 |
77. İzmir Fuarı'nda küresel ısınma kavramının kamuoyuna aktarılması amacıyla "KÜRESEL ISINMA PANELLERİ" düzenlendi. “Yaşam Yok mu Olacak?”, “Dünyaya Ne Yaptık?”, “Tehlikeli İlişkiler”, “Birlikte Kurtaralım” başlıklarında düzenlenen panellerde küresel ısınmanın çevre, sağlık, tarımsal alanlara etkileri, enerji, sanayi ve kentleşme, küresel ısınma, iklim değişiklikleri sürecinde sosyal sorumluluklar konuları ele alındı.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Musa Çeçen'in de panelist olarak katıldığı “Tehlikeli İlişkiler!” Küresel Isınma ve Enerji, Sanayi ve Kentleşme Paneli 27 Ağustos 2008 tarihinde gerçekleştirildi.
22.Dönem İzmir Milletvekili, Aliağa Eski Belediye Başkanı Hakkı Ülkü‘nün oturum başkanlığını yaptığı panelde diğer katılımcılar ise, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Doç. Dr. Yavuz Cabbar, ETKB Enerji İşleri Genel Müdürü Budak Dilli, Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Murat Durak, Yüksek Mimar, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniver-sitesi Öğretim Üyesi Oktay Ekinci‘den oluştu. Panelde Budak Dilli; İklim Değişimi ve Enerji başlıklı sunu-munda Türkiye‘de elektrik talebinde yıllık artışın %8 olduğunu, bugün yaklaşık 41 bin MW kurulu gücün enerji talebini karşılayabilmesi için iki kat arttırılması gerektiğini ifade etti. Enerjide dışa bağımlı bir sistemin olduğunu, bugüne değin uygulanan politikaların sürdürülebilir çevre ve iklim değişikliği için pek olumlu görünmediğini vurgulayan Dilli; iklim değişikliği ile mücadele kapsamında alınacak tedbirlerin dışa bağımlılığa karşı mücadele ile aynı olduğunu belirtti. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği Başkanı Murat Durak ise elektrik piyasasında RES projelerinin genel durumu, lisanslandırma süreci ve ülkemizdeki son durumuna ilişkin bilgilendirme bulundu. RES başvuru-larının 2002-2004 yılları arasında 231 adet, Ocak 2006-Temmuz 2006 arasında 136 adet ve 1 Kasım 2007‘de 751 adet olduğunu açıklayan Durak; 333,35 MW kurulu güç olduğunu başvuruların hepsi gerçek-leştiğinde 1546 MW kurulu güç olacağını belirtti. RES projelerinin imar ve izin işlemlerin uzun sürmesi, iletim sistemi altyapı zayıflığı, aşırı talep kaynaklı türbin tedarik sorunları yaşandığını belirten Murat Durak‘ın ardından Oktay Ekinci Küresel Isınmaya Karşı Gezegen Bilinci ve Kent Kültürü başlığında küresel ısınma-kentleşme bilinci ilişkisi üzeri-ne görüşlerini aktardı. Oktay Ekinci konuşmasında; do-ğayla savaşın kapitalizm ile başla-dığını, doğaya sevginin yerini doğayı sömürmenin aldığını belirtti. Küresel ısınma küresel sömürgeciliğin sonu-cudur diyen Ekinci, küresel ısınmaya neden olan gazların salınımının %74‘ünün ABD, Almanya, İngiltere, Japonya ve Rusya‘dan gerçekleştiğini açıkladı. Kyoto eşitsizliği artıracak tezine katıldığını belirten Oktay Ekinci, Kyoto ile azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin daha az enerji harcayan yeni teknolojiler satın almak zorunda kalacaklarına dikkat çeken Ekinci, gelişmiş ülkelerin çevre teknolojileri pazarı yarattığını belirtti. Küresel ısınmaya karşı yapıla-bilecekleri; güneş kentler gibi ekolojik kentlerin oluşturulması, tüketim yerine üretimin olmasından geçtiğini sıralayarak noktaladı. EMO YK Başkanı Musa Çeçen ise konuşmasında küreselleşme adı altında sürdürülen yeni liberal saldırı-dan birçok alan olduğu gibi enerji alanının da etkilendiğini, kamu kay-nakları kullanılarak yaratılan değer-lerin neredeyse tamamının tasfiye edildiği bir sürece gelindiğini açıkladı. Çeçen ayrıca; dağıtım şebekesi kayıpları, yatırımsızlık, plansız geliş-me vb. nedenlerle oluşan kayıp ve kaçaklarla birlikte %21‘e ulaştığını, sektörlerde yer yer %50‘nin üzerine çıkabilen enerji verimliliği olanakla-rının göz ardı edildiğini, enerji gerek-sinimini karşılamak üzere çok pahalı yatırımlar yapıldığını ve yapılmaya devam edildiğini belirtti. Çeçen konuş-masını sorunlara çözüm önerilerini; üretimden tüketime bütüncül bir yaklaşımı esas alacak yapının tekrar hakim kılınması, sürdürülebilir yaşam perspektifi ışığında enerji faaliyet-lerinin koordinasyonunda siyasal etkilerden arındırılmış merkezi ve özerk bir yapının gerekliliği, enerji alanına ilişkin politikaların, üniversi-teler, meslek odaları, sanayiciler, tüketiciler vb. toplumsal kesimlerinin katılımıyla dinamik bir yapı ile gerçekleştirilmesi şeklinde sıralaya-rak noktaladı.
|
 |
|