MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 ANTALYA ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 ANTALYA   BURDUR   ISPARTA 
 

 
FORMLAR
 
ÖLÇÜM BASVURU DİLEKCESİ
 
ÜYELİK
 
SMM
 
TEMSİLCİLİKLER
 
İŞ VE ELEMAN ARAYANLAR
 

EMO Antalya Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 21

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞIN FATURASI ÇIKIYOR! BİR ÜLKENİN GELECEĞİNİ YAKINDAN İLGİLENDİREN BİR ALAN OLARAK ENERJİ POLİTİKALARININ, ÇEŞİTLİ LOBİLERİN TALEPLERİYLE DEĞİL, KAMU YARARI GÖZETİLEREK BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR.06.01.2007



 
Türkiye'nin karanlıkta kalmaması için özelleştirme ısrarından vazgeçilmesi ,Yerli ve Yenilenebilir kaynaklara biran önce dönülmesi ve Doğal Gaz bağımlılığının minimize edilmesi çalışmalarının biran önce yapılması için kamuoyuna "Enerjine Sahip Çık, Geleceğini Karartma" çağrısında bulunuyoruz.
 

 "ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞIN FATURASI ÇIKIYOR"

  İran‘ın Türkiye‘ye gaz sevkıyatını durdurması, yine geçen Ocak ayında, Rusya ve İran‘ın ülkemize sattığı doğalgazı azaltması nedeniyle birçok sanayi kuruluşunun gazı kesildiği, kentlerde doğalgazla ısınan milyonlarca konut soğuk tehdidiyle karşı karşıya kaldığı günleri hatırlatmıştır.

Sorun, yoğun kış şartları nedeniyle bugün İran‘ın, yarın arz sıkıntısı, fiyat sorunu veya başka bir nedenle Rusya‘nın Türkiye‘ye sattığı gazı azaltmasıyla açıklanamayacak ve iddiaların aksine "üç gün içinde, beş gün içinde" çözümlenmeyecek kadar ciddi bir sorundur.

İran‘la yapılan alım anlaşması kapsamında, bu ülkenin "kendi iç sıkıntım" diyerek gazı kesmesi  tazminat davası için gerekçe oluşturmuştur. "Türkiye buna cesaret etmeyecek. Bunun içinde politik nedenler de var. İran‘la büyük kesinti, ancak kaza, mücbir sebep durumunda olabilir. Kendi iç ihtiyacımı karşılayamıyorum demesi yanlış. Sözleşme gereği yerine gelmiyor."

Sorunun temelinde yıllardır çeşitli siyasal iktidarlarca enerji sektöründe izlenen çarpık, yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına ağırlık vermeyen dışa bağımlı politikalar bulunmaktadır.
Türkiye‘ye verdiği doğal gazı kesmesinin sonucu  Türkiye‘nin zararını tazmin için İran‘a dava açması gerekmektedir. Ancak "Türkiye, politik nedenlerle buna cesaret etmeyecek"  gibi görünmektedir.

Gelişmiş ülkelerde doğalgazın elektrik içindeki payının yüzde 20‘yi geçmediği ,Türkiye‘de ise elektriğin büyük bölümünün doğalgazdan elde edilmesi  ve bu oranın yüzde 44.8‘e kadar çıktığı bilinmektedir. İran doğalgazında yaşanan kesinti enerjide dışa bağımlılığın faturasıdır.

Türkiye‘nin yüzde 44.8‘e çıkan bu oranı minimize etmesi gerekmektedir.

İran‘ın kesintiye gitmesinin ardından Türkiye Rusya‘ya bağımlı hale gelecektir. "Orada da sıkıntı olursa Türkiye‘nin durumu VAHİM. Konut ve sanayi tüketiminde ciddi sorunlar yaşanır"

Türkiye;  Rusya, İran ve Azerbaycan‘dan doğalgaz alıyor. "Azerbaycan da gaz satışını ‘bir iki ay erteleyelim‘ dedi. Nijerya ve Cezayir‘den sıvılaştırılmış gaz alınıyor. O da devede kulak. Tek bağlantımız Rusya kaldı". Rusya ile bir sıkıntı yaşanması durumunda doğalgaz kullanan konutlar ve sanayide ciddi sorunların yaşanacağını açıktır. "Böyle bir durumda Türkiye‘nin durumu vahim" Türkiye‘nin doğalgazı depolama konusunda yaşanan sorunlara var. 2004‘te tamamlanması beklenen Silivri deposunu halen  kullanıma açılmamıştır.

