|
İşçi sağlığı ve iş güvenliği, insan odaklı bir mesleğin uygulayıcılarının örgütü olan TMMOB’nin en önemli çalışma ve mücadele alanlarından biridir. Bu önemin altını bir kez daha çizmek amacıyla, TMMOB 42. Olağan Genel Kurulu’nda; 3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak Kozlu’da meydana gelen ve 263 madencinin yaşamını yitirdiği facianın yıldönümü “İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü” olarak kabul edilmiştir.

3 Mart 1992`de yaşamını kaybeden 263 maden işçisini; ayrıca son yıllarda çeşitli illerde ve iş kollarında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm emekçileri saygıyla anıyoruz. İşçi sağlığı ve iş güvenliği, tüm çalışanları doğrudan ilgilendiren ve çalışma yaşamının en temel unsurlarından birini oluşturan yaşamsal bir alandır. Bu alana ilişkin göstergeler; bir ülkedeki temel insan hakları düzeyini, çalışma yaşamının niteliğini ve toplumsal gelişmişlik seviyesini ortaya koyan önemli veriler sunmaktadır. ILO rakamlarına göre; bugünün dünyasında yaklaşık her 10 saniyede bir işçi, iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Her gün yaklaşık 8.200 kişi iş kazası veya meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Her yıl yaklaşık 330.000 kişi iş kazası, 2.670.000 kişi ise meslek hastalıklarından dolayı hayatını kaybetmektedir. Ayrıca her yıl dünya çapında yaklaşık 395 milyon çalışan, ölümcül olmayan iş yaralanması yaşamaktadır. Bu rakamlara göre, küresel ölçekte her gün binlerce emekçinin hayatı işle ilgili nedenlerle kaybedilmektedir ve bu durum, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin önemini açıkça ortaya koymaktadır. İSİG Meclisi verilerine göre, 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Pandemi sonrası en yüksek işçi ölümlerinin görüldüğü bu dönemde, Türkiye`deki "olağanlaştırılmış iş cinayetleri rejimi" etkili olmuştur. İş cinayetlerinin temelinde yalnızca işyerindeki kazalar değil; uzun çalışma saatleri, yoğun iş yükü, güvencesiz istihdam, çocuk işçilerin ucuz işgücü olarak kullanılması, eğitim ve sağlık yetersizlikleri ve sendikal örgütlenmenin zayıflığı gibi çok katmanlı ve sistematik nedenler bulunmaktadır. Özellikle çocuk işçiliği açısından, İSİG Meclisi kayıtları 2025 yılında en az 94 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini göstermektedir. Çocuk işçiliğinin merkezinin artık kentler olduğu, MESEM ve meslek liseleri aracılığıyla eğitim adı altında kitlesel işçileştirme politikalarının uygulandığı, yoksullaştırma ve eğitim sisteminin dışına itilme politikalarının bu süreci derinleştirdiği görülmektedir. Bu veriler, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin hem yetişkin hem de çocuk işçileri kapsaması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Elektrik Mühendisleri olarak bizler, işçi sağlığı ve iş güvenliğini mesleğimizin temel değerlerinden biri olarak görüyor; Meslek alanlarımızla ilgili sektörde ve tüm çalışma alanlarında güvenli çalışma ortamlarının sağlanması için aktif olarak mücadele ediyoruz. İş cinayetlerinin önlenmesi için yalnızca mevzuatın yeterli olmadığını; uygulamanın etkin ve denetlenebilir olmasının, çalışanların bilinçlendirilmesinin ve çalışma haklarının güçlendirilmesinin şart olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda; • İşyerlerinde risk değerlendirmelerinin ve önleyici tedbirlerin yaygınlaştırılması, • Çalışanların eğitim ve bilinçlendirilmesi, • İşçi sağlığı ve iş güvenliği kültürünün kurumsal düzeyde benimsenmesi, • Çocuk işçilerin korunması, çalışmalarını öncelikli hedeflerimiz arasında tutuyoruz. 3 Mart`ta hayatını kaybeden tüm emekçileri saygıyla anıyor, işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesinin süreceğini bir kez daha vurguluyoruz. EMO İSTANBUL ŞUBESİ 45. DÖNEM ŞUBE YÖNETİM KURULU

|