MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 SAMSUN ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 AMASYA   ÇORUM   ORDU   SAMSUN   SİNOP 
 

 
SMM YÖNETMELİĞİ
 
MİSEM ONLİNE BAŞVURU
 
TOPRAKLAMA TEST ÇALIŞMALARI BAŞVURU FORMU
 
13. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU
 
12. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU
 
RÜGES'09 BİLDİRİLER KİTABI
 
MART 2009 ÇEVRE BİRLİKTELİĞİ EKİ
 
SAMSUN KENT SEMPOZYUMU '08 BİLDİRİLER KİTABI
 
ORTA KARADENİZ BÖLGESİ ENERJİ FORUMU
 
ELEKTRİK MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ
 
MOBİL KAPAK
 
ÇALIŞMA RAPORU
 

EMO Samsun Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 15.3

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI SAMSUN ŞUBESİ 19. OLAĞAN GENEL KURULU VE SEÇİMLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ



 
Şubemiz 19. Olağan Genel Kurulu 29 Ocak 2022 tarihinde verimli ve üretken bir şekilde gerçekleştirildi. Genel Kurulumuza EMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Olsun Sakarya, Denetleme Kurulu Yazmanı İbrahim Aksöz, Şubemiz üyeleri, TMMOB`a bağlı Odalarımızın yanısıra Samsunda örgütlü emek demokrasi ve ekoloji örgütlerinin temsilcileri de katılım sağladılar. Genel Kurulumuz 30 Ocak 2022 tarihinde yapılan seçimlerle tamamlandı. Resmi olmayan seçim sonuçlarına göre 19. Dönem Yönetim Kurulu; Tarık Tarhan, Sonnur Bayazıtoğlu, Tamer Bilal, Ali Ekber Özdemir, Ahmet Kurada, Cem Kaya ve Oğuzhan Demirbaş isimlerinden oluştu.
 

 

29 Ocak 2022 tarihinde gerçekleştirilen Şubemiz 19. Olağan Genel Kurulunda Divan Başkanlığına Orhan Bülbül, Başkan Yardımcılığına Serhan Kaya, Yazmanlıklara Asiye Özdağ ve Kenan Soykan oy birliği ile seçildi. Genel kurulda EMO adına gözlemci olarak EMO Trabzon Şube Başkanı İsmail Hakkı Çavdar yer aldı.  18. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tarhan‘ın konuşmasıyla başlayan Genel Kurul Konuk katılımcıların konuşmalarıyla devam etti. 

18. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Tarhan açılış konuşmasına; " Değerli meslektaşlarım, 11-12 Ocak 2020 tarihinde yapılan Şubemiz 18. Dönem Genel Kurulu ile Yönetim Kurulumuza vermiş olduğunuz görevi tamamlamış bulunmaktayız.  Göreve başladıktan kısa bir süre sonra tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını , göz göre göre gelen yıkım haline dönüşen ekonomik kriz etkileri altında geçe, yıkıcı doğal felaketlerin yaşandığı bir çalışma dönemini geride bırakıyoruz. " diyerek başladı.

Tarhan; " Geçen dönemin ağır şartlarına rağmen, , yazan, çizen, bilim ve düşün alanında üreten insanların emeğiyle, TMMOB ve EMO‘nun mesleki demokratik kitle örgütü olma ilkesi çerçevesinde belirlediği çalışmaları, insanlığı, ülkemizin, kamunun ve üyelerimizin çıkarları doğrultusunda, ülke ve toplumun ortak gelişimi için; doğal yaşamın, çevrenin, tabiatın ve kültür varlıklarının korunması ekseninde, Şube Yönetim Kurulumuz, Amasya, Çorum, Ordu ve Sinop temsilciklerimizle birlikte, bir dönem geçirdik.

Mesleğimizin toplumun yararına sunulması olanaklarının daraltılmaya, eleştirel aklın, pozitif bilimin ve mühendisliğin genel ilkelerinin sistemli olarak tahrip edilmeye çalışılmasına, ötekileştirmeye tüm gücümüzle karşı koymaya çalıştık.

Geçtiğimiz dönemde yaşanan, hazırlıksızlığın ve öngörüsüzlüğün sonuçlarının ağır olduğu, orman yangınları, seller ve deprem felaketleri sonrasında toplumsal dayanışmanın güzel örneği olarak TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu ve Samsun Akademik Odlar Birlikteliği (SAOB) bileşenleri olarak gerek odalarımız ve gerekse üyelerimiz olarak hemen aksiyon alarak imkanlarımız ölçüsünde yardımlarda bulunduk, Yaşadığımız şehirde ve odalarımızın faaliyet gösterdiği yerlerde bu gibi durumların yaşanabileceği yerlerle ilgili olarak gerekli uyarılarımızı ve çözüm önerilerini toplumla paylaştık.

