MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

TELEKOM'UN PEŞKEŞİ!.. -SERDAR KARSU


YAZILI BASINDA ODAMIZ  - 19.07.2005

 
Son yılların en büyük uluslararası peşkeşi, medya tarafından kamuoyuna büyük bir zafer olarak sunuldu. Türk Telekom'un yıllık olarak ülkeye sağladığı katma değer, (kârlılık, vergiler, yatırımlar bakımından) 4 milyar dolar mertebesindedir. Kurum, 2004 yılında, vergi öncesinde, 2-3 milyar dolar kâr etmiştir. Ayrıca, T. Telekom, yıllık olarak yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapmaktadır. Özelleştirme sonrasında Telekom'u alacak firma, bu yatırımı yapmak zorunda değildir ve öncelikle kâr amacı güdecektir. Örneğin, telekomünikasyon hizmetlerini, kâr getirmeyen kırsal kesimlerde kısıtlayıp yatırımlarını yalnızca kârlı gördüğü bölgelerde yapabilecektir. Kurumdan, özelleştirme sonrasında, en az 20-25.000 kişi işten çıkarılacak, bu personelin büyük bölümü devletin havuzuna(!) atılacaktır. Bunlar da göz önüne alındığında, ( avea 'dan) sağlanacak gelir hariç) yıllık olarak en az 2 milyar dolar mertebesinde bir kârlılığa ulaşılacaktır. Yani, T. Telekom'un yüzde 55 hissesini 6.5 milyar dolara alacak firma grubu, T. Telekom'un yalnızca yıllık kârı ile taksitlerini ödeyebilecektir.
 

Sabit hatların işlevinin azalacağı, haberleşmenin uydulara ve mobil şebekelere kaydığı, bu nedenle de önümüzdeki yıllarda Telekom'un değerinin ve kârının düşeceği savı doğruyu yansıtmamaktadır. Sabit abone hatlarına, ADSL gibi hizmetler eklendikçe, bu hatların getirisi artmaktadır. Sabit şebekenin önemli bir bölümünü oluşturan fiber optik kablolarla, neredeyse sınırsız bant genişliği üzerinden transmisyon (ana iletim) yapılmaktadır. Mobil şebekeler ise havadan, belirli bir frekans bandı üzerinden çalıştırılmaktadır. Dolayısıyla, sabit hat ve şebekeler, frekans bandı avantajları bakımından alternatifsiz bir durumdadır. Ayrıca, sabit şebekeler, mobil şebekelerin ve internet ağlarının ayrılmaz bir bölümünü oluşturmaktadır ve T. Telekom'un transmisyon şebekesi; GSM, internet vb. sektörlerde işletmecilik yapan tüm kuruluşlar tarafından ortaklaşa kullanılmaktadır. Başta GSM'ciler olmak üzere bu işletmecilerin gelirlerinin önemli bir bölümü, kendilerine transmisyon ortamı sağlayan T. Telekom'a aktarılmaktadır.

T. Telekom'un, binlerce binasından ve arsasından oluşan gayrimenkulleri ise ayrı bir peşkeş konusudur... Özelleştirme ihalesi öncesinde, T. Telekom'un (en az 4-5 milyar doları bulan) gayrimenkullerinin envanteri çıkarılmamış ya da bu envanter kamuoyundan gizlenmiştir.

Özelleştirme kapsamına; bina ve arsaların yanı sıra, hemen her caddenin ve sokağın altında bulunan, onbinlerce kilometre uzunluğundaki altyapılar da dahil edilmiştir. Böylece bu özelleştirme işlemi, yalnızca T. Telekom'un çalışan sistem ve şebekelerinin satışı değil, aynı zamanda ülke topraklarının da satışı anlamına gelmektedir. Özelleştirme adı altında, yabancı tekellere bu şekilde devasa büyüklükte ülke topraklarının satılmasının anayasaya ne kadar uygun olduğu ise (Anayasa Mahkemesi'nin yabancılara toprak satışı konusunda sınırlama getirdiği bir dönemde) ayrı bir hukuki tartışma konusudur.

Tekel olacak

T. Telekom'u alacak firma grubu, sabit hatlarda tekel olacaktır. Çünkü mevcut altyapıyı ele geçirecek ve ileride kendisine rakip olabilecek diğer kuruluşlara, isterse, hayat hakkı tanımayacak bir duruma gelecektir. Dolayısıyla, söz konusu özelleştirme işlemi, rekabetin fırsat eşitliği ilkesine de uymamaktadır. Rekabet Kurumu Başkanı'nın, Kablo TV'nin sabit hatlara alternatif olduğu şeklindeki açıklaması ise; Kablo TV şebekesinin kapsadığı abone alanı (telefon hatlarının yalnızca yüzde 6'sı) ve de çift yönlü telefon ve data haberleşmesi için yetersiz olan teknik altyapısı göz önüne alındığında, gerçeği yansıtmamaktadır. Bugün, herhangi bir kuruluş tarafından, böylesine bir altyapının tekrar yapılabilmesi; hem finansal olarak hem de uygulamada olanaksızdır. Bu nedenle, T. Telekom altyapılarının bir firma grubunun mülkiyetine verilmesi, stratejik önemde olan sabit şebekelerin tekelleştirilmesi anlamına gelmektedir.

