 |
Hız kesmeyen enflasyon, savaşın da etkisiyle yıkıcı bir depreme dönüştü. Milyonlar gelen tsunamiye karşı savunmasız.
Hükümetin her seferinde "Enflasyonu tek haneye indireceğiz" sözü hayal oldu. Gıdada dünya rekorları kırıldı. Üstüne gelen savaşla zam sağanağı başladı. Bir ay önce litresi 50 TL olan akaryakıt son zamla 85 liraya çıktı. Elektrik ve doğalgazın fiyatına ise yüzde 25 oranında zam geldi. Şimdi iğneden ipliğe, her şeye gelecek zamlar kapıda. 2026 yılı Ocak ve Nisan ayları enerji ve yakıt artış tablosu ağır oldu. FATURALAR UÇTU
CHP‘Iİ Yavuzyılmaz, AKP‘nin ‘sessiz zam‘ uyguladığını belirterek "Yılbaşındaki maaş zamları çoktan erimişken, AKP elektrik ve doğalgaza %25 zam yaptı. 4 kişilik ailenin elektrik faturası 596 TL‘den 744 TL‘ye çıktı" dedi. EMO açıklamasında "Şu an faturanın yalnızca yüzde 15,2‘si tüketim bedeli. Gerisi özelleştirmelerinin yarattığı yük" denildi.
Ebru ÇELİK
Bu zamlar yoksulu yutar
EMO: Dağıtım bedeli adeta karadeliğe dönüştü.
Savaş devam ettikçe tablo karanlık olacak
ABD-İSRAİL‘İN 28 Şubat‘ta İran‘a yönelik saldırılarıyla tetiklenen küresel enerji krizi, Türkiye‘de zam dalgasını büyüttü. Elektrik ve doğalgaza yüzde 25‘e varan artışlar yürürlüğe girerken, motorin fiyatı 85-86 TL bandına dayanarak 90 TL sınırına yaklaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu‘nun (EPDK) kararlarıyla birlikte yurttaşın temel giderleri hızla yükselirken, maliyet baskısı ekonominin tüm alanlarına yayılıyor. Uzmanlara göre bu artışlar sadece doğrudan faturalarla sınırlı değil. Özellikle eşel mobil sisteminin sona ermesiyle, uluslararası piyasalardaki her fiyat artışı artık doğrudan pompaya yansıyor. Bu da akaryakıttan lojistiğe, gıdadan sanayi üretimine kadar geniş bir alanda zincirleme zam etkisini kaçınılmaz kılıyor.
YÜZDE 25 ZAM AÇIKLADI
EPDK‘dan yapılan açıklamada, elektrikte evlerde kullanılan elektriğe yüzde 25, alçak gerilimdeki ticarethaneler-bürolara yüzde 17,5, orta gelirim sanayi abonelere yüzde 5,8 ve orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abonelere yüzde 24,8 zam yapıldı. Açıklamada örnek olarak "100 kWh elektrik tüketen bir evin elektrik faturasının 323,8 TL olacağı" belirtildi. Aynı açıklamada BOTAŞ‘m da aylık tarifesini yayınladığı belirtilerek, konut tüketicilerinin kullandığı doğalgazına ortalama yüzde ortalama yüzde 25, sanayi abonelerine yüzde 18,61, elektrik üretim santrallerinin kullandığı doğalgaza yüzde 19,42 oranında zam yapıldığı duyuruldu. Hükümetin hatalı ekonomi politikaları nedeniyle halk enflasyon altında ezilirken gelen savaş son darbeyi vurdu. Peş peşe gelen zamlarla motorin 90 TL‘ye yaklaşırken elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam geldi. Uzmanlara göre, yakıta gelen her artış iğneden ipliğe her ürüne yansıyacak Görüş Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk Bu ay hem elektriğe hem de doğal gaza gelen zam beklenen bir artıştı. Elektrik zamları belki biraz daha düşük tutulabilirdi; çünkü bu yıl su gelirlerinden dolayı HES‘lerin (Hidroelektrik Santrali) üretimi oldukça iyi. GES ve RES‘lerle birlikte toplam üretim çoğu zaman talebi karşılıyor. Doğal gaz ve kömür santrallerinin çalışma saatleri ise düşük seyrediyor. Bu durum, zammın daha sınırlı tutulmasını sağlayabilirdi. Doğal gazda ise durum farklı. Zaten konut tüketimi başta olmak üzere doğal gazda çok büyük bir sübvansiyon uygulanıyordu. Nisan ayı itibarıyla ithalat sözleşmelerinde yeni fiyat dönemine girildi. İran krizi ile artan enerji maliyetleri doğal gaz formüllerine yansıdı ve ortalama ithalat fiyatları ciddi oranda arttı. Buna