Türkiye`de ilk Covid-19 vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020 tarihinden bu yana yaşadığımızı pandemi koşullarında sürdürdük. Sokağa çıkma, etkinlik düzenleme yasağı, kısa çalışma uygulaması gibi kısıtlamalar, örgütümüzün çalışmalarını da büyük ölçüde etkiledi. Salgın öncesinde başlayan ve salgınla derinleşen ekonomik krizin gölgesinde tamamladığımız bu dönemde çalışmalarımızı büyük ölçüde çevrimiçi araçların sağladığı olanaklarla yürüttük. Covid-19 vakaların ülkemizde de görülmeye başlaması üzerine Şubemiz planlanan tüm eğitim ve etkinlikleri iptal ederek, çalışma saatlerimizi azaltarak, üyelerimize ve çalışanlarımıza yönelik önlem almaya çalıştık. Salgının yarattığı sorunların büyüyeceği işaretlerinin ardından Meslek İçi Eğitim Merkezi (MİSEM) kapsamındaki eğitimleri de çevrimiçi gerçekleştirmeye başladık. Uygulamalı bölümleri bulunan eğitimlerin bir kısmını ise önlemler alarak yüzyüze gerçekleştirdik. Bildiğiniz gibi siyasi partilerin kongre ve kurultaylarında risk oluşturmayan koronavirüs, meslek örgütlerinin kurultayları dahil tüm etkinliklerinin ertelenmesi için bahane olarak kullanıldı." diyerek devam etti.

"

Salgın öncesi başlayan ve derinleşme işaretleri veren ekonomik kriz, daha o günlerde işsizliğe ve yoksulluğa dönüşmeye başladı. Yatırımların azalması, kısıtlamaların getirdiği üretim düşüşleri  sonucunda  mühendislik hizmetleri krizden çok etkilendi. Yeni mezun meslektaşlarımız arasında işsizlik oranı iyice arttı, çok sayıda meslektaşımız işini kaybetti, daha fazla sayıda meslektaşımız ise ücretsiz izne çıkarıldı. Kendi adına çalışanların yanı sıra ücretli çalışan meslektaşlarımız da gelir kaybına uğradı. 

Salgının ve ekonomik krizin etkileriyle boğuşurken, bir yandan da Mayıs 2020`de siyasi iktidarın meslek örgütlerini etkisizleştirmeye dönük yeni bir girişimi ile karşı karşıya kaldık. Yağmaya dönüştüğü bugün daha net anlaşılan özelleştirmelere ve doğal-kentsel alanların tahrip edilmesine karşı verdiğimiz mücadele nedeniyle TMMOB`yi daha önce de hedefine  alan iktidar, bu kez de ifade özgürlüğü ve laikliği savundukları için tüm meslek örgütlerini yıpratmaya çalıştı. En üst düzeyden iktidar yetkilileri, yasal değişiklikle, demokratik işleyişimizi yok etmeye niyetlendiklerini ifade etti. TMMOB Örgütlülüğü , Temsilcilikler ve Şubelerden başlayarak, TMMOB Genel Merkezine kadar uzanan bir "öz" yönetim zinciri aracılığıyla faaliyetlerini, üye ve toplum yararına sürdürmektedir. Bu yapıyı bozarak örgütümüzü, siyasi iktidarın bir uzantısı haline getirme niyetlerini açıkça ifade ettiler. Gelirlerimizi düşürmek, diğer yasa ve yönetmeliklerde yapılan değişiklerle Oda ile üyesini karşı karşıya getirmek gibi uygulanan yöntemler  ve baskı yoluyla sindiremedikleri örgütlerimizi, seçim yöntemlerini değiştirecek bir "yasal" düzenleme yoluyla da işlevsizleştirmeleri mümkün değildi. Üyemizden aldığımız güçle, demokrasiyi, özgürlükleri ve çoğulculuğu her koşulda savunmaya devam etme kararlılığımız sonucunda iktidar sözcülerinin bahsettiği TMMOB kanunu değişikliği daha önceki taslaklar gibi rafa kaldırıldı.

