 |
Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin ilk ünitesinin devreye alınma takvimi tartışılırken Elektrik Mühendisleri Odası’ndan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. EMO, yüksek alım fiyatı ile piyasa satış fiyatı arasındaki farkın kamu maliyesi üzerinde yük oluşturabileceğini savunurken, santralin Doğu Akdeniz ekosistemi üzerindeki olası etkilerine de dikkat çekti.
Mersin`in Gülnar ilçesinde yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali için yeni bir tartışma gündeme geldi. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), santralin ilk ünitesinin devreye alınma sürecine ilişkin değerlendirmesinde hem elektrik fiyatları hem de kamu maliyesi ve çevresel etkiler konusunda uyarılarda bulundu.
Santralin ilk ünitesinin 2026 yılında devreye alınacağı yönünde daha önce açıklamalar yapılmasına karşın, ağustos ayına gelinmesine rağmen kesin devreye alma tarihinin açıklanmadığını belirten EMO, reaktörün gerçek yakıtla yüklenmesi ve kritikleşme aşamasına henüz ulaşılmadığını savundu.
EMO: Devreye alma 2027`ye sarkabilir
EMO‘nun değerlendirmesine göre türbin testleri tamamlanmış olsa da nükleer ünitenin devreye alınması açısından daha kritik aşamalar bulunuyor.
Oda, gerçek yakıt yüklemesi ve kritikleşme sürecinin ardından tüm testlerin olumlu sonuçlanması halinde ilk ünitenin 2027 yılının ilk çeyreğinde veya ilk yarısında devreye alınmasının mümkün olabileceği öngörüsünde bulundu.
"Elektrik alım-satım farkı kamuya yük getirebilir"
EMO‘nun açıklamasında Akkuyu‘nun elektrik üretim modeli üzerinden de önemli bir iddia ortaya atıldı.
Odaya göre Akkuyu‘nun ilk ünitesinde üretilecek elektriğin yüzde 70‘inin belirlenen yüksek alım fiyatı üzerinden EÜAŞ‘a satılması, kalan yüzde 30‘un ise piyasaya sunulması öngörülüyor.
EMO, EÜAŞ‘ın yüksek bedelle satın aldığı elektriğin daha düşük fiyatlarla piyasaya veya perakende satış ve dağıtım şirketlerine satılması durumunda aradaki farkın kamu maliyesine yük oluşturabileceğini savundu.
Açıklamada bu farktan doğabilecek zararın Hazine kaynaklarından karşılanmasının, dolaylı olarak yurttaşların vergileri üzerinde yük oluşturabileceği ileri sürüldü.
Doğu Akdeniz için soğutma suyu uyarısı
EMO‘nun gündeme getirdiği bir diğer başlık ise Akkuyu‘nun çevresel etkileri oldu.
Santralin soğutma sisteminden kaynaklanacak sıcak su deşarjına dikkat çeken oda, özellikle yaz aylarında Doğu Akdeniz‘de deniz suyu sıcaklıklarının yüksek seviyelere ulaşmasının deniz ekosistemi açısından risk oluşturabileceğini öne sürdü.
EMO, sıcaklık artışının deniz suyundaki çözünmüş oksijen miktarını etkileyebileceğini ve canlıların oksijen ihtiyacını artırabileceğini savunarak, bölgede "mikro ölü bölgeler" oluşabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Akkuyu‘nun maliyeti ve çevresel etkileri tartışılıyor
Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin devreye alınmasıyla Türkiye‘nin elektrik üretim kapasitesine önemli bir kaynak eklenmesi beklenirken, santralin elektrik fiyatları, kamu maliyesi ve çevre üzerindeki etkileri konusunda farklı değerlendirmeler gündeme gelmeye devam ediyor.
EMO ise son açıklamasıyla özellikle yüksek alım fiyatı, kamuya doğabilecek mali yük ve Doğu Akdeniz‘deki deniz ekosistemi başlıklarının yakından izlenmesi gerektiği görüşünü ortaya koydu.
|
 |
|