paralel olarak konutlarda satış kademelendirildi, yüksek tüketimi olan kesimlerden sübvansiyon kademeli olarak kaldırıldı. Maliye, daha önce Eşel Mobil sistemi üzerinden ÖTV‘den feragat ederek fiyatları dengeliyordu ancak bu uygulama artık sona erdi. Artık yurt dışında petrol ve türevlerine gelen her zam, doğrudan pompaya yansıyor. Özellikle motorin tarafında dünya genelinde ciddi bir tedarik sıkıntısı yaşanıyor. Türkiye sadece ham petrol değil, işlenmiş motorin de ithal eden bir ülke. Günümüzde petrol ürünlerinin fiyat dinamiği ham petrolden ayrışmış durumda. Eskiden petrol fiyatı 1 birim arttığında ürünler de benzer oranda artardı; ancak bugünkü tedarik krizi nedeniyle petrol 1 birim artarken ürün fiyatları 1,5 veya 2 birim yükseliyor. Ayrıca Ukrayna‘nın Rusya‘ya ait rafinerileri hedef alması, Türkiye dâhil birçok ülkeye yapılan ürün ihracatını kısıtlayarak küresel piyasalarda sıkışmaya yol açıyor. Hürmüz krizi, maliyetleri daha da yukarı çekiyor. Motorin fiyatlarının 85-86 TL seviyelerine çıkması, sadece ulaşımı değil tüm ekonomiyi etkileyen bir zinciri tetikliyor. Tarladan çıkan sebze ve meyvenin şehre ulaşmasındaki ana maliyet kalemi olan navlun (taşımacılık), akaryakıt fiyatlarıyla doğrudan ilintilidir. Dolayısıyla akaryakıt zammı, iğneden ipliğe her ürüne zam olarak yansımaktadır.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası, enerji fiyatlarına gelen zamlara ilişkin açıklama yaptı. Oda‘nın hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standartlarını korumak için aylık 230 kWh enerji tüketeceği varsayıldığında günlük ortalaması 8 kWh‘i geçmeyen bu tüketim için aile bütçesinden ayrılması gereken 595,8 TL, bu zamla birlikte 744,7 TL‘ye yükseldiğini açıkladı. Oda‘nın açıklamasının devamında şu ifadeler yer aldı: "Gelen zam ile yıllık 4000 kWh limitini aşmayan aboneler doğrudan etkilenirken, yüksek kademedeki birim fiyat yüzde 17,4 artışla 1,895808 TL‘ye, dağıtım bedeli ise yüzde 32 artışla 2,4249 TL‘ye yükseltildi. Böylece konut faturalarına toplamda yüzde 25 zam yansıdı. 744.7 TL EMO hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin aylık 230 kWh asgari tüketimi için ödediği 595.8 TL, bu zamla 744,7 TL‘ye çıktı. Nisan 2026 itibarıyla faturanın yalnızca yüzde 15,2‘si enerji bedelinden oluşurken, yüzde 74,8‘ini dağıtım bedeli oluşturdu. 2022‘de faturanın yüzde 22‘si olan dağıtım bedeli payının yüzde 75‘e yaklaşması kabul edilemez. 1 Nisan 2021‘de 183,4 TL olan asgari fatura, 5 yılda yüzde 306 artış göstermiştir. Bu dönemde enerji bedeli yüzde 24,5 artarken, dağıtım bedeli yüzde 880 zamlandı. Dağıtım bedelleri enerji bedeli seviyesinde artsaydı, fatura 744,7 TL yerine 228 TL olacaktı. Aradaki 516 TL‘lik fark, dağıtım özelleştirmelerinin yurttaşa yarattığı bir yüktür. EPDK‘nın PTF tavan fiyatını 4.500 TL‘ye yükseltmesi ve elektrik üretiminde kullanılan doğal gaza yüzde 19,42 zam yapması, önümüzdeki aylarda yeni artışların yaşanacağına işaret etmektedir. Dağıtım bedelindeki fahiş artış, hizmetin yüksek fiyatla verildiğinin göstergesidir. Enerji politikaları "sosyal tarife" esasıyla yeniden düzenlenmelidir. Enerjiyi kâr kapısı olmaktan çıkarmak için kamu doğrudan yatırım yapmalı, dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı durdurulmalıdır. Özelleştirilen üretim ve dağıtım tesisleri kamulaştırılmak, EPDK yerine halkın çıkarını gözeten bir Kamulaştırma idaresi Başkanlığı kurulmalıdır." Savaş tabloyu şişirdi İran‘ın Hürmüz Boğazı‘nı geçişlere kapatması küresel enerji piyasalarını altüst ederken, Türkiye‘deki yansıması da ağır oldu.
 |
Fotoğraflar |
|
|
|
|
|
 |
|