|
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası`nın 50. Olağan Genel Kurulu ve Seçimleri, 10-11-12 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleşti. Genel Kurul Kocatepe Kültür Merkezi’nde Seçimler ise MMO Kültür Merkezi’nde düzenlendi.
10 Nisan 2026 Cuma günü sabah saatlerinde Genel Kurul Divanı`nın oluşturulmasının ardından saygı duruşu gerçekleştirildi ve İstiklal Marşı okundu. 50. Olağan Genel Kurul adına resmi tören ile çelenk bırakmak üzere Anıtkabir Heyeti oluşturuldu ve ardından EMO 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş açılış konuşmasını gerçekleştirdi. EMO 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş‘ın açılış konuşmasında dünya ve Türkiye gündemine ilişkin çarpıcı tespitler öne çıktı. Emperyalist Hegemonya Çöküyor, Savaş Kalıcılaşıyor Ulutaş, 2008‘den bu yana aşılamayan kapitalist ekonomik bunalımın pandemi ve ABD‘nin gümrük tarifeleriyle derinleştiğini vurguladı. İsrail‘in Gazze‘ye yönelik saldırıları ve ABD-İsrail ikilisinin İran‘a karşı yürüttüğü savaşın küresel kriz dinamiklerini yeni bir düzeye taşıdığını belirten Ulutaş, "Militarizm ve savaşlar kalıcı olgulardır; Avrupa açık bir şekilde savaşa hazırlanmaktadır" dedi. Rusya-Ukrayna savaşının özünde ABD, İngiltere ve AB‘nin Rusya ile bir vekâlet savaşı olduğunu ifade eden Ulutaş, dünya emperyalist sisteminin beş temel alanda —kitlesel imha silahları, kitle iletişim araçları, teknolojik üretim, dünya finans sistemi ve enerji kaynakları— tekelci kontrol üzerinden hegemonya kurduğunu hatırlattı. Çin‘in bu alanlarda güçlü bir konuma geldiğini de vurgulayarak şu kritik saptamayı yaptı: "ABD‘nin hegemonik gücünü korumak için elinde çıplak güç aygıtından başka bir enstrüman kalmamıştır." Petro-Dolar Tehdit Altında, İran Direnişi Dengeleri Sarsıyor Ulutaş, ABD‘nin İran ve Venezuela‘yı hedef almasının temel nedenlerinden birinin bu ülkelerin petrol ticaretini dolar dışı para birimleriyle yapma iradesi olduğunu vurguladı. İran‘ın Rusya ve Çin‘in stratejik desteğiyle verdiği çok boyutlu yanıtın enerji fiyatlandırması başta olmak üzere dünya ekonomisi üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağını belirtti. Hürmüz Boğazı‘ndan geçen petrolün dünya tüketiminin beşte birini karşıladığını hatırlatan Ulutaş, tarım ürünlerinden plastik sanayiye, tıbbi malzemelerden asfalta kadar geniş bir yelpazede fiyat artışlarının kaçınılmaz olduğu uyarısında bulundu. Yapay Zekâ Devrimi: Fırsat Mı, Varoluşsal Tehdit mi? Konuşmanın dikkat çeken bölümlerinden birinde Ulutaş, yapay zekâ devrimine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Kafa emeğini de ikame etmeye başlayan bu teknolojik dönüşümün matematikten sanata kadar tüm yaşamı köklü biçimde etkilediğini vurgulayan Ulutaş, söz konusu gelişmenin kapitalist-emperyalist sistemin içsel mantığı çerçevesinde insanlığa varoluşsal tehditler de barındırdığını özellikle altı çizdi. Endüstri 4.0 ve yapay zekânın, üretimi merkez ülkelere geri döndürme stratejisi olarak tasarlandığını; ancak Çin‘in çip ve yapay zekâ alanındaki atılımıyla bu planın sekteye uğradığını vurguladı. "Özelleştirme Ulusal Güvenlik Sorununa Dönüştü" Türkiye‘ye ilişkin bölümde son derece sert bir tablo çizen Ulutaş; sanayinin tasfiyesini, mühendislik eğitiminin değersizleştirilmesini, yeni mezunların yüzde 40‘ının işsizliğini ve derinleşen beyin göçünü somut sorunlar olarak sıraladı. Özelleştirme politikasına yönelik en sert vurguyu ise şu cümleyle yaptı: "Bugün artık