 |
8 Şubat 2026 Pazar günü aramızdan ayrılan, EMO Ankara Şubesi Kurucu Üyesi Prof. Dr. Haluk Uygur Tosun, EMO, EMO Ankara Şubesi, ODTÜ MD ve ODTÜ EEM Bölümü tarafından anma etkinliği düzenlendi. 12 Şubat 2026 (Perşembe) günü ODTÜ EEM Bölümü Sevim TAN Amfisi’nde yapılan anmaya, EMO Üyeleri, ODTÜ Öğretim Görevlileri, Tosun’nun meslektaşları ve yakınları katıldı.
Etkinliğin açılışını ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Nevzat Güneri Gençer yaptı. Haluk Tosun`un özgeçmişinin, akademik ve politik yaşamının köşe taşlarının özetinin yer aldığı bir sunum gerçekleştiren Gençer, Haluk hocanın bilimsel çalışmalarının içinde yer almaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "1990 yılında alanın çok anlamlı dergilerinden birinde birlikte çalışma fırsatı bulmuştuk gerçekten bizim için çok anlamlı bir katkısı olmuştu, bilgisayarın çok zayıf olduğu bir ortamda üç boyutlu elektromanyetik alan problemi çözmemize olanak sağlamıştı haluk hocanın yaklaşımı. Üç boyutlu cisimlerde tıbbi görüntüleme, özgün bir görüntüleme tekniği, üç boyutlu analizini şöyle çözebilirsiniz dedi, gerçekten çözdük ve deneysel çalışmalarla da o çözümlerin doğruluğunu makalemizde gösterdik." dedi. "Anti Militarist, Savaş Karşıtı, Diyalog ve Diplomasi Yanlısı" Haluk Tosun`nun bilimsel akıl ve aydınlanmacı tutumunun, bilimi toplumsal ilerlemenin aracı olarak görmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Gençer, "Eleştirel düşünceyi ve akademik özgürleşmeyi savunuyor. Tarihsel ve siyasal bağlamı ile ele alıyor. Tutukluyken "Nazi dönemi Almanyası" kitabının çevirisini yapması çok anlamlı. Haluk Hoca, barışçı ve anti militarist, savaş karşıtı, diyalog ve diplomasi yanlısı bir aydındı. Demokratik haklar ve özgürlüklerin savunucusuydu, yargılandığı dönemde hiç geri adım atmaması en önemli özelliklerinden biriydi." diye konuştu. Haluk Tosun`nun akademik kimliğinin yanı sıra mesleğine ve meslek örgütüne de çok büyük katkılarının olduğunu belirten Gençer, mühendisliğin sadece teknik bir olay olmadığını, demokratik ve kamusal alanın parçası olarak görülmesi gerektiğini her platformda dile getiren biriydi dedi. "Odanın Neresine Baksanız Onun İzini Görürsünüz" Gençer`in ardından söz alan EMO Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Pektaş. Haluk Tosun`nun vefat haberini aldıklarında EMO Ankara Şubesi Seçim sonuçlarını almak üzere olduklarını, çok buruk bir sevinç yaşadıklarını, Haluk Hoca`nın da eğer görebilseydi sonuçlardan mutluluk duyacağını bilmenin kendilerini teselli ettiğini söyledi. Haluk Tosun`u Oda tarihinden tanıdığını dile getiren Pektaş, "Bizler onu Odayla özdeşleşmiş kimliği ile tanıyoruz. Odanın neresine baksanız izini görürsünüz. Türkiye`nin en çalkantılı dönemlerinde barış derneğinde yöneticilik yapan, bir taraftan akademik çalışmalar yürüten, o zorlu koşullarda geri adım atmayan onurlu duruşunu sergileyen, o mücadeleyi sürdüren bir hocamızdı. Bazı hocalar vardır birebir hiç ders almamışsınızdır ama size hayatta çok ders vermiştir. Haluk hoca da onlardan biriydi. Hocamızın tüm süreçlerde sergilediği duruş o gün orada bitmedi bugün hala devam ediyor. Haluk hoca Mühendislerin sadece teknik bir insan olmadığını, aynı zamanda toplumsal fayda, demokrasi ve çağdaş değerlere de sahip çıkan bir noktada durması gerektiğine olan inancını her zaman dile getirmişti, bu inancın bizler ve bizden sonraki kuşaklar tarafından da sürdürmesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu. "Akademisyen, Örgütçü ve Entelektüel Bir Barışsever" Pektaşın ardından söz alan ODTÜ Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Erdil, Haluk Tosun ile 1990`lı yıllarda tanıştığını kendisi üzerinde iz bıraktığını belirterek, "Çünkü o yıllarda sosyal bilimler konuşan mühendislik fakültesi öğretim üyesi bulmak çok kolay değildi. Sosyal bilimler konuşabilmek oldukça şaşırtıcı gelmişti, kaybettiğimizi öğrendiğimde aklıma kendisinin barış davası ve benim de imzacısı olmam, benim üniversitede okuduğum dönemlerde yargılanmaları, sohbetimiz tüm bunları tekrar yaşadım. Tüm özgeçmişine baktığımızda şunu görüyorum akademisyen, örgütçü ve entelektüel bir barışsever. Bu üç kimliği bir vücutta birleştirmek gerçekten kolay değil bunu başarabilen nadir insanlardan biriydi. Bu anlamda ben kendisinin çok önemli bir kayıp olduğunu düşünüyorum. Saygıyla anıyorum." dedi. "Asıl Önemli Olan Bu Cesaretin Kendisi" Erdil`in ardından söz alan Barış İmzacısı Akademisyen Doç. Dr. Dinçer Demirkent ise, Haluk hoca ilk karşılaşmalarında çok uzun bir sohbet gerçekleştirme fırsatı bulduğunu belirterek, "Bana hem 1402`lileri, hem barış davasını uzun uzun anlattığını benim de dinlediğimi hatırlıyorum. Böyle dönemler zor dönemlerdi. O dönem, olağanüstü hal dönemi, bizim kapımızın kim tarafından çalınacağının pek belli olmadığı bir dönemdi. Böyle dönemlerde Haluk Hoca gibi insanların varlığını bilmenin, onların cesaretini öğrenmenin, dinlemenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bizim imza attığımız dönemde siz bilim insanısınız bilimle uğraşın eğer böyle bir şey yapıyorsanız bilim insanı değilsiniz diyen bir mantık vardı. Bunların aynısının haluk hocaya da söylediğini, 1950`lerde kurulan Barışseverler Derneği`ni kurucularına, Behice Boranın ve Nazım Hikmet gibi dernek üyelerine söylendiğini biliyoruz, ama bunun tersinin mümkün ve gerekli olduğunu Haluk hocalar bize gösterdi. Benim için asıl önemli olan bu cesaretin kendisi. Çünkü bu kuşaktan kuşağa geliyor ve umuyorum ki de kuşaktan kuşağa devam eder." diye söyledi. Demirkent`in konuşmasının ardından, Haluk Tosun`un sevenleri, öğrencileri ve arkadaşlarının da söz alması ile anma töreni sona erdi.
|
 |
|