|
Dünyanın dört bir yanında savaşların, işgallerin ve çatışmaların gölgesinde bir 1 Eylül‘ü daha karşılıyoruz.
Filistin‘de süregelen katliam ve kıtlık vicdanları paramparça etmeye devam ederken; Ukrayna‘dan Sudan‘a, Ortadoğu‘nun genelinden Afrika‘nın derinliklerine kadar birçok coğrafyada halklar bombaların, yerinden edilmenin ve açlığın kıskacında yaşam mücadelesi veriyor. ABD ve İsrail‘in İran‘a yönelik saldırılarıyla bölgeyi topyekûn bir savaşın eşiğine sürükleyen politikalar, tüm Ortadoğu‘yu daha derin bir tehlikenin içine çekiyor. Ölenlerin, yaralananların, yurdundan edilenlerin büyük çoğunluğunu ise yine kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu tablonun ortasında ülkemiz, bölgesel çıkar ve NATO hesapları uğruna savaşan tarafların yanında değil barıştan yana konumlanmalıdır. Halkların güvenli geleceği; silahlanma yarışında, askeri ittifakların stratejik hesaplarında ya da sınır ötesi güç gösterilerinde değil, bölge halklarının eşit ve onurlu bir arada yaşama iradesinde aranmalıdır. Bu yıkımların hiçbiri tesadüfi ya da mecburi değildir; hepsi de masa başında verilmiş kararların, güç ve çıkar hesaplarının sonucudur. Savaşı yaratan iradenin karşısına barışı savunan ortak bir irade koymak ise bugün her zamankinden daha acil bir sorumluluktur. 1 Eylül Dünya Barış Günü‘nde, dünyanın neresinde olursa olsun akan kanın durması, silahların susması ve halkların bir arada, onurlu ve özgür bir yaşam kurabilmesi için barış talebini bir kez daha yükseltiyoruz. Savaştan değil barıştan, ölümden değil yaşamdan yanayız! TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası 50. Dönem Yönetim Kurulu
|