TMMOB olmak üzere diğer Akademik meslek örgütlerininde Anayasa gereği kamu idaresinin bir parçası ve özerk olduklarını hatırlatmak isteriz. Bu özerklik hem mesleğin geliştirilmesi hem de meslek alanına ilişkin yerel ve merkezi idarelerin faaliyetlerinin yargı yoluyla denetlenmesi için anahtar konumdadır. 1954`ten bu yana süren bu model; ülkemizin kısıtlı demokratik işleyişin temel taşlarından birini oluşturmaktadır. Bu yapıdan "vesayet" rejimine geçilme hayalleri kurmaktalar. İktidarın hayalini kurduğu bu model meslek örgütlerinin de dolaylı veya doğrudan, kalıcı olarak o günün iktidarının bürokratları tarafından yönetilmesi sonucunu doğurur.

TMMOB ve meslek örgütlerine yönelik baskının temelinde, mühendislik hizmetlerini bütünüyle sermaye şirketlerinin denetimine geçirmek isteyen anlayış yatmaktadır. Mesleki denetim uygulamalarımıza yönelik saldırı ve eleştirilerin altından; mühendislik hizmetlerini Oda`nın yönetmelikleri kapsamında kendi adına yürüten üyelerimizi, düşük ücretlerle "çalışan" durumuna düşürme hedefi bulunmaktadır. Sermaye şirketlerinin başta proje olmak üzere mühendislik hizmetlerini ele geçirebilmesinin ön şartı; odaların mesleki denetim kurallarının ortadan kaldırılmasıdır.

Bugün TMMOB` ye bağlı odalarca uygulanmakta olan mesleki kurallar, uygulamada yetersizlikler olsa da haksız rekabet oluşmaması adına meslektaşlarımızın yer aldığı komisyonlarda belirlenmektedir. Bu kurulların yapılacak yasal değişikliklerle ortadan kaldırılması halinde, sermaye ve piyasanın acımasız kuralları işleyecek, en az ücretlerin fiilen olmaması üyelerimizi kaçınılmaz olarak yoksullaştıracak ve mühendislik hizmetlerinin kalitesi de yurttaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atacak düzeyde gerileyecektir. 

Mevzuat gereği mühendis çalıştırmak zorunluluğu bulunan işletmelerde de mühendis istihdamının düşeceği öngörmek yanlış olmayacaktır. İdeolojik gündemlerle üstünün örtülmeye çalışıldığı gerçek şudur ki; saldırının asıl hedefi meslek örgütlerinin yönetimleri değil, bizzat mühendisin kendisidir. Odalarımızın kimi uygulamalarını eleştiren üyelerimiz de dahil olmak tüm üyelerimizle birlikte karşı durmaktan başka seçeneğimiz yoktur.

Mesleğin geleceği örgütlerimize ne kadar sahip çıktığımızla doğrudan bağlantılıdır. Önümüzdeki dönemde de örgüt içinde yaşadığımız çoğu yapay ve geçici sorunu büyüterek dayanışmamızı zedelemememiz, birlikte çözümler üreterek mesleğimizi gelecek kuşaklara gelişmiş ve güçlü bırakmamız gerekir.

Şu anda Şubemizde yapmakta olduğumuz Şube Genel Kurulumuz ve diğer Şubelerimizin Genel Kurulları ile en üst karar organımız olan Oda Genel Kurulumuza giden 2 yılda bir yapılan demokratik süreç başlamıştır. Bugün EMO ve bağlı Şubeleri tüm üyelere açık seçimler sonunda oluşan öz yönetimlerle idare edilmektedir. Şubelerimizde seçimler, her üyenin aday olabildiği, en çok oy alan adayların yönetimlerde görev üstlendiği bir yöntemle yapılmaktadır. Odamız ve Şubeleri üyenin öz yönetimiyle idare edildiği gibi, mesleki kurallarda yapılan değişiklikler de dahil olmak üzere tüm çalışmalar uzun erimli, geniş katılımlı tartışmalar ve karar alma süreçleri sonunda hayata geçmektedir. En basit faaliyetimiz bile Şube komisyonlarından başlayarak, yüzlerce meslektaşın görüş ve önerileriyle şekillenmekte, yine onların katkıları ve emeğiyle hayata geçmektedir.

