MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

SEÇMEN KÖMÜRDEN KAÇIYOR, SERMAYE KÖMÜRE SARILIYOR (EVRENSEL.NET, 29.04.2026)


YAZILI BASINDA ODAMIZ  - 29.04.2026


 
Enerji politikaları halkın değil, şirketlerin çıkarları doğrultusunda şekilleniyor; kamu iradesi karar süreçlerinin dışında kalıyor. Halk kömür projelerine karşı çıkarken, yatırımların sürmesi ‘şirket odaklı’ politikaları gözler önüne seriyor.
 

Özer Akdemir
ozerakdemir@gmail.com

Çanakkale – Türkiye ve dünyadaki enerji politikalarının, kamunun ihtiyaçları veya halkın görüşleri etrafında değil; doğrudan şirketlerin kâr beklentileri ve devletlerin bu yöndeki teşvikleriyle şekillendiği giderek daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Araştırmalar ve sahadaki veriler, devletlerin ve projeyi geliştiren şirketlerin, kamu tercihleriyle taban tabana zıt kararlar aldığını gösteriyor.

Kararlar halkın değil şirketlerin masasında alınıyor
Brown Üniversitesi`nden Doç. Dr. Jennifer Hadden ve ekibinin yürüttüğü çalışma, seçmenlerin yeni kömür projelerine destek veren siyasetçileri cezalandırma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Türkiye, Hindistan ve Güney Afrika`yı kapsayan araştırmaya göre; seçmenler hava kirliliği, sağlık sorunları ve tarım alanlarının zarar görmesi gibi nedenlerle kömür projelerine açıkça karşı çıkıyor ancak toplumsal bir destek olmamasına rağmen kömür projelerinin inatla sürdürülmesi, kararların halkın taleplerine göre değil, enerji politik ekonomisine ve şirketlerin planlarına göre alındığını kanıtlıyor. Birçok projede kamuoyuna ne istediği dahi sorulmuyor.

Sözde "iklim dostu" hedefler, özde maden katliamı
Halkın kömürden çıkış ve yenilenebilir enerjiye yönelim isteğinin arkasında yatan temel gerekçelerden biri iklim değişikliği ve yerel çevre kirliliği olarak gösteriliyor. "Doğanın tahrip edilmesi pahasına üretilecek enerjinin iklim değişikliğine ne derece olumlu etkisi olacak?" sorunu ise önemli bir çelişkiye işaret ediyor. Araştırma, halkın rüzgâr ve güneşi kömüre tercih ettiğini söylese de, bu yönelimin doğa üzerindeki etkisi tartışmalı bir başlık olarak kalmaya devam ediyor. "Yeşil enerji" adı altında devasa alanları kapsayan rüzgâr ve güneş santrallerinin (RES ve GES) yarattığı ekolojik tahribat, tıpkı kömür ve nükleer projelerinde olduğu gibi yerel yaşam alanlarını tehdit edebiliyor.

Yeni enerjinin görünmeyen bedeli: Maden sahaları doğayı yutuyor
Sadece fosil yakıtlar veya nükleer santraller değil, genel olarak enerji yatırımları ve bunlara hammadde sağlayan madencilik faaliyetleri büyük bir ekolojik yıkım getiriyor. İnsanlar, yeni enerji projeleri gündeme geldiğinde "daha fazla madencilik gerekip gerekmeyeceği" endişesini taşıyor. Gerçekten de enerji projeleri ve maden sahaları uğruna meralar ve ormanlık alanlar yok ediliyor. Boyabat ve Doğu Karadeniz gibi bölgelerde hukukun ve vatandaşın tepkisinin ayaklar altına alındığı, doğanın bir avuç şirketin maden çıkarma hırsına kurban edildiği görülüyor. Ormanları ve meraları yok ederek, ekosistemi geri dönülmez biçimde bozarak üretilen enerjinin "iklim dostu" olup olamayacağı büyük bir çelişki olarak tartışmaya açılıyor.

Raporun sonuçları, siyasi liderlerin kömür projelerinde ısrar etmesinin artık ciddi bir "siyasi risk" olduğunu kanıtlıyor. Ancak enerji üretim yöntemi halkın görüşleri yerine şirketlerin planlarına göre şekillendiği sürece, enerji politikaları bir kamu hizmeti olmaktan çıkıp bir doğa ve halk sağlığı sorunu olmaya devam edecek gibi görünüyor.

İhtiyacın iki katı kapasite
Tüm bu doğa katliamının ve halka rağmen atılan adımların arkasındaki temel soru şudur: Enerji gerçekte kimin için üretiliyor?

Veriler, bu enerjinin halkın elektrik ihtiyacını karşılamak için değil, şirketlere sermaye aktarmak için üretildiğini kanıtlıyor. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO)`nin verilerine göre; Türkiye‘nin en yoğun dönemdeki elektrik talebi yaklaşık 60.000 Megavat iken, kurulu gücü 125.000 Megavatı aşmış durumdadır. Yani halihazırda talebin iki katından fazla bir kapasite mevcut. İhtiyaç olmamasına rağmen, kamuoyunun itirazlarına kulak tıkanarak yeni ve pahalı santraller (örneğin nükleer santraller) inşa ediliyor. Hane halkı elektriğin kilovatsaatini ortalama 6 sent civarında tüketirken, yeni kurulan Akkuyu Nükleer Santrali gibi projelerden devlet 12.35 ile 15.33 sent arasında, yani mevcut fiyatın iki katından fazla bir bedelle elektrik alma garantisi veriyor. İhtiyaç fazlası enerji üretimi için şirketlere alan açılırken, hukuki süreçler fiilen etkisiz hale getiriliyor ve mahkemeler vatandaşın açtığı davaları yıllarca bitirmeyerek sermayenin projelerine zaman kazandırıyor.

Madenleri kim çıkarıyorsa fotoğraf orada
Mevcut tablo; ormanların kesilmesinin, maden sahalarının açılmasının ve halkın sağlığını tehdit eden santrallerin kurulmasının tek nedeninin, halkın ucuz veya temiz enerjiye ulaşması olmadığını gösteriyor. "Madenleri kimin çıkarttığına baktığımızda zaten fotoğrafı görebiliyoruz, kime hizmet ettiğini". Enerji, kamunun refahı için değil; devletlerin ön ayak olduğu, kanunların esnetildiği ve doğanın sermayeye peşkeş çekildiği bir düzende sadece şirketlerin kârı için üretiliyor. 



EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ NOW TV`DE

25.02.2026
 


Çok Okunanlar


EMO 50. DÖNEM KURULLARI İÇİN SEÇİMLER GERÇEKLEŞTİ

EMO 50. DÖNEM KURULLARI İÇİN DEVİR TESLİM TÖRENİ GERÇEKLEŞTİ

PROF. DR. H. HAKAN KUNTMAN’I KAYBETTİK

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 50. OLAĞAN GENEL KURUL SONUÇ BİLDİRİSİ YAYIMLANDI

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI 50. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİ

ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ 478. SAYISI YAYIMLANDI

TEVFİK OKUMUŞ, İBRAHİM ATALI, CELAL POLAT VE MEHMET AYSAN’IN ANILARINA SAYGIYLA

EMO 49. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU YAYIMLANDI

YASTAYIZ

SİNOP`TA ÇERNOBİL`İN 40. YILINDA NÜKLEER KARŞITI MİTİNG

Okunma Sayısı: 4


Tüm Yazılı Basında Odamız

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.