaktadır.
Raporun özet bölümünden maddeler halinde ilerlersek;
1. Dayanıklılığı enerji sistemi planlamasının merkezine koyun. Dayanıklılık için tasarlanmış güç sistemleri, aşırı olaylar sırasında normal çalışmaya çok daha hızlı döner ve felaket niteliğindeki toplumsal etkilerden ve maliyetlerden kaçınabilir.
2. Fiziksel güçlendirme ve savunma önlemleri uygulayın. Fiziksel güçlendirme, altyapıyı hem kasıtlı tehditlerden hem de doğal tehlikelerden korur; birçok teknik, karşılaşılan tehditten bağımsız olarak kapsamlı koruma sağlar. Etkili güçlendirme, koruma için tasarlanmış altyapıyı, acil durumlarda öncelikli varlıkları korumak için ekipmanı hızla konuşlandırma yeteneğiyle birleştirir.
3. Birden fazla tehdit senaryosunu kapsayan kapsamlı acil müdahale yetenekleri oluşturun. Etkili acil müdahale, aşırı koşullar altında hızlı bir şekilde müdahale etmek için eğitimli ekipler, teknik uzmanlık, özel ekipman ve koordinasyon mekanizmaları gerektirir. Önceden belirlenmiş yasal çerçeveler, karar protokolleri ve kurum içi teknik kapasite, krizler sırasında doğaçlamadan daha hızlı hareket etmeyi sağlar.
4. Vatandaşlara ulaşmak için etkili acil durum iletişim mekanizmaları sağlayın. Aşırı krizler sırasında hiçbir iletişim kanalı m Depo Photos mükemmel derecede güvenilir değildir. Yedek kanalların bağımsız olarak çalıştığı çok katmanlı sistemler - pille çalışan tekrarlamalardan ve telsizlerden sirenlere ve topluluk ağlarına kadar - dijital altyapı başarısız olduğunda kritik bilgilerin nüfusa ulaşmasını sağlar.
5. Stratejik güvenlik varlıkları olarak merkeziyetsizleşmeyi ve dağıtılmış kaynakları kullanın. Dağıtılmış varlıkların hedef alınması doğası gereği daha zordur ve hasar gördüğünde onarılması daha kolaydır. Ayrıca, birbirine bağlı sistemler hasar gördüğünde bazı temel hizmetlerin sürdürülmesine olanak tanır ve kesintiler durumunda yeniden başlatılmalarına yardımcı olabilir. Diğer yandan merkeziyetsizleşme arttıkça, bu kaynakları koordine etmek için düzenleyici çerçeveler ve akıllı şebeke platformları şarttır.
6. Arz şoklarına karşı tampon olarak acil durum petrol stokları bulundurun. Acil durum rezervleri, yalat kesintileri temel hizmetleri tehdit ettiğinde kritik tamponlar sağlar, kritik hareketliliği destekler ve uzun süreli kesintiler sırasında hastaneleri, su şebekelerini, telekomünikasyon ve acil servisleri desteklemek için yedek jeneratörleri etkinleştirir.
7. Kritik ekipmanları standartlaştırın ve stoklayın. Ekipman standardizasyonu, uyumlu bileşenlerin hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlayarak onarım sürelerini önemli ölçüde hızlandırırken, stratejik ve takip edilen stoklar acil durumlarda kullanılabilirliği garanti eder. Acil durumlarda öncelikli erişim sağlayan uzun vadeli üretici anlaşmaları, kritik altyapı için tedarik güvenliğini artırır.
8. Verileri stratejik bir varlık olarak ele alın ve acil durumlarda toplamaya devam edin. Krizler, bilginin hasarı değerlendirmek, restorasyonu önceliklendirmek, müdahale etkinliğini değerlendirmek ve hem kısa hem de orta vadeli ihtiyaçları ortaklara iletmek için en kritik hale geldiği anda veri toplamayı aksatır. Acil durum mevzuatı, hem teknik önlemler hem de açık raporlama sorumlulukları yoluyla kritik veri akışlarının devamlılığını sağlamalıdır.
9. Siber dayanıklılığı sistem planlamasının ve operasyonlarının tüm yönlerine entegre edin. Dağıtılmış mimariler binlerce potansiyel giriş noktası oluşturduğundan, sıla ağ segmentasyonu, sürekli izleme ve uluslararası tehdit istihbaratı paylaşımı ile katmanlı güvenlik hayati önem taşır.
10. Sınır ötesi işbirliği mekanizmaları oluşturun. Ülkeler genellikle yüksek etkili olaylara tek başlarına yanıt veremezler. Uluslararası işbirliği, gerekli ekipman, uzmanlık ve kaynakların dağıtımını sağlar.
Ne yazık ki enerji alanında özelleştirmelerin pahalılık yaratmanın yanında alanı çok başlı ve yönetilemez kıldığı yönünde toplumsal muhalefetin ve meslek odalarının görüşü hilafına çarpık bir sistem yaratıldı. Şimdi durumunu idare etmenin mümkün olmadığı, sistemin sınır koşullarında test edilmesinin neredeyse zorunda kalınacağı dönemlere geldik.
Bütün bu önlemler kolayca anlaşılacağı üzere ancak merkezi bir plan ve kamusal bir anlayışla icra edilebilir ve kritik enerji altyapılarının kamu eliyle yürütülmesi genel stratejisi çerçevesinde anlam kazanmaktadır. Artık kaybedecek vakit yok.
|
 |
|