Bir ülke elektriksiz kalırsa neler olur? Önce fabrikalar durur, çalışanlar zorunlu izne çıkarılır, bu zorunlu izinleri işten çıkarmalar izler. Ülke sanayinin yeni yatırım yapma olanağı ortadan kalkar. Bu binlerce işsiz insan için iş bulma ümitlerinin sönmesi, evlere ekmek taşınamaması anlamına gelir. Turizm bölgesinde yer alan kafeler, barlar, oteller ve pek çok işletme elektriksiz kaldığında, ülkenin turist potansiyeli de kaybolur. Bankacılık gibi hizmetler sektöründe önemli ekonomik kayıplara yol açabilecek aksamalar yaşanır. İnsanlar günlük yaşamlarını sürdüremez noktaya gelirler. Özellikle kentlerde yaşam durur. Ev ve su ısıtma sistemleri çalışmaz, beyaz eşya ve küçük ev aletleri kullanılamaz. Ülkenin enerji gereksiniminin karşılanamaması nın bedeli işsizlik ve ekonomide çöküştür. Kısmi ve geçici süreli olarak yapılacak elektrik kesintilerinin bile, ülke ekonomisine ve topluma maliyeti ağırdır.Dediğimiz noktaya gelmemeli.

Elektrik Mühendisleri Odası olarak yıllardır yaptığımız uyarılara karşın, borç batağındaki ülkemiz enerji alanında serbestleşmeye  ve dışa bağımlı getirilmiştir.Bugün gelinen durum ortadır. Lobilerin talepleri doğrultusunda çıkarılan, günü birlik yasal düzenlemelerle enerji alanı sürekli yalpalayan bir gemiye dönüştürülmüştür. Dümenin sahibi yoktur ve gemi rüzgar nereden eserse oraya savrulmaktadır.Enerjide Yönetim Krizi yaşanmaktadır.

Elektrik Mühendisleri Odası olarak"Enerjine sahip çık,Geleceğini Karartma" kampanyası başlattık.

3 dağıtım bölgesinin özelleştirmesine yönelik ihale süreci ve Elektrik Mühendisleri Odası olarak bu ihaleye karşı açmış olduğumuz dava süreci bildiğiniz gibi devam ediyor. Böyle bir kampanya düzenleme gereğinin anlaşılabilmesi için öncelikle elektrik alanında mevcut durumu değerlendirmek istiyoruz.
Bugün Türkiye, elektrik alanındaki özelleştirme uygulamaları ve dışa  bağımlılığı nedeniyle karanlıkta kalma tehdidiyle karşı karşıyadır.

Bu çarpık politikalar nedeniyle:

- Yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız ülke ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılayacak potansiyelde olması bilinmesine rağmen  ülkemizdeki mevcut hidrolik kaynağımızın dörtte biri, 10.000 MW rüzgar enerjisi kaynağının yalnızca 50 MW‘si kullanılmaktadır.10.000 MW kapasitede santral tesis etmeye yeterli linyit yatakları değerlendirmeyi beklemektedir.

- Özelleştirileceği gerekçesiyle mevcut linyit yakıtlı santrallerde gerekli iyileştirme, kapasite artırımı, bakım ve onarım çalışmalarının yapılmamış,

- Zengin hidrolik kaynaklarımızın yalnızca 1/4‘nin değerlendirilmiş ve yapımı süren santrallerin süresi içinde bitirilmesi için DSİ‘ye yeterli kaynak aktarılmamış,

- Yerli rüzgar ve jeotermal kaynaklarımızın yeterince değerlendirilmemiş,

- Toplam elektrik enerjisi üretiminin beşte biri "doğalgaz temin ve üretilen elektriğin satın alma" garantisi verilen 4 adet özel sektör santralinden satın alınmış, elektrik üretiminin %44,8‘inin doğal gaza dayandırılmış,

- Doğalgaz temininde tek bir kaynağa Rusya‘ya (% 65 oranında) bağımlı kılınmış ve doğalgaz temin anlaşmalarına Türkiye aleyhine hükümler konulmuş,

- Yeterli kapasitede doğalgaz depolama tesislerinin zamanında inşa edilmemiş,
olması bulunmaktadır
- Ülkemiz uluslararası arenada enerji kozunu elinden çıkarmakta, vanaları başkalarınca açılıp kapanabilecek bir küresel enerji savaşında "enerji koridoru" olmakla avunmaktadır.

