MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 ANKARA ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 AFYONKARAHİSAR   ANKARA   ÇANKIRI   ERZİNCAN   ERZURUM   KASTAMONU   KAYSERİ   KIRŞEHİR   KONYA   NEVŞEHİR   SİVAS   TOKAT   YOZGAT   AKSARAY   KIRIKKALE 
 

 
HUKUKİ DESTEK
 

EMO Ankara Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 2023.4

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

TÜPRAŞ İÇİN YURTTAŞ HAREKETİ (HALUK GERAY, BİRGÜN, 27.04.2006)


BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

 
Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarlarından İzettin Önder' in aşağıdaki yazısı geçtiğimiz salı günü yayımlanmış olmalıydı. Oysa son dönemde Cumhriyet Gazetesi' ndeki politikalar nedeniyle çeşitli yazarların yazılarına karartma uygulanıyor. Bunlar arasında Önder' in ve babam Cevat Geray' ın yazıları da var. Dayanışma olması için Önder' in yazısını kendi izniyle aynen alıntılıyorum. Hiç yakışmıyor.
 

Tüpraş İçin Yurttaş Hareketi

"Özelleştirme sözcüğü ilkin 1969 yılında Peter Drucker tarafından [tekrar özelleştirme] şeklinde kullanılmıştır. Bu tanımı yorumladığımızda, tarihin bir döneminde devletleştirme politikasının uygulandığını, şimdilerde ise eskiye dönüş biçiminde tekrar özelleştirilme politikasına dönüldüğünü anlarız. ...özelleştirmenin Türkiye'de ve dünyada iddia edildiği gibi kamu kesiminin verimsizliği ile bir ilgisinin bulunmadığını ya da özelleştirmeye gerekçe olarak ileri sürülen savların geçerli olmadığını, sorunun sermayeden kaynaklandığını ve dayatmanın sermayeden geldiğini görürüz ...özelleştirmenin gerçek yüzünü görebilmek için doğru soru şöyle olmalıdır: [Tarihin bir aşamasında kamulaştırma politikasını dayatmış olan sermaye, niçin şimdilerde de özelleştirme politikasını dayatmaktadır?] Bu sorunun yanıtı olarak, özelleştirme, krize girmiş sermayenin kendisine yeni faaliyet ve kâr alanı açma, bu yolla krizi aşma ve siyasal-toplumsal kararlarda daha güçlü olma amacına ulaşma aracı..." olarak tanımlanabilir.

Geçen haftaki yazıdan yapılmış alıntıdan yola çıkarak, özelleştirme politikalarının amacını ortaya çıkan sonuca göre anlamak ve yorumlamak bilimsel bir yaklaşım değildir. Sonuç ortaya çıktıktan sonra dahî gerçeği hâlâ kamuoyundan saklamak ise hainliktir. Özelleştirmenin nasıl bir yağma ve halkın birikimlerine yönelik saldırı olduğu "köprüyü satarım, sattırmam" tuluatında belli idi. Daha o zamanlarda iç ve dış kaynaklı sermayenin kendileri dışında oluşmuş halk birikimini yağmalama iştahının kabarmış olduğu anlaşılıyordu. Sermayenin bu arzusunu tatminle görevli siyasîler ve toplumun beynini yıkama işlevini yüklenmiş olan medya halkı baskı altına aldı. Bu süreçte kamu çıkarı doğrultusunda özelleştirmelere karşı zorlu bir hukuk mücadelesi de yürütüldü. Sermaye bu mücadeleyi, bir yandan siyasîler marifetiyle yasayı değiştirerek, diğer yandan da hukuksuzluğa başvurarak aşmaya çalıştı. Ege'deki beş çimento fabrikasının Danıştay kararına rağmen Fransız firmasında kalması yönünde zamanın hükümeti hukuk dışı bir karar aldı.

