MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

KRİZİN SORUMLUSU AKP’NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARIDIR!



 
TMMOB, ekonomik kriz ve acil olarak alınması gereken önlemlere ilişkin yaptığı açıklamada, “rant ekonomisi yerine üretim ekonomisini, sermaye öncelikleri yerine kamusal çıkarları, lüks ve savurganlığa dayalı yönetim anlayışı yerine tasarrufları, gündelik politikalar yerine planlı kalkınmayı önceleyen bir anlayışın öne çıkartılması” gerektiğini bildirdi. Açıklamada, “Kanal İstanbul ve Akkuyu Nükleer Tesisi başta olmak üzere halkın öncelikli ihtiyaçları yerine sermaye kesimlerine rant aktarmayı amaçlayan projeler derhal durdurulmalıdır” denildi.
 

 

KRİZİN SORUMLUSU AKP`NİN YANLIŞ EKONOMİ POLİTİKALARIDIR!

 

Türkiye tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşıyoruz. Yaşadığımız büyük krizi basitçe kur artışı olarak adlandırmak ve sebebini de dış güçlere bağlamak doğru değildir. Enflasyondan işsizliğe, yoksullaşmadan ekonomik durgunluğa kadar hayatlarımızı her alanda kâbusa çeviren kapsamlı bir ekonomik krizle karşı karşıya bulunuyoruz.

Bu krizin asıl nedeni 1980`li yıllardan itibaren küresel sermaye güçlerinin güdümünde kesintisiz bir şekilde uygulanan özelleştirmeye, piyasalaştırmaya, kuralsızlaştırmaya dayalı neoliberal politikalardır.

16 yıldır bu politikaları ısrarla uygulayan AKP iktidarı ise yaşanan krizin baş sorumlusudur. Pervasızca yapılan özelleştirmelerle üretken kamu kuruluşlarımızın büyük bir kısmı elden çıkarılmış, elde kalan az sayıdaki kuruluş da idari bütünlükleri parçalanarak ve serbestleştirme uygulamalarıyla etkisizleştirilmiştir. Ülke ekonomisi yüksek oranlı borçlanma ve yoğun ithal girdi kolaycılığının üzerine oturtulmuştur.

Bu politikalarla ülkemiz rantiye bataklığına sürüklenmiş, üretim yeteneğimiz aşındırılmıştır. Üretim-yatırım-tasarruf politikalarının yerini tüketim politikaları almıştır. Tarım ve sanayi gibi üretken sektörler geriletilip, ülke kaynakları rant dağıtımı merkezli inşaat ve müteahhitlik işleri ile katma değeri düşük hizmetler sektörüne yönlendirilmiştir.

Türkiye ekonomisi uzun yıllardan bu yana dışa bağımlı bir yapıdadır. Üretim yerine dış kaynaklara dayalı ekonomimiz, sıcak para akışının kesildiği her durumda büyük krizlerle karşı karşıya gelmektedir. Yaşadığımız her kriz, halkımızın ve ülkemizin birikimlerinin yok olmasıyla sonuçlanmaktadır.

İktidar dönemi boyunca, merkez kapitalist ülkelerdeki parasal genişleme politikalarının yarattığı düşük kur ve düşük faiz olanaklarını sanayileşme, teknolojik gelişme ve üretimin artırılması yerine verimsiz inşaat projelerine aktaran AKP`nin yanlış ekonomi politikaları ülkeyi krize sürüklemiştir.

Yüksek ekonomik büyüme söylemiyle aşırı borçlandırmaya ve kredi kullanımına itilen piyasa aktörleri, bugün borçlarını ödeyemez duruma gelmiştir. Borçlarını ödeyemeyen, kredilerini yeniden yapılandırma başvurusunda bulunan şirketler nedeniyle reel sektörde para akışı durmuştur. Özellikle ithal hammadde ve ara mal kullanılan sektörlerde üretim yapılamaz hale gelmiş, kitlesel işten çıkartmalar başlamıştır. Gelinen noktada kur artışı sadece halkın alım gücünü düşürmekle kalmıyor, geniş çaplı bir işsizleşme ve yoksullaşma yaşanmasına neden oluyor.

AKP`nin özellikle seçimler öncesinde tüketimi artırmaya yönelik savurgan adımları ve borçlanmayı özendiren kredi politikaları krizin daha da büyümesine neden olmuştur. Krizi asıl derinleştiren şey ise, AKP`nin antidemokratik, baskıcı ve hukuk dışı politikalarıdır. Ekonomik krizle mücadeleyi bile aklıselim yöntemlerle değil, baskıcı-tehditkâr yöntemlerle örtbas etmek isteyen AKP`nin bu yaşanan ekonomik krizi çözmesi mümkün değildir.

