MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 İZMİR ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

YENİ ÜYELİK

   · 

YAYIN SATIŞ LİSTESİ

   · 

HUKUKSAL ÇALIŞMALAR

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 AYDIN   İZMİR   MANİSA 
 

 

EMO İzmir Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 320

Tüm Sayılar

 
ENERJİ RAPORU
 
HUKUKSAL ÇALIŞMALAR
 
ŞUBE ETKİNLİK GÖRSELLERİ
 
HALDUN BÜYÜKDORA ANMA
 
EYÜP SABRİ AKSÜT ANISINA ÖZEL EK
 
ÇALIŞANLARIN HAKLARI

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

ÇALIŞMA PROGRAMI


>31. DÖNEM

      Dönem Seçiniz:

02.06.2016

SUNUŞ

Türkiye olarak bir yolun sonuna geldik. Sıcak para girişine bağlı, dışa bağımlı, inşaat sektörünü temel alan, kentsel ve doğal alanların yağmasına dayalı kısır bir üretim ve enerji, iletişim, sağlık gibi tüm temel altyapı alanlarının özelleştirilmesine dayalı bir ekonomi modeli, ülkeyi fakirleştirmiş, gelir dağılımında yarattığı korkunç adaletsizliklerle ülke insanını geleceksizleştirmiş ve madenlerde, yüksek yapılarda ve diğer tüm alanlarda büyük işçi katliamlarını tetiklemiş ve elektrik enerjisi alanı başta olmak üzere, tüm temel altyapı alanlarını yönetilemez bir hale getirmiştir. Artık herkesin üzerinde hemfikir olduğu bu gerçeğin yerine ranta, çevrenin tahrip edilmesine ve betonlaşmaya dayalı geçici büyümenin tercih edilmesi meslek alanlarımızın karşı karşıya kaldığı en büyük sorundur. Bu model diğer yandan ülkemizdeki mühendisleri, "gelişmiş" tabir dilen ülkelerdeki, bir kısmı beyin göçüyle ülkemizden giden meslektaşlarımızın geliştirdiği ekipmanların kullanıcısı ve montajcısı haline de dönüştürmektedir. 

Önemli bir örnek vermek gerekirse bugün enerji alanı ne yazık ki, ciddi sorunların birikip kronikleştiği bir alan haline gelmiştir. Büyük oranda doğalgaza bağlı, alım garantili anlaşmalarla ve özel sektörün ancak yüksek karlarının garanti altına alınması durumunda yatırım yaptığı gerçeği ile şekillenen alan, hem cari açığın en önemli kısmını oluşturmakta hem de gerek çok parçalı ve artık yönetilemez hale gelen yapısı gerekse sürekli artan enerji maliyetleriyle ekonomik ve sosyal olarak ülke insanı için ciddi maliyetleri beraberinde getirmektedir.

Burada yerli kaynaklar konusuna önemli bir parantez açılması gerekmektedir. Bir yandan Türkiye`de özellikle son 30 yılda, kamusal çıkarlar doğrultusunda enerji sektörü karar-destek sistemleri oluşturulmayarak, rant üzerine kurulu kısa vadeli enerji yatırımları desteklenerek, rüzgar, jeotermal, biyokütle ve güneş gibi yenilenebilir ve temiz enerji seçenekleri görmezden gelinmiştir. Rüzgar ve güneş santrallerinin yaygınlaştırılması yerli kaynakları kullanmak ve karbon emisyonunu düşürmek açısından gereklidir. Bu alanlarda kullanılan ekipmanların yerli üretimle sağlanması konusunda Ar-Ge ve mühendislik çalışmaları konularındaki desteklerin etkin olarak arttırılması gereklidir. 

Diğer yandan ise bu alanlarda yatırım niyeti olduğu durumlarda da merkezi plan ve kamusal bir anlayışla ele alınmayan bu planlar çevreye, bölgeye, eko-sisteme, tarım alanlarına etkilerine bakılmadan ve bölge halkının talep ve itirazları dikkate alınmadan uygulanmak istenmektedir. 

Yine aynı şekilde dış bağımlılığı azaltma söylemleri ile, her türlü işçi sağlığı -iş güvenliği önlemlerinin ve mühendislik birikiminin hiçe sayıldığı, 19 yy`dan kalma üretim modelleriyle kömür üretiminin zorlanması, Soma`da, Kozlu`da, Zonguldak`ta, Şırnak`ta ve en sonunda Karaman`da toplu işçi katliamlarının yaşanmasına neden olmuştur.

Dolayısıyla yerli bir enerji kaynağının değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılırken, teorik kapasite ve ekonomik olarak kullanılabilir kapasitenin yanında sosyal-toplumsal-çevresel-organizasyonel etkilerinin de hesaba katıldığı, "ekonomik ve sosyal olarak kullanılabilir kapasite" şeklinde adlandırabileceğimiz, daha derinlikli ve çok boyutlu bir değerlendirmenin yapılması gerekmektedir. 

