MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 DİYARBAKIR ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 AĞRI   BİNGÖL   BİTLİS   DİYARBAKIR   ELAZIĞ   HAKKARİ   MALATYA   MARDİN   MUŞ   SİİRT   TUNCELİ   ŞANLIURFA   VAN   BATMAN   ŞIRNAK 
 

 
KİTAPLAR
 
KİTAP
 
DİYARBAKIR KENT SEMPOZYUMU BİLDİRİLER KİTABI
 
PANEL
 
MEZOPOTAMYA ENERJİ FORUMU
 
ANKET
 
ELAZIĞ ENERJİ FORUMU
 
BATMAN ENERJİ FORUMU
 
MARDİN,ŞANLIURFA ENERJİ FORUMU
 
VAN ENERJİ FORUMU
 

EMO Diyarbakır Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 23

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ALTERNATİF HASANKEYF YOK...


GÖRÜŞ / RAPOR

HASANKEYF‘LERİ KURTARMAK

(ANTİK KENTLERİN ÇIĞLIĞI)

Bilindiği gibi bir süredir, Hasankeyf‘in taşınması, Allianoi‘nin ise üzerinin mille

örtülerek su altında bırakılması önerileri dile getirilmektedir.

Oysa binlerce yıllık tarihsel değerlerimizi taşıyarak bozmaya, suya gömerek yok etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Bu tür uygulamalar,  imzalamış olduğumuz uluslarası sözleşmeler ile Anayasa‘nın 63/1.maddesi ve 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası düzenlemelerini yok saymak anlamına gelecektir. Aynı zamanda, bizim kuşak için çok büyük tarihsel sorumluluktur.

Binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarından bizlere kalan mirasları gururla,onurla korumalı ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız.Çocuklarımız, torunlarımız da nasıl bir birikime nasıl bir kimliğe sahip olduklarının bilinciyle yetişmeliler.Atalarından kalan mirası yok etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur,olamaz.

Hasankeyf: Kadim Dicle Nehri yanı başında yükselen sarp kayalık üzerine kurulmuş olan Hasankeyf adı; kimi kaynaklara göre Arapça, kimi kaynaklara göre de Süryanice olan ve "sarp kaya", "kaya kale" anlamına gelen "Hısn Keyfa" dan geliyor. Binyıllardır aynı isimle anılıyor, "Hısn Keyfa" ya da "Hasankeyf". Nerdeyse 12 bin yıldan bu yana bilinen bir yerleşim yeri. 9 bin yıldan bu yana Mezopotamya medeniyetlerinin vazgeçilmez kenti. Bizans‘ın doğudaki kalesi, İslamiyet dönemi‘nin paylaşılmaz başkenti. Ve Osmanlı‘yla birlikte günden güne yitirilen bir Hasankeyf.

Hasankeyf‘teki 5000‘inden fazla mağara, çevresindeki 300‘ün üzerinde henüz altında ne olduğu dahi bilinmeyen höyük, Hasankeyf‘te henüz 13. yüzyıldan öncesine ait kazı çalışması yapılmadığı için altında binlerce yıl öncesinden kalan ve ne olduğu bilinmeyen tarih; Bir şafak vakti kenti yutarcasına sular altında kalacak! Hem de çok yakında...

Allianoi: İzmir‘in, Bergama‘sının sınırları içinde, Bergama-İvrindi karayolunun 18. kilometresinde, Bergama‘nın kuzeydoğusunda, Yortanlı Barajı gölet alanının tam ortasında, Paşa Ilıcası Mevkii‘nde yer alıyor. Milattan sonra 2. yüzyıldan bu yana hep tarihi özelliğini koruyarak bugünlere taşınmış bir şehir Allianoi...

Allianoi de çok ciddi tehdit altında, Yortanlı Barajının suları altında kalma tehdidine maruz. Tıpkı Ilısu Barajının tehdidine karşı hâlâ direnen Allianoi‘den binlerce kilometre uzaklardaki yareni, Batman yakınlarındaki Hasankeyf gibi.

Ne ilginç! Kaderleri ortak.

