MERKEZ ADANA ŞUBE ANKARA ŞUBE ANTALYA ŞUBE BURSA ŞUBE DENİZLİ ŞUBE DİYARBAKIR ŞUBE ESKİŞEHİR ŞUBE GAZİANTEP ŞUBE İSTANBUL ŞUBE İZMİR ŞUBE KOCAELİ ŞUBE MERSİN ŞUBE SAMSUN ŞUBE TRABZON ŞUBE

   · ŞUBE Giriş Sayfası

 İZMİR ŞUBE

   · 

ŞUBE TARİHÇESİ

   · 

ŞUBE YÖNETİM KURULU

   · 

ŞUBE DENETÇİLERİ

   · 

ŞUBE ÇALIŞANLARI

   · 

KOMİSYONLAR

   · 

ÇALIŞMA PROGRAMI

   · 

ÇALIŞMA RAPORU

   · 

TEMSİLCİLİKLER

   · 

HABERLER

   · 

DUYURULAR

   · 

GÖRÜŞLER-RAPORLAR

   · 

BASIN AÇIKLAMALARI

   · 

YAZILI BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

GÖRSEL BASINDA ŞUBEMİZ

   · 

BASINDAN SEÇTİKLERİMİZ

   · 

YİTİRDİKLERİMİZ

   · 

EVLİLİK DUYURULARI

   · 

YENİ DOĞAN DUYURULARI

   · 

İŞ YAŞAMI DUYURULARI

   · 

MİSEM EĞİTİMLERİ

   · 

EĞİTİMLER

   · 

YENİ ÜYELİK

   · 

YAYIN SATIŞ LİSTESİ

   · 

İNDİRİM YAPAN KURULUŞLAR

   · 

İSTATİSTİKLER

 
Şube Kapsamındaki İller:

 AYDIN   İZMİR   MANİSA 
 

 

EMO İzmir Şubesi
Haber Bülteni
SAYI: 435

Tüm Sayılar

· 

GENEL

· 

SMM

· 

ÜYELİK İŞLEMLERİ

· 

MİSEM

· 

EMO E-POSTA

· 

FERDİ KAZA SİG.

· 

İMZA YETKİSİ

· 

ENERJİ VERİMLİLİĞİ

· 

SORUN SÖYLEYELİM

· 

ENERJİ KİMLİK BELG.

· 

ENAZ (ASGARİ) ÜCRETLER

· 

YAPI DENETİM

· 

E-İMZA

· 

MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

· 

LPG SORUMLU MÜDÜRLÜK

· 

EMBK

· 

KVKK

İŞ CİNAYETLERİ SON BULMALI, SORUMLULAR HESAP VERMELİDİR!


GÜNDEM  - 31.08.2026

 
TMMOB, kronikleşen iş cinayetlerine, cezasızlık politikalarına ve yetersiz kamusal denetime dikkat çekti. Önlenebilir ölümlerin “kaza” olarak geçiştirilemeyeceğini vurgulandığı basın açıklamasında, sorumluların yargı önünde hesap vermesi ve taşeronlaşan İSİG sisteminin derhal terk edilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, çocuk işçiliğinin sonlandırılması ve bağımsız bir denetim mekanizmasının kurulması başta olmak üzere acil çözüm önerileri kamuoyuyla paylaşıldı.
 

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ekber Çakar imzasıyla 27 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın açıklamasında; ş cinayetlerine dikkat çekti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği (İSİG) alanında sürdürülen yanlış uygulamaların ağır bir toplumsal yıkıma yol açtığının vurgulandığı açıklamada, önlenebilir nitelikteki ölümlerin "kaza" olarak nitelendirilmesinin kabul edilmediği ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiği kaydedildi. Son günlerde art arda yaşanan can kayıplarına değinilen açıklamada, tablonun vahameti şu ifadelerle aktarıldı:

"Geçtiğimiz gün Çerkezköy`de bir firmada stajyer olarak çalışan 15 yaşındaki öğrenci Eren Gündoğdu, inşaatta elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirdi. Bir önceki gün ise 20 yaşındaki Duran Nazlı, 34 yaşındaki İnşaat Mühendisi Cihat İlkin, 33 yaşındaki Muhammet Yıldız ve 41 yaşındaki Muhammet Elomar; yüksekten düşme ve elektrik akımına kapılma nedeniyle yaşamlarını yitirdi. Ülkemizde her gün en az 6 çocuk, genç, yetişkin ve yaşlı emekçi iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyor. Ertesi gün, bir sonraki gün ve sonrasında da aynı nedenlerle yeni ölümler yaşanıyor."

