|
Bir İnternet sitesinden indirilen bilgisayar programı ile "istenilen kişiler" birbirleriyle telefonla görüşmüş gibi gösterilebiliyor. Resmi kurumlardan gelen raporlar da bu görüşmeleri belgeliyor
Teknolojinin gelişimine paralel olarak iletişim ve bilgiye erişim hızlanıp, kolaylaştı. Bununla birlikte bu teknoloji ürünlerinin maliyeti de azaldı. Yeni gelişmeler, bilgi kirliliğinden iletişim özgürlüğünün yok edilişine uzanan bir yığın tartışma içerisinde yeni teknolojilerin sorgulanmasını da beraberinde getirdi. Ülkemizde dinleme ve izleme olayları kamuoyunu giderek daha fazla meşgul etmeye başladı. Görülmekte olan davalarda telefon görüşmeleri ve bilgisayar kullanımının yaşantımızda artması nedeniyle dijital verilerle ilgili de bir çok tartışmalar yaşanıyor. Şüpheli konumundaki kişiler, kendi kullanım alanlarında bulunmadığını iddia ettikleri dijital verilerle, yapmadıklarını ifade ettikleri telefon görüşmeleriyle suçlanıyor. Efsane çağa uydu Ülkemizde üzerine suç atılan bazı şüphelilerin, "Polis cebime silah, esrar ya ada yasak yayın koydu" şeklindeki "Şehir efsanesi" ne dönüşen iddialar yıllardır mahkeme salonlarında dillendirilirdi. Günümüzde ise bilinen bu "Şehir efsanesi" de iletişim çağına ayak uydurdu. Esrarın, silahın, kitabın yerini DVD, CD ve bilgisayarlardan elde edilen dijital veriler aldı. Mektubun yerini bilgsayar aracılığı ile yapılan e-postalar ve karşılıklı yazışmalar aldı. Bir çok olayın açıklığa kavuşturulması ise güvenlik kamera sistemlerinden elde edilen görüntülerle sağlanıyor. Kaçacak delik kalmadı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı‘ndan (TİB) elde edilen telefon dinleme kayıtları, soruşturma ve yargılamaların neredeyse ana konusu haline geldi. Sabit ve cep telefonu işletmeci kuruluşlardan istenilen geçmişe yönelik HTS kayıtlarından kimin, hangi yılda hangi gün, hangi saat ve saniyede kimlerle görüştüğü belirleniyor. Baz istasyonu kayıtlarından ise "aranan" ve "arayan" kişilerin görüşme esnasında nerede bulundukları, hangi hızda nereye gittikleri ve kimlerle aynı ortamdı bulundukları tespit edilebiliyor. Bilirkişi raporuyla ortaya çıktı 12 Haziran 2007‘de Ümraniye‘de el bombaları bulunmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında "İddia olunan örgüt" hakkında açılan davalarda ise iletişimin dinlenmesi, HTS ve baz istasyonları kayıtları, dijital veriler, sahte imza ve yazı örnekleri ile görüntü kayıtları en çok tartışılan konular arasında. En son olarak Albay Cengiz Köylü tarafından 2. Ümraniye davasında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘ne sunulan "Bilirkişi raporu" nda da telekulakın durumunu gözler önüne serdi. Görüşmeleri Devlet Doğruluyor Herkes elektronik araçlarla bir suç örgütünün üyesi olabilir. Ümraniye davasının sürdüğü mahkemeye sunulan Bilirkişi Raporunda belirtilen ve herkesin ulaşabileceği bir internet sitesinden indirilen bilgisayar programı kullanılmak suretiyle istenilen kişileri kendilerinin haberi olmadan "aradı" ve "arandı" şeklinde birbirleriyle telefonla irtibatlandırmak mümkün. Resmi olarak TİB ve telefon işletmecisi kuruluşlardan gelen bilgiler de bu işi yapan kişi veya kişilerin yaptıklarının kanıtlanmasına yönelik belge oluyor. Bilirkişi Raporu, "İP-Karargah Evleri" iddiasının soruşturulması çerçevesinde yaptırılmış. Karargah Evleri ile ilgili ihbar 2007‘yılında MİT‘e Sefaköy Postanesi‘nden bir mektupla gönderilmiş. Bir yapılanma var Buna göre; bir takım asker ve sivil kişiler, Balaban Aşireti ve Yenibosna Cemevi‘nden bazı kişiler "iddia olunan örgüt" kapsamında bir yapılanma oluşturmuş. Harp Akademileri ve Harp Okulu‘na sızmışlar. Birbirleriyle telefonla irtibat