Birçok alanda olduğu gibi Enerji ve Haberleşme alanlarında da, kaliteli, ucuz, daha güvenli  hizmet vereceğiz diye yapılan özelleştirmelerin sonucu bizlere, geleceğe yayılmış borç yükü ve sürekli zamlar olarak bizlere dönüş yapmıştır. Enerji sektöründeki dış borçlar bu alanda faaliyet gösteren firmaların bir çoğunu iflas çizgisine yakın tutmakta, borçlu oldukları uluslar arası finans şirketlerine ödeme yapabilmek için, ürettikleri hizmetlere sürekli zam olarak yansımaktadır. Bu sürdürülebilir bir model değildir. En kısa yoldan yeniden Kamusallaşmaya gidilmelidir.

Kalkınmada kullanmamız gereken sınırlı kaynaklarımız, uluslararası sermaye tarafından uzun vadede finanse edilen alım, geçiş, yolcu hatta hasta garantili projelerde çarçur edildiği bu dönemde; İstanbul Kanalı da benzer usullerle gündeme getirildi. Hazine garantisi veya verilen kamu hizmetinin tekel olmasının sağladığı gelir garantisini kullanarak alınan döviz bazlı kredilerin nasıl ödeneceği soru işareti olarak durmaktadır. Bu aşamada yurttaştan daha fazla kaynağı alıp, şirketlere dolayısıyla borçlu oldukları uluslararası finans kuruluşlarına aktarılmaya çalışıyorlar. Bu modelde döviz bazlı dış borç ve maliyetler, ülke içindeki mal ve hizmetlere kur farkının yansıtılmasını zorunlu hale getirmektedir. Şirketlerin gelirlerinin döviz bazlı olarak sabit tutulmaya mümkünse artırılmaya çalışıldığı bu dönemde, Türk Lirası ile sürekli azalan bir gelir elde eden yurttaşlar ise zamların altında daha fazla ezilmektedir. Dönemsel sıcak para girişini sağlamak için ülke geleceğine ipotek koyan bu ekonomik anlayışın sonuna gelmiştir. Fahiş oranlardaki enerji zamlarının enflasyon ve genel ekonomi üzerinde uzun vadeli yıkıcı sonuçlarına önümüzdeki yıllarda hep birlikte şahit olacağız.

Aşılanma oranlarının artışı ile 2021 yılının sonlarına doğru salgının etkisi ile durma noktasına gelen hayat akışımızın olağan hale gelmesi ile enerji ihtiyacımızda artmaya başlamıştır. İthal kaynaklara dayanan enerji sektörümüz kömür ve doğal gaz ile başlayan, akaryakıt ve elektrik enerjisi ile devam eden bir enerji krizi yaşanmaktadır. En son olarak İran dan temin edilen doğalgazda yaşanan temin güçlüğü nedeni ile ilan edilen gaz ve elektrik kesintisi planlamaları, yıllardır dile getirdiğimiz plansız, kamusal ihtiyaçları ön görmeyen, dışa bağlı kaynaklara yönelik enerji politikaları, yeterli olmayan yenilenebilir enerji yatırımlarının sonucudur. Salgın döneminde yaşanan ekonomik sorunlarla birlikte üretim ve tedarik zincirinin bozulması nedeniyle neredeyse tüm ürünler için sorun yaşanmaya başlandı. Ölçüsüz fiyat artışları ve bazı mallar için "kıtlık" düzeyinde bir yoklukla karşılaşılması, "plansızlığa" dayalı bu ekonomik modelin; geleceğimiz için risk oluşturduğunu da ortaya koymaktadır. Yalnızca kâr ölçütünün kullanıldığı, yatırım ve tüketim planlamasının bütünüyle piyasaya bırakıldığı bir sistemin yürütülemeyeceği bugün daha net görülmektedir. Bir an önce kısıtlı kaynaklarımızı en iyi şekilde değerlendirecek, kamu yararını esas alan siyasi ve ticari müdahalelerden uzak bir enerji yönetim modeline geçilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz

Kamu yararı ve üyelerimiz söz konusu olduğunda, kamusal denetim mekanizmalarında etkin rol almaya gayret ettik. Şubemiz ve odamızdaki teknik birikimi ülkemiz yararına yönelik projeler için tüm kamu kurumları ile her zaman iş birliği içinde olmaya hazırız. 