Sorumlu kamu idarelerinin meslek örgütlerinin uyarılarını görmezden geldiğinin vurgulandığı açıklamada, yaşanan sürecin fıtrat veya kaza olarak geçiştirilemeyeceğinin altı çizildi:

"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve üniversiteler başta olmak üzere sorumluluğu bulunan kurumlar tarafından iş cinayetlerini önlemeye yönelik etkili ve bütünlüklü politikalar hayata geçirilmiyor; meslek örgütlerinin yıllardır dile getirdiği uyarılar ve çözüm önerileri karşılıksız bırakılıyor. Olacağı bilinen, öngörülebilen ve her gün tekrarlanan elektrik akımına kapılma, yüksekten düşme, iş makinesinin çarpması, makine ve tezgâhlarda ezilme, madenlerde yaşanan göçükler ve benzeri olayların ‘kaza` ya da ‘iş kazası` olarak değerlendirilmesi kabul edilemez. Gerekli önlemlerin alınmaması sonucunda gerçekleşen bu ölümler göz göre göre işlenen iş cinayetleridir."

Cezasızlık Politikası

Yargılama süreçlerinde patronlar korunarak yetkisiz iş güvenliği uzmanlarının hedef tahtasına oturtulduğunun vurgulandığı açıklamada, Türk Ceza Kanunu uygulamalarındaki aksaklıklar şu sözlerle eleştirildi:

"‘İş kazası sonucu ölüm` olarak adlandırılan olaylara ilişkin yargılamalar ise çoğunlukla ‘taksir sonucu ölüme neden olma` suçu kapsamında yürütülmektedir... Bu yaklaşım doğrultusunda, örneğin bir emekçi inşaatta gerekli önlemlerin alınmadığı bir boşluktan ya da iskeleden düşerek yaşamını yitirdiğinde; işverenin veya işveren vekillerinin gerekli önlemleri almamış olmasına rağmen işçinin düşeceğini öngörmediği kabul edilerek yargılama yapılabilmektedir.

Uygulamada cezalar çoğu zaman alt sınıra yakın belirlenmekte ve hükmolunan hapis cezaları uzun süreli olsa dahi adli para cezasına çevrilebilmektedir... Her yıl yaklaşık 2.000 işçinin yaşamını yitirdiği bu düzende, sermaye sahiplerinin ve işverenlerin sorumluluklarıyla orantılı biçimde hesap vermemesi cezasızlık politikasını daha da derinleştirmektedir... Buna karşılık yargılamalarda; işyerlerinde işveren vekili konumunda bulunmayan; önlem alma, önlem aldırma, harcama yapma veya işi durdurma yetkisi olmayan iş güvenliği uzmanlarının yargılandığına, tutuklandığına ve hüküm giydiğine sıklıkla tanık olunmaktadır."

Piyasalaşan Sistem ve Denetimsizlik

Açıklamada, AKP iktidarı boyunca yaşanan can kayıpları ve İSİG alanının piyasalaştırılması somut verilerle şöyle anlatıldı:

"AKP iktidarı döneminde en az 33 bin emekçi işyerlerinde yaşamını yitirmiştir. SGK istatistiklerine göre AKP`nin iktidara geldiği 2003 yılında 18 yaş altında 1 işçi ‘iş kazası` sonucu yaşamını yitirirken bu sayı 2025 yılında 22`ye yükselmiştir. Üstelik bu sayılara MESEM adı altında çalıştırılan çocukların iş cinayetlerinde yaşamını yitirmeleri dahil değildir. Yine AKP iktidarı döneminde işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetleri, Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) adı verilen işyeri dışındaki taşeron niteliğindeki yapılara devredilmiştir. İşlerini sürdürebilmeleri işverenlerle kurdukları ticari ilişkiye bağlı olan OSGB`ler, işyerlerindeki gerçek koşulları ortaya koymak yerine işverenlerin taleplerini gözeten bir yapıya sürüklenmiştir.