Her dönemden daha fazla birbirimizi tanımaya, anlamaya, yaralarımıza merhem olmaya, acılarımızı paylaşmaya ihtiyacımız var. Ülkenin batı yakasında yaşayanlar "Hasankeyf " demeli, Doğusundakiler de "Allianoi" demeliler. Daha çoğalmalı ve sesleri daha gür çıkmalı...

Ilısu Baraj Projesinde Neden Bu Kadar Israr Ediliyor?

  • 1954 yılında projesi hazırlanmaya başlanan Ilısu HES‘in 1975 yılında projesi bitti.
  • 1996 yılında finansmanın sağlanması için proje yap-işlet-devret modeliyle ihaleye sunuldu. Ama hiçbir şirket ihaleye girmedi.
  • 20 Mart 1997‘de Ilısu Barajı‘nın yapımı için Bakanlar Kurulu kararı çıkarıldı. Proje, uluslararası bir ihale açılmadan Sulzer Hydro isimli İsviçre şirketine sunuldu. (Sulzer Hydro, 1999 yılında Avusturya‘nın VA Tech firmasına satıldı.)
  • 23 Haziran 1997 tarihinde 07.02.1993 tarihli Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği güncellendi ve Ilısu Barajı, 07 şubat 1993 tarihinden önce yatırım programına alındığı için ulusal ÇED mevzuatından muaf tutuldu
  • 2001/2002 yılında İngiltere‘nin de içinde bulunduğu 1. Ilısu konsorsiyumu protesto ve kampanyalar sonucunda İngiliz Balfour Beatty ve iki ayrı yabancı şirket ile İsviçre bankası UBS konsorsiyumdan çekildi, bu dağılmayla finansman ihtiyacı karşılanamadı.
  • 2004 yılında Ilısu Barajı için 4 Türk(Nurol,Cengiz,Çelikler ve Temelsu Uluslar arası) ve 6 Avrupalı şirket( Avusturya,Almanya ve İsviçre‘den) bir araya gelinip 2. konsorsiyum oluşturuldu. Konsorsiyumun başını Avusturyalı şirket VA Tech aldı. (2005‘de önce Siemens, sonra 2006‘da Andritz şirketi tarafından satın alındı)
  • Kasım 2005‘de Dışardan finans temini için Ilısu projesi ÇED ve Yeniden Yerleşim Eylem Planı (YYEP) hazırlandı.
  • Ilısu Barajı‘nın temel atma töreni 5 Ağustos 2006 tarihinde yapıldı. Finansmanı Dış kredi ile sağlanmakta, kredi teminatı Almanya, Avusturya ve İsviçre hükümetlerine bağlı çalışan ECA‘lar tarafından Ağustos 2007‘de verildi.

Ilısu Barajı, GAP barajları içinde en ‘pahalı‘ olanıdır. Ilısu Barajı‘nın Hasankeyf‘i yok etmeyecek boyutta yapılmasının ekonomik fizibiliteyi nasıl etkileyeceği kamuoyu önünde tartışılmalıdır. Böyle bir değişiklik hem Hasankeyf‘i kurtaracak ve hem de projenin fizibilitesini iyileşecektir.

Neden ille de Ilısu?

Türkiye hidrolik enerji potansiyelinin ancak yüzde 35‘ini kullanmaktadır. Yani diğer bir deyişle değerlendirilebilecek hidrolik potansiyel yüzde 65 civarındadır. Bu kadar büyük bir potansiyel bulunurken göç, çevresel faktörler, tarihi yapıların sular altında kalması gibi çok büyük itirazların olduğu Ilısu Baraj ve HES‘te ısrar edilmesi anlaşılması güç bir tercihtir.

Hükümet sadece bildiğini okuyor

Ilısu Barajı ve HES‘in 1954‘ten bu yana süren yapım hikayesinde devlet, konu üzerinde söz sahibi olması gereken yöre halkı, sivil toplum kuruluşları, bölgedeki üniversiteler, konuyla ilgili bilim insanları ile hiçbir fikir teatisinde bulunmamış ve yapım karşısındaki tepkileri yok saymaktadır.