özelleştirme ve serbestleştirme politikaları bir ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir." Dünyada savaşların bölgeselleştiği, hegemonik kurumların sorgulandığı bir dönemde doğal kaynakların ve kritik hizmetlerin uluslararası tekellere açık olduğu bir ülkenin geçmişteki krizlerle kıyaslanamayacak felaket riskleriyle yüz yüze olduğunu söyleyen Ulutaş, çıkış yolu olarak planlı ekonomi modelini işaret etti: Temel bilimleri, nitelikli üretimi ve teknoloji geliştirmeyi esas alan; enerji, eğitim, sağlık, ulaşım ve konut gibi hizmetleri kamu eliyle sunan, bölgeler arası eşitsizliği gidermeyi hedefleyen bir kalkınma anlayışı çağrısı yaptı. Dijital Dönüşümden Gençlik Örgütlenmesine Oda Faaliyetleri EMO 49. Dönem faaliyet değerlendirmesinde Ulutaş; kurumsal otomasyon sisteminin yenilenerek MOBİS‘e geçildiğini, EMOPORTAL ve EMO Mobil uygulamasının hayata geçirildiğini aktardı. EMO TV yayın programının güçlendirildiğini, Bitirme Projeleri Sergisi kapsamında 5 şehirde 66 üniversitenin bir araya getirildiğini, EMO-Genç çalışmalarının yeniden merkezi bir yapıya kavuşturulduğunu ve mentorluk programı EMO Yönderim‘in hayata geçirildiğini bildirdi. TEDAŞ, TEİAŞ ve EPDK ile yürütülen koordinasyon çalışmaları çerçevesinde mesleki kazanımlar elde edildiğini de vurguladı. Ulutaş, konuşmasını önümüzdeki dönemde de "emekten, halktan yana, kamu çıkarlarını gözeten" bir mesleki çizginin kararlılıkla sürdürüleceğini ilan ederek tamamladı. TMMOB Başkanı Koramaz‘dan Genel Kurul Mesajı: "Bu Tablo Kabul Edilemez" Genel Kurul`a katılamayan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, divan tarafından okunan mesajında Türkiye‘deki 730 bin mühendis, mimar ve şehir plancısının içinde bulunduğu koşullara ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Koramaz, ülkedeki siyasi tabloya dikkat çekerek yargı ve güvenlik mekanizmalarının muhalif kesimlere karşı bir baskı aracına dönüştürüldüğünü vurguladı. Mesajında "Seçilmiş belediye başkanlarının, bürokratların, siyasilerin, gazetecilerin ve öğrencilerin görevden alınarak tutuklanması; düşüncenin, eleştirinin ve demokratik hak arayışının baskı altına alındığını açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerine yer verdi. Mühendislerin çalışma koşullarına da değinen Koramaz, bir zamanlar ülkenin kalkınma atılımlarının öncü gücü olan mesleklerin bugün işsizlik, güvencesizlik ve düşük ücretlerle anılır hale getirildiğini belirterek "Bu tablo kabul edilemez" dedi. Genç meslektaşların ya güvencesiz koşullara mahkûm edildiğini ya da mesleklerini icra edemeden işsizlikle yüz yüze bırakıldığını da sözlerine ekledi. Koramaz mesajında, TMMOB ve Odaların elinden alınan asgari ücret belirleme ile mesleki denetim yetkilerinin iade edilmesini, SGK ile daha önce imzalanan ancak tek taraflı sonlandırılan ücret denetimi protokolünün yeniden yürürlüğe girmesini talep etti. Uluslararası gelişmelere de değinen TMMOB Başkanı, "Emperyalist saldırganlığa karşı çıkmayı; savaşa karşı barışı, sömürü ve ambargolara karşı bağımsızlığı, gericiliğe karşı aklı ve bilimi savunmayı sürdüreceğiz" diyerek mesajını genel kurulun demokrasi ve meslek onurunu güçlendireceği inancıyla tamamladı. Hasan Balıkçı Onur Ödülü Prof. Dr. Aziz Konukman`ın Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulunca 31.07.2010 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren ve geleneksel hale gelen Hasan Balıkçı Onur Ödülü bu yıl, 50. Olağan Genel Kurulu açılışında Prof. Dr. Aziz Konukman`a takdim edildi. Ödülü Kanukman`a EMO 49. