 |
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası 50. Dönem Yönetim Kurulu, 1 Mayıs Emek, Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Savaşlara, elektrik zamlarına ve enerjideki özelleştirme politikalarına tepki gösteren ve maden işçilerinin kazanımla sonuçlanan direnişini selamlayan EMO, `Emeğin hakkı, adalet, barış ve demokrasi için 1 Mayıs`ta alanlarda buluşuyoruz` çağrısında bulundu.
YAŞASIN 1 MAYIS! YAŞASIN İŞÇİ SINIFININ BİRLİĞİ, MÜCADELESİ VE DAYANIŞMASI! Emperyalist savaşların gölgesinde, halkların yoksullaştırıldığı, doğanın talan edildiği, emeğin değersizleştirildiği bir dönemde 1 Mayıs‘ı karşılıyoruz. Elektrik Mühendisleri Odası olarak; alanlara çıkan, fabrikada, maden ocağında, tarlada, üniversitede, sokakta, mutfakta direnen, susmayan, eğilmeyen tüm emekçileri, ülkenin dört bir yanından yükselen mücadelenin umuduyla selamlıyoruz. Ukrayna‘da süren savaşın yanına eklenen İsrail-ABD-İran eksenli çatışma, Hürmüz Boğazı‘nda yaşanan tıkanmalar ve Ortadoğu‘daki kan dökme siyaseti; bugün dünya enerji gündeminin sermayenin çıkarları doğrultusunda yeniden kurgulandığını bir kez daha göstermiştir. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki sert dalgalanmalar, tedarik zincirindeki kırılmalar, küresel enerji şirketlerinin rekor kârları; halkların ödediği faturayla, emekçilerin yoksullaşmasıyla, ülkelerin yıkımıyla mümkün olmaktadır. Filistin‘de süren soykırım karşısında suskun kalan, Rojava‘da halkların kazanımlarına saldıran her güç; aynı zamanda işçi sınıfının da düşmanıdır. Savaşa karşı barışı, ölüme karşı yaşamı, talana karşı hakça bölüşmeyi savunmak bugün her zamankinden daha acil bir görevdir. 4 Nisan 2026‘da yürürlüğe giren elektrik zammı, EPDK‘nın halkın aleyhine attığı son adımdır; ancak mesele tek bir zam değildir. Bugün yurttaşın ödediği faturanın büyük bölümü üretim bedeline değil, özelleştirilmiş dağıtım şirketlerinin kasasına akmaktadır. "Son kaynak tedarik tarifesi" gibi düzenlemelerle milyonlarca abone piyasanın insafına terk edilmiş; fatura diye sunulan şey, halktan holdinglere açık bir kaynak transferine dönüşmüştür. Termik santral özelleştirmeleri, alım garantili teşvikler ve yenilenebilir enerjinin önüne dikilen engellerle birlikte enerji, kamu hizmeti olmaktan çıkarılıp tamamen rant alanına dönüştürülmüştür. Akbelen‘de zeytin, Kazdağları‘nda toprak, Karadeniz‘de dereler; hepsi aynı sermaye iştahının hedefindedir. 13 Nisan‘da Eskişehir Mihalıççık‘tan yola çıkıp Ankara‘ya yürüyen, Kurtuluş Parkı‘nda 9 gün açlık grevine yatan, biber gazına ve barikatlara rağmen geri adım atmayan Doruk Madencilik işçileri, 28 Nisan‘da kazandı. Bu zafer; ödenmemiş ücretlerin, gasp edilmiş tazminatların, "ücretsiz izin" adı altında dayatılan köleliğin karşısında dik duran madencilerin zaferi olduğu kadar dayanışma gösteren tüm meslek odalarının, sendikaların, siyasi partilerin, işçi ailelerinin, çocuklarının ortak zaferidir. Soma‘dan Ermenek‘e, Kınık‘taki Polyak Maden‘den Manisa‘daki Fernas Madencilik direnişine; yer altından çıkıp meydanlarda duyulan "ya ölümüz çıkacak ya hakkımızı alacağız" diyen ses, bu ülkede emekçinin söyleyecek sözü, mücadele ile kazanılacak bir geleceği olduğunu hepimize hatırlatmıştır. Akbelen‘de yaşamı savunduğu için tutuklanan Esra Işık‘ın, Antep‘te tutuklanan sendikacı Mehmet Türkmen‘in ve örgütlenme hakkını kullandıkları için baskıyla yüz yüze gelen tüm emekçilerin derhal serbest bırakılması gerekmektedir. Hak aramak suç değildir; asıl suç olan, doğayı ve emeği talan edenleri korumaktır. Emeğin Hakkı, Adalet, Barış ve Demokrasi İçin Birleşelim, Değiştirelim Metal işçisinin TİS masasındaki direnişi, depo ve lojistik işçilerinin örgütlenme mücadelesi, sağlık emekçilerinin tükenmişliğine karşı sesi, eğitim emekçilerinin okullardaki şiddete ve güvencesizliğe karşı başlattığı iş bırakma eylemleri, kamu emekçilerinin yoksulluk sınırının altına itilmiş maaşlarına karşı yürüttüğü mücadele; bu 1 Mayıs‘a giderken ortaklaştığımız yürüyüşümüzdür. 2025 baharında üniversitelerden başlayıp meydanlara taşan, yüzlerce gencin tutuklanmasına, soruşturmalara, boykotlara sahne olan öğrenci hareketi; bu ülkede gençliğin geleceğine sahip çıkma iradesinin sönmediğini göstermiştir. Tutuklanan, gözaltına alınan, soruşturma açılan tüm öğrencilerin yanındayız; eşit, parasız, laik, bilimsel, anadilde eğitim talebini sahipleniyoruz. Kadınlar bu ülkede yalnızca emeğin değil, yaşamın da en ön saflarındadır. Kadın cinayetleri durmazken, kadınların kazanılmış hakları birer birer geri alınmak istenirken; alanları boş bırakmayan, fabrikada patrona, evde şiddete, sokakta korkuya karşı direnen kadınlar, işçi sınıfının ortak mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Emeğin, özgürlüğün ve eşitliğin sesini birlikte yükseltmek için; emeğin hakkı, adalet, barış ve demokrasi için; birleşmek ve değiştirmek için, 1 Mayıs günü alanlarda buluşuyoruz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü! Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası 50. Dönem Yönetim Kurulu 30.04.2026
|
 |
|