Ilısu Barajı ve HES‘in yapım sürecinden sorumlu DSİ‘nin barajın yapımı ile ilgili yeniden yerleşim planı ve projenin yapım detaylarını, kredi bulma süreçlerini baraj yapımını üstlenen konsorsiyuma bırakmıştır. Bu ise bir Devlet zaafiyeti olarak görünmektedir.

Çalışmalar şeffaf değil

Sular altında kalacak dokuz eserin taşınması ile tarihi eser tahribatının önleneceğini öne süren DSİ ve konsorsiyum yetkilileri, bu taşımanın nasıl yapılacağı, taşımanın uygun olduğuna dair karar veren bilim insanlarının kimler olduğunu dahi açıklamamıştır. Tarihi eserlerin bulundukları yerlerde korunması ve sergilenmesi konusunda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası‘nda, Türkiye‘nin katıldığı ve imza koyduğu çeşitli anlaşma metinlerinde hükümler bulunmaktadır. Taşıma işlemi ile tüm bu yasa ve uluslar arası hukuk es geçilmektedir.

Hasankeyf Taşınabilir mi?

Hasankeyf‘in tarihsel değer taşıyan yapılarının bir başka alana taşınması hem bu binaların yapım malzemelerinin özellikleri hem de bu alanda sürdürülmekte olan kazıların ancak 40-50 yıl sonra tamamlanabilecek olması dolayısıyla olanaklı değildir. Taşınma adına yapılacak sınırlı kapsamlı projeler bir kandırmacadan ibaret olacaktır. Taşınma stratejisi tümüyle ve kesin olarak terk edilmelidir.

Hasankeyf ve bölgenin gerek kültür turizmine gerekse daha geniş çaplı bilimsel ve arkeolojik araştırmalara nasıl açılacağı, buradan nasıl daha fazla bilgi üretilebileceği ve bu bilginin nasıl her anlamda ülkeye geri dönüşünün olacağı hakkındaki sağlıklı tartışmalar ancak Ilısu Barajı projesi hakkında nihai ve bu projeden vazgeçilecek bir karar alındıktan sonra mümkün olacaktır.

300 höyük tahrip olacak, 2000‘e yakın mağarada sulara gömülecek.

Ilısu Barajı ve HES‘in tahrip edeceği alan sadece Hasankeyf ilçesi ile sınırlı değildir. Baraj gölü altında kalacak olan ve oldukça önemli tarihi değerlere sahip olan 300 kadar höyük de bu tahribattan etkilenecektir. Arkeologlar baraj gölü altında kalacak olan alanın ancak üçte birinin tarandığını daha taranması gereken çok büyük bir alan olduğunu belirtmektedir. Söz konusu alanlarda yapılan arkeolojik çalışmalar oldukça yetersizdir. Dolayısıyla bilemediğimiz daha büyük bir zenginliği sulara gömmüş olabileceğiz.

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi Niçin Kuruldu?

Ilısu Barajı‘nın yapımından birebir etkilenecek olan yerleşim yerlerindeki yerel yönetim temsilcileri, yerel sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarının bir araya gelerek Ocak 2006‘da oluşturduğu "Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi", bölgede yaşayan halkın proje konusundaki düşünceleri ve duruşlarını temsil etmek üzere bir araya gelinmiştir.

Girişim Ne Diyor?

Ilısu Barajı havzasındaki binlerce yıllık kültürel ve doğal mirası gereği gibi gözetmeyen planlama anlayışına karşı bilimsel ve toplumsal bir duruş sergilemek; merkezine insanı, doğal, tarihi ve kültürel mirası alan bir kalkınma perspektifiyle üretilecek alternatif projelerle sadece Hasankeyf‘te değil Türkiye‘nin birçok yöresinde benzeri tehditler altında bulunan antik kentlerimizi kurtarmanın elzem değil, mümkün de olduğunu anlatmaya çalışmak; ve Hasankeyf antik kentinin sular altında bırakılmamasına dair nihai bir sonuca ulaşacak, geleceğe yönelik ve kalıcı bir çözüm stratejisi oluşturulmalıdır.

