|
Elektrik Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet ŞAKAR, Basına yaptığı açıklamalarda; İş Yeri Açma Protokolü‘nün Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerinin ardından Eskişehir Büyükşehir ve Sivrihisar Belediyeleriyle de imzalanacağını belirterek, `Artık güvenli şehircilik anlayışını Eskişehir genelinde tamamlamak istiyoruz. Amacımız, elektrik tesisatından kaynaklanabilecek birçok riski önlemek.` olarak belirtti.
Elektrik Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Yönetim Kurulu Başkanımız Ahmet Şakar, belediyelerle imzalanan iş yeri açma protokolü kapsamında elektrik tesisatlarına yönelik denetimlerin artırıldığını belirterek, bu uygulamanın olası riskleri önlemeyi amaçladığını söyledi. Son yıllarda elektrikli araçlara olan talebin oldukça çoğaldığını aktaran Şakar, "Elektrikli araçların batarya kapasitesi 70 ile 80 kilovatsaat civarında, lüks araçlarda bu oran 100-120 birime kadar çıkıyor. Bu durum şarj esnasında şebekeden günlük anlamda 15-20 kilovatsaatlik ilave güç çekimine neden olacak. Bir konutun günlük ortalama çekişinin 10 kilovat olduğunu düşünürseniz, neredeyse konutun günlük çekişinden daha yüksek bir elektrik gücü ihtiyacımız var. Eskişehir halkının göz ardı etmemesi gereken iki konu var; teknik altyapı araştırılmadan uygun tesisatlı şarj ünitelerinin kurulmasının sağlanması gerekliliği ve özellikle şebekeden çekeceği güce göre son kaynak tarifesinde belirtilen yıllık 4 bin kilovatsaatlik bir limitimizin olması. Elektrikli araç şarj istasyonu kullanılan konutlarda bu barajın aşımı doğal olarak gerçekleşecektir. Eskişehirlilerin bu durumda, elektrik faturalarının ikiye katlanacağını hiçbir zaman unutmaması gerekiyor" diye konuştu. GÜVENLİ ŞEHİRCİLİK ANLAYIŞI
Şakar, Odunpazarı ve Tepebaşı Belediyesi ile beraber imzaladıkları "İş Yeri Açma Protokolü"‘nü kent ve bölge genelinde çeşitlendirmek istediklerini kaydederek, "Amacımız, elektrik tesisatından kaynaklanabilecek birçok riski önlemekti. Bu riskler; tesisatın olumsuz luğundan dolayı oluşan yangınların, ki yangınların yaklaşık yüzde 80 civarı elektrik tesisatı kaynaklı, bunların hepsi birer riskti. Bu süreç içinde iki belediyemizde uzman mühendislerimiz tarafından toplamda 3 bin 82 adet iş yeri kontrolü yapıldı. Yapılan kontrollerde 1068 adet iş yerinde tesisata yönelik iyileştirme yaptırılıp onay verildi. Görüldüğü gibi aslında yapılan tüm kontrollerin yaklaşık üçte birinde tesisata yönelik sorun olduğu ortaya çıkmıştır. Böylece olası yangınların önüne geçmiş olduk. Artık güvenli şehircilik anlayışını Eskişehir için tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. SİYASİ OLARAK GÖRÜYORUZ Şakar, "Bu açıdan öncelikle Büyükşehir Belediyemizle yapmış olduğumuz görüşmeler olumlu geçti. Bir protokol çerçevesinde artık Büyükşehir Belediyesi‘nin sorumlu olduğu ruhsat değişimleri de bu protokol sayesinde kontrol altına alınacak. Geçtiğimiz hafta Sivrihisar Belediye Başkanımızla da olumlu bir görüşmemiz oldu. Bu uygulamayı bütün ilçelerimize yayacağız. Hatta bize bağlı olarak çalışan temsilciliklerimizin bulunduğu Bilecik ve Kütahya illerimiz de mesleki yönden sorumluluğumuz altındadır. Bilecik‘le olan ilişkilerimiz devam ediyor. Maalesef Kütahya Belediye Başkanımızla yaptığımız tüm çalışma ve toplantılara rağmen bu ilimizde elektrik tesisatlarının kontrolünün yapılmasının zorunluluğunun ne kadar önemli olduğu konusunda maalesef yeterli bir duyarlılık gözlemlenmemiştir. Bu durumu siyasi olarak görüyoruz" dedi. DEVLET DESTEĞİ AZALIYOR Elektrik ücretlendirmelerinde son 3 yıldır farklı yöntemlerin kullandığını da aktaran Şube Başkanı Şakar, şunları söyledi: "Özellikle mesken ve ticarethane abonelerinde ‘son kaynak tüketici tarifesi‘ adı altında bir durum çıktı ortaya. Bu tarife üzerinden devletin sübvanse ettiği birtakım imkanlar ortadan kaldırılıyor. Elektrik desteği önce 5 bin sonra 4 bin kilovata düşürüldü. Nisan ayında belki bu daha da düşecek. Böylece tüm abonelerimizin son kaynak tüketici tarifesi dediğimiz piyasa şartlarına uygun ödemelere yönlendirilecek. Elektrik temel bir kamu hizmeti olmasına rağmen tüketiciye dayatılan yüksek fiyatlar ve yüksek piyasa riskleri piyasayı kontrol eden özel aktörlerin karlarını maksimize etmeye yarıyor. Elektrik temel bir hak olarak kamusal bir hizmet düzeyinde sunulmadığı sürece piyasa mekanizmalarının yarattığı kriz ve yüksek fiyatlardan maalesef faturalandırılmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
|