Üretime ve katma değeri yüksek, teknoloji  geliştirmeye dayalı alanlara yatırım yapılması, adaletin ve eşitliğin hakim olduğu akılcı ve bilimsel düşünceden yana bir yönetim geleceğimizi aydınlığa ulaşması için gereklidir. Yoksa şu anda olduğu gibi yıllarca süren emeğin sonucu ortaya çıkmış olan şirketlerimiz, kurumlarımız yabancı sermaye için atıştırmalık bir lokma olmaya devam edecek,  yetişmiş insan kaynağımız olan gençlerimiz üniversiteyi bitirince ne iş olursa olsun yaparım deyip yurt dışına gitmek için çareler aramaya devam edecektir. Dünya genelinde bilimsel ve teknolojik gelişmelerde olağanüstü bir ivme yaşanırken, ülkemizde bir yerinde sayma dönemi yaşıyor. Yetişmiş insan gücümüze rağmen, hemen hemen her alanda ithal teknoloji ve ekipmanlara mahkum kaldığımız bir süreci yaşıyoruz. Bir yandan da genç meslektaşlarımız, artan işsizlik sorunu nedeniyle genellikle sonu "beyin göçü" ile biten bu süreci birlikte durdurmak zorundayız.

Karamsarlık ve gelecekten umutsuzluk toplumun geneline yayılmış bir sorundur. Bu sorunun son kurbanı Tıp Fakültesi öğrencisi Enes KARA`dır. Özellikle Şubemiz sınırları içerisinde bulunan bölüm başkanlarımızla iletişime geçerek EMO Genç üyesi olsun olmasın tüm öğrencilerimizin sorunlarına üyelerimizle birlikte çözüm üretme konusunda önümüzdeki dönemde seçilecek yönetimimizle beraber çalışacağız.

Zam Zembereği 31 Aralık`ta Boşaldı İktidar 2021 yılının son gününe kadar konutlarda elektriğe daha az zam yaparak, enerji maliyetlerindeki artışı dolaylı yansıtmanın yollarını aradı. Salgının ilk yılında yaptığımız açıklamalarda yurttaşların gelir kaybına uğradıklarına vurgu yaparak, vergi indirimi başta olmak üzere faturayı düşürecek önerilerde bulunmuştuk. Bu öneriler ancak 2021`in sonunda iktidarın gündemine girdi. Faturalara çok küçük etkisi olacak şekilde "TRT Payı" ve "Enerji Fonu" kesintileri kaldırılarak, konutlar için kademeli tarifeye geçildi. Salgın döneminde enerji maliyetleri küresel yüzyılın en düşük seviyelerine gerilediğinde yaptığımız indirim çağrısı görmezden gelinerek, "dağıtım bedeli" artışı ile fatura aynı seviyede tutulmuştu. Enerji maliyetlerinin artmasıyla bir süre konutlarda doğrudan zam yapmayan iktidar, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe giren yeni tarifeyle 230 Kwh`lık tüketimi bulunan 4 kişilik bir aile faturasına, yıllık yüzde 115 oranında fahiş bir zam yapmış oldu. Enerjinin ucuz, kaliteli ve kesintisiz bir şekilde sunulması temel vatandaşlık hakkıdır. Özelleştirme ve piyasalaştırma uygulamalarına son vererek, kamunun yeniden inisiyatif aldığı bir yapıya dönüş sağlanmalıdır. Bir an önce kısıtlı kaynaklarımızı en iyi şekilde değerlendirecek, kamu yararını esas alan siyasi ve ticari müdahalelerden uzak bir enerji yönetim modeline geçilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak isteriz

Çoğu zaman TMMOB`ye bağlı meslek odalarının çalışmalarını "muhalif" bir anlayışla sürdürdüğü sanılarak, özellikle yönetimlerde yer alan meslektaşlarımız "siyasi" olmakla eleştirilmektedir. Ancak toplum nezdinde gördüğümüz Odamızın itibarın kaynağı, TMMOB ve bağlı odaların mesleğin kamu yararına yürütülmesi için sarf ettiği çabadır.

Şüphesiz siyaset üstü bu güvenin asıl kaynağı "kamucu" çalışma anlayışımızdır. Kendi içimizde yürüttüğümüz tartışmalar ve eleştirilerle geliştirdiğimiz bu çalışma anlayışını yaratan ve halen sürdüren tüm meslektaşlarımıza tek tek teşekkür ederiz. Örgütümüz şüphesiz önümüzdeki çalışma döneminde, AKP iktidarlarının neo-liberal ekonomi politikalarıyla yarattığı tahribatı tersine döndürmeye odaklanacaktır. "Ucuzlaştırılmış" emek yoğun, rant temelli, betonlaşmaya dayalı bu ekonomik modelden, bilgi yoğun bir ekonomik modele geçilmesi için hep birlikte mücadele edeceğiz. Kamu kuruluşu niteliğindeki, akademik meslek örgütlerinin hak ettiği değeri gördüğü, karar alma süreçlerine daha fazla katılım sağlanabilen bir dönemin başlangıcı olması dileğiyle Genel Kurulu selamlıyoruz.