 1. Elektrik enerjisi üretiminde ulusal ve kamusal kaynaklar ile yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmelidir. Özel olarak elektrik enerjisi üretiminde genel olarak tüm enerji kaynaklarının temin ve kullanımında, ülke ve kamu çıkarlarını gözeten bir strateji esas alınmalı ve ülke ölçeğinde geçerli olacak bir "Master Plan" uygulamasına geçilmelidir. Ülkemizin enerji politikalarında temel kıstas kamusal planlamaya dayalı temiz, ucuz, bol ve yerli enerji olmalıdır.

Enerjide özelleştirilme durdurulmalıdır.

2. Doğalgazda Rusya‘ya bağımlılığımızın azaltılmasına yönelik çalışmalar yürütülmeli, bu alandaki "al ya da öde" koşullarını içeren abartılı projeksiyonlara dayalı anlaşmalar gözden geçirilmeli, kaynak çeşitlemesine gidilmelidir.

3. Yerli doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri ve TPAO nun bu doğrultudaki çalışmaları desteklenmelidir.

4. Silivri Yeraltı Doğalgaz Depolama Tesisi yatırımı bir an önce işletmeye alınmalı; 2000 yılından beri sürüncemede kalan, Tuz Gölü Depolama Tesislerinin projesi tamamlanarak yatırımına ivedilikle başlanmalıdır.

5. Doğalgaza bağımlı enerji politikalarından bir an önce vazgeçilerek yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımıza yatırımlar yapılmalıdır.

6. Termik santrallerimizde gerekli bakım, onarım, iyileştirme, kapasite artırımı çalışmaları hızla sonuçlandırılmalı çevre kirliliğini önleyecek önlemler alınmalı, bu santraller tam kapasitede çalıştırılmalıdır.

7. Mevcut hidrolik santraller, tam kapasitede çalıştırılmalı, yapım sürecinde gerekli kaynaklar aktarılarak hızla sonuçlandırılması sağlanmalıdır. EPDK lisans verdiği santrallerin yapım çalışmalarının öngörülen süre içinde sonuçlanıp sonuçlanmadığını denetlemelidir.

8. BOTAŞ‘ın mevcut doğalgaz sözleşmelerinin özel kuruluşlara devrine son verilmelidir.

9. Yap-İşlet alım garantisi verilen doğalgaz yakıtlı Yap-İşlet santrallerinin sözleşmeleri tekrar gözden geçirilmeli, bu santrallere verilen gaz temin ve elektrik alım garantileri ile ayrıcalıklar iptal edilmelidir.

10. Kamusal planlama, kamusal üretim ve yerli kaynak kullanımını reddeden, bu alandaki yatırımların aksama, gerileme ve gecikmesinin temel nedenini oluşturan özelleştirme uygulamalarından vazgeçilmeli,,enerji sektöründe kamusal çıkarları gözeten planlama ve uygulamalar esas olmalıdır.

Bu nedenlerle  bir an evvel kamunun yatırım yapabilmesini yollarının açılması gerekmektedir. Arz güvenliği özel sektöre bırakılamayacak kadar önemlidir.

Bir ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren bir alan olarak enerji politikalarının, çeşitli lobilerin talepleriyle değil, kamu yararı gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Türkiye‘nin karanlıkta kalmaması için özelleştirme ısrarından vazgeçilmesini talep ediyoruz.

Türkiye‘nin karanlıkta kalmaması için özelleştirme ısrarından vazgeçilmesi ,Yerli ve Yenilenebilir kaynaklara biran önce dönülmesi ve Doğal Gaz bağımlılığının minimize edilmesi çalışmalarının biran önce yapılması için kamuoyuna "Enerjine Sahip Çık, Geleceğini Karartma" çağrısında bulunuyoruz.

Ayhan DOLANAY

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

ANTALYA ŞUBESİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI

 



TMMOB BAŞKANI EMİN KORAMAZ`IN ÜYELERİMİZE SESLENİŞİ

11.05.2020
 


Çok Okunanlar


AKDENİZ EDAŞ DOĞU BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ`NE ZİYARET

TMMOB HEYETİ İLE ANTALYA İKK BİLEŞENLERİ ORTAK TOPLANTISI YAPILDI

18 EYLÜL DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ ETKİNLİĞİ

YG TESİSLERİNDE İŞLETME SORUMLULUĞU EĞİTİMİ DÜZENLENDİ

Okunma Sayısı: 1484


Tüm Haberler

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2021 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.