MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

EEB’06 İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ



 
Elektrik-Elektronik-Bilgisayar Mühendisleri Eğitimi 3. Ulusal Sempozyumu'nda üniversite eğitimi ve mezuniyet sonrası eğitim ihtiyacı tartışıldı.
 

Elektrik-Elektronik-Bilgisayar Mühendislikleri Eğitimi 3. Ulusal Sempozyumu, 16-18 Kasım 2006 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Sempozyumun, açılış konuşmasını Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aydoğan Özdemir yaptı. Prof. Dr. Aydoğan Özdemir‘den sonra Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erol Celepsoy, Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Faruk Karadoğan, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Kuntman açılış konuşmaları için söz aldı. Ulusal sempozyumların, mühendislik eğitimi açısından önemi, mevcut eğitimin durumu ve sorunları, bu sorunların çözülmesi için yapılması gerekenler konularında görüşlerin aktarılmasından sonra davetli konuşmacılar sunumlarını yaptılar.

Davetli konuşmacı olarak söz alan İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şafak Ural ve Yeditepe Üniversitesi Prof. Dr. Mithat İdemen‘in sunumlarının ardından, EMO İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erol Celepsoy ve Sempozyum Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aydoğan Özdemir davetli konuşmacılara plaketlerini sundu.

Yeni Mezun Mühendislerin Yüzde 25‘i İşsiz Kalacak

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı yaptığı açılış konuşmasında "Yüzde 25‘i işsiz ya da meslek dışı bir işte çalışan, mühendis-mimar- şehir plancısı topluluğunun meslek örgütüyüz. Yatırımın olmadığı bir ülkede, IMF ve Dünya Bankası politikaları gereği yapılan uygulamalarla mühendisin gözden çıkarıldığı bir ülkede mühendislik fakültelerine her yıl 35 bin yeni giriş var. Ortalama 25 bin arkadaşımız mezun oluyor. Bu sayılar ülkemizde bir planlamanın olmadığının göstergesidir" dedi.

Yeni mezun mühendislerin yüzde 25‘i ve giderek artacak bir orandaki kısmının bu ülkede ya mesleklerini yapamayacaklarını ya da işsiz kalacaklarını ifade eden Soğancı, bu durumu ülkenin ve sistemin bir gerçeği olarak nitelendirdi. Yatırım ve sanayileşmenin olmadığı bir sistemde TMMOB ve odaların görevinin, "-ülke şartları gereği- yeterli olmayan bir mühendisi meslek içi eğitim olanakları aracılığıyla geliştirmek" olması gerektiğini kaydetti.

Uzmanlık alanlarında yeterli olan mühendislerin dökümüne sahip olmanın, üyelerin belgelendirilmesi ile mümkün olacağını savunan Soğancı, TMMOB ve odaların bu ülkede maalesef "mühendisleri mühendisleştirmek" gibi bir görevi olduğunu belirtti.

"Mühendislik, okullardan mezun oldum demekle olunan bir meslek değildir. Yaşam boyu eğitimin zorunlu olduğu, deneyimin esas alındığı bir meslektir" diyen Soğancı, ülkemizde açılan asparagas üniversitelerin olduğunun bir gerçek olmasından kaynaklı konunun öneminin daha da arttığını aktardı.

"Mühendis yanlış yaparsa doğrudan ‘insan‘ zarar görür. Mühendis kendini yeterli donanıma getirmek zorundadır. Odası da bunun koşullarını hazırlayacak, bunu kolaylaştıracak, sonunda da üyesini yeterliliği açısından belgelendirecektir" diyen Soğancı, meslek içi eğitim hizmetlerinin TMMOB için çok önemli olduğunun altını çizdi.

Soğancı, "TMMOB, mesleğimizin gelişmesinde ve meslektaşlarımızın sorunlarının giderilmesinde bilim insanlarımızı ve üniversitelerimizi birlikte olmaya, birlikte yürümeye çağırıyor" diyerek konuşmasını bitirdi.