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş ve EMO Adana Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mak birlikte takdim ettiler. Ödülünü alan Konukman, genel kurula hitaben bir de konuşma gerçekleştirdi. Onur ödülüne layık görülen akademisyen Aziz Konukman, TMMOB ile ilişkisini "oda dostu akademisyen" kavramıyla tanımladı. Bu yakınlığın tesadüf olmadığını vurgulayan Konukman, kendi akademik anlayışının odanın tüzüğündeki amaçlarla örtüştüğünü, o amaçları her okuduğunda TMMOB‘nin sanki doğal bir üyesiymiş gibi hissettiğini ifade etti. Balıkçı‘nın Adana Şubesi‘nde yürüttüğü denetimlerde büyük ölçekli firmaların kaçak elektrik kullanımını tespit ederek ciddi cezaların kesilmesinin önünü açtığını, bunun bedelini ise önce sürgünle ödediğini hatırlattı. "Adana‘dan Urfa‘ya sürgün edildi, ama şube müdürlüğü görevi nerede olursa olsun Türkiye‘nin her köşesi onun için bir mücadele alanıydı" diyen Konukman, onu saygıyla andı. Konuklardan Genel Kurula Dayanışma Mesajları Konukların konuşmaları gündeminde Kıbrıs EMO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aysal, Emek Partisi adına Şükran Doğan, DEM Parti adına Sevtap Akdağ, SOL Parti adına İlknur Başer ve Türkiye İşçi Partisi adına İrfan Değirmenci genel kurulu selamlayan birer konuşma gerçekleştirdiler. Kıbrıs EMO Başkanı İbrahim Aysal, açılışta yaptığı konuşmada KTMMOB adına ilettiği selamların ardından iki örgüt arasındaki iş birliğini değerlendirdi. "Mücadele ve dayanışma kültürü bizler için her zaman çok kıymetli olmuştur" diyen Aysal, ülkedeki ekonomik sıkıntıların emekçilerin hakları üzerinden giderilmeye çalışıldığını ve sendikaların süresiz grevlerle bu baskıya karşı durduğunu belirterek KTMMOB olarak bu mücadeleye destek vermeye devam edeceklerini açıkladı. DEM Parti adına kürsüye gelen Sevtap Akdağ, "tarihin hızla aktığı, emperyalist paylaşım savaşının yeni bir aşamaya geldiği" bir dönemden geçildiğini ifade ederek TMMOB‘u uzun yıllardır "emek, barış ve demokrasi mücadelesini birlikte büyüttüğümüz yol arkadaşları" olarak nitelendirdi. Kamusal hizmetlerin ücretsiz hale getirilmesi, özelleştirmelerin kaldırılması ve ekolojinin korunması başta olmak üzere ortak mücadele alanlarını sıralayan Akdağ, "özgürlük ve eşitlik halaylarını birlikte çekeceğimiz yarınlar için mücadelemizi büyütelim" çağrısıyla sözlerini noktaladı. Emek Partisi adına söz alan Şükran Doğan, iktidarın "yerli ve milli" söyleminin arkasında ülkenin enerji kaynaklarını tekellere peşkeş ettiğini savundu. Yakın dönemde yaşanan gelişmelerin Türkiye‘nin enerji bağımlılığı nedeniyle ne denli kırılgan bir konuma düştüğünü ortaya koyduğunu belirten Doğan, EMO‘nun "yalnızca kendi üyelerinin haklarını değil, enerji politikaları başta olmak üzere her alanda halktan yana tutumunu" koruduğunu ve bunun dünyada sayılı meslek odalarının sergileyebildiği bir duruş olduğunu vurguladı. Sol Parti adına genel kurulu selamlayan İlknur Başer, "her sabah güne bir karabasanla uyandıklarını" söyleyerek sözlerine başladı. Mevcut iktidarı "siyasal İslamcı tek adam rejimi" olarak niteleyen Başer, Gezi tutsaklarını, tutuklanan sendikacıları ve görevden alınan belediye başkanlarını tek tek hatırlatarak "bu rejim halkın birleşik mücadelesinden korkuyor" dedi. "Eşitlik, özgürlük ve laiklik değerleriyle bu rejimi birleşik mücadelemizle alt edeceğiz" diyen Başer, kamucu ve bilimden yana bir EMO yönetimine şimdiden başarılar