|
EMO, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan ve toplam 5 bin MW kapasiteli yenilenebilir enerji projelerini kapsayan işbirliği protokolünü değerlendirerek, protokolü yeni bir kapitülasyon anlaşması olarak niteledi.
Zehra ŞAHİNDOKUYUCU
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) yayımladığı basın açıklamasında Türkiye ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ve toplam 5 bin M W kapasiteli yemlenebilir enerji projelerini kapsayan işbirliği protokolünü yeni bu kapitülasyon anlaşması olarak adlandırdı. Açıklamada Suudi Arabistan ile imzalanan bu yeni anlaşmanın ise yasalaşma sürecinin hızlandığı esas komisyon olan TBMM Dışişleri Komisyonu‘nun gündemine alınacağı belirtildi. EMO, milletvekillerini ikili anlaşma formunda Meclis‘e gelecek kanun teklifini reddetmeye çağırdı.
EMO tarafından yapılan açıklamada, şunları söyledi: "Türkiye ile Suudi Arabistan arasında, toplam 5 bin MW kapasiteli yenilenebilir enerji projesi geliştirilmesini hedefleyen kapsamlı bir iş birliği protokolü imzalandı. İlk etapta Sivas ve Taşeli adıyla kurulacak 2 bin megawattlık güneş santralleri için 30 yıl süreli alım garantisi sağlayan proje kapsamında; Suudi sermayeli şirkete ücretsiz arazi tahsisi ve geniş vergi muafiyetleri gibi önemli imtiyazlar da tanınıyor. Benzer hükümler ve alım garantileri içeren bir anlaşma 2023 yılında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile de imzalanmış; ancak Osmanlı‘nın çöküş döneminde yabancı ya tanıcılara tanınan kapitülasyonlara benzer koşullar barındırması nedeniyle eleştirilerek TBMM gündemine alınmamış ve yasalaştırılmamıştı. Öncelikle ülkemiz kısa orta vadede bir elektrik üretim kriziyle karşı kaşıya değildir. Ülkemizin mevcut elektrik üretim kapasitesi ve planlanan yatırmalarla olası tüketim artışlarım da karşılayacak düzey dedir, hatta ciddi bir arz fazlası da söz konusudur." Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ülkelerin ancak zor duruma düştüğünde yapabileceği bu tip bu anlaşmaya mahkûm olmadığımızın da bilinmesi gerekir. Eğer söz konusu projelerin hayata geçirilmesi bu düzeyde öncelikliyse, bu yatırımlar EÜAŞ tarafından, enerji depolama AR-GE ve yatarım faaliyetlerini de içerecek şekilde, ulusal imkânlarımızla geliştirilebilir. Ülkemizde bu projeleri hem finanse edecek kaynağın, hem de mühendislik birikiminin olduğu ortadadır. Anlaşma kapsamındaki Faz 1 projeleri incelendiğinde, Sivas ve Taşeli GES Terinin yer verildiği görülmektedir. Her biri bin megawata kurulu güce sahip olacak bu santraller için Euro bazlı ve 30 yıl sureli bir alım garantisi sunulmaktadır. Ödeme yapısı çerçevesinde, ilk 5 yıl için daha yüksek, takip eden 25 yıl için ise daha düşük bir fiyatlandırma modeli öngörülmüştür. Buna göre; Sivas GES için ilk 5 yıl boyunca MWh (megawatsaat) basma 47,5 Euro, sonraki 25 yıl için ise 23.415 Euro alım fiyatı garanti edilmiştin Taşeli GES projesinde ise ilk 5 yıl içi yine 47,5 Euro seviyesindeki alım fiyatı, sonraki 25 yıllık süreçte 19,950 Euro olarak belirlenmişti. Ülkemizdeki güneş enerji santrallerinin ortalama verim hesaplamaları, yıllık bin 600 saat tam yükte çalışacakları öngörülerek yapılmaktadır. Bu santrallerin ortalama olarak bu verimle çalışacağı varsayıldığında: Sivas GES için ilk 5 yd boyunca yıllık 76 milyon Euro, sonraki 25 yıl boyunca ise yine yıllık 37,5 milyon Euro ödeme yapılması beklenmektedir. Taşeli GES için ise ilk 5 yıl 76 milyon Euro. sonraki 25 yıl boyunca yıllık 31,9 milyon Euro ödeme yapılacağı hesaplanmaktadır. 30 yıllık süreçte Sivas GES için 1.31 milyar Euro, Taşeli GES için ise 1,17 milyar Euro ödeme gerçekleştirilecektir."
|