‘Yüksek Öğretim Hızla Piyasalaşıyor‘

EMO Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Ulusaler, eğitimin, sağlığın, neredeyse tüm kamu hizmetlerinin metalaştığı yeni bir "kölelik çağı"nın oluşmakta olduğuna dikkat çekerken, içinde bulunulan yüzyılı bir geçiş dönemi olarak nitelendirdi. Bu süreçte egemen ideolojinin eğitimi metalaştırırken, öğreteni "mekanizmanın basit bir parçası", öğrenciyi de "müşteri" olarak tanımladığını belirten Ulusaler, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Orta derecede eğitim görenlerin çoğunluğunun mezun olduktan sonra yüksek okul eğitimi almasının zorunlu olduğu düşünülen bir anlayış toplumuzda egemendir. Diğer yandan, siyasi karar vericiler, üniversiteleri üretim süreçlerinin sıradan bir parçasını üreten yapılanma olarak anlamaktadırlar ve bu anlayışla üniversitelerin bilimsel, idari ve ekonomik özerkliğini göz ardı edebilmektedirler. Yine bu anlayışla yüksek öğretimi hızla piyasalaştırmakta, üniversiteyi sanayi hegemonyasına sokmakta, vesayetçi ve ticari ilişkileri yoğunlaştırmakta ve bunun sonucunda da bilimsel özerklik sadece bir espri olarak kalmaktadır."

Lisans düzeyindeki örgün öğretim programlarında öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı bakımından Türkiye ortalamasının 34 olduğunu kaydeden Ulusaler, "Mühendislik fakültelerinde birçok disiplin yıllardır öğretim elemanı temin sorunu yaşamaktadır" dedi. Kemal Ulusaler, Büyükşehir ile taşra üniversiteleri arasındaki dengesizliğe de dikkat çekerek, şu bilgiyi verdi:

"Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerdeki üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin bölüm başına ortalaması; profesör 7.25, doçent 4.21, yardımcı doçent 3.68 olmak üzere 15.14 öğretim üyesiyken, taşrada; profesör 1.87, doçent 1.61, yardımcı doçent 4.29 olmak üzere öğretim üyesi 7.77‘dir."

Üniversitelerde yaşanan öğretim görevlisini sıkıntısının düşük ücretlerin de bir göstergesi olduğunu ifade eden Ulusaler, "Yapılması gereken kamu sendikaları için grevli toplu sözleşme hakkı içeren uygulamadır. Geçici bir çözüm ise kamuda çalışan bazı personele uygulanan (pilot, hakim, subay gibi) ‘temininde güçlük zammı‘nın öğretim elemanlarına da verilmesidir" önerisini getirdi.

Ulusaler, üniversite eğitimindeki sorunları sıralamaya, kapalı alan ihtiyacıyla devam etti. "Kapalı alanların dışında mühendislik bölümlerinde en önemli eksikliklerden biri de eğitim laboratuvarlarındaki yetersizliktir. Bu eksiklik altyapısını kurabilmiş üniversitelerde ise gerek yıpranma gerekse teknolojinin eskimesi nedeniyle önemli ölçüde yenilenme ihtiyacı olarak kendini göstermektedir" diyen Ulusaler, Türkiye‘nin milyon kişi başına düşen 169 bilimsel yayın ile oldukça geride kaldığını, bu sayının Çek Cumhuriyeti‘nde 505, Yunanistan‘da 621, Fransa‘da 799, Hollanda‘da 1265 ve İsveç‘te 1591 olduğunu kaydetti. Bu durumun nedeninin eğitime ve araştırma-geliştirmeye bütçeden ayrılan payın düşük tutulması olduğunu anlatan Ulusaler, "OECD ülkelerinde öğrenci başına ortalama 10 bin 440 dolar harcama yapılmaktadır. Türkiye için bu miktar 1.200 dolardır" dedi.