Çevreye ve kentsel, tarihsel dokunun korunmasına saygılı, bilgi yoğun, teknoloji yoğun bir sanayileşme ve enerji politikalarının merkezi bir plan ve kamusal anlayışla yeniden ele alınması ülke için yaşamsal bir hale gelmiştir. Deyim yerindeyse bir paradigma değişikliğine ihtiyaç vardır. Sürekli artan enerji ihtiyacımızın gerekçelerini ve rasyonel olup olmadığını sorgulamadan bütünlüklü bir enerji politikası üretebilme şansımız yoktur. Nüfusu belli mega-şehir merkezlerinde toplayan çarpık şehirleşme politikaları, pek çok altyapı sorunlarının yanında üretimi-iletimi ve dağıtımıyla devasa enerji merkezlerine ihtiyaç yaratmaktadır. Aynı şekilde enerji politikaları konuşulurken, ülkenin sanayileşme politikalarından bağımsız olarak tek bir söz söylenemez bir hale gelmiştir. Emek yoğun-enerji yoğun bir üretim modeli içerisinde merkez ülkelerin terk ettikleri, demir çelik ve çimento gibi enerji canavarı endüstriler, istihdam yaratma ve sanayileşme adı altında ülkemizde yaygınlaşmaya devam etmektedir. Bilgi yoğun, yüksek katma değerli, çevre dostu, yerli üretim teknolojilerine dönük bir Ar-Ge ve sanayileşme politikasının, her yıl sürekli artan elektrik enerjisi alanındaki sürdürülemez gidişi çok geç olmadan geri çevirebilecek en önemli etken olacağı bilinmelidir.  

Diğer yandan özellikle son birkaç ay içerisinde,  hepimizi kahreden ve umutsuzluğa sevk eden, ülkemizin kardeşçe bir arada yaşama ve toplumsal kardeşlik iklimini bir daha düzelmemek üzere bozma riski taşıyan çatışmalı süreçleri yeniden yaşamaya başladık. Diğer yandan uygulanan yanlış ve tehlikeli dış politikaların sonucunda kökten-dinci, cihatçı çetelerin Türkiye içinde de mevzi kazandıklarını hep birlikte gördük. 

Artık net bir şekilde açığa çıkmıştır ki, neo-liberal saldırıya karşı emeği ile geçinen, tüm işçi sınıfı ve emekçi katmanların haklarını, doğayı, toplumu ve kamucu bir ekonomiyi savunan herkesin, dilleri, kültürleri, inançları yasaklanmış tüm  toplumsal kesimlerin, Kürt sorununun demokratik barışçı çözümünü, halkların kardeşliğini ve bölgesel barışı savunanların, laikliği ve çağdaşlığı savunan, yaşam tarzına ve inanç özgürlüğüne müdahaleye karşı çıkan, bağımsızlık yanlısı tüm kesimleri birleştiren bir emek-barış-demokrasi cephesinin kurulması hava kadar, su kadar acil bir ihtiyaçtır.

Üretime ve sanayileşmeye dayanmayan, kent ve toprak rantı etrafında şekillenen bir ekonomi politikası ve özelleştirme/piyasalaştırma uygulamaları, toplumun tüm kesimlerini olduğu kadar mühendisleri de güvencesiz ve geleceksiz kılmaya dönük sistemli saldırıları beraberinde getirmektedir. Siyasal iktidarın, özellikle gezi olayları sonrasında TMMOB`yi hedef tahtasına yerleştirdiği bilinmektedir. AKP iktidarının ülkeyi geleceksizleştiren karar ve uygulamalarına karşı, ülke kaynaklarının ülke insanına yönelik kullanımı için, bilimsel, teknik ve kamu haklarını savunan hukuk mücadelesiyle zor durumda bırakan TMMOB ve bağlı odalarına yönelik cumhuriyet tarihinde görülmemiş ölçekte bir saldırı içerisine girmiştir. 

TMMOB`un Gezi parkı olaylarında ekolojik çevrenin korunmasında, bilim, teknik ve kamu yararı ekseninde ülkemizi şantiye alanına çevirmek isteyen rant odaklarına karşı halkın yanında kol kola mücadelesinden sonra siyasal iktidar tarafından baskı ve sindirme politikaları daha da artış göstermiş, 3 ve 14 Nisan 2012 tarihli Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ile başlatılan bu süreç bir gece yarısı operasyonu sonrasında 09.07.2013 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen "Torba Yasa" içindeki 3194 sayılı İmar Yasası`nın 8. Maddesinde yapılan, TMMOB ve bağlı bazı odaları ilgilendiren sözde düzenlemeler ile odaların işlevlerini azaltmak ve intikam amaçlı yasa değişikliği operasyonu yapılmıştır. 

Yapı üretim sürecindeki yerel dinamikleri ve kamudan yana meslek odalarını devre dışı bırakarak rant odaklı politikaların önünü alabildiğine açmak isteyen siyasal iktidar, aynı zamanda TMMOB ve bağlı meslek odalarının üyeleri ile arasındaki bağı kopartmak, güçsüzleştirmek, işlevsizleştirmek, kendine bağlı ehlileşmiş bir yapı kurmak için de bu adımı atmıştır. 

