|
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ‘‘Ülkenin güvenliğini sağlamak için kolluk kuvvetlerimiz, yasalarımız var. Şimdi bir de sanal güvenlik ekibi kurmamız gerekiyor‘‘ dedi. Yıldırım, Milli Kütüphane‘de düzenlenen ‘‘3. Ağ ve Bilgi Güvenliği Sempozyumu‘‘nun açılışında yaptığı konuşmada, top, tüfek ve silahın yerini artık bilgiye bıraktığını belirterek, ‘‘Bilgiye sahip olan, bilgiyi kullanan ve üreten toplumlar öne geçiyor, bundan mahrum olan ülkeler üçüncü sınıf ülke olmaya mahkum oluyor‘‘ dedi. Bilgiye artık daha hızlı erişilebildiğini ve bilgiye anında erişmenin herkese daha fazla sorumluluk getirdiğini ifade eden Yıldırım, ‘‘Siyasetçi olarak ağzınıza, aklınıza geleni konuşamayacağınız anlamına geliyor. Burada ortaya koyacağım sözler doğru mu, yanlış mı, bu salonda olanalar anında bunu kontrol edebilir. Hayatın bu anlamda ne kadar zorlaştığını, ne kadar fazla sorumlu davranmak gerektiğini, ödevimizi ne kadar iyi hazırlanarak yapmamız gerektiğini ortaya koyuyor‘‘ diye konuştu. Bilgi çağında dünyanın ‘‘küresel köy‘‘ haline geldiğini ifade eden Yıldırım, artık internet ve cep telefonları olmadan yaşamın düşünülemez haline geldiğini belirtti. Yıldırım, ‘‘İyi ki hızlı yaygınlaşıyor. Toplum bilinçleniyor, şeffaflık, hesap verilebilirlik artıyor. Demokrasimizin kalitesi artıyor‘‘ dedi. Ulaştırma Bakanlığı olarak 2023 yılı hedeflerini belirlediklerini hatırlatan Yıldırım, şunları kaydetti: ‘‘Türkiye bilgi toplumunda, 2023‘te 70 milyon insanını bilgisayar okur yazarı haline getirecek. Geniş bant abone sayısını 20 milyona çıkaracak. Ayrıca iletişimde 100 megabit erişim kapasitesine ulaşacak. Bilgi iletişimindeki ciro 160 milyar dolara yükselecek. Bu ciro içerisinde yazılımın yapı yüzde 50 olacak. Bilişim alanında ayrılacak AR-GE harcamaları genel bilişim alanı cirosunun yüzde 2,5‘ine yaklaşacak. Bu hedefleri gerçekleştirirsek, Türkiye dünyanın en hızlı büyüyen 10. ülkesi haline gelir.‘‘ -‘‘SANAL GÜVENLİK EKİBİ KURMAMIZ LAZIM‘‘- AB müktesebatına uygun olarak hazırlanan Elektronik Haberleşme Kanunu‘nun geçen yıl yasalaştığını hatırlatan Yıldırım, kanun ile bilgi toplumu, bilgi-iletişim teknolojileri konularında muhatap arama ihtiyacının ortadan kalktığını, işin sahibinin Ulaştırma Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olduğunu söyledi. Sanal Suçlarla Mücadele Avrupa Sözleşmesi‘ni yakın zamanda TBMM tarafından onaylanacağını ifade eden Yıldırım, böylece Türkiye‘nin sanal suçlarla uluslararası mücadeleye adım atacağını belirtti. Düzenleme yapmanın tek başına yeterli olmadığına dikkati çeken Yıldırım, şöyle konuştu: ‘‘Yasal düzenlemeleri yapacağız, yatırım da yapacağız. Ülkenin güvenliğini sağlamak için kolluk kuvvetlerimiz, yasalarımız var. Şimdi bir de sanal güvenlik ekibi kurmamız gerekiyor. Böyle bir sorunla karşı karşıyayız. Sanal savunmayı yapmamız gerekiyor. Kore, üçbin ‘siber şerif‘ diye tanımladığı personel aldı, bunları eğitiyor. Bunlar yel değirmeni ile hayal ile mücadele edecekler. Elle tutulmayan, gözle görülmeyen işlerle mücadele edecekler. Bilgilerin korunması, sahip olunması, yok edilmemesi, kötü amaçla kullanılmaması için mücadele edecekler. ABD, 1,5 milyar dolar harcayarak güvenlik merkezi kurdu. Bu alanda yatırım yapma ihtiyacımız var.