Odamız, mühendislerin ülke kalkınmasına daha fazla hizmet edeceği, bilimin ışığında büyüyen bir ülke için tüm gücüyle mücadelesini sürdürecektir. Meslektaşlarımızın alın teriyle şekillenecek yarınların, umut ve dayanışmayla kurulacağı inancıyla, tüm üyelerimizi, Şubemiz, Odamız ve TMMOB etrafında kenetlenmeye davet ediyoruz.

Odamız 67 yıldır olduğu gibi, bilgi birikimini ve deneyimini genç kuşaklara aktararak toplumsal muhalefetin en önemli örgütlerinden biri olmaya devam edecektir. Gönüllülük esasıyla yürütülen Şube çalışmalarımıza katkı koyan , iş yaşamı ve günlük yaşamın yoğun temposuna rağmen vakit ayıran Şube yöneticisi, denetçisi ve komisyon üyesi olarak görev yapan tüm meslektaşlarımıza ve temsilcilerimize ve personelimize çok teşekkür ederiz.

Bilimin ve aklın ışığında, herkes eşit adaletin olduğu, teknolojinin ve bilginin toplumun yararına kullanıldığı, yoksulluğun ortadan kalktığı, gelir dağılımının eşit olduğu Atatürk`ün ilkelerinin yol göstericiliğinde ülkemizi  ve halkımızı kalkındırma yolunda 19. Dönem çalışmalarına tüm üyelerimizi destek olmaya davet ediyoruz.

Genel Kurul sonunda görev üstelenecek meslektaşlarımıza da şimdiden başarılar dileriz. 

Yağma Yok, Bu Ülkenin Mühendisleri Var! Yaşasın Mesleki Mücadelemiz, Yaşasın EMO, Yaşasın TMMOB

Tarık Tarhan‘ın konuşmasının ardından EMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Olgun Sakarya, TMMOB Samsun İKK Sekreteri Veli Kebapçı, İnşaat Müh. Odası Başkanı Cevat Öncü, Bilgisayar Müh. Odası Başkanı Akın Ömür, CHP İlkadım İlçe Başkanı Metin Telatar, DİSK - Emekli Sen Başkanı Tacettin Aydın, ADD Samsun Şube Başkanı Dr. Işık Özkefeli, Terme Çevre Platformu Sözcüsü Zekai Altunpala ve EMO Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi ve Samsun Çevre Platformu Sözcüsü Mehmet Özdağ konuşmalarını yaptı. 

18. Dönem çalışma Raporu; Yönetim Kurulu Çalışmaları Yazman üye İbrahim Deniz Saygılı, Mali Rapor Sayman Üye Tamer Bilal tarafından okundu.

Yönetim Kurulu oybirliğiyle ibra edildi.

Oda Genel Kuruluna önerilmek üzere 19.Dönem şube tahmini bütçesi sayman üye Tamer Bilal tarafından okunarak karara bağlandı. 

Dilek ve temenniler bölümünde; Metin Telatar, Tevfik Fikret Demirel ve İlyas Özcan söz alarak gelecek döneme ilişkin dilek ve temennilerde bulundular. 

Genel Kurul kapsamında 30 Ocak 2022 tarihinde yapılan ve tek listenin girdiği seçimlerin resmi olmayan sonuçlarına göre;

19. Dönem Yönetim Kurulu; Tarık Tarhan, Sonnur Bayazıtoğlu, Tamer Bilal, Ali Ekber Özdemir, Ahmet Kurada, Cem Kaya ve Oğuzhan Demirbaş isimlerinden oluştu.

Adnan Korkmaz, İbrahim Deniz Saygılı, Burcu Yıldırım, Engin Çakırkaptan, Hüseyin Arda Telatar, Alper Çetin ve Mert Tekneci ise Yönetim Kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

Ercan İşci, Emre Kalpak ve Ömer Albayrak şube denetçisi olarak seçilirken; Onur Kılıç, Volkan İldem ve Oğuzhan Kalkan ise şube yedek denetçileri olarak belirlendi.

 

Dosyalar

(914 KB)



ELEKTRİK FATURALARI NEDEN, NASIL ZAMLANDI?

12.02.2015
 


Çok Okunanlar


Okunma Sayısı: 147


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2022 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ :

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.