TMMOB tarihinde bu dönem bir kez daha; mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına ve elimizden alınmasına yönelik siyasi iktidarca atılan adımlarla ve buna karşı verdiğimiz mücadelelerle anılacaktır. Böylesi bir dönemde örgütlü olarak mesleğimizi ve meslek örgütümüzü savunmak, hem kendimize, hem meslektaşlarımıza, hem ülkemize hem de gelecek kuşaklara karşı vazgeçilmez bir görevdir. 30 Aralık 2014 tarihinde tüm itirazlarımıza rağmen Anayasa ve TMMOB yasasına aykırı olarak çıkarılan Proje Yönetmeliği ile kazanılmış haklar yok sayılarak PUS uygulaması dayatılmış, yönetmeliğin yasalara aykırı olarak dayatılmasına karşı odamızca dava açılmıştır. Bakanlık önce Sakarya Üniversitesini ve EMO`yu PUS eğitimi için yetkilendirmiş, ardından yasal dayanaktan yoksun olarak kurum ve özel şirketlerden oluşan PUSEM adlı bir akçeli organizasyona gitmiştir. 

Neyse ki iktidarın tüm baskı ve etkisizleştirme uygulamaları hukuktan şimdilik dönmüş ve Danıştay 10.Dairesi tarafından 17 Kasım 2105 tarihli kararıyla siyasal iktidarın hukuksuz uygulamasına geçit verilmemiştir.

TMMOB`un örgütlü mücadele gücü ve geleneği sayesinde her türlü baskı ve sindirme politikalarına rağmen "bilimi ve tekniği emperyalizmin ve sömürgenlerin değil, emekçi halkımızın hizmetine sunmak için her çabayı güçlendirerek sürdüreceğimizi" bir kez daha söylüyoruz.

Odamız üyelerinden aldığı güçle her çalışma döneminde önemli sayıda etkinlikler gerçekleştirmekte, bu etkinliklerde mühendislik alanında yaşanan gelişmeler üyelerimizle paylaşılmakla birlikte önümüzdeki sürece ilişkin Odamızın çalışmalarına temel oluşturacak politikalar geliştirilmektedir. Siyasal iktidar tarafından yaratılan baskıdan meslek alanlarımızın ve meslektaşlarımızın korunması için Odamızın her anlamda daha güçlü bir yapıya kavuşması gerekmektedir. Böylesi güçlü ve sürdürülebilir yapının en temel gereksinimi ise üye ile temas içinde ve onun sorunlarını çözen, mesleğimizin gerektirdiği her konunun içerisinde yer alan, mesleğin ve kamu çıkarlarının korunması, kamusal alanın düzenlenmesi için mücadele eden idari ve hukuki süreçlerin içerisinde olan, sadece SMM üyelere değil üyelerin tamamına hitap eden bir yapının oluşturulmasıdır.

Bu çerçevede; Anayasanın 135. maddesi ve 6235 sayılı kuruluş yasamızın bize verdiği görev, yetki ve sorumluluğumuzun bilinci ile, geçmişte olduğu gibi, bundan sonra da etkin ve güçlü bir EMO İzmir Şubesi`nin başarılı çalışmalarının sürekliliği için;

• Kapitalizmin dayattığı "yenidünya düzeni" ve emperyalist sömürü politikalarına karşı mücadele içinde aktif olarak yer alınmasının sürdürülmesini,

• Özgürlük, insan hakları ve emeğin değerinin savunulması için demokrasi mücadelesi içinde yer alınmasını,

• Düşünce, vicdan ve ifade özgürlüğünün savunulmasını,

• Haberleşme hakkının savunulmasını,

• Emeğin sömürülmediği, işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alındığı, işçi katliamlarının yaşanmadığı güvenceli bir gelecek yaratmayı, 

• Çalışanların grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakkının savunulmasını,

• Cumhuriyet devrimlerinin kazanımlarına sahip çıkılmasını,

• Başta enerji alanı olmak üzere tüm özelleştirme çalışmalarına ve uygulamalarına karşı durularak yeniden kamusallık bilincinin geliştirilmesini,

• Savaşa karşı barışın savunulmasını,

• Emek yanlısı politikaların savunulmasını,

• Toplumsal uzlaşma, eşitlik ve kardeşlik duygularının pekiştirilmesine katkı sağlamak ve barışın yeniden var edilebilmesine emek vermeyi,

• Üniversitelerin özerkliğinin, gericiliğin değil bilimsel ve halkın yararına çalışan bilim yuvaları olmasının savunulmasını,

• Herkese eşit, bilimsel, parasız ve ana dilde eğitim hakkının savunulmasını,

• TMMOB örgütlülüğünün savunulmasını ve güçlendirilmesini,

• TMMOB ve EMO`nun anti-faşist ve anti-emperyalist duruşunun sürdürülmesini,

• Üyelerin mesleki gelişimleri için meslek ve meslek alanlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesi için yapılan çalışmaların sürdürülmesini,

• Üyelerin mesleki gelişimleri için meslek içi eğitimlerin geliştirilerek sürdürülmesini,

• Üyelerinin mesleki ve özlük haklarının geliştirilmesini,

• Meslek alanlarımıza ilişkin sorunlarda kamuoyunun doğru ve sağlıklı bilgilendirilmesi ve kamu yararına politikaların hayata geçirilebilmesini,

• Son yıllarda giderek artan ve sistemli olarak sürdürülen meslek alanlarımıza yönelik saldırılara karşı çıkmak, mühendislerin hak ve yetkilerini savunmayı,

• Üyelerimizin mesleki gelişimine kongreler ve sempozyumları gibi bilimsel etkinliklerle sağladığımız katkıyı büyütmeyi,

• Meslektaş adaylarımızın donanımlı mühendisler olarak yetişmeleri ve bilgi yoğun sanayileşme atılımına katılmalarına ön ayak olmayı,