Yaşadığımız krizin nedenini dış güçlere bağlayan ve yastık altındaki dövizlerin bozdurulmasıyla bu krizden çıkış sağlanabileceğini savunan AKP`nin krizle mücadele gibi bir yönelimi olmadığının en önemli delili açıklanan 100 Günlük İcraat Programı`dır.

Yıllardır sürdürülen yanlış politikalarda ısrar edilerek bu krizden kurtulmanın mümkün olmadığı açıktır.

Yapılması gereken şey, rant ekonomisi yerine üretim ekonomisini, sermaye öncelikleri yerine kamusal çıkarları, lüks ve savurganlığa dayalı yönetim anlayışı yerine tasarrufları, gündelik politikalar yerine planlı kalkınmayı önceleyen bir anlayışın öne çıkartılmasıdır.

AKP bugün krizden çıkış için mali disiplin adı altında kemer sıkma politikasını hayata geçireceğini söylemektedir. Bugüne dek ekonomi her sıkıştığında eğitim ve sağlık başta olmak üzere sosyal harcamalardaki kısıntı devreye girmekte ve kemer, emeğiyle geçinen geniş toplum kesimleri üzerinde sıkılmaktadır. Kamuda asıl tasarruf yapılması gereken yer ise başta saray giderleri ve örtülü ödenek harcamaları olmak üzere AKP`nin siyasi çıkarları uğruna yaptığı geniş boyuttaki harcamalardır.

Halkın ve bütçenin üzerindeki yükü her geçen gün büyüten dövize endeksli alım garantisi olan Kamu Özel İşbirliği anlaşmaları yeniden düzenlenmeli ve henüz uygulamaya geçmemiş olan Kamu Özel İşbirliği projeleri iptal edilmelidir.

Kanal İstanbul ve Akkuyu Nükleer Tesisi başta olmak üzere halkın öncelikli ihtiyaçları yerine sermaye kesimlerine rant aktarmayı amaçlayan projeler derhal durdurulmalıdır.

100 Günlük İcraat Programı tümüyle gözden geçirilerek, kamu kaynaklarını israf eden harcamalar ve projeler durdurulmalıdır.

Emekçilerin alın teriyle kurulan İşsizlik Fonu`nda toplanan paralar amacı dışında kullanılmaktan vaz geçilmeli ve kriz döneminde işsiz kalan emekçilerin ve ailelerinin hayatlarını sürdürebilmeleri sağlanmalıdır.

Ülkenin bütün kamusal varlıklarının kontrolüne verildiği Varlık Fonu`nun bütün faaliyetleri durdurulmalı, ülke kaynaklarının kriz gerekçesiyle yağmalanmasına engel olunmalıdır.

Son dönemde özellikle ABD ve Rusya ile yapılan milyarlarca dolarlık askeri anlaşmalar iptal edilmelidir.

Krizden çıkış, emperyalist güçlerin, uluslararası tekelleri, çok uluslu şirketlerin isteklerine boyun eğmekle değil, halkın genel çıkarını gözeten, emekten yana kamucu bir anlayışı hayata geçirmekle mümkündür.

 

 

Emin Koramaz

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı



TRT- TRT HABER

07.11.2018
 


Çok Okunanlar


EMO YÖNETİM KURULU ÜYESİ KÜBÜLAY ÖZBEK’İN DEĞERLENDİRMELERİ TRT HABER’DE DUYURULDU

KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI ÇÖZÜMLER VE ÖNLEMLER

EMO MİSEM DAİMİ KOMİSYONU TOPLANDI

EMO TEKNİK GÖREVLİLER TOPLANTISI

CUMHURİYET BAYRAMI’NI KUTLUYORUZ

TRT- TRT HABER

ELEKTRİKTE `BAĞLANTI BEDELİ` İADESİ (HURRİYET.COM.TR)

BAKAN`DAN `ELEKTRİK VE DOĞALGAZ`LA İLGİLİ ZAM AÇIKLAMASI (CUMHURİYET.COM.TR)

BALIKESİR, ÇANAKKALE, AYDIN VE MUĞLA’DA RES İHALELERİ YAPILACAK (ENERJİGUNLUGU.NET)

TÜRKİYE 2018’DE % 30,5 İLE DÜNYA’DA ENERJİ FİYATININ EN ÇOK ARTTIĞI ÜLKESİ OLDU (ENERJİGAZETESİ.İST)

Okunma Sayısı: 117


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2018 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18



Diğer birimlerin iletişim bilgileri için tıklayınız

 
 
KEY İnternet Hizmetleri