|
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi, mühendislik birikimini güncel teknik gelişmelerle harmanlayarak Türkiye’de bir ilke imza attı. 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde MİSEM kapsamında düzenlenen `Yıldırımdan Korunma Eğitimi`, uluslararası alanda 2024 yılında yayımlanan IEC 62305 standart serisini eksenine alan Türkiye’deki ilk kapsamlı eğitim olma özelliğini taşıyor. Eğitimde, yıldırımdan korunmanın temel prensiplerinin yanı sıra 2024 revizyonu ile gelen değişiklikler dört ana başlık altında detaylandırıldı.
Eğitimin ilk bölümünde Taner İriz, yıldırımın yapılar ve canlılar üzerindeki yıkıcı etkilerini (D1, D2, D3 hasar tipleri) ve korunmanın genel ilkelerini kapsayan IEC 62305-1 standardını aktardı. Yıldırımın yüksek enerjili bir doğa olayı olduğu ve korunma önlemlerinin bütüncül bir yaklaşımla (LPS ve SPM) ele alınması gerektiği vurgulandı. 2024 versiyonu ile literatüre giren; kamu yararını ilgilendiren kayıp türleri, dâhili sistemlerin kullanılabilirliğini bozan hasar sıklığı (F) kavramı ve parafudr (SPD) boyutlandırmasında kullanılan darbe akımlarının hassaslaştırılması konuları katılımcılarla paylaşıldı. H. Mert Dirik tarafından sunulan IEC 62305-2 bölümünde, bir yapıda yıldırımdan korunma sisteminin gerekliliğine karar veren tek mekanizmanın risk analizi olduğu hatırlatıldı. Risk analizi sonucunda belirlenen yıldırımdan korunma seviyesinin (LPL I-IV), sistemin tüm tasarım parametrelerini belirlediği ifade edildi. Bu bölümde, risk analizinin temel taşlarından olan yıldırım yoğunluğu (NG) parametresinin yerini alan yıldırım yer vuruş noktası yoğunluğu (NSG) kavramı incelendi. Ayrıca, fırtına uyarı sistemlerinin (TWS) risk hesabına dâhil edilmesi ve insan hayatı ile yangın kayıplarını birleştiren tekil risk yaklaşımı üzerinde duruldu. Dış yıldırımdan korunma sistemlerinin (LPS) tasarım esaslarını içeren IEC 62305-3 bölümünü Ali Fuat Aydın aktardı. Dış yıldırımlık sisteminin tasarımında standart tarafından kabul edilen üç temel yöntemin (yuvarlanan küreler, koruma açısı ve kafes) uygulama esasları ve iniş iletkeni sistemlerinde ayırma mesafesi (s) hesaplamalarının önemi üzerinde duruldu. 2024 versiyonu ile gelen; hava sonlandırma sistemlerinde sıcak nokta (hot-spot) oluşumunu engelleyecek güncellenmiş minimum kalınlıklar, yapıya bitişik ancak elektriksel teması olmayan sistemleri tanımlayan "elektriksel yalıtımlı LPS" tanımı ve kafes (mesh) yöntemindeki %25`lik boyut esnekliği gibi tasarım kriterleri açıklandı. Eğitimin son bölümünde E. Toygar Turgut, iç sistemleri yıldırım elektromanyetik darbesinden (LEMP) korumayı amaçlayan IEC 62305-4 standardını ele aldı. Yapının yıldırımdan korunma bölgelerine (LPZ 0, 1, 2) ayrılması ve koordineli SPD sistemlerinin tesisi gibi temel koruma önlemleri (SPM) aktarıldı. 2024 sürümüyle eklenen; sayısal simülasyon modellemesi, fotovoltaik (PV) sistemlerdeki akım paylaşımı ve SPD ile korunan devrelerdeki endüklenmiş gerilimlerin hesabı gibi ileri düzey teknikler katılımcılara sunuldu. Bilindiği gibi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından yayımlanan ve isekipmanlari.csgb.gov.tr üzerinden erişime açılan zorunlu periyodik kontrol formlarının ardından yıldırımdan korunma konusu büyük önem kazandı. Mevzuat uyarınca, iş ekipmanlarının periyodik kontrollerinde temel kriter olarak TS EN 62305 serisi standartlar esas alınmaktadır. Eğitimde özellikle vurgulanan bir diğer husus; uluslararası IEC 62305 standart serisinin hava sonlandırma sistemi olarak yalnızca pasif çubukları, gerilmiş telleri ve kafes iletkenleri kabul etmesidir. Bu bağlamda, IEC 62305 kurulum standartları kapsamında yer almayan aktif paratoner (ESE) sistemlerinin, yürürlükteki İSG mevzuatına uygunluğunun belgelendirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı hatırlatıldı.
|