• Merkezi bir planlama ve kamusal anlayışla çevreyi, kentsel ve tarihsel doku koruyan bilgi ve teknoloji yoğun bir sanayileşme politikası mücadelesini,

• Çevrenin ve yaşamın korunmasında yenilenebilir ve alternatif enerji kaynakların kullanılmasını ve bunları kullanırken de ithal ve ikameci anlayış yerine; ülke kaynaklarının kullanıldığı ulusal üretime dayalı bilimsel, teknolojik ve siyasal girişimlerin desteklenmesini,

• İthal kaynaklarla yerine doğayı koruyan ve yaşamı gözeten yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı enerji politikası mücadeleyi,

• Ulusal ve uluslararası tekellerin dayattığı nükleer santrallere karşı yürütülen mücadelenin yükseltilerek sürdürülmesini,

• Karanlığa karşı bilimi savunarak, bilim ve teknolojinin toplum yararına kullanılmasına hizmet etmeyi, 

• Enerji, çevre, ulaşım ve kentleşme alanlarındaki kent sorunlarının yerel yönetimlerle birlikte çözümü için oluşturulacak ortak akıla mesleki katkı sağlamayı,

• Akademik eğitimin tahrip edilmesiyle doğan sorunları azaltmak ve kamu güvenliğini sağlamak için meslek alanlarımıza yönelik meslek içi eğitimlerin yoğunluğunu artırmayı,

• Üyelerimizle birlikte mutlu bir toplum yaratma çalışmalarına omuz vermeyi,

• Örgütümüzü gençleştirerek, geleceğimizi birlikte kurmayı, ilke edinerek yürüteceğiz.

ODA ÇALIŞMALARI 

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu`nun 33. ve 34. Maddelerinde yer alan üye olma ve üye olma yükümlülüğünü muhafaza etme şartı ile 38.maddesinde belirtilen "Bu kanunun 33 ve 34 üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye`de mesleki faaliyetten men edilirler" hükmü gereğince  üniversiteden mezun olan meslektaşlarımıza üyelik belgesinin yanı sıra Mühendislik Lisansı düzenlenmesine yönelik gerekli idari, mali ve teknik altyapı oluşturulması, mühendislik yapma izninin bu ruhsata bağlı olarak verilmesi,

Yapı denetim şirketleri ortaklık yapıları ve işlevleri itibariyle bütünüyle mühendislik mimarlık şirketleri olduğundan dolayı, bu tüzel kişilerin TMMOB mesleki denetimine tabii olmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması, yapı denetim şirketleri vb. diğer mühendislik  oluşum ve/veya şirketlerinin Oda tarafından tescil edilmesi, tüm bu şirketlerin denetlenmesi, belgelerinin durdurulması, iptal edilmesi, ceza verilmesi, çalışan ve ortak durumdaki üyelerin özlük haklarının denetlenmesi ve korunması, disiplin işlerinin yürütülmesi,

Mesleki denetim ile ilgili mevzuatın sadece serbest çalışan (SMM) üyeler üzerinden tanımlanmaması, TMMOB ve Oda mevzuatlarının mühendislik hizmetlerinin onayı, geçici kabulü, uygulanması vb. aşamalarda yer alan tüm mühendisleri bağlayacak şekilde genişletilmesi,

SMM faaliyetlerinin sağlıklı bir biçimde izlenebilmesi, tasarıma müdahale edilmeksizin proje içerik denetimi ile teknik hizmet kalitesinin arttırılması, üyeler arasında haksız rekabetin önlenmesi amacıyla Belediyeler, TEDAŞ vb. kamu kurum ve kuruluşlarla projelerin içerik denetimi konusunda protokoller yapılması,

Hizmet kalitesinin arttırılması amacıyla hizmetlerin ilgili standart ve yönetmeliklere uygunluğunun denetlenmesi, asgari mühendislik koşullarının sağlanıp sağlanmadığının incelenmesi vb. işlemler ancak içerik denetimi ile mümkün olacağından üye ve işverenin talebi doğrultusunda Odamız tarafından tasarıma müdahale edilmeksizin içerik denetimi yapılması

SMM`lerin proje üretim faaliyetlerine yapı özelliği ve sınıfına bağlı olarak kurulu güce veya yapı metrekare alanına göre baz değerler üzerinden tanımlanmış bir sınırlama getirilmesi,

MİSEM`in Mühendislik Hizmetleri Yeterlilik Belgelendirme faaliyetlerini yürütecek bir Personel Belgelendirme Kuruluşu (PBK) haline getirilmesi,

EMO üyesi meslektaşlarımızın unvanlarına, üniversitede aldıkları eğitim, transkript incelemesi, yüksek lisans, doktora, MİSEM eğitimleri ve mesleki deneyimleri göz önüne alınarak hangi alan veya alanlarda hizmet üretebileceklerinin belirlenmesi, her üyenin alt uzmanlıklarını belirten tek bir belge verilmesi,

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) çalışmalarının takibi, mesleki alanlarımıza yönelik muhtemel düzenlemelere karşı idari ve hukuksal müdahalelerin yapılabilmesine yönelik EMO içinde MYK İzleme Komisyonunun yapılandırılmasının takipçisi olunması,

Neo liberal dönüşüm süreci ile, toplumsal fayda ve kamu yararı kavramı yok edilmiş, Anayasa`da yer alan kamu güvenliği için denetim kavram ve araçlarını yok ederek yerine kuralsız piyasa kavramı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu saldırıyı; mevcut mevzuatı da kullanarak püskürtmemiz gerektiğini Hizmet Üretim Çalıştayı`nda yararlandığımız bilim insanları da işaret etmişlerdir. Bu çerçevede kamusal denetim niteliğinde olan söz konusu hizmetlerin üretilebilmesine yönelik A Tipi Muayene Kuruluşu olunması,

Ülkemizde inşaat alanlarında  gayri resmi olarak kullanıldığı bilinen basit tipte ve yük taşımak için tasarlanmış kaldırma cihazları veya taşıyıcı platformlarının gerekli güvenlik önlemleri alınması, insan kullanıma uygun olarak tasarlanması ilgili Bakanlık tarafından üyelerimizi yetkilendiren bir mevzuatın oluşturularak gerekli projelendirme ve kabul işlemleri yapılması amacıyla ilgili Bakanlıklar nezdinde çalışma yapılması,

Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında Odamız görüşlerini dikkate almayan ve bu yönde oluşan mahkeme kararlarının uygulanmasından kaçınan yetkililere yönelik girişimler arttırılacaktır. Elektrik, elektronik, mimar, inşaat mühendisi, kimya mühendisi, üniversiteler, itfaiye teşkilatı uzmanları, yangın ve yangın güvenliği sektör temsilcileri ve Bakanlık temsilcileri katılımı ile olabilirse EMO sekretaryasında yönetmeliğin tespit edilen eksikliklere göre yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmaların başlatılması,

Elektronik/elektrik-elektronik mühendislerinin YEST (Yapı Elektronik Sistemleri) Yönetmeliği kapsamında hizmet üretmesini (proje ve uygulama sorumluluğu, bakım ve işletme sorumluluğu, danışmanlık, test ve devreye alma) temel alan bir yetkilendirme sisteminin oluşturulması,

Sosyal medya servis sağlayıcılarının kullanımı ve yaygınlaştırılmasının sağlanmasına yönelik çalışmaların Odamızın tüm birimlerinde uygulanabilir kılınması ve ortaklaştırılması,

Oda ödenti yükümlülüğünü yerine getiren üyelerin sistemin işletme giderine katkı sağlayacak kadar bir yıllık bir kütüphane üyeliği bedeli ile bilgisayarından, tabletinden ya da akıllı telefonundan sadece okumayla sınırlı olarak erişebileceği şekliyle Oda yayınlarının, e-kitapların (pdf) ve Oda çalışmalarının üyelerin kullanımına sunulacağı EMO e-kitaplığının oluşturulması,

TMMOB ve Oda mevzuatı içerisindeki yönetmeliklerin yeniden gözden geçirilmesi ve birbiri ile uyumunun sağlanmasına yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması,

Ülkemizin bir çok yerinde farklı bir çok mühendislik alanında diplomaların kiraya verildiği tespit edilmektedir. Mühendislik kimliği ve onurunu zedeleyen, toplumda bu kimliği değersizleştiren bu davranış biçimine karşı daha etkin mücadele edilmesi,

EMO "Kamu Personeli Rejimi Yasası" ‘na karşı kamu çalışanı üyelerinin haklarını koruma mücadelesine yönelik olarak "Kamu Çalışanları Daimi Komisyonu" ile kamu çalışanı üyelerimiz ile örgütlenmenin geliştirilmesi,

konularında 31. Dönem EMO İzmir Şubesi Olağan Genel Kurulu`nda alınan kararlarının hayata geçirilmesine yönelik çalışmaların yapılabilmesi amacıyla EMO ve TMMOB düzleminde gerekli girişimlerde bulunulacaktır.

ŞUBE ÇALIŞMALARI 

Asansör ve Elektromekanik Taşıyıcı Sistemler alanında beş dönemdir düzenlenen Asansör Sempozyumu ve Sergisi`nin yeniden gerçekleştirilmesi için çaba sarf edilecektir. 

Örgütümüze ve mesleğe ilişkin birikimlerin  ulusal düzeyde katılım sağlayan binlerce meslektaş ile buluşturulduğu Elektrik Tesisat Ulusal Kongre ve Sergisi`nin beşincisinin Şubemiz tarafından düzenlenmesi için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

1993 yılında İletişim Günleri adı altında başlayan ve son olarak V.İletişim Teknolojileri Ulusal Sempozyumu adıyla gerçekleştirilen etkinliğimizin bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin irdelenmesi ve kamuoyu ile paylaşılması amacıyla yeni dönemde de benzer bir etkinlik düzenlenmesi için çalışmalar yürütülecektir. 

Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin odağında olan bir meslek grubu olarak meslek alanlarımızın geleceğini sosyal ve toplumsal boyutlarını da hesaba katan bir eksende tartışmayı planladığımız Geleceğin Teknolojileri Sempozyumu, Odamız bünyesinde ilk defa gerçekleştirilecektir. 

Elektronik Meslek Dalı Komisyonu çalışmaları sürdürülecek, meslek alanlarının tanınır ve aranılır kılınması ve elektronik mühendisi üyelerimizin de haklarının korunması ile haksız rekabetin önlenmesi amacına yönelik örgütlenmelerin tanımlandığı ilgili yönetmeliklerin hazırlanması ve mevcut yönetmeliklerin yeniden düzenlenmesine yönelik çalışmalar  yapılacaktır. 

Özelleştirme süreci, çalışanların durumu, tüketiciye yansımaları ve yeniden kamusallık konularında gerekli çalışmalar ve etkinlikler bu dönem içerisinde de kesintisiz sürdürülecektir. Kamu eliyle yürütülmesi gereken çalışmaların özelleştirme ve piyasalaştırma çabaları adı altında özel şirketlere devredilen konularda gerek hukuki gerekse idari anlamda kamusal alanlarının özel sektörün insafına bırakılmaması amacıyla her türlü mücadele gösterilecektir. 

Yılda en az iki kez Şube Danışma Kurulu`nun toplanması sağlanarak idari, mali ve teknik  konuların  yanı sıra komisyon çalışmaları gündeme alınacaktır.  EMO Ana Yönetmeliğine göre de Yönetim Kurulu`nun yardımcı organı olan Danışma Kurulu,  bilgilenme   toplantısı düzeyinden  çıkarılarak tartışma ve öneri platformu haline getirilerek ve  Yönetim Kurulu çalışmalarına amaçlanan destek sağlanacaktır. 

Yıl içerisinde belirli periyotlarda Şube Koordinasyon Kurulu`nun toplanması sağlanacak, idari, mali ve teknik çalışmaların yanı sıra şube ve temsilcilik çalışmaları hakkında değerlendirme yapılacaktır Şube Koordinasyon Kuruluna özellikle örgütlenme konusunda işlev kazandırılıp,  Yönetim  Kurulu  ve  Temsilcilik çalışmalarında amaçlanan destek sağlanacaktır.

Şube Denetçilerinin de katkıları ile İl ve İlçe Temsilciliklerimizin çalışmalarına ait düzenlenen raporlar etkin biçimde değerlendirilecek ve istenen düzelteme faaliyetleri süratle yapılarak ilgililer bilgilendirilecektir.

İl ve İlçe temsilcilikleri görevlendirme ve çalışma dönemlerinde öncelik, örgütlenme ilişkilerinin güçlenmesi ve kurumsal temsiliyet olacaktır. 

İlçe temsilcileri, oda çalışmalarına ve kurullara katılım ile temsiliyet, dikkate alınarak yeniden değerlendirilecektir. Temsilciliklerin SMM faaliyetleri dışında tüm üyeleri kapsayacak bir yapıya dönüşmeleri sağlanacaktır. Mesleki denetimle kısıtlanmış temsilcilikler tekrar değerlendirmek üzere geçici veya kalıcı olarak mesleki denetim bürosuna dönüştürülecektir. 

Dönem içerisinde EMO İzmir Şubesi ve Eğitim Merkezi adı altında yeni Oda Hizmet Binasının yapım çalışmalarının tamamlanmasına ve üyelerimize yeni hizmet binamızda daha nitelikli hizmet sunulmasına çalışılacaktır. 

EMO Genç üyelerinin daha etkin çalışma yapmaları kolaylaştırılacaktır. Bu anlamda teknik gezi, söyleşi, staj yeri temini için mevcut çalışmalar geliştirilerek sürdürülecektir.

Gerek merkezi olarak yürütülen Nükleer Karşıtı Platform gerekse bölgemizde oluşturulan ve sekreteryasını yürüttüğümüz Nükleer Karşıtı Platform İzmir Bileşenleri çalışmalarına katkı koymaya devam edilecektir. 

Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji verimliliği alanlarında bilgilerin ve gelişmelerin üyelerle paylaşılması amacıyla daha önce başarılı bir şekilde gerçekleştirilen Enerji Verimliliği Günleri yapılacak, sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Bölgemizin enerji altyapısı, üretim, iletim, dağıtım ve tüketim ilişkisi çerçevesinde şebekemizin sorunlarının tespit edilmesi ve çevresel etkilerinin değerlendirilmesi için çalışmalar sürdürülecek ve etkinlikler planlanacaktır. 

Telekomünikasyon alanındaki gelişmeler yakından takip edilecek, topluma/kullanıcılara yönelik uygulamaların olumlu olumsuz yönleri kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Mesleğimiz ve üyelerimiz için önemli bir uygulama alanı olan Organize Sanayi Bölgelerinin çalışmaları izlenecek, Oda ile gerekli koordinasyonunun sağlanması için  Organize Sanayi Bölgeleri Komisyonu kurulacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşları ile daha etkin çalışma yürütülmesi, ilişkilerin geliştirilmesi konusunda çabalar sürdürülecek, konu ile ilgili çalışma grubu kurularak, kamu kurum ve kuruluşlarındaki üyelerimizin sorunları izlenecektir. 

Bölgemizde görevli elektrik dağıtım şirketlerinin mesleğimize, üyelerimize ve kamuya yönelik olumlu, olumsuz uygulamalarının izlenmesi ve gerektiğinde müdahil olunmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır. 

Şube tarafından oluşturulacak görüşlerde öncelikle ilgili komisyon ve kuruldan, varsa il, ilçe, işyeri temsilcisinden veya ilgili üyelerimizden görüş alınacaktır. Şube görüşü bu bilgilere sahip olarak oluşturulacak, işin öznesinde bulunan üyemiz ve kurullarımız Şube Yönetim Kurulu tarafından süreç ile ilgili olarak bilgilendirilerek  ilişkilerin sürekliliği sağlanacaktır.