EMO Yönetim Kurulu Başkanı, özellikle bilişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişimin mühendislik dünyasını değiştirdiğine dikkat çekerken, "Ancak, sorun çözme, sorunlara yanıt arama ve takım içerisinde uyumla çalışabilme yeteneklerinin kazandırılmasıyla teknolojik gelişime ayak uydurabilmek ve ötesine geçebilmek mümkün olabilecektir" görüşünü bildirdi. Bu süreçte üniversite eğitimi sonrası meslek içi eğitime duyulan ihtiyacın arttığını vurgulayan Ulusaler, "Özellikle değişimin çok hızlı olduğu teknik alanlarda bilgi yenilenmesini sağlamak üzere yılda ortalama 6 haftalık bir eğitim programının zorunlu olduğu kabul edilmektedir. Her mühendis zamanın yüzde 15‘ini bilgisini tazelemeye ayırmak durumundadır" diye konuştu.

‘Mühendislikte Bilginin Yarı Ömrü Çok Kısadır‘

EEB‘06 Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aydoğan Özdemir, elektrik, elektronik ve bilgisayar mühendisliklerinin ülkemizdeki toplam mühendislerin yaklaşık yüzde 20‘sini oluşturduğunu ifade ederek, "Mühendislik bölümleri, endüstrinin ihtiyacı olan mühendisleri yetiştirme yanında ulusal ve uluslararası ölçekte teknik sorunların çözümü için araştırma-geliştirme çalışmalarını yürütme açısından da önemli sorumluluklar üstlenirler" diye konuştu. Özdemir, mühendislik bölümlerinin Batkı dünyası ile kıyaslandığında daha üst yüzdelik dilimlerden öğrenci aldığını, ancak sınavlara hazırlık yarışı halindeki öğrencilerin olumsuzluk içinde üniversitelere geldiklerini anımsattı. "Ortaöğrenimde mutlaka bilgiyi ön plana çıkaracak bir yeniden yapılanmaya ve tabi yeni bir üniversite giriş sistemine ihtiyaç vardır" diyen Özdemir, ikinci önemli konu olarak "mühendislik eğitimi verebilmenin altyapı ve eleman açısından asgari koşullarının belirlenmesini" ortaya koydu. Geçmişten günümüze EEB mühendislik programlarının değerlendirmesini yapan Prof. Özdemir, öncelikle haftalık ders saatlerindeki azalmanın göze çarptığını ifade ederek, şu görüşleri bildirdi:

"Herkesçe benimsenen bir önemli nokta vardır ki; mühendislikte bilginin yarı ömrünün çok kısadır ve dolayısıyla üniversitelerde edinilen teknik bilgi kısa zamanda geçerliliğini yitirecektir. Bu nedenle mühendislerin ‘eğitici‘ olmaksızın bilgi edinme yöntemlerini öğrenmeleri ve uygulamaları gerekir.  Bu da eğitimin ‘öğretim elemanı odaklı‘ halden çıkıp ‘öğrenci odaklı‘ olacak şekilde programlanmasını gerektirmektedir. Öğretim elemanlarını, alıştıkları sistemden farklı bu yeni eğitim formatına uygun hale getirmek için kurs ve seminerler düzenlenmesi çok önemlidir. Diğer yandan, yeni öğretim sistemlerinde öğrencinin hareket alanı çok geniştir. Ama bu alanı verimli olarak kullanabilmesi için, gerekli altyapı ve olanakların hazırlanması son derece önemlidir."

Prof. Aydoğan Özdemir, mühendislik eğitiminin gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesine yönelik olarak bazı akreditasyon kurumlarının ortaya çıktığını anımsatırken, "Bazı üniversitelerimizin uluslar arası akreditasyon çalışmalarına ek olarak Mühendislik Dekanları Konseyi tarafından Ulusal Akreditasyon Sistemi‘nin oluşturulması benimsenmiştir. Akreditasyon çalışmaları ile mühendislik eğitimi veren programların hedefledikleri, amaç ve çıktılara ne derece uyumlu mühendis yetiştirildiğini ölçen bir eğitim kalite kontrol sistemidir" diye konuştu. Özdemir, mühendis öğreniminin mühendislik okullarıyla sona ermediğini, sürekli öğrenme ve yenilenme noktasında mühendislere yardımcı olacak mekanizmayı yönlendirecek kurumların "meslek odaları" olduğunu kaydetti.

Öğleden sonra iki salonda süren oturumlara geçildi. Oturumların ardından yapılan kokteylde mesleğimizin duayeni Prof. Dr. Mustafa Bayram‘a EMO adına bir plaket sunuldu.