Dünyada  eşi ve benzeri olmayan Hasankeyf‘in ekolojik, kültürel-tarihi zenginliğini ve baraj göleti alanında kalacak 300‘e yakın höyük‘ü korumak ve baraj yapımından dolayı zarar görecek olan yerel halkın kültürel, sosyal ve ekonomik haklarını savunmak için ETKİN MÜCADELE EDİLMELİDİR.

Sadece bir boyutuna bakılıyor

Bölgede yapılması düşünülen Ilısu Barajı ve HES, sadece baraj yapımı ve hidrolik potansiyeli olarak ele alınmaktadır. Oysa Ilısu Barajı ve HES, tarih, çevre, göç, turizm, verim, mevcut uygulamalar, alternatif enerji kaynakları açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Ilısu Barajı ve HES‘in yapımı ile başta Hasankeyf ilçesi olmak üzere, binlerce yıllık tarihe sahip eserler ve arkeolojik öneme sahip alanlar sular altında kalarak tahrip olacak. Aynı zamanda 55 bin kadar insanın evlerini bırakarak göç etmesi gerekecek. 12 bin yıllık tarihi öneme sahip ve dünyanın ilk yerleşim yeri olduğuna dair bulguları olan böylesine bir alanın yok olması, insanlık tarihi açısından büyük bir kayıp olacaktır.

Sulanacak arazi kalmayacak!

Ilısu Baraj gölü altında kalan toprakların üçte biri sulanabilir nitelikte olan verimli topraklardan oluşmaktadır. Baraj gölü altında kalacak verimli toprakların ekonomik değeri hesaplanmamaktadır. Oysa barajların bir amacı da sulamayı hedeflediği bilinirken, Ilısu Barajı‘nın sulanacak arazileri su altında bırakması bir paradoks olarak karşımıza çıkmaktadır.

Devlet politikası değişmelidir

Dünyada ve Türkiye‘de fosil yakıtların bilinçsizce kullanımı, dünyayı küresel ısınma ve iklim felaketleri ile karşı karşıya bıraktığı bilinen bir gerçektir. Bu konuda toplumların bilinçlenmesi ve durumun ciddiyetini kavrayarak toplumsal refleksler geliştirmesi hayatın sürdürülebilir olması açısından son derece önem kazanmaktadır. Bu konudaki tek çözüm, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelinmesi ve özellikle güneş, rüzgar, mini HES, hidrojen, biyoenerji, jeotermal gibi alanlarda potansiyelin değerlendirilmesi konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerekir. Yenilenebilir kaynakların kullanımının teşvik edilmesi ve hatta zorunlu olması devlet politikası olarak benimsenmelidir.

Bölge için Yeni İstihdam Alanı oluşturacağı Söylemleri Gerçekçi Değil

Bölgede 10.000 kişiye istihdam alanı açacağı şeklindeki beyanlar gerçekten uzaktır. Zira Hidroelektrik santraller Enerji üreten elektrik santralleri içerisinde en az istihdam yapılanlardır. Ilısu barajı biterse güvenlikçi, teknisyen,mühendis v.b tamamıyla en fazla 200 kişi sürekli olarak çalışabilecektir. İnşaat safhasında ise bölgede niteliksiz asgari ücretle ve en fazla birkaç yıllığına personel çalıştırılacaktır. (Resmi belgelerde 7 yıl inşaat süresi boyunca ortalama 2315 kişiye iş sağlanacağı belirtilmektedir.)

Bölgeyi Kalkındıracağı Söylemleri de Gerçekçi Değil

Bölgede bu santralden daha büyük Atatürk, Keban, Karakaya gibi santraller yapıldı ve yıllardır çalışmakta. Ancak bölgenin geri kalmışlığında herhangi bir değişiklik olmamıştır. Dolayısıyla bölgenin kalkınacağı söylemleri halkı ve kamuoyunu kandırmacadan ibarettir. Elbetteki ülke ekonomisine üreteceği enerji ile belli bir katkısı olacaktır. Ancak kaybettiklerimiz, getirilerinden daha fazla olacağı tartışmasızdır.