Sermaye, bir yandan siyasî gücü ile yasaları hukuk dışına taşırken, diğer yandan da varolan yasaları dahî çiğnemeye çekinmezken, açıktır ki, görev artık halka düşmüştür! TÜPRAŞ için yurttaş hareketinin başlatıldığını memnuniyetle öğrendim. Bu grubun medyadan derlediği bilgilere göre, TÜPRAŞ'ın 2005 yılı cirosu 20 milyar dolar dolayındadır. Aynı kaynağa göre, TÜPRAŞ'ı yabancı petrol şirketinin de bulunduğu bir grup içinde alan en büyük holdingin 2005 yılı cirosu ise ancak 18 milyar dolar civarındadır. Danıştay 2 Şubat 2006 tarihli kararı ile bu ihale hakkında yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bu kararı uygulamayan siyasal erk de, ilgili firmalar grubu da hukuku çiğnedi. TÜPRAŞ ihalesi ile bir kamu tekeli özel tekele dönüşmüş oldu. Türkiye'de enerji alanında alınacak ekonomik kararlar ve yürütülecek faaliyetler, bu ihale ile tekel gücünü ele geçiren özel kesime, onun da ötesinde, halkın bilinçsizce "ulusal" olarak nitelediği bir holdingin arkasındaki uluslararası petrol devine emanet edilmiş oldu. Siyasal erki de yanına almış olan böylesi çıkar çevrelerince kuşatılmış olan halkın kamu yararı doğrultusunda mücadeleye girmesi hukuka müdahale anlamına değil, tam tersine, yasayı hukuka uyarlamak anlamına gelir. Halkımız, bu zorlu mücadelede, yargı organından da, daima olduğu üzere, yasalardan kazınsa da vicdanlardan kovulamayan kamu yararı doğrultusunda haklı sonucu beklemektedir!

Bu veriler karşısında ne yağmacı sermayeye ve onun medya alanındaki ideolojik aygıtlarına, ne IMF direktiflerini kalkan yaparak ülkeyi pazarlama işlevini sadakatle yürüten siyasal erke fazla söyleyecek bir şeyimiz yoktur. Ancak, arkalarında koskoca holdinglerin bulunduğu vakıf üniversitelerinin ve devlet üniversitelerinin hukuk ve iktisat fakültelerinde hukukun çiğnenmesi, kamu tekelinin özel tekele dönüşmesi, özelleştirmelerle kamu yararı aleyhine halk birikiminin yağmalanması derslerde ve sohbetlerde acaba nasıl işleniyor diye çok merak ediyorum. Acaba, üniversiteler ticarîleştirilerek, üniversitelerin kamu kaynakları kısılıp, üniver-site-sanayi ilişkisi çıkar ilişkisine dönüştürülerek, yarı-zamanlı çalışma yaygınlaştırılarak ve ünlü holding üniversiteleri oluşturularak, bilimsel faaliyet görüntüsü altında toplumsal beyin dönüşümü mü gerçekleştirilmektedir! Günümüzde işgal ve sömürü araçları olarak silâhın yerini dil, kültür ve bilim emperyalizmi almıştır. Bu şartlar altında "TÜPRAŞ İÇİN YURTTAŞ HAREKETİ" olumlu bir girişim olarak görülmelidir.



“SANAL ÇALIŞANLAR GELİYOR” RPA: ROBOTİK SÜREÇ OTOMASYONU BAŞLIKLI WEBINAR DÜZENLENDİ

21.07.2023
 


Çok Okunanlar


TÜRK TELEKOM A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NATO VE TAFİCS GRUP MÜDÜRLÜĞÜ`NE ZİYARETTE BULUNULDU

EMO ANKARA ŞUBESİ 26. DÖNEM YÖNETİM KURULU BAŞKANI PROF DR. ŞEREF SAĞIROĞLU`NA BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜM BAŞKANLIĞINA ATANMASINDAN DOLAYI TEBRİK ZİYARETİ

TÜRK TELEKOM A.Ş. ANKARA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ`NE ZİYARET

KAMUSAL SİBER SAVUNMA DERNEĞİ’NDEN ŞUBEMİZE ZİYARET

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN

8. SAMSUN İNŞAAT FUARI DÜZENLENİYOR

Okunma Sayısı: 991


Tüm Basından Seçtiklerimiz

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2024 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.