ILO normları esas alındığında AKP döneminde en az 150 bin işçinin meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiği değerlendirilmektedir. SGK istatistiklerinde ise meslek hastalıkları sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 200`ün altında gösterilmektedir... Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı MESEM`leri kendi sorumluluk alanının dışında değerlendirirken, Millî Eğitim Bakanlığı MESEM sistemini sermayeye kaynak aktarmanın, ucuz ve güvencesiz işgücü sağlamanın bir aracı haline getirmiştir.

Türkiye`de 2 milyon 241 bin 896 işyeri bulunmasına karşın denetlenen işyeri sayısı son derece sınırlıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden denetim yapan yalnızca 550 müfettiş bulunmaktadır. Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı verilerine göre en fazla teftişin gerçekleştirildiği 2024 yılında dahi yalnızca 7 bin işyeri denetlenmiştir. Bu denetimlerden yalnızca 11`i iş kazası, yalnızca 1`i ise meslek hastalığı incelemesidir."

Çözüm Önerileri

"Bu düzen böyle süremez, sürmemelidir" denilen açıklamada, TMMOB`nin acil çözüm önerileri madde madde kamuoyuyla şöyle paylaşıldı: 

  • İşyerlerinde yaşanan ölümlerin nedeni işçilerin ‘dikkatsizliği` olarak gösterilemez. İş cinayetlerinin temel nedeni gerekli önlemlerin alınmamasıdır.
  • İşyerleri işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden etkin ve sürekli olarak denetlenmeli; gerekli önlemleri almayan işverenlere ağır ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.
  • İşçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin tüm organizasyonların yürütüleceği, idari ve mali yönden bağımsız bir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurumu/Enstitüsü oluşturulmalıdır.
  • İş cinayetlerine ilişkin yargılamalar en azından olası kast hükümleri çerçevesinde yürütülmeli; her yargılamada ilgili Bakanlığın ve kamu kurumlarının sorumluluğu mutlaka değerlendirilmelidir.
  • 18 yaşından küçük çocukların, hangi ad altında olursa olsun, işyerlerinde çalıştırılması yasaklanmalıdır.
  • Ölüm olayının meydana geldiği işyerlerinde iş derhal durdurulmalı; aralarında TMMOB ve sendika temsilcilerinin de bulunduğu bağımsız bir kurul tarafından ölüme yol açan etkenlere ilişkin gerekli önlemlerin alındığı tespit edilinceye kadar üretime yeniden başlanmamalıdır.
  • Her yıl yaklaşık 2 bin emekçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği, meslek hastalıklarının ise yeterince tespit dahi edilmediği ülkemizde ilgili tüm kurumların ve sendikaların da işçi sağlığı ve iş güvenliği mücadelesini temel mücadele alanlarından biri olarak görmesi ve buna uygun politikalar geliştirmesi gerekmektedir. 

 

 



HALK ŞARKILARI KOROSU 2025-2026 DÖNEMİ BAŞLIYOR - KAYIT

25.09.2025
 


Çok Okunanlar


SAYI 435: ŞARJ İSTASYONLARINDA MÜHENDİS DENETİMİ ŞART

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN

İL AFET RİSK AZALTMA PLANI ÇALIŞTAYI’NA KATILDIK

EMO İZMİR ŞUBESİ İLE İZMİR BİLİMPARK ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

YÜKSEL LEVENDOĞLU`NU ANIYORUZ

17 AĞUSTOS’U UNUTMA!

EMO ENERJİ DAİMİ KOMİSYONU’NDAN 2024-2025 ENERJİ RAPORU

MÜHENDİS ADAYLARINA MESAJ: ARAMIZA HOŞ GELDİNİZ

Okunma Sayısı: 10


Tüm Gündem

Sayfayı Yazdır



 
Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME
 

COPYRIGHT © 2005-2026 TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI GENEL MERKEZİ
IHLAMUR SOKAK NO:10 KIZILAY/ANKARA
TEL: +90 (312) 425 32 72 (PBX) - FAKS: +90 (312) 417 38 18

KEP ADRESİ : emo.merkez@hs01.kep.tr

 
 
Key Yazılım Çözümleri A.Ş.