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesince Diyarbakır‘da düzenlenen Elektrik, Elektronik, Haberleşme, Bilgisayar Mühendisliği Günleri kapsamında enerji yatırımlarının tarihi, çevresel, kültürel etkileri, enerji politikaları ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile birlikte, özellikle bölgede yapılması planlanan Ilısu Barajı ve HES de yoğun tartışıldı. Hasankeyf Belediye Başkanı Abdulvahap Kuşen‘in de izleyici olarak katıldığı ve sorduğu sorulara Ilısu Barajı Koordinatörünün  "Kendimi mahkemede hissediyorum" dediği toplantıda ; Aslında Ilısu koordinatörü kamuoyunun soru ve tepkilerine karşı acizliğini dile getiriyordu. Evet tarih mutlaka kendini yok edenleri yargılayacaktır.

Enerjinin daima bir alternatifi vardır, ancak başka Hasankeyf ve Allianoi‘ler yoktur.

"Antik kentler sular altında kalmasın" (Çığlıklarını oradan duyabiliyor musunuz?)

"Evet!
  Burada olan benim.
  Sen insan!
  Suyumdaki maceran elbet buluşacak
  gerçek olanla...
  Oku,
  anla taşımdaki adımı!...
  Anla ki,
  binyıl sonrası kimsesiz kalmasın.
  Biliyor ve inanıyorum.
  Benim ismim
  Allianoi,
  (Hasankeyf)
  (ya da diğer antik kentler)..."   
                            İffet  DİLER

 

Hazırlayan: Nedim TÜZÜN (TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Y.K Başkanı, Hasankeyf Yaşatma Girişimi Sekreterya üyesi)

Kaynaklar:

  • Elektrik Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Ilısu HES raporu.
  • Hasankeyf Yaşatma Girişimi Çalışma Raporları
  • Allianoi Girişim Gurubu Deklerasyonları.
  • Şehmuz Diken (Yazar, Diyarbakır)

 

ALLİANOİ‘DEN HASANKEYF‘E MEKTUP

KARDEŞİM

Senin yüzünü okşayan rüzgar toprağımdaki çocukların ellerini bilir misiniz? Kıvrıla kıvrıla süzülüp giden "su" hani bizim sevdamız! İnan İlya Çağı‘nın hürmetidir hayatımıza dair. Adına ses olduğum düşler, o küçükken evlerini bırakıp bana gelenler, insafsızca özlediğim kavrulduğum merakımdır. Dilinde bir ezgi varsa mırıldanıp durduğun, henüz harfleri okunmamış, mahcup yüzyıla akşamları söylenen sözdür Allianoi‘da...

Sularımızın karıştığı dert yerde aynı iki insan eskilikten solmuş yüzleriyle telaşındalar zamanı büyütmenin,kendi geleceklerinin. Ne dersin bir daha dinleyecekler mi bizi yan yana... Bırak yürekleri değil akılları alsın. Bırak etkilenmesinler, sevmesinler. Sadece gelip geçeni unutmadan geçmişin döle düşmemiş çocuğa ait olduğunu okusunlar.

Kardeşim; kadim duvarının serinliği güngörmüş Roma köprüsünün çıradır. Sincapların, Şahinlerin, Cerenimo‘nun ve serçelerin meşe palamuduyla sarmaş dolaş, gelincikleri kıskandığı günlerde seninle ben yani biz dağılıp gidersek yıldız yağsın odalarına. Gece ayrılmasın düş diye gördükleri yüzlerden ve unutulmasınlar hiç. Her gelen mutlaka kilidini saklamıştır bir yerlere.

Kardeşim; Allianoi‘dan yazacak, anlatacak çok cümle var. Birgün vakit çok geç olmadan buluşalım.

Elim elindir saçlarını okşayan duyuyor musun?

         "Allianoi su çocukları"

 

 

Dosyalar

(61 KB)


Çok Okunanlar


Okunma Sayısı: 1682


Tüm Görüşler - Raporlar

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2017 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri