|
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), çalışma hayatında derinleşen hak gasplarına, yaygınlaşan güvencesizliğe ve artan işsizliğe karşı teknik elemanların ortak mücadele zeminini güçlendirmek amacıyla 19 Eylül`ün yıl dönümünde Ücretli Çalışan ve İşsiz Mimar, Mühendis ve Şehir Plancısı Panel ve Forumu düzenledi. Panel ve forumda bir araya gelen mühendisler, örgütlü mücadele ve dayanışma çağrısında bulundular.
19 Eylül Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Dayanışma Günü kapsamında İzmir Mimarlık Merkezi`nde gerçekleştirilen buluşmada; hak kayıpları, esnek ve kuralsız çalışma dayatmaları ile örgütlü mücadelenin yeni olanakları masaya yatırıldı. Etkinlikte, neoliberal politikalar doğrultusunda sermayenin iş gücünü bölme, ucuzlatma ve örgütsüzleştirme politikalarının teknik elemanlar üzerinde ağır bir tahribat yarattığı vurgulandı. Kapsam dışı bırakma, taşeronlaştırma ve güvencesiz çalışma modellerinin mesleki saygınlığı aşındırdığı belirtilerek; eşit işe eşit ücret ilkesinin terk edildiği, ödenmeyen fazla mesailer, mobbing ve keyfi görevlendirmelerin olağanlaştırıldığı bir çalışma rejiminin dayatıldığına dikkat çekildi. Nitelikli istihdama erişimin engellendiği ve mesleki işsizliğin yapısal bir krize dönüştüğü ifade edilirken, çözümün ancak iş yerlerinden sokaklara uzanan örgütlü ve kolektif bir dayanışma hattıyla mümkün olabileceğinin altı çizildi. Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen panel oturumlarında teknik emeğin dünü, bugünü ve geleceği çok boyutlu olarak ele alındı. TMMOB 36. ve 37. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Güvenç, 19 Eylül 1979 İş Bırakma Eylemi`nin tarihsel mirasını anımsatarak teknik elemanların toplumsal muhalefet ve emek hareketi içerisindeki kurucu rolünü ve TMMOB`nin örgütlü mücadele geleneğini aktardı. Ardından söz alan Av. Hasan Hüseyin Evin, kamuda sendikalı olmanın dünü ve bugününü değerlendirerek kamu istihdamında liyakatin tasfiyesi, sözleşmeli personel rejiminin yarattığı bölünmeler ve sendikal alandaki tıkanıklıkların aşılmasına yönelik yeni arayışlara dikkat çekti. Oturumun devamında Dev Yapı-İş Sendikası Genel Eğitim Sekreteri Derya Ulu, teknik elemanların neden meclisleşmesi gerektiği sorusunu yanıtlayarak taban meclisleri ile sendikal yapılar arasındaki tamamlayıcı ilişkiyi ve iş yerlerindeki fiili-meşru mücadele deneyimlerini paylaştı. Son konuşmacı olan İzmir Barosu İş Hukuku Komisyonu Üyesi Av. Hatice Aslan Atabay ise meslek hayatında haklar, statü, iş güvencesi ve yargısal süreçler bağlamında teknik elemanların yasal kazanımlarını, fazla çalışma ücretlerinin tespiti ve mobbinge karşı yürütülecek hukuki mücadele yöntemlerini kapsamlı şekilde anlattı. Oturumların ardından düzenlenen ve dört saat süren Açık Kürsü ve Forum bölümünde söz alan farklı sektörlerden ücretli çalışan ve işsiz meslektaşlar, bireysel gibi sunulan sorunların ortak karakterine işaret etti. Şantiyelerde, ofislerde, kamuda ve bilişim sektöründe çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları; taban ücret tarifesinin zorunlu uygulanması, TMMOB ile SGK arasındaki asgari ücret protokolünün yeniden yürürlüğe konması, mesleki sorumluluk güvencesi ve işsiz meslektaşlar için somut dayanışma ağlarının kurulması taleplerini öne çıkardı.
Forum bölümünde söz alan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) İzmir Şubesi Genç Mühendisler Komisyonu Üyesi Muhammed Ali Gökü, geçtiğimiz ay sonuçlandırılan "Genç Mühendislerin Çalışma Hayatı ve Sorunları Araştırması"nın çarpıcı verilerini katılımcılarla paylaştı. Yeni mezun ve genç mühendislerin iş bulma süreçlerinde karşılaştığı derin belirsizliklere, güvencesiz ve asgari ücret düzeyindeki başlangıç maaşlarına dikkat çeken Gökü, anket sonuçlarının teknik gençlik arasında artan gelecek kaygısını ve mesleki yabancılaşmayı açıkça gözler önüne serdiğini vurgulayarak çözümün ortak mücadele zemininde örgütlenmekten geçtiğini ifade etti.
Ardından söz alan EMO İzmir Şubesi Üyesi Seval Uğurlu, mühendislerin ofislerde ve özellikle şantiye sahalarında maruz kaldığı ayrımcılık ve baskı mekanizmalarına odaklandı. Ağır iş yükü, belirsiz görev tanımları ve hiyerarşik baskılar altında teknik elemanların yalnızlaştırılmak istendiğine işaret eden Uğurlu, bu sistematik baskılara karşı hem iş yerinde dayanışma ağlarının örülmesinin hem de kurumsal ve hukuki hak arama yollarının kararlılıkla işletilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.
EMO İzmir Şubesi Üyesi Volkan Şirin ise kapsam dışı teknik personelin çalışma hayatındaki yasal statüsünü ve iş hukuku boyutunu masaya yatırdı. Şirketlerde ve kurumlarda mühendislerin çoğunlukla "kapsam dışı personel" statüsüne hapsedilerek toplu iş sözleşmesi düzeninden bilinçli biçimde koparıldığını belirten Şirin; bu durumun kıdem, unvan ve ücret haklarında keyfiyeti derinleştirdiğini söyledi. Mühendislerin sendikal örgütlenmesinin önüne çekilen fiili ve yasal bariyerlere değinen Şirin, parçalanmış istihdam modellerine karşı teknik emeğin sendikal haklarla buluşmasının ve yasal mevzuattaki engellerin aşılması için örgütlü irade sergilenmesinin altını çizdi.
Teknik elemanların ortak mücadele iradesini tazeleyen ve verimli tartışmalarla tamamlanan etkinlik, akşam saatlerinde gerçekleştirilen İzmir Müzisyenler Derneği Dayanışma Konseri ile sona erdi.

|