‘‘ -SPAM SAYISI- İnternet sitelerinin çökertildiğini anlatan Yıldırım, ‘‘Doğum tarihinizi, banka kartınızın bilgilerini verirseniz yandınız. Daha güvenli, daha erişilebilmesi zor şifreler kullanmamazı lazım. Bu da bilinçlenme, uzmanlaşma ile olur‘‘ dedi. Türkiye‘nin, 2007‘de dünyaya en fazla spam mesajı yayan 10 ülke arasına girdiğini, 2008‘de ise ilk üçe girdiğini söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti: ‘‘Bu hoş bir şey değil. Biz bunu fark ettik. 2009‘da Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu TTnet ile bir çalışma içine girerek, spam ile mücadele çalışması başlattı. Bu proje çerçevesinde şebeke üzerinde 25. hortum kullanımını kapatıp, 587. hortum kullanımına geçildi. Bu sayede günlük spam mesaj sayısı 6,5 milyardan 400 milyona indi. Böylece sıralamamız oldukça aşağıya doğru gitti. Oradaki unvanımız biraz düzeldi. Bu mücadeleyi daha bir çok alanda yapmak lazım, zombi bilgisayar gibi.‘‘ 16 milyon 500 bin öğrenciye internetin daha temiz kullanımını anlatan broşürü öğretim yılı başında dağıttıklarını hatırlatan Yıldırım, bu etkinliğin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından dünyaya örnek bir faaliyet olarak gösterildiğini vurguladı. -DİĞER KONUŞMACILAR- Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Tayfun Acarer, günümüzde bilgi toplumu kavramının her geçen gün biraz daha önem kazandığını söyledi. Bilgi toplumu olma yönünde atılan adımlardan en önemlisinin Elektronik Haberleşme Kanunu‘nun çıkartılması oyduğunu anlatan Acarer, böylece sektördeki dağınıklığın aşıldığını kaydetti. Acarer, standardizasyon ve sertifikasyona yönelik yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla sektördeki pek çok eksikliğin tamamlanacağını bildirdi. AK Parti Ankara milletvekili Reha Denemeç, 1990‘lı yıllarda insanların hayatına giren internetin artık vazgeçilmez bir araç haline geldiğini anlattı. Devletler arasında yaşanan çekişmelerde artık siber saldırılar yapıldığını ve ülkelerin internet sitelerinin çökertildiğini ifade eden Denemeç, ‘‘Artık saldırı çok ucuz ve kolay. Savunma ise zor ve maliyeti her geçen gün artıyor‘‘ dedi. CHP Uşak milletvekili Osman Coşkunoğlu, bilginin güvenliği, doğruluğu ve mahremiyetinin çok önemli olduğunu belirterek, internet ile bilgiye ulaşmanın hızlandığını ama bilginin güvenilirliğinin sınırlı hale geldiğini ifade etti. DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, bilginin doğru yorumlanması ve doğru kullanılması gerektiğini belirterek, küreselleşmenin ve globalleşmenin önüne geçilemediğini bunun en büyük nedeninin ise internet kullanımı olduğunu kaydetti. Başkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ziya Aktaş, ‘‘Bilgi Toplumu Bakanlığı‘‘nın kurulması gerektiğini belirterek, insanoğlunun etkin karar almak için bilginin gerekli olduğunu 2000‘li yılların başında anladığını söyledi. Bilginin amaç değil araç olduğunun farkına yeni varıldığını ifade eden Aktaş, bilginin mahremiyetinin önemine de işaret etti. Elektrik Mühendisleri Odası yönetim Kurulu üyesi Musa Çeçen, bilim ve teknolojinin ehven-i şer olamayacağını belirtti. Elektrik Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı Ramazan Pektaş ise günümüzde bilginin korunmasının çok önemli olduğunu ve bilgilerin kötücül saldırılar için kullanıldığını söyledi.
|