sağlıyorlar. Bir çok üst düzey kurmay subayın da bulunduğu bu yapılanlanın başında da Karacaahmet‘te cenaze imamlığı yapan ibrahim Arslan adlı bir vatandaş bulunuyor. Raporun sunulduğu 2. Ümraniye davasının görüldüğü mahkemede yapılan duruşmalardan anlaşıldığı kadarıyla, 2007 yılında Milli istihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı konunun önemi nedeniyle ihbar ve bu doğrultuda hazırlanan şemayı soruşturmadan 2 sefer Genelkurmay Başkanlığı ile Başbakanlığa göndermiş. Partiye gizli soruşturmacı Konunun Hava Kuvvetlerini ilgilendirmesi nedeniyle Genelkurmay Başkanlığının emriyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından soruşturma açılmış. Adı geçen çok sayıda kişi teknik ve fiziki takibe alınmış, işçi Partisi‘ne gizli soruşturmacılar sokulmuş. Gizli yürütelen soruşturma sürdüğü için ne sonuçlara varıldığı bilinmiyor. Kullanılması Çok Kolay Albay Cengiz Köylü tarafından 13. Ağır Ceza Mahkemesi‘ne sunulan "Bilirkişi raporu"nda ilginç ayrıntılar yer alıyor. Bilirkişiler incelemelerini şöyle rapor etmişler: "Internet üzerinden indirilen program ile bilgisayar üzerinde kişilerin bilgisi dışarıda birbirlerinin telefonlarından arama yapılabildiği, bu işlemin bilgisayar programındaki aranacak ve arayacak numaraların girilmesi ve call (ara) düğmesine tıklanılması sonucunda önce arayacak numara olarak girilen numaranın zilinin çaldığı ve telefon ekranındaki sanki aranıyormuş gibi programda aranacak numara olarak girilen numaranın belirdiği görüldü. ‘Yes‘ tuşuna basıldığında telefonla indirilen programa arayan numara olarak girilen numaranın belirdiği, aranan numaranın ‘yes‘ tuşuna basıldığında telefon görüşmesinin sağlandığı tespit edilmiştir." Faturada yok Raporda, "Bu durumda her iki numara da hem arayan hem de aranan kendisini diğer tarafın aradığı şeklinde telefon aramalarının gerçekleştiği görülmüştür" denildi. Raporda şu ifadelere yer veriliyor: "Gerek arayan numaranın gerekse aranan numaranın başında ve sonunda (adı geçen internet sitesi) veya herhangi bir bilgisayardan arandığına ilişkin hiç bir rakam, harf veya İP numarasının ne telefon ekranında nede telefon görüşmelerine ilişkin faturada belirmediği tespit edilmiştir." Elektrik Mühendisleri Odası tarafından yapılan, "iletişim Özgürlüğüne Müdahale Araştırması-2009" sonucunda hazırlanan rapora göre, "Türkiye‘de 2006 yılında 2 bin 699, 2007 yılında 4 bin 947, 2008 yılında ise 5 bin 212 kişinin telefon görüşmelerinin gereksiz yere dinlendiği ve bu dinleme kayıtlarının imha edildiği açıklanmıştır" bilgisi yer aldı. Ankesöre Bir Görevli Bilirkişi Raporunda ankesörlü telefonların da dinlenildiği ortaya kondu. Raporda şunlara yer verildi. "Ankesörlü telefon numarası arayan numara olarak girildiğinde (adı geçen internet sitesi) indirilen program ile herhangi bir başka numara arandığında önce ankesörlü telefon numarası çalmakta ankesörlü telefonun başında bulunan kişi tarafından herhangi bir jeton veya kontür kartı veya kredi kartı kullanmaya gerek kalmaksızın sadece telefon ahizesinin kaldırılması ile ankesörlü telefon tarafmdan otomatik olarak (adı geçen internet sitesi) indirilen programa aranacak numara olarak girilen telefonun arandığı görülmüştür."
Gerçeği gibi Ankesörlü telefonla yaptırılan aramaların ücretinin (Bütün GSM şirketlerinin abonelerine) adı geçen internet sitesine yüklenen kontörden düştüğününün belirlendiği raporda, arama yapılırken görüşmenin en yakında bulunan baz istasyonu üzerinden yapıldığı tespit edilmiş. Telefonlar bir de normal yollardan aranmış ve aynı baz istasyonlarından sinyal gönderildiği de tespit edilmiş. (Yeni Çağ; 18.11.2010)
 |
Fotoğraflar |
|
|
|
|
|