 |
EMO 50`nci Dönem Yönetim Kurulu, 12`nci Yargı Paketi taslağına ilişkin yaptığı açıklamada, `12`nci Yargı Paketi, basma yansıyan haliyle kadınların ve çocukların temel hak ve özgürlüklerini hedef almakta; toplumu kapsayan dijital gözetim rejimini kurumsallaştırmaya hizmet etmektedir. Geçmişte geri çektirilen bu düzenlemelerin bugün de geri çektirilmesi mümkündür.` dedi.
Zehra ŞAHİNDOKUYUCU
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) 50‘nci Dönem Yönetim Kurulu, 12‘nci Yargı Paketi taslağına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oda tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "12‘nci Yargı Paketi, basma yansıyan haliyle kadınların, çocukların temel hak ve özgürlüklerini hedef almakta; tüm toplumu kapsayan bir dijital gözetim rejimini kurumsallaştırmaya hizmet etmektedir. Elektrik Mühendisleri Odası olarak, milyonların hayatını doğrudan etkileyen bu düzenlemelerin, kamuoyuyla resmi olarak paylaşılmadan, torba kanun dayatmasıyla ve basma sızdırılan metinler üzerinden yasalaştırılmaya çalışılmasını demokratik mekanizmaların açık bir ihlali olarak görüyor ve reddediyoruz. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu‘nun 175‘nci maddesindeki ‘süresiz olarak‘ ibaresini iptal etmiş; iptal hükmünün yürürlüğü dokuz ay sonraya bırakılmıştır." Açıklamada, kadınlara yapılan eşitsizliklerin ortadan kaldırılması gerektiğine dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: "Biliyoruz ki bu ülkede kadınlar; eşitliksiz istihdam koşullarına, ücret eşitsizliğine, kayıt dışı çalışmaya ve omuzlarına yıkılan ücretsiz bakım emeğine rağmen ayakta kalmaya çalışmaktadır. Evlilik birliği boyunca ev içi emeği ve bakım yükünü üstlenen, bu nedenle çalışma yaşamından uzaklaştırılan kadınların boşanma sonrasında bir anda ekonomik bağımsızlık kazanmasını beklemek toplumsal gerçeklikten kopuktur. Kadın yoksulluğu derinleşirken, açlık sınırının çok altında hükmedilen yoksulluk nafakalarının önemli bölümünün tahsil bile edilemediği bir tabloda, nafaka hakkının sınırlandırılması kadınları şiddet gördükleri evliliklere mahkûm edecek, boşanma ve şiddetten korunma haklarına erişimlerini fiilen kısıtlayacaktır. Mesele ‘süresiz nafaka değil; kadınları yoksulluğa ve güvencesizliğe iten, kadm istihdamını türlü bahanelerle daraltan sistemin kendisidir. Yapılması gereken şey kadınların kazanılmış haklarını daraltmak değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik düzenlemelerdir."
"ÇOCUKLAR CEZAYLA DEĞİL, KORUYUCU POLİTİKALARLA KORUNUR"
Açıklamada, suça sürüklenen çocuklara değinilerek, şöyle denildi: "Suça sürüklenen çocuklara yönelik cezaların ağırlaştırılması, ceza indirimlerinin düşürülmesi ve koşullu salıverilmenin zorlaştırılması, çocuk adalet sisteminin koruyucu ve onarıcı niteliğiyle çelişmekte, çocuğun üstün yararı ilkesini ihlal etmektedir. Çocuklar ağırlaştırılacak cezalarla değil, ancak yoksulluk, eğitim eşitsizliği, şiddet, istismar, ihmal ve uyuşturucu ticareti gibi yapısal sorunlar ortadan kaldırılarak korunabilir. Benzer düzenlemeler daha önce de 10. ve 11. Yargı Paketleri kapsamında gündeme getirilmiş, ancak kamuoyunun güçlü tepkisi ve kararlı mücadelesi sonucunda paketlerden çıkarılmıştır. Bu deneyim, birlikte mücadele ettiğimizde bu düzenlemelere engel olabileceğimizi göstermektedir. Geçmişte geri çektirilen bu düzenlemelerin bugün de geri çektirilmesi mümkündür."
|
 |
|