Bireylerin hak ve özgürlükleri, haberleşmenin gizliliği kavramını içermektedir. Yabancı tekellerin eline geçmiş olan bir haberleşme sektöründe, bireylerin haberleşme özgürlüklerinin ve (e-devlet portalındaki kritik veriler gibi) gizliliklerinin teminatı nasıl sağlanacaktır? Ülkemizin stratejik kurumlarının, özellikle ülke güvenliğiyle ilgili haberleşmelerinin gizliliği, bu özelleştirmeyle yabancı tekellerin keyfiyetine kalmış olacaktır. Ülke güvenliğiyle ilgili durumlarda, yabancıların nasıl ve hangi davranışlar içerisinde olabileceğini kim, nasıl bilebilecektir? Türkiye'nin telekomünikasyon ortamı; haberleşmenin gizliliği ve güvenliği konularında ciddi bir önlem alınmaksızın, yabancılara peşkeş çekilmektedir..

Özelleştirme sürecinde, sabit şebekelerin stratejik olmadığı, stratejik olanın (satış kapsamı dışında tutulan) uydu sistemleri olduğu şeklinde yanıltıcı propagandalar yapılmıştır. Halbuki, (teknolojik olarak dışa bağımlı) uydu sistemlerinin sinyalleri dışarıdan çözümlenebilir ya da bozucu sinyal etkileşimiyle (interferans) sabote edilebilirler. Ülkenin sabit transmisyon hatları ise; fiber optik kablolar üzerinden, kapalı ortamda sinyal taşımaları ve de alternatifli olmaları özellikleriyle stratejik önemdedirler. Gelişmiş ülkeler, kendi telekom kuruluşlarını bu şekilde blok olarak satmamaktadırlar. Blok satışlar, dünyada genellikle azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde yapılmaktadır. Gelişmiş ülkelerde telekom sistemlerinin ve teknolojisinin korunmasına ve gizliliğine o derecede önem verilir ki, telekom tesisleri gezilirken fotoğraf makinesi taşınmasına bile izin verilmez.

On binlerce kişi işten çıkarılacaktır, Türkiye ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan, kurumlar vergisi sıralamasında 1. sırada bulunan bir kamu kuruluşu, yalnızca birkaç aylık cari bütçe açığını kapama bedeli karşılığında yabancı tekellere, IMF'nin talimatları doğrultusunda satılacaktır.. Haberleşme gizliliği güvencesi ve ülke güvenliği hiçe sayılacaktır.. Ve bütün bunlar olup biterken, birkaç meslek örgütü ve birkaç duyarlı basın yayın organı dışında, büyük medya kartelleri olup bitene alkış tutmaktadır ve de ne yazıktır ki, Atatürk 'ün kurduğu partinin yönetiminden ses çıkmamaktadır...

kaynak: 19 Temmuz 2005, Cumhuriyet Gazetesi



EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ NOW TV`DE

25.02.2026
 


Çok Okunanlar


EMO `KADIN HAKLI` AJANDASI BU YIL `KADINLARIN MÜZİĞİ` İLE KONUŞUYOR

ÜNİVERSİTELERE BPS ZİYARETLERİ DEVAM EDİYOR

EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ NOW TV`DE

EMO`DAN İZMİR ÜNİVERSİTELERİNE BPS ZİYARETİ

EMO`DAN BURSA ÜNİVERSİTELERİNE BPS ZİYARETİ

MAHİR ULUTAŞ İLE SÖYLEŞİ: BU ÇARPIK MODELİN YARATTIĞI İSTİHDAM REJİMİ TIKANMIŞTIR (BİRGÜN GAZETESİ, 01.03.2026)

EMO KADIN KOMİSYONU`NDAN 8 MART AÇIKLAMASI: `KADINLAR SUSMAYACAK`

EMO YÖNETİM KURULU BAŞKANI MAHİR ULUTAŞ NOW TV`DE

EMO DENİZLİ ŞUBESİNDE BPS 2026 HAZIRLIK TOPLANTISI

ÖZELLEŞTİRME İFLASININ BİR ÖRNEĞİ OLARAK SOMA (BİRGÜN GAZETESİ, MAHİR ULUTAŞ, 26.02.2026)

Okunma Sayısı: 1067


Tüm Yazılı Basında Odamız

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.