diledi. Türkiye İşçi Partisi adına konuşan İrfan Değirmenci ise kürsüye özgün bir giriş yaptı: "Sizin yanınızda elektrikten söz etmek, terciye tere satmak olur" dedi. Emekli gazeteci kimliğiyle 2017‘de "Hayır oyu kullanacağım" dediği için işten çıkarıldığını ve o dönemde TMMOB‘nin öğrenci yurdunda tanıştığı gencin bugün önde gelen bir araştırmacı gazeteci olan İsmail Arı olduğunu anlatan Değirmenci, Arı‘nın tutuklandığını hatırlatarak buradan kendisine selam gönderdi. Tutuklanan sendikacılar Mehmet Türkmen ve Başar Aksu ile Akbelen savunucusu Esra Işık‘ı da anan Değirmenci, Can Atalay‘a da selam ileterek şöyle dedi: "Tıpkı onun gibi bizler de sarayın değil, halkın gazetecisi, halkın avukatı, halkın mühendisi, halkın mimarı ve halkın siyasetçileri olmaya devam edeceğiz." EMO 50. Olağan Genel Kurulu devam eden gündemlerde komisyonların oluşturulması, faaliyet raporlarının sunulması ve üzerine görüşmeler ile çalışmalarına devam etti. 49. Dönem Yönetim Kurulu Yazman Üyesi Ender Kelleci Çalışma Raporunu Genel Kurul‘a sundu. Ardından 49. Dönem Yönetim Kurulu Saymanı Ogün Sıy Mali Raporu ve 49. Dönem Denetleme Kurulu Başkanı Naci Basmacı Denetleme Kurulu Raporunu sundular. Öğleden sonra gerçekleşen oturumda genel kurul delegeleri 49. Dönem Çalışma Raporu üzerine konuşmalarını gerçekleştirmek üzere kürsüye çıktılar ve Yönetim Kurulu`nun aklaması ile Genel Kurul‘un ilk günü sona erdi. Genel Kurulun İkinci Gününde Yoğun Tartışmalar Ankara`da Kocatepe Kültür Merkezi`nde başlayan Elektrik Mühendisleri Odası 50. Olağan Genel Kurulu, ikinci gününde de çok yoğun bir gündemle gün boyu çalışmalarını sürdürdü. 11 Nisan Cumartesi günü gündemi oluşturan "Ana Yönetmelik ve Yönetmelik Değişikliklerinin Görüşülerek Karara Bağlanması", "Komisyon Raporlarının Görüşülerek Karara Bağlanması", "Önergelerin Görüşülerek Karara Bağlanması" maddeleri boyunca salonda yoğun tartışmalar yaşandı. Ertesi gün yapılacak seçimler için 50. Dönem EMO Yönetim Kurulu, Onur Kurulu, Denetleme Kurulu, 49. Dönem TMMOB Delegeleri Asıl ve Yedek Adayları ile TMMOB Kurullarına aday olan üyeler Divan`a başvurularını yaptılar ve Genel Kurul böylece sona ermiş oldu. Genel Kurulun ikinci gününde Anıtkabir Heyeti, Genel Kurul adında bir resmi ziyaret gerçekleştirdi. Çok sayıda üyemizin ve EMO-Gençlerin katıldığı törende ayrıca EMO Bursa Şubesi delegasyonundan Yusuf Bozkurt Anıtkabir Özel Defteri‘ni imzalayarak şunları kaydetti: Büyük Devrimci Önder, Elektrik mühendislerini temsilen bugün yine huzurunuza geldik. Emperyalizme ve monarşiye karşı başlattığınız kurtuluş mücadelesini, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti‘nin temellerini atarak gençliğe ve halka emanet ettiniz. Cumhuriyetin ilk gününden bu yana emperyalist saldırganlığa ortak olan işbirlikçiler; "din elden gidiyor" diyerek isyanlar çıkarmış, devrimlere karşı durmuş, Osmanlı hayalini bugünlere taşımışlardır. Bugün laik Cumhuriyetin değerleri, bağımsız yargısı ve özgür eğitim sistemi yerle bir edilmiştir. Limanlar, tersaneler, yeraltı ve yerüstü zenginlikler, onlarca yıllık kamu yatırımları yok pahasına yabancılara ve işbirlikçilerine devredilmiştir. Yap-işlet-devret sistemiyle ülkenin geleceği ipotek altına alınmış; vatandaşların büyük çoğunluğu yoksulluk sınırının altına düşürülmüştür. Bizler, devrimci ve ilerici elektrik mühendisleri olarak bıraktığınız emanete sahip çıkmaya, devrimlerinizi daha ileri taşımaya söz veriyoruz. Büyük Devrimci Önder, Rahat uyu.
|