SMM üyelerimizin yaşadıkları olumsuzluklara yönelik, özellikle iç tesisat alanında hizmetlerin yetkisiz fen adamları tarafından yapılmasını engelleyecek düzenlemeler yapılması ve SMM üyelerimizin çalışma alanlarının artması için çalışmalar yürütülecektir.

Yapı denetim alanında çalışan üyelerimizin özlük haklarının düzenlenmesi, denetim sürecinin ve kalitesinin artırılması ve sağlıklı hale dönüştürülmesine yönelik çalışmalar yürütülecektir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yürürlüğe giren mevzuat takip edilecek, bu alanda çalışan üyelerimizin haklarının korunması, mesleki, idari ve hukuki sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar yürütülecektir.  

Ülkemiz  gündeminde  yer  alan  sosyal  ve  politik  konular  hakkında  araştırmacı, yazar, bilim insanı vb. uzmanların katkılarıyla söyleşiler, buluşmalar, toplantılar gerçekleştirilecektir.

Toplumda enerjinin etkin ve verimli kullanılmasına yönelik bilincin geliştirilmesi konusunda diğer kurum ve kuruluşlar ile ortak çalışmalar sürdürülecektir.

Başbakanlık, Bakanlıklar ve bağlı kurumlarının mesleğimiz ve Odamızla ilgili yapacağı çalışmalar takip edilecek, mevcut olan ve planlanan yasa, yönetmelik ve mevzuat benzeri çalışmalar üyelerimiz  ve kamuoyu tarafından daha iyi anlaşılabilmesi için eğitimler ve toplantılar düzenlenecektir. Kamu yararı içermeyen, mesleğimiz ve üyelerimiz aleyhine olan düzenlemelere karşı hukuki, idari ve eylemsellik açısından mücadele edilecektir.  

Özellikle halk sağlığını ilgilendiren elektromanyetik alanlar ve hücresel iletişim sistemleri ile ilgili olarak belediyeler ile birlikte çalışılacak ve kamuoyunu bilgilendirme toplantıları düzenlenecektir.

Otomasyon ve haberleşme alanlarında üyelerimiz ile ilişkilerimizin güçlenmesi için komisyonlar kurularak çalışmaları özendirilecektir. 

Üyelerimizin yürüttüğü bilirkişilik hizmetlerinin kapsamında oluşturulan görüş ve raporların bilimsel, teknik gereklere ve Oda mevzuatına uygun daha sağlıklı bir yapıya kavuşturulması için çalışma grubu oluşturulacaktır. 

Test, ölçüm ve bilirkişilik hizmetlerinde görev alan üyelerimizin sayısı arttırılacak ve bu hizmetlere yönelik gerekli cihaz ve ekipman altyapımızın yeniden gözden geçirilerek eksikliklerimizin tamamlanması sağlanacaktır.

Üyelerimiz  arasındaki  ve  üye-oda  arasındaki  sosyal  ilişkilerin  artırılması  ve bir program dahilinde yapılması amacıyla oluşturulacak Kültür Sanat ve Sosyal Etkinlikler Komisyonu marifetiyle çeşitli sosyal ve kültürel içerikli etkinlikler düzenlenecektir. 

Komisyon çalışmaları dışında gerekirse çalışma grupları oluşturulacak bu çalışma grupları marifetiyle rapor, görüş ve öneriler geliştirilecek,  etkinlikler planlanacaktır. 

Mesleğimiz ve ülkemiz geleceğinin en önemli bileşenlerinden olan üniversitelerimizin özgür, özerk ve demokratik bir yapıya ulaşmaları için ülke ölçeğinde yürütülen çalışmalara destek olmanın yanı sıra özellikle bölgemizdeki üniversiteler özelinde bu yöndeki çabalarımız yoğunlaştırılacak, akademisyen üyelerimizin araştırma ve iş güvencelerinin sürekli kılınmasına yönelik çabalarımız  sürdürülecektir. 

EĞİTİM ÇALIŞMALARI

Üyenin mesleki bilgi ve birikiminin geliştirilmesi meslektaşlarımızın üyesi olduğu örgütümüzü tanıması ve anlaması açısından büyük önemi olan eğitim çalışmaları geliştirilerek sürdürülecektir. Aynı zamanda üyelerimizin desteği ile geçmiş dönemlerde de sürdürülen "Mühendislik Geliştirme Seminerleri", mesleğimize ilişkin uzmanlık alanlarında yaşanan gelişmeler ışığında geliştirilerek sürdürülecektir.

İl/ilçe temsilciliklerin talepleri doğrultusunda,  temsilciliklerde seminerler düzenlenecek, Şube merkezinde yapılan eğitimlerin mümkün olduğunca temsilciliklerde de yapılmasına çalışılacaktır.

Eğitim çalışmalarımızın Şube merkezinin yanı sıra üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, üye yoğun işyerlerinde gerçekleştirilecektir.   

Gelişen teknolojileri izleyebilmek, üyelerimizi yeni teknolojik ürünlerle buluşturmak amacıyla fuar, teknik kongre, sempozyum vb. etkinliklere üyelerimizin katılımı sağlanacaktır.

