 |
Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile ilgili basın açıklaması yapan EMO, projenin Akdeniz ekosistemini tehdit edeceğini, yüksek maliyet ve vergi yüküyle yurttaşları zarara sokarak yenilenebilir enerjiyi engelleyeceğini vurguladı.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali‘nin birinci ünitesinin devreye alınması hazırlıklarına ilişkin bir basın açıklaması yaptı. EMO açıklamada iktidarın Akkuyu‘nun ilk ünitesini 2026‘da devreye alacağını defalarca dile getirmesine karşın hâlâ net bir tarih açıklanmadığına dikkat çekerek türbin testleri tamamlanmış olsa da en kritik eşik olan reaktöre gerçek yakıt yüklenmesi aşamasına henüz gelinmediğinden, ünitenin bu yıl içinde devreye alınmasının büyük olasılıkla mümkün olamayacağı öngörüsünde bulundu. Tüm testlerin olumlu sonuçlandığı koşullarda, ünitenin 2027 yılının ilk çeyreğinde veya ilk yarısında devreye alınmasının mümkün olduğu belirtildiği açıklamada, yaklaşan ünite açılışının getirileriyle halkın karşılaşacağı sorunlar tekrar vurgulandı.
"YIKICI BİR ETKİ YARATMA RİSKİ TAŞIYOR"
Açıklamada, santralin devreye girmesiyle birlikte yurttaşın karşılaşacağı sorunlar sıralandı. EMO, Piyasa Takas Fiyatı üzerinden elektrik fiyatlarının yükseleceğine, EÜAŞ‘ın yüksek bedelle alacağı elektriğin düşük fiyattan satılmasıyla oluşacak zararın hazineye, yani yurttaşın vergisine kalacağına, santralın gelirinin yurt dışına aktarılabileceğine ve projenin yenilenebilir enerji yatırımlarının önünde engel oluşturacağına işaret etti. Açıklamada ayrıca soğutma suyu deşarjının Doğu Akdeniz ekosistemi üzerindeki riskleri ile projenin uluslararası diplomasiyle bağlantısı da değerlendirildi. Akkuyu Nükleer Enerji Santralı‘nın soğutma suyu deşarjı, mevsimsel deniz suyu yüzey sıcaklığının 32°C‘yi bulduğu Doğu Akdeniz‘de, zaten biyolojik tolerans sınırında olan deniz ekosistemine eklenerek doğrusal olmayan ve kritik eşiği aşan yıkıcı bir etki yaratma riski taşıdığı belirtilerek, "ÇED raporu, deşarj kaynaklı 0,5°Clik sıcaklık artışının yasal limit olan l°C‘nin altında kaldığını iddia ederek onay almış olsa da, uygulanan mevzuat limitinin mutlak sıcaklık eşiklerini göz ardı etmesi, suyun çözünmüş oksijen kapasitesini en dip seviyeye düşürürken canlıların metabolik oksijen ihtiyacını artırmakta ve mikro ölü bölgeler oluşturma tehlikesi barındırmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
"YURTTAŞLAR KULLANDIKLARI ELEKTRİK İÇİN DAHA FAZLA PARA ÖDEYECEKLER"
Yurttaşlar açısından bakıldığında Akkuyu NES‘in çevresel etkileri, kaza riskinin yarattığı tedirginlik ve korku ile nükleer atıkların tehlikeleri bir yana, santralin yakın vadede en olumsuz etkisinin kullanılan elektriğe daha fazla para ödenmesi olacağı belirtildi. Açıklamanın devamında "Santralin yurttaşa bir diğer etkisi ise dolaylı olacaktır. EÜAŞ‘ın satın alacağı bu elektriğin yüzde 70‘lik bölümü, alış fiyatının yaklaşık yarısından daha düşük bir bedelle-yani yaklaşık 4-5 cent/ kilowatt-saatten piyasaya ya da doğrudan perakende satış ve dağıtım şirketlerine satılacaktır. Buradan doğacak zarar da hazineden, yani yurttaşların ödeyeceği vergilerden karşılanacaktır" şeklinde aktarıldı. Son olarak açıklamada, "Santral yatırımcıları ve işletmecileri arasında, Akkuyu‘nun devreye girmesiyle oluşabilecek fazla üretim için hangi santrallarda üretim kısıtına gidilebileceği tartışılmakta ve yeni yatırımlarda üretim kısıtı riskinin göz önüne alınması gerektiği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır" ifadeleri kullanıldı. Akkuyu‘nun yenilenebilir kaynaklı santralların gelişiminin önünde bir engel oluşturacağı gerçeğini hatırlatan EMO, hangi senaryo yaşanırsa yaşansın, kaybedenin yine yurttaş olacağını vurguladı.
|
 |
|