Sempozyumun 1. günü sunulan bildiriler dışında aşağıda belirtilen çağrılı bildiriler sunuldu:

"Girişimcilik ve Teknoparklar - Emrehan HALICI

Mühendislik Öğrenimi ve Rakamlarla Konuşmak - Prof. Dr. Levent Sevgi

Üniversite-Endüstri İşbirliği - Kenan İstanbullu

Cumhuriyetten Günümüze Beyin Göçü - Prof. Dr. Acar Savacı."

Sempozyumun ikinci günü öğleye kadar 4 oturum halinde bildiri sunumlarına devam edildi ve toplam 8 oturum tamamlandı.  Sempozyumun 2. günü şu çağrılı bildirilerin sunumu yapıldı:

"Dil ve Düşünce İlişkisi - Semih Koray

Mühendislik Eğitimi - Prof. Dr. Kemal İnan

Türkiye‘de Bilimsel Yayınların Basılmasının Önemi - Prof. Dr. Kemal Leblebicioğlu."

Öğleden sonra "Akreditasyon" konulu panel yapıldı. Yüze yakın izleyicinin katıldığı panel, Prof. Dr. Aydoğan Özdemir tarafından yürütüldü. Panele, Prof. Dr. Cüneyt Güzeliş (9 Eylül Üniversitesi), Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ (Orta Doğu Teknik Üniversitesi),  Prof. Dr. Ömer Usta (İstanbul Teknik Üniversitesi), Prof. Dr. Tülay Yıldırım (Yıldız Teknik Üniversitesi), Dr. Erbil Payzın (MÜDEK) konuşmacı olarak katıldı.

Sempozyum, TMMOB İkinci Başkanı Hüseyin Yeşil‘in yönettiği "Meslek İçi Eğitim, Belgelendirme ve Mesleki Yeterlilik" konulu forumun gerçekleştirilmesiyle tamamlandı. Forumda, davetli konuşmacı olarak sunuş yapan Prof. Dr. Hayrettin Köymen (Bilkent Üniversitesi) ve Orhan Örücü‘den (Elektrik Mühendisleri Odası) sonra  25 kişi söz alarak görüş ve önerilerini belirttiler.



EMPERYALİZMİN ASKERİ YAPAY ZEKâ PROJESİ: VERİ SÖMÜRGECİLİĞİ VE NATO (BİRGÜN TV, 19.07.2026)

19.07.2026
 


Çok Okunanlar


EMO`DAN ÜNİVERSİTE ADAYLARI İÇİN TERCİH REHBERİ

EMO 8. AKADEMİK KAMP `ENERJİ SİSTEMLERİ` TEMASIYLA MARMARİS`TE GERÇEKLEŞTİRİLECEK

TMMOB TEOMAN ÖZTÜRK SOSYAL TESİSİ`NDE 2026-2027 DÖNEMİ BAŞVURULARI AÇILDI

İNTERNET YAŞAMDIR BİLEŞENLERİ: `7590 SAYILI YASA İNTERNET SANSÜRÜDÜR`

NKP: `NÜKLEER SİLAHLAR DA NÜKLEER SANTRALLAR DA İNSANLIK İÇİN TEHDİTTİR`

NKP`DEN HİROŞİMA VE NAGAZAKİ`NİN 81. YILINDA NÜKLEER SAVAŞ TEHDİDİNE KARŞI ÇEVRİMİÇİ PANEL

SONER, ÖNER VE GÜNEŞ 20. YILINDA SİNOP`TA ANILDI

MAHİR ULUTAŞ YAZDI: YAPAY ZEKANIN BORÇ BALONU VE SAVAŞ (BİRGÜN, 31.07.2026)

TORKU`NUN SÜPER KÂR BEKLENTİSİ SOMA B`Yİ İCRALIK YAPTI (EVRENSEL, 15.08.2026)

MAHİR ULUTAŞ YAZDI: LOJİSTİK BOĞUM NOKTALARI VE ENERJİ ŞOKLARI (BİRGÜN, 14.08.2026)

Okunma Sayısı: 1338


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr


Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.