 |
Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri kapanırsa ne olur? EMO ve MMO`nun resmi verilere dayanan ortak raporuna göre, Türkiye`nin kurulu kapasitesi yeterli; santrallerin kapanması elektriği kesmeyecek, devlete milyonlarca dolar tasarruf sağlayacak.
TMMOB‘a bağlı meslek odaları, Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devreden çıkarılmasının elektrik sisteminde risk yaratmayacağını resmi kurumların verileriyle kanıtladı.
Kapsamlı teknik rapora göre; mevcut üretim kapasitesi ülkenin ihtiyacının çok üzerindeyken, kamu bu santrallere her yıl milyonlarca dolar tutarında fazladan ödeme gerçekleştiriyor.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği‘ne (TMMOB) bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Makina Mühendisleri Odası (MMO), Ege Bölgesi‘nde uzun yıllardır faaliyet gösteren üç termik santralin geleceğine ilişkin "Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santrallarının Ülke Geneli ve Ege Bölgesi Açısından Elektrik Üretimindeki ve Enterkonnekte Sistem İçindeki Yerleri" başlıklı kapsamlı bir rapor yayımladı. 10 Eylül 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşılan rapor, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) verilerine dayanarak ezber bozan sonuçlar ortaya koyuyor. İncelemelere göre; bu üç santralin tamamen kapatılması durumunda Türkiye‘nin ve Ege Bölgesi‘nin elektrik arz güvenliğinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmayacak.
Kullanılmayan Atıl Kapasite İhtiyacı Fazlasıyla Karşılıyor
Ülke genelindeki elektrik arzının teknik detaylarının incelendiği raporda, Türkiye‘nin kurulu gücünün 2025 yılı sonu itibarıyla 123.168 megavata (MW), 2026 yılı Haziran ayında ise 126.113 MW‘a ulaştığı vurgulandı. Veriler, 2025 yılında gerçekleşen enerji üretiminin, ülkenin güvenilir üretim kapasitesinden yaklaşık 177.000 gigavatsaat (GWh) daha az olduğunu kanıtlıyor. Bu devasa atıl kapasite, sistemin ihtiyaç duyduğu anda çok daha fazla elektrik üretebileceğini gösteriyor.
Toplam gücü 1.768 MW olan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin ülke toplam kurulu gücü içindeki payı ise sadece yüzde 1,43 seviyesinde kalıyor. Uzmanlar, bu küçük dilimin eksikliğinin; güneş, rüzgar ve bölgesel santrallerin kullanılmayan kapasiteleri ile kolaylıkla telafi edilebileceğinin altını çiziyor. Yalnızca Ege Bölgesi‘nde inşası devam eden elektrik üretim tesislerinin büyüklüğü bile söz konusu üç santralin kapasitesinin neredeyse iki katına ulaşıyor.
Kamunun Sırtındaki Devasa Ekonomik Yük
Santrallerin kapatılmasının ekonomiye getireceği faydalar, raporun en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturuyor. Elektrik Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ) piyasasında elektriğin megavatsaat fiyatı genellikle 50-60 dolar bandında seyrederken; yasal düzenlemeler gereği Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ), bu santrallerden 75 dolar üzerinden elektrik satın alıyor. Yalnızca 2025 yılında 1.766.636 MWh elektrik alımı karşılığında bu santrallere 132 milyon 497 bin 700 dolar ödeme yapıldığı belgelendi.
Ayrıca santrallere üretim yapmadıkları anlar için ödenen "kapasite mekanizması" primleri de devasa boyutlarda. Kayıtlara göre 2018-2025 yılları arasında Yeniköy ve Kemerköy‘e toplam 192 milyon dolar, Yatağan‘a ise 82 milyon dolar kapasite ödemesi gerçekleştirildi. Kurumlar, santrallerin kapatılması halinde kamunun yüksek fiyatlı elektrik alma ve prim ödeme yükünden tamamen kurtulacağını ifade ediyor.
İklim Hedefleri ve Ekolojik Kurtuluş
Ekonomik yükün yanı sıra tesislerin yarattığı ekolojik tahribat da raporda detaylandırıldı. Üç santralin devre dışı kalmasıyla yılda 10,8 milyon ton karbon salımının önleneceği, bu rakamın Türkiye‘nin toplam yıllık karbon salımının yaklaşık yüzde 2‘sine denk geldiği belirtildi. Bu adımın, Türkiye‘nin "Net Sıfır" taahhütleri ve Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda hayati bir hamle olacağı vurgulandı.
Kömür temini amacıyla genişletilmek istenen maden sahalarının ormanları, zeytinlikleri ve tarım arazilerini yuttuğu hatırlatılan raporda, bölge halkının tarımsal faaliyetlere dönebilmesi için tesislerin kapatılmasının şart olduğu belirtildi. Ayrıca, olası kapatma senaryosunda işsiz kalacak personelin, yaklaşık 5 ila 10 yıl sürmesi öngörülen santral söküm ve saha rehabilitasyon çalışmalarında istihdam edilebileceği önerisi getirildi.
|
 |
|