Yeni mezun meslektaşlarımızın mesleğe hazırlanmasında faydalı olduğu görülen eğitim çalışması geliştirilerek bu dönemde de tekrarlanacaktır. 

Şubemiz sınırları içerisinde öncelikle MİSEM kapsamında verilen eğitimlerinin daha nitelikli yapılmasını sağlayacak şekilde uygulama ortamlarının yaratılması için gerekli çalışmalar yürütülecektir.

Meslek alanımızın çok sayıda uzmanlığı içerecek biçimde gelişmiş olması, değişik çalışma alanlarındaki üyelerimizin beklentilerini artırmaktadır. Bu beklentileri karşılamak için yapmış olduğumuz eğitim ve bilgilendirme toplantılarını artırarak, tüm üyelerimizin Odaya katılımlarını teşvik edecektir. 

ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 

Örgütlenme Komisyonu ve Örgütlenme Sekreterinin örgütlenme çalışmalarına yön ve hız vermesi sağlanacaktır. İşyeri ziyaretleri haftalık olarak programlanarak gerçekleştirilecek, ziyaret edilen üye sayısı, üyelerle yapılan toplantı sayısı, eğitimlere ve etkinliklere katılım sayısı, temsilcilik ziyaretleri, sosyal ve kültürel etkinlik sayısı, aidat toplama oranı gibi somut hedeflere ilişkin çalışmalar yapılacaktır.

Oda üyesi olmayan meslektaşlarımızın üye olmaları için çalışmalar sürdürülecektir.

SGK ile gerçekleştirilen asgari ücret protokolünün ücretli çalışan üyelerimizin lehine tüm işyerlerinde uygulanması ve takibi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Kamuda çalışan üyelerimizin mesleki-sosyal haklarının korunması, yetki ve branş sorunlarının çözümü, verilen ilave hizmetlerin angaryaya dönüşmemesi vb. sorunları için daha etkin bir çalışma gerçekleştirilecektir.

Mühendis adayı öğrencilerin örgütümüzü tanıması ve meslekle tanışması için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

TMMOB İl Koordinasyon Kurulu çalışmalarına etkin katkı verilmeye devam edilecek, eylemliliklere ve çalışmalara üye katılımının arttırılması için çaba gösterilecektir.

Şubemiz sınırları içinde bulunan Üniversitelerin ilgili bölümleri ile işbirliği geliştirilecek, gerçekleştireceğimiz etkinliklerde ortak görev üstlenilmesi, bölümlerde yapılacak etkinliklere destek olunması, öğrencilerin bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesine yönelik teknik ve sosyal etkinliklerin gerçekleştirilmesi yönünde çalışmalar yürütülecektir.

İş arayan üyelerimiz ile mühendis arayan firmalara yönelik yürütülen çalışmalar geliştirilerek sürdürülecektir. 

Elektrik-Elektronik, Elektronik, Elektronik ve Haberleşme, Biyomedikal Mühendisi üyelerimizin meslek alanlarının geliştirilmesi ve düzenlenmesi, elektronik sektöründe çalışan üyelerimiz ile belirli periyotlarla toplantılar planlanarak örgütlenme ilişkilerinin geliştirilmesi, mesleki-sosyal haklarının korunmasına çaba gösterilecektir. 

Üniversitelerde Meslek Dalı ile ilgili konularda EMO-Genç ile MDK` lar aracılığıyla ortak çalışmalar ve seminerler ve bilgilendirme toplantıları yapılacaktır.

Üniversitelerin Odamızı ilgilendiren bölümlerinde okuyan öğrencilerin EMO-Genç örgütlenmesinde yer alması için çalışmalar yapılacak, Oda politikalarının EMO-Genç üyelerine aktarılması sağlanacak, ileride Oda üyesi olma ve Oda çatısı altında çalışma yürütmelerinin gerekliliğinin ve bilincinin oluşturulmasına çalışılacaktır.

Sosyal-kültürel etkinlikler, teknik geziler ve söyleşiler planlı ve sürekli olarak gerçekleştirilecek, Ülkemizin sosyal ve politik gündemini ilgilendiren konularda çağrılı konuşmacıların olduğu özel gündemli toplantılar düzenlenecektir.

İşyeri temsilcilikleri gözden geçirilecek, işyeri temsilcilikleri ile düzenli olarak bir araya gelinerek temsilciliklerin daha etkin çalışmaları için yöntemler geliştirilerek, işlevleri arttırılacaktır.

Tüm üyelerin elektronik ortamı kullanması özendirilecek, elektronik ortam üzerinden ülke ve mesleğimiz gündeminin aktarılması sağlanacaktır. 

Üyelerimizin çalışma yaşamlarındaki sorunlarının tespit edilmesi, üyelerimiz ile ilişkilerin geliştirilmesi, Odamızdan beklentilerin ve taleplerin dile getirilmesi amacıyla bölgesel/sektörel üye toplantıları ve anket çalışması gerçekleştirilecektir.

Örgütlenmenin önemli bir parçası olan seminer ve eğitimlere yönetim kurulunu temsilen en az bir üyemizin katılımına çaba gösterilecek, özellikle genç üyelerimizin örgütümüze aktif katılımı sağlanacaktır.

İl ve ilçe temsilciliklerimizdeki geniş katılımlı üye buluşmaları gerçekleştirilecektir.

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2017 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